Bir hadisin belirttiğine göre, ümmet içinde zuhur edecek yetmişüç fırkadan yalnızca biri ‘fırka-i nâciye’dir. Ama o tek fırka, ümmetin çoğunluğunu içine alır. Zira bir diğer hadisin belirttiğine göre, “Ümmetim dalâlet üzere ittifak etmez.”
Her mevcud O’nun mahlûku olduğuna göre, eşya için, cansızlar için de kul hakkı sözkonusudur. Bir camı keyfî olarak kırmak, bir taşa rastgele tekme savurmak, bir yaprağı öylesine koparmak onların hukukuna tecavüzdür.