... Annesi, kapatıldıkları evde on-on beş Sirp'in kendine arka arkaya tecavüz etmesinden ve çekip gitmesinden sonra ayağa kalkacak gücü olmadığı için, boş odaları dört ayak sürünerek dolaşmış ve onu mutfakta, büyük tahta masanın altında bulmuştu. Çocuk ağzından beyaz bir köpük, bacaklarının arasından sızarak hareketsiz yatıyordu. Donu parçalanmış olarak basının yanında duruyordu. O gün bugündür yutkunamıyordu. Çocuk hiç kıpırdamamıştı. Bir hemşire ona lapa yedirmeye çalışıyordu. Doktorlar kızın şoku ne zaman ve nasıl atlatacağını bilmiyorlardı. Onca kişinin tecavüzünden sonra vajinası yırtılmış, sidik torbası hasara uğramıştı. İç organları zaman içinde iyileşecekti, bu kesindi. Ruhu iyileşemeyebilirdi. Dört yaşındaydı çocuk. Başına gelenleri ömür boyu hatırlayabikecek yaştaydı, bu da kesindi.
Bir yaşlı kadın, başına gelenleri anlatırken titrek elleriyle sımsıkı kollarına yapışmıştı Stefan'in ondan güç almak ister gibi. Göğsüne bastırdığı iki yaşındaki torununu zorla çekip almışlardı kollarından. Köprüden tek başına geçmesini söylemişlerdi. Çocuğun tek başına yürüyemeyecek kadar küçük olduğunu anlatmaya çalışmıştı ağlayarak. Bir asker çocuğu tuttuğu gibi nehire fırlatmıştı. Kadın çocuğunun nehre uçuşunu görmüştü. Gözlerini yummuştu sımsıkı. O da kendini köprüden aşağı bırakmaya çalışmıştı. Onu tutmuşlardı. Bir daha denerse başka bebekleri de nehire atabileceklerini söylemişlerdi. Yaşlı kadın sözlerini bitirdiğinde fenalaşıp kendinden geçmişti. Kadının ellerini güçlükle sökebilmişti Stefan kollarından. Parmak izleri mor çürükler bırakmıştı kollarında.