Arzu.

Rüya ile gerçeklik, içeri ile dışarı, özne ile nesne arasındaki diyaloğu dışlayarak ne sevgi ne de sanat ayakta kalabilir.
Sayfa 109·Kitabı okuyor
1K
Reklam
Loewald’ın sözleriyle,
“Belki de tam anlamıyla gelişmiş olgun ben, diğerlerini gerisinde bırakmış ve en yüksek ya da en üst görülen gelişim safhasında bulunan ben değil; aksine kendi gerçekliğini bütünün parçası haline getiren bir bendir.”
Sayfa 110·Kitabı okuyor
Benlik adeta anneye karşıt olarak şekillenir. Fakat en nihayetinde hem benlik hem de öteki bilinci, aralarındaki sınırın anlık gevşemelerine izin verecek kadar -yani ikisinden birinin ortadan kaybolması tehdidine yol açmayacak kadar- sağlamlaşır. Çocuk hem benliğin hem de ötekinin son derece özel bir şekilde daima yaşayabileceğini güven kazanmıştır. Kişinin bu dünyadaki yalnızlığını tanıması ve kabul etmesi ile birlikte, yalıtılmışlığını aşması ve bir başkasının gerçekten sevmesi mümkün hale gelir.
Sayfa 109·Kitabı okuyor
Psikoloji
Nesnelliğin gelişimi
Bu tartışmanın altında yatan kritik bulgu -ki bunu Freud ve Piaget’ye borçluyuz- şöyle özetlenebilir: nesnellik kapasitesi yani özneden ayırma kapasitesi doğuştan gelen bir özellik değildir, ama bu kapasite potansiyeline doğuştan sahibizdir. Daha doğrusu gerçekliği “nesnel olarak” algılama yeteneği, çocuğun benlik hissinin geliştiği uzun ve meşakkatli sürecin kopmaz bir parçası olarak edinilir. En derin anlamıyla, çocuğun benliği benlik olmayandan, “ben”i ben olmayandan ayırma kapasitesidir. Bu kapasitenin gelişmesi belki de çocukluk gelişiminin en büyük başarısıdır.
Sayfa 107·Kitabı okuyor
1K
Bilimsel devrim sanayi kapitalizminin gereksinim duyduğu kutuplaşmasına hem yanıt vermiş hem de bunun için kritik bir destek sağlamıştır. Modern bilim erkek ve kadın, kamusal ve özel alan, ev ve iş arasında gittikçe büyüyen bölünmeyi destekleyerek, hatta buna yanıt olarak tercihini zihin ile doğa, akıl ile his, öznel ile nesne arasında çok daha büyük bir kutuplaşmadan yana kullandı. Kadınların cinselliklerinin yok edilmesine koşut olarak, cansızlaştırılmış, kutsallıkları alınmış ve giderek eleştirilmiş bir doğal anlayışı sunmaya başladı.
Sayfa 89·Kitabı okuyor
1K
Reklam