1000Kitap Logosu
İsmail Bilgin

İsmail Bilgin

Yazar
Derleyen
Çevirmen
BEĞEN
TAKİP ET
8.9
2.192 Kişi
6,9bin
Okunma
245
Beğeni
7,5bin
Gösterim
Unvan
Yazar, Mühendis, Çevirmen
Doğum
Gelibolu, Türkiye, 1964
Yaşamı
1964 yılında Gelibolu'nun Evreşe bucağında doğdu. İlk ve ortaokulu Evreşe'de, liseyi Gelibolu'da bitirdi ve İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümünü kazandı. Fakülteye devam ederken, iki sene süreyle Türkiye Çocuk dergisinde çalıştı. Daha sonra, mezun olduğu üniversiteye asistan olarak girdi. 1993 yılında yüksek lisansını, 1999 yılında doktorasını tamamlayarak jeoloji doktoru unvanını aldı. 2000 yılında, akademik hayatını sürdürdüğü İstanbul Üniversitesi'nden ayrıldı. Hâlen bir kamu kurumunda jeoloji mühendisi olarak çalışmaktadır. Yayınlanmış makaleleri bulunan yazarın, edebî faaliyetlerinin yanı sıra bilimsel çalışmaları da sürmektedir. Küçüklüğünden beri okuma yazmaya karşı büyük tutkusu olan yazar, 2000'de Ömer Seyfettin Hikâye yarışmasında İstanbul Depremi’ni anlattığı “Ne Oluyor Dendiği Zaman” adlı hikâyesi ile birinci oldu. Bu tarihten itibaren artan bir gayretle yazı hayatını sürdüren İsmail Bilgin, 2014'te Eskader tarafından tarih dalında "Kut’ül Amare" romanıyla; 2015'te de Yazarlar Birliği tarafından tarihî roman dalında ilk defa verilen büyük ödüle Çanakkale Romanları/Araştırmaları sebebiyle layık görüldü. Daha çok yakın tarih konularını, özellikle de 1. Dünya Savaşı dönemini ele alan eserlerle çocuklarda tarih bilincinin oluşmasına katkıda bulunmak için tarihî hikâyeler ve gençlik romanları yazdı ve yazmaya devam ediyor.
Sarıkamış
OKUYACAKLARIMA EKLE
Kut'ül Amare
OKUYACAKLARIMA EKLE
Kuşçubaşı Eşref
OKUYACAKLARIMA EKLE
57. Alay Çanakkale
OKUYACAKLARIMA EKLE
Çanakkale Destanı
OKUYACAKLARIMA EKLE
57. Alay Filistin
OKUYACAKLARIMA EKLE
Elveda Balkanlar
OKUYACAKLARIMA EKLE
Gelibolu
OKUYACAKLARIMA EKLE
57. Alay Galiçya
OKUYACAKLARIMA EKLE
Safiye Hüseyin
OKUYACAKLARIMA EKLE
Zenci Musa
OKUYACAKLARIMA EKLE
Çanakkale'ye Gidenler
OKUYACAKLARIMA EKLE
Oldi
Medine Müdafaası / Çöl Kaplanı Fahrettin Paşa'yı inceledi.
304 syf.
·
1 günde
·
Puan vermedi
Tarihin gücü yok, gücün tarihi var.
Üzerime yüreğimden başka muska takmadan konuşmak gerekirse... 'Tarih denilen tamahkâr tüccar' elbette Millî Mücadeleyi, İlk kurşunu, İlk Direnişi Medine Müdafasına bırakamazdı. Bıraksaydı yapılan hesaplar, uydurulan tezler hedefine bu kadar çok ulaşamazdı. 30 Ekim 1918'de Osmanlı Hükümeti teslim olduktan sonra Hükümetin ve İmparatorluğun Paşaya 'teslim ol' ikazlarına rağmen 10 Ocak 1919'a kadar direnen Fahrettin Paşa ilk kurşunu da ilk direnişi de gösteren kişidir. 10 Ocak'ta da teslim olmamış kendi subayları tarafından 'zorla' teslim edilmiştir. ** Kitap Fahrettin Paşayı ve Medine müdafasını konu alan tarihi bir roman. Haliyle kitapta hayal ürünü diyebileceğimiz olaylar çok fazla. İdraki olanın bunlara ihtiyacı yok. O direnişe ve mücadeleye hiç bir abartı gölge yapamaz. O mücadele o derece yüksektir. Ama Roman ve Sinema da duyguları coşturmak için bunlar yapılıyor. Ve bu sayede hitap ettiği kitle de artıyor. Yani 13 yaşında bir genç de bu kitabı okursa rahatlıkla üstesinden gelir. Kitap gayet ince, bir çırpıda okunacak kitap. Açık, anlaşılır ve akıcı. Tüm bunlara rağmen kitabın okunma oranı çok düşük. Beyaz Zambaklar, bu kitabın 50+ katı fazla okunmuş sitede. Edebi olarak hiç bir üstünlüğü yok. Bu farkın sebebini herkesin kendine sorması gerekir. Kendi değerlerimize niçin bu kadar uzağız? Bunun gelişi güzel bir durum olduğuna inanmıyorum. Bu kitabı okumayıp, bu kitabı tavsiye etmeyip Beyaz Zambaklar Ülkesinde'yi ve uzantılarını okuyup tavsiye eden herkesi 1 dakikalık utanç duruşuna davet ediyorum! Tarih öğretmenlerimiz mümkünse biraz fazla utansınlar. ** Vatan, millet sevgisinin, fedakârlığın, vefanın ve tüm kutsal duyguların günden güne eridiği günlerde size ilaç gibi gelecektir. Gençlerimizin, geleceğimizin ecnebileşmesini istemiyorsak bu mücadeleyi sergilemek zorundayız. Kolayı bile yapamıyoruz. Belki de yapmak istemiyoruz. Ecnebileşmek hoşumuza mı gidiyor? ** Kitabı kapattığımda sordum kendime: "Bir er olsaydım önümde hangi Türk kumandanın olmasını isterdim?" Fahrettin Paşa demek istiyorum ama diyemiyorum, hayali bile ağır geliyor. Kolay değil böyle bir yiğidin yanında durabilmek. Niçin Fahreddin Paşa? Çünkü Fahreddin Paşa hiçbir zaman hasmına benzememiş ve onlara benzememize sebep olacak ne zorlamalar ne de kanunlar çıkarmış. Türk komutanına Yakışacak bir duruş, bir hayat, bir yaşam gayretinde olmuş. Biz vatanımızı önce Allah'a sonra bu duruşa borçluyuz. Bu duruşu ne Fransız usulü balolara ne de içki meclislerine borçluyuz. Bizi biz yapan bizi vatan sahibi yapan bu duruştur. Bu duruş olduğu kadar biz'iz. Biz bu duruş ile biz olur biz'e benzeriz. Bu duruşu 20. asır Batılaşma inkılâplarından değil Alp Arslandan, Yunus Emre'ye ve özünde Efendimize borçluyuz. Fahreddin Paşa da bunun timsali olduğu için benim için Cumhuriyet tarihinin tanıdıklarım içinde en kıymetli paşasıdır. Allah ondan razı olsun.
3
33
e d a
Medine Müdafaası / Çöl Kaplanı Fahrettin Paşa'yı inceledi.
304 syf.
·
31 günde
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Herkesin okuması, okumasa da kim olduğunu ve neler uğruna savaştığını bilmesi gereken bir kahraman. 1. Dünya Savaşı yaşanırken Hicaz-Yemen cephesinde yaşananları anlatıyor kitap. Atalarımızın binbir zorlukla Peygamber Efendimizin kabrinin bulunduğu Medine’yi nasıl savunduklarını özellikle Fahreddin Paşa’nın azim ve sabrını bütün ülke öğrenmeli. İngilizler nasıl Lawrance hakkında oscarlık filmler yapmışsa biz de okuyup araştırarak öğrenmeliyiz. Belki ilerde Çöl Kaplanı’ nı duymayan kalmaz.
11