…İşte Endülüs'ten kurtarılan Yahudiler... Onlar dahi bu kargaşayı fırsat bilmektedirler. İngilizlere her türlü yardımı yapmaktalar. Başta pek çok casusluk hizmetinde bulundular. Şimdi kolonilerini genişletme ve ileride bir Yahudi devlet kurma niyetindeler. Onları ne İngilizler paylaşabiliyor ne de Almanlar... Oysa Osmanlı'nın onları bir kıyımdan kurtardığını unutmuş gibiler. Ancak bu böyledir; bir düşmeye gör. Düştün mü etrafında dostun olmaz. Eskiden senin önünde el pençe divan duranlar,
sana vurmaya kalkar...
“…72 milletten insanların, casusların ve pek çoğunun gözü bu topraklarda olduğu sürece Filistin'de kan ve gözyaşı sanıyorum ki gelecekte de durmayacak. Dünyanın adeta kalbi sayılan bu yerde nice insan kalbinin duracağı muhakkak...”
“Gönlümün olduğu kadar hücrelerimin de Ümit ışığına ihtiyacı var.
Neden? diye sorma bana.
Ben, senin yüzünden gündüz dahi gönlümde hüküm süren karanlıklar tutkunuyum.
Yine de bir ışık, senden yana bir ışık bekliyorum şu gönlüme. Bir deniz feneri gibi yolumu çiz, karanlıklarımın içine. Ne ki gönlümün karanlığıma da…
Ve ufkuma bir güneş gibi.”