Kendimi kaybettiğimde hatırlatır beni bana. Ancak yol değişti, yolcu değişti. Her seferinde ne kadar geriden başladığımı söylemedi hiç bana. Şimdi anladım her buldurduğunda mevsim değişti.
Susmayı unuttum sanıyordum. Kime susacağımı unutmuşum. En çok kendime susmamam gerektiğini unutmuşum. Sessizliği unutmuşum en çok. Sessizliğin sakinliğini...
Onlarcasıyla dolu içerisi. Sürekli sürekli yazmak istiyorum. Bir süre sonra geri gelip baktığımda gene aynı ihtarları görmek hiç değişmediğimin kanıtı. Peki bu döngüde ne zaman görebileceğim kendimi de çıkacağım buradan? Neden dürüst olamadım kendime, neden olamıyorum?
Düşündüklerinizi söyleyebildiğim için mi böyle? Ben mi kibirliyim siz mi vasatsınız? Yoksa gam yükü hepimize ağır mı geliyor? Yükümüzü dürüstçe pay etsek ferahlamaz mıyız? Peki dünyada bu adalet var mı?
Ben eskilerime bağlıyım. Ne zaman hissetsem onları, içimde bir yerlerden kopup gelir muhteşem fırtına. Sığamam kendime bu tiyatro sahnesinde. İstemsiz bir gülücük oturur da yanağıma; lugatım değişir birden, şaşar kalırım.