Kuşçubaşı Eşref

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.423
Gösterim
Adı:
Kuşçubaşı Eşref
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
560
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050825282
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Eşref Sencer Kuşçubaşı ya da namı diğer Kuşçubaşı Eşref…
Sıkı bir savaşçı, iyi bir istihbaratçı, dünya tarihinin gelmiş geçmiş en ünlü casuslarından...
Ve tarihimizde hep merak edilen bir kurum: Teşkilat-ı Mahsusa…
Osmanlı’nın son dönemleri… Bir yanda Balkanlarda patlak veren isyanlar, diğer yanda iç karışıklıklarla baş etmeye çalışan bir devlet. Bir yanda varoluş mücadelesi veren Osmanlı İmparatorluğu, diğer yanda büyük bir hızla dünya savaşına doğru sürüklenen ülkeler. Böyle bir ortamda, gözünü budaktan esirgemeyen bir savaşçı çıkar ve tarihin seyrini değiştirir.
İçindeki vatan aşkıyla, 20.000 kişilik orduya sadece 40 adamıyla hiç çekinmeden kafa tutan ve saatlerce savaşan bir asker. İngilizlerin Ortadoğu’daki oyunlarını bozmak için akıl almaz istihbarat faaliyetleri yürüten bir casus. Arap çöllerinde çok hızlı yer değiştirmesiyle bilinen meşhur “uçan şeyh”…
560 syf.
·7 günde·9/10
Hafif bir Spoiler var!!!

Uzuun zaman oldu bir tarih kitabı okumayalı
Evet yanlış duymadınız bir tarih kitabı bu kitap...
Sizin de artık bir tarih kitabına başlama zamanınız gelmedi mi artık?

Öyle bir adam düşünün ki her an her yerde...
Adı kuşçubaşı Eşref namıdiğer uçan şeyh...
Çöllerin hayaleti,düşmanların korkulu rüyası.
Onu gören düşmanlar sevinç ve korku ikilisini yaşamaktadır.
Onu görmenin sevinci ile onun kendilerini öldürme korkusu ikilisi.
Kumlardan çıkan biri varsa o kuşçubaşı Eşreftir. Ikiden fazla gölge varsa ikincisi bilinki uçan şeyh'in gölgesidir aman dikkat...
O çölün piri olmuş bir şeyh...
Birinin bakişlarından, konuşmasindan ve hareketlerinden hangi devletin hangi şehrin adamı olduğunu şıp diye anlayan bir şeyh, uçan şeyh...


Sürgün edilmesinden dolayı Abdülhamite karşı olan bir savaşçı,
O şöyle derdi: "ben devletime karşı değilim ben Abdulhamite karşıyım"
Kendisine yapılan işkencelerden dolayı güçlü ve kuvvetli olan şeyh artık o hayatın her türlü zorluğuna karşı şiddetli biri haline gelmiştir.
Ama daha sonra Abdulhamite olan karşı tutumu için pişman olacaktır, devletin gidişatı ve içteki kargaşayı görünce, payitahta hakk vericektir

Bu kitap nasıl bir kitap ve size ne katabilir gibisinden bir kaç söz daha ;
Şunu söylemeden geçemeyeceğim kitabın dili çok güzel ve anlaşılır.
Romanın konu bütünlüğünü kaybetmiyorsunuz
Her şekilde devam edebiliyorsunuz.
Yaşanılmış tarihi olayları bir film şeridi gibi hayal etmenizi sağlıyor.
Trablusgarb savaşı, balkan savaşları, balkanlarda oluşan çetelere karşı direnişten, sömürü, muhbir, ajanlar, Hindistan, arap yarım adası...
Diğer devletlerin arapları nasıl kandırdıklarından
Bir çil altinla çöller vahalara nasıl dönüşüyor...
Çöllerin rengine en iyi altın rengi yakışır...
Altınların varsa çölde sözün vardır (çöl demek Orta doğu demek sömürü, petrol ve kan demek)#40227147

Enver Paşalar, Cemal Paşalar, Mustafa Kemal,
Eşref Bey'in tarih yerindeki sahnelerinden bahsedio(burda konu Kuşçubaşı Eşref olduğu için o daha ön planda anlatılmış)

Devlet içindeki anlaşılmaz karışıkliklar, oyunlar,
Entrikalar...

Diğer taraftan her devletin muhbirleri teşkilatları olduğu gibi, Osmanlı devletinin de Teşkilat-ı Mahsusası bu hasta adam olarak bilinen devletin çok güçlü istihbaratı var.

Kitabı çok beğendim, Tarih kitaplarına olan ilgim güzel bir şekilde artti

Sizinde bu kitabı okumanizı tavsiye ediyorum
Detayli anlatmak istemedim meraklanasaniz diye...
Iyi okumlar, bu anlattiklarım hiç siz kitabı okuyun daha fazlasını göreceksiniz...
560 syf.
Eşref Sencer Kuşçubaşı ya da namı diğer Kuşçubaşı Eşref. Sıkı bir savaşçı, iyi bir istihbaratçı. Osmanlı'nın son dönemlerinde bir bakıyorsun Balkanlarda bir bakıyorsun Hicazda. Tarihin tozlu raflarında kalmış bir kahraman. İlk Türkiye Cumhuriyeti sayılan Batı Trakya Türk Devleti' ni kurmuş ama Osmanlı hükümetinin baskısıyla 3 ay sonra kendini feshetmiş. Ortadoğu'da İngilizler, Fransızlar ve onların kuklalarıyla mücadele. Trablusgarb'ta bir avuç kahramanla 100 bin İtalyanla mücadele. Üstün olmalarına rağmen İstanbul hükümetinin emriyle oraları teslim etme. Hayber'de 40 kişiyle 20 bin isyancıyla mücadele... Bu mücadelelere Sudanlı Zenci Musa, Selim Sami, Mamak Mustafa, Süleyman Askeri ve nice isimsiz cengaverleri de unutmamak gerekiyor. Yanlış hatırlamıyorsam Ali Fuat Paşa'nın Milli Mücadele anılarında Kuşçubaşı Eşref'in ordumuza silah temin ettiğinden bahsediyordu. İsmail Bilgin'in hikaye tarzını beğeniyorum. Okay Tiryakioğlunun tarzına benziyor. Gerçek olayları hikaye tarzında anlatıyorlar. Yazar bu kitapta 40 tane kaynakça kullanmış. Ben de bir ara Endülüs'ü böyle yazayım demiştim de olmamıştı. Çok güzel bir kitaptı, tavsiye ederim.
560 syf.
Hani bir söz vardır “ Adam Olacak Çocuk “ diye. İşte bu sözün bir kulaç daha derinine inip; “ Kahraman Olacak Adam “ diye bilirim Kuşçubaşı Eşref’in gençliğinden yola çıkarak. En büyük bilge hayatın kendisidir diyorum çünkü hayat insanı yaşadıklarıyla yoğurur. Eğer tabi ki buna inancınız var ve ders alıyorsanız. Eşref Bey’in yaşadıkları bu inancı besliyor. Dönemin ortamından etkilenip, Padişaha aykırı hallere girişiyor. Sürgün üstüne sürgün yiyen bir Adam Eşref Bey.

Tek meselesi istibdat rejiminin gitmesi, yerine hürriyet ortamının gelmesi. Bu doğrultuda elinden geleni ardına koymayıp Arabistan çöllerine sürgün gidiyor Uçan Şeyh. Dönemin kumandanları tarafından bu asi yanı törpülemek adına türlü işkenceler görüyor Kuşçubaşı. Ruhuna işleyen çizikler onu ehlileştirmek şöyle dursun, onu daha da asi yapıyor. Zindandan kaçıp sürre alayını basıyor. Birçok defa zatı şahanelerinin affına mazhar oluyor. Lakin bildiğinden geri durmuyor çünkü hürriyet nabzında atıyor. Dünyanın yarısını geziyor Jön Türklere katılıyor. Dönemin hürriyetperverleri ile İttihat Terakkiyi kuruyorlar 2. Meşrutiyeti ilan ettirip, Padişahı indiriyorlar tahttan. Eşref halis niyetle bakıyor meseleye istibdat bitti Osmanlının çöküşü de bitecek. Yanıldığını idrak etmesi geç olmuyor Trablusgarp savaşında Osmanlı kurmayları üstünlüğü elde etmişken dirayetsiz siyasiler sebebiyle kendilerine inanmış insanları bırakmak durumunda kalıyorlar.

Zira Balkan harbi patlak veriyor bu defa hiç olmazsa İstanbul düşman postallarıyla kirlenmesin diye Edirne’ye koşuyorlar canhıraş vaziyette… Bulgaristan’ın içlerine kadar ilerliyorlar Batı Trakya’yı geri alıyorlar fakat yine basiretsiz siyasilerin setine çarpıp masa da kaybediyorlar ilk Türk cumhuriyeti, Batı Trakya Türk Cumhuriyetini. Acı tecrübe ile bir kez daha idrak ediyor meselenin 2. Abdülhamit Han’ın istibdadında olmadığını. Her defasında bırakmaya niyetleniyor fakat Vatan yaralı ve şefkatli bir vatan evladı elinden merhem bekliyor. İşte vatanı böyle acı çekerken gidemiyor o her defasında ona koşuyor. Birinci Cihan harbi patlak verince Teşkilatı Mahsusa’nın Arabistan sorumlusu olarak Hicaza gidiyor. Lawrence ile yaman oyunlara girişiyor Arap isyancılarla vuruşuyor. Şerif Hüseyin’in ihanetine engel olmak için çok mücadele veriyor bir avuç kahramanla birlikte. Ve sonunda Esir düşüyor. Kitap bu nokta da son buluyor. Benim için tarihte iz bırakmış birkaç mühim adamdan biri Kuşçubaşı Eşref. Farklı yazarlardan yaşamına dair izler okumuştum. Bence herkesin okuması gereken bir abide şahsiyet. İsmail BİLGİN’in anlatımı gayet güzel, kitabın dili akıcı geriye bir tek az biraz tarihin efsunlu suyundan içmek kalıyor. Kanlarıyla Tarihe can verenler ruhlarınız şad olsun…
560 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Kuşçubaşı Eşref dediğimiz zaman aklıma gelen ilk şey: Mücadele.
Yemen'in tarihini anlatan arkadaşımız anlatınca ve Tarihçi hocamız da laf arası söyleyince hatırladım. Bizim bir kahramanımız vardı diye. Hayatını detaylı okumak üzere bu gördüğünüz 560 sayfalık kitabı aldım.
Kitabın yazım tarzı, kurgusu olay örgüsü güzel.
Asıl önemli nokta Kuşçubaşı Eşref'in hayatı.
Vatanı ve milleti için bazen kendi doğru bildiği tarzda da olsa bir çok yararlı iş yapmış bir adam.
Zekası, savaş yeteneği cidden inanılmaz. Okumalısınız. Bu tip biyografik kitaplara ilginiz varsa. Tavsiye ederim.
560 syf.
·Puan vermedi
Size Kuşçubaşı Eşref'i çok kısa bir anektodla anlatacağım, zaten sonrasında kitabı kendiliğinizden alacaksınız :)

Bir gün Lawrence, Arap Yarımadası'nda, bedevileri, onların şeyhlerini Osmanlı'ya karşı kışkırtırken, bir şeyh ile tanışır. Şeyh tam bir Osmanlı ve Türk düşmanıdır. Bu yüzden Lawrence'ın onu kendi tarafına çekmesi hiç zor olmamıştır.

Aradan seneler geçer, Kuşçubaşı Hayber'de adamlarıyla 20 bin bedeviye ve Lawrence'e karşı savaşır ve esir düşer. Lawrence Kuşçubaşı'nın bulunduğu çadıra girer ve kendisiyle tanışmak istediğini söyler; ama Kuşçubaşı kendisine "Beni zaten tanıyorsun." der. Lawrence ise tanımadığından emindir ve "Hayır, seninle daha önce hiç karşılaşmadık." dediğinde Kuşçubaşı ona şu cevabı verir:
"Hani bir zamanlar, filan yerde Osmanlı'ya karşı kışkırtmak istediğin şeyh vardı ya, işte o bendim!"

Bu hikâye, Kuşçubaşı'nın nasıl bir casus olduğunu anlatmaya kâfidir; ama siz yine de kitabı okuyun, şiddetle tavsiye edilir :)
560 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Eşref Sencer Kuşçubaşı. Yada arapların deyimiyle Uçan Şeyh. Pek çok kişinin bilmediği tarihte adı unutulan efsanelerimizden. Daha önce tesadüf eseri bir romanda dikkatimi çekmişti. Kimdir ne yapmış diye merakımi gidermek için pek çok kaynak araştırdım. Hakkında yazılmış eser çok az. Vefat etmeden yaşadıklarının pek çoğunu Cemal Kutaya anlatmış ve yazdırmış. Ama beni üzen vefat etmeden kendi anılarını yakması olmuştur.
Bu kitap bir romandan ziyade yararlanılan kaynaklardan ötürü roman olmaktan çıkıyor. Eşref Paşanın daha okul yıllarında takındıği tavirdan ötürü nasıl bir kimliğe bürüneceği anlaşılıyor. Kimine göre asi kimine gore kahraman.( Bence kahraman) Gerek Dağıstan dağlarında gerek Trablusgarpta gerek Arap yarımadasında yaptığı kahramanlıkları anlatmaya kelimeler bulamıyorum. Lawrence ve Gertrude Bell e karşı kisıtlı imkanlarla giriştiği casusluk oyunu ise takdire şayan. Son ana kadar vatanı için bir çıkar yol aramış ama dönemin basiretsiz siyasileri yüzünden kazandıği zaferler silik kalmış. 40 kişilik takımıyla 25000 kişilik düşmana karşı yaptığı şanlı savunmayı okurken insan hüzünleniyor.
Bu kitap kitaplığımdaki en nadide eserlerden biri olarak yerini aldı.
Kitabın bitiş bölümüne değinmeden edemeyeceğim. Anlatış tarzı, akıcılığıyla muhteşem bir eser ama son bölümde Eşref Paşanın 25000 kişilik Araplara direnişinın sonunda esir düşmesiyle değilde Paşanın vefatıyla bitirilse daha güzel bir sonla bitebilirdi.
560 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Eşrefi tarihsel atmosfer içinde duygu yüklü okuyucuyu sıkmadan yazar anlatmış.Eşref tarihsel bir kişiliktir fakat tarihimizde pek onu görmek mümkün değil.Bu kitap Eşrefi tanımamız için çok yardımcı olacak
Enver paşaya bakan Eşref bey sakalını sıvazlayarak;
Mahmut Şevket Paşaya döndü ve "Paşam, elimiz kolumuz bağlı kalıp da bir şey yapmazsak millet ve tarih bizi affetmez.."
560 syf.
·Puan vermedi
Tarihimiz de pek büyük şan ve şerefe sahip olan Kuşçubaşı Eşref Bey'in hayatını roman tadında okumak isteyenlere ısrarla tavsiye ediyorum. Bununla birlikte İsmail Bilgin hocamızın diğer kitapları da okunmaya değer niteliktedir. Tarihi roman tadında okumak isteyenlere diğer kitaplarını da tavsiye ediyorum. Son olarak yeni çıkan iyi olduğuna dair düşüncelerimin olduğu Kuşçubaşı Eşref Bey'in hatıratı niteliğindeki yeni eserin linkini de paylaşıyorum.
http://www.kitapyurdu.com/...si-esref/443316.html
Her zaman iyi durum değerlendirmesi yapıp ona göre hareket eden zeki bir adam, bütün mücadelesini aklıyla tartıp bedeniyle kazanan bi asi. Akıllı olduğunu düşünüp masa başında emir verenlerden olmadığı gibi, emri verenlere karşı gelen, yetmezmiş gibi herkesin yaptığı gibi ne haliniz varsa görün diyip kenara çekilip izlemeyip sahaya atılan. Sahada elde ettiği başarılarla masa başındakileri utandıran bi casus.. Uçan Şeyh Kuşçubaşı Eşref..
560 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Kuşcubaşı Eşref’in hayatının İsmail Bilgin tarafından kurgulanmış romanı. Okurken hem bilgi alacaksınız hem de sıkılmayacaksınız kitabın dili sade ve akıcı, olaylar ilgi çekici. Adını duyduğumuz ama rolünü bilmediğimiz Kuşcubaşı için çok şey öğrenebileceğimiz ve bildiğimiz olaylarda ki rolünü öğrendiğim bir eser olmuş. Kalemine sağlık.
560 syf.
·Puan vermedi
Hırsı ve kural tanımazlığindan sürekli sürgün yiyen ama asla vazgeçmeyen,teskilatı mahsusanın kurucularindan enverci bir itc mensubunun hayatı ve hataları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kuşçubaşı Eşref
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
560
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050825282
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Eşref Sencer Kuşçubaşı ya da namı diğer Kuşçubaşı Eşref…
Sıkı bir savaşçı, iyi bir istihbaratçı, dünya tarihinin gelmiş geçmiş en ünlü casuslarından...
Ve tarihimizde hep merak edilen bir kurum: Teşkilat-ı Mahsusa…
Osmanlı’nın son dönemleri… Bir yanda Balkanlarda patlak veren isyanlar, diğer yanda iç karışıklıklarla baş etmeye çalışan bir devlet. Bir yanda varoluş mücadelesi veren Osmanlı İmparatorluğu, diğer yanda büyük bir hızla dünya savaşına doğru sürüklenen ülkeler. Böyle bir ortamda, gözünü budaktan esirgemeyen bir savaşçı çıkar ve tarihin seyrini değiştirir.
İçindeki vatan aşkıyla, 20.000 kişilik orduya sadece 40 adamıyla hiç çekinmeden kafa tutan ve saatlerce savaşan bir asker. İngilizlerin Ortadoğu’daki oyunlarını bozmak için akıl almaz istihbarat faaliyetleri yürüten bir casus. Arap çöllerinde çok hızlı yer değiştirmesiyle bilinen meşhur “uçan şeyh”…

Kitabı okuyanlar 94 okur

  • Mehmet emin darıcı
  • Ali ÇINAR
  • elif
  • Abdülhamid
  • Abdullah dağ
  • Güney Sonel
  • Gizemmm
  • Handan Maytalman
  • Miraç Sinan Birkan
  • Tolga Kürşad

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29 (9)
9
%35.5 (11)
8
%16.1 (5)
7
%9.7 (3)
6
%3.2 (1)
5
%0
4
%3.2 (1)
3
%0
2
%3.2 (1)
1
%0