Adı:
Leyla ve Mecnun
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
600
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055836016
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yelkenli Kitabevi
Baskılar:
Leyla ve Mecnun
Leyla ile Mecnun
Leyla vü Mecnun
Leyla ve Mecnun
Divan edebiyatı sahasındaki özgün çalışmaları ile tanınan Prof. Dr. Muhammet Nur DOĞAN daha önce Yapı Kredi Yayınları Klâsik Yapıtlar dizisi arasında beş baskı yapan “Fuzulî – Leylâ ve Mecnun, Düz Yazıya Çeviri, Notlar ve Açıklamalar” adlı kitabının 6. baskısını, kültür ve sanat yayıncılığının marka ismi Yelkenli Yayınevi kitapları arasında yayımladı.
Divan şiirinin birinci büyük mesnevîsi olan Fuzulî’nin Leylâ ve Mecnun’undan sonra ikinci ve son büyük mesnevîsi olan Hüsn ü Aşk’ı da nesre çeviri ve açıklamaları ile birlikte neşreden Prof. Dr. Muhammet Nur DOĞAN’ın bu önemli eserleri gerek Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencilerinden ve gerekse şiir, edebiyat ve kültür dostlarından binlerce okuyucu ile buluştu ve çok ciddî bir kitleye ulaştı.
Türk edebiyatının en büyük mesnevîlerinden biri olan Leylâ ve Mecnun, muhteşem lirizmi, Türk, Arap ve Fars toplumlarının ürettikleri ortak kültür ve medeniyet değerlerini bir hazine sandığı gibi içinde taşıması, beşerî ve ilahî aşkı aynı kudretle yansıtmaktaki başarısı ile bütün dünya edebiyatlarının evrensel değere sahip şaheserleri arasında yerini hakkı ile almıştır.
Prof. Muhammet Nur DOĞAN hazırladığı bu 6. Leylâ ve Mecnun baskısı, içerdiği 170 çok önemli not ile birlikte artık kültür, sanat ve edebiyat yayıncılığında vazgeçilmez bir yer kazanmış bulunuyor. Estetik, semantik, dinî, tasavvufî, tarihî ve gündelik hayata ait bilinmeyen çok sayıda hususun kapılarını aralayan bu notlar Divan edebiyatının klâsik meselelerine büyük bir isabetle çözümler getiriyor. Çoğu günler, haftalar ve aylarca süren yoğun çabalarla sonuca ulaştırılmış bulunan bu metin çözümlemeleri okuyucuda arkeolojik bir keşif heyecanı uyandırıyor.
Prof. DOĞAN oldukça akıcı bir üslûpla kaleme aldığı kapsamlı Önsözünde Leylâ ve Mecnun’un başka araştırıcılar tarafından gerçekleştirilen daha önceki neşirlerinde çok büyük hatalar bulunduğunu söylüyor ve bu iddiası ile ilgili ilginç örnekler veriyor. Muhammet Nur DOĞAN’ın bir başka önemli iddiası da, Hüsn ü Aşk’ın çok güçlü bir tahkiye anlayışı ile kaleme alındığı; bu sebeple bizim millî romanımız olmayı hak ettiği hususudur. Ondaki bu tahkiye özelliği, bir taraftan insan ruhunun Allah’a yükselişinin anlatıldığı tasavvufun (vahdet-i vücut) mistik macerası ve buna paralel olarak da aşkın bütün güzelliklerinin yansıtıldığı beşerî dram olmak üzere iki boyutu birlikte (müsenna) aksettirmektedir.
Aynı zamanda şair olan Muhammet Nur DOĞAN’ın şiirsel bir dille gerçekleştirdiği çeviri, çağların en büyük duygu, aşk, hikmet romanı olan Leylâ ve Mecnun’un akıcılığını büyük bir başarı ile yansıtıyor. Kitapta bulunan lirik karakterli 24 gazel ve 2 murabba çevirisi ise manzum olarak yapılmış.
Yeni kapağı ve mizanpajı ile büyük bir özenin ifadesi olan kitap divan şiirinin en büyük eserlerinden birisi olan Leylâ ve Mecnun’un önemine uygun bir baskı hâlinde okuyucunun hizmetine sunulmuş. Eserin sonuna eklenen 20 adet minyatür ise bu acılı aşk ve ıstırap serüveninin çizgi romanı niteliğinde.
Çok güzel bir kitab.Ben Muhammed Fuzulinin tüm eserlerini severim bunuda çok seviyorum çok güzel.En güzelide burdakı sevginin dah çok sufi-irfani yani Allaha olan sevgi olması.
Leyla ile mecnunu hepimiz biliyoruz kimimiz adını duyduk sadece kimimize göre bu sadece bir efsane kimi buna yürekden bütün samimiyetiyle inanır kimi anlamaz tek cümle bile fakat en güzel fuzûlî yazdı belkide bu yüceler yücesi aşkı birde fuzûlîden okumak gerek..
Leyla ile Mecnun alelade yerlerden değil de direkt Fuzuli'den okunmalı. Tabi çeviri biraz sıkıntılı olabiliyor. Fakat ben şahsen kaydedilesi müthiş cümlelere rastladım. Sizin de beğeneceğinizi düşünüyorum
Arkadaşlar bu kitap bence her okur tarafından okunması gereken bir kitaptır siz sayfa azlığına bakmayın ben ne kitaplar gördüm kalınlığı kafam kadar anlattıkları bir sayfalık bir şeyden ibaret bu kitap ise seksen sayfada sekizyüz sayfalık bir konu anlatılmaktadır. Bir aşk hikayesi bundan güzel anlatılamaz fuzulinin kitabını okumanızı tavsiye ederim o yeni çıkan hiçbir şeyden haberi olmayıp sadece ismi "leyla ile mecnun" olan kitapları değil bu kitabı okumalısınız.

Nasıl ki çoğumuz cin ali'yi okumuşsak bunu da okumanızı canı gönülden istiyorum. Okuyun okuyun ki aşk nedir öğrenin, okuyun ki fedakarlık nedir öğrenin, okuyun ki insanlığın ne olduğunu öğrenin , okuyun okuyun okuyun;)))))
Bilmeyen yoktur sanırım Leylâ ve Mecnûn'un hikâyesini. Biliriz bilmesine de, ayrıntılı olarak bilmeyiz; büyük üstad Fuzûlî'nin bizlere miras bıraktığı bu hikâyeyi. İşte bu yüzden okumuştum, dillere destan bu mirası...

Mehmet Fuzûlî. Her ne kadar doğum yeri ve tarihi hakkında değişik söylenceler ve olasılıklar ileri sürülmüş olsa da, bunlar arasında 1480 yılı civarında Kerbelâ'da doğmuş olabileceği olasılığı daha güçlü sayılıyor. Babası Süleyman'ın Hile müftülüğünde bulunduğu; öğreniminin bir kısmını babasından aldıktan sonra Rahmetullah adında bir hocadan ders gördüğü, edebî ilimleri de şair Habibî'den okuduğu; hocası Rahmetullah'ın kızına âşık olarak onunla evlendiği ve bu aşk ile şiire başladığı, onun hayatına ait kanıtlanamamış söylencelerdendir. Kültürlü bir aileden geldiği kesin olan Fuzulî, gençliğinde çok iyi bir eğitim görmüştür. Bu eğitimi sırasında Arapça ve Farsçayı, ana dili Türkçenin yanında, bu dillerde eserler verecek kadar iyi öğrendiği bilinmektedir. Onun şiirleri ilmî bilgisinin ne kadar geniş olduğunu gösterdiği gibi, çeşitli konularda kaleme aldığı eserlerinden de felsefe, tıp, tasavvuf ve dinî ilimlerde derin bir bilişe sahip olduğu anlaşılmaktadır.

En önemli eserlerinin bir kısmını Osmanlı devrinde yazan Fuzulî, bu arada Leylâ ve Mecnûn'u Bağdat valilerinden Üveys Paşa'ya ithaf etmiştir.

Fuzulî, 1556 yılında Irak'ta çıkan büyük bir veba salgını sonucunda hayata gözlerini yummuştur. Nerede vefat ettiği tartışmalı ise de en güçlü olasılık Kerbelâ'da öldüğüdür.

Leylâ ve Mecnûn. Çoğu kişi bilse de bu hikâyeyi kısaca bahsetmek isterim. Leylâ ve Kays adlı iki gencin çok küçük yaşlardan beri birbirlerine besledikleri büyük aşk ve bu aşk uğrunda çektikleri sıkıntılarını konu edinmektedir bu nadide eser. Şair bu aşkı, bazen kendisi anlatıcı olarak bazen de Leylâ ve Mecnûn'un ağızlarından söylediği gazellerle etkileyici bir biçimde anlatmıştır.

Eser her ne kadar beşeri bir aşk hikâyesi gibi görünse de aslında bu aşk, insana duyulan bir aşktan çok uzaktır ve ilahi aşkı temsil etmektedir.

Mesnevinin erkek kahramanı olan Mecnûn, tasavvuf ehlinin vahdet-i vücut arzusuyla Allah'a duyduğu büyük aşkı, Leylâ suretinde yaşayarak sembolize etmektedir...

İncelemeyi bitirmeden önce eseri okuduğum "Ve Edebiyat Yayınları"ndan da bahsetmek isterim; çünkü Leylâ ve Mecnûn, farklı isimler tarafından nesir biçiminde birçok kere günümüze kazandırılmışsa da "Ve Edebiyat Yayınları" Leylâ ve Mecnûn'u günümüz türkçesine şiirsel olarak çevirerek bir farklılık yapmıştır. Böyle yaparak zaten şahâne olan bir hikâyeyi daha da şahâne yapmayı başarmışlardır. Kendi adıma yayınevine teşekkür ederek kitabın içeriğinde bulunan kısa bir gazel ile incelemeye son vermeyi isterim.

"Ey gönül! Derdine düşersen bu âlem eziyettir,
Yokluk konağını seyreyle ki hoşça bir âlemdir.
Kabirdeki yalnızlığı düşünüp ölümden ürkme,
Dostluk yolunu tut ki her avuç toprak bir Âdem'dir."

S.Y.
Bilindiği gibi Leyla ile Mecnun bir aşk mesnevisidir yani şiir. Hikayenin güzelliği bir yana içinde geçen divan şiirleri çok güzel. Kısa hikaye tarzında, bir çırpıda okunabilecek bir eser. Mutlaka okunmalı bence.
Klasik edebiyatımızın şaheserlerinden biri. Zamanının en etkili, en bilinen eseri. Yalnızca yazıldığı yerde ve dilde değil. Anadolu' dan, Balkanlar' dan Asya' nın içlerine, Hindistan' a kadar, Türkçe konuşulan ve konuşulmayan çok geniş bir coğrafyada efsaneleşmiş bir eser. Gördüğü itibarı sonuna kadar hak ediyor. Ayrıca zamanını da aşıp, yüzyıllar sonra, günümüzde de öneminden ve değerinden hiçbir şey kaybetmemiş muazzam bir mesnevi. Yazıldığı günden bugüne üzerine yüzlerce şerh ve nazire yazılmış. Pek çok akademik çalışmaya konu olmuş. Kim bilir sinema, tiyatro ve başka sanat dalları için kaç uyarlaması yapılmış. Arap edebiyatının anonim bir hikâyesinin bence en güzel ve edebi hâli. Okuduğum kopyada karşılıklı sayfalarda metnin orijinali ve günümüz Türkçesine çevirisi (yine şiir olarak çevirilmiş) yer alıyordu. Çeviri çok iyiydi. Her ikisini de okumak ayrı ayrı çok zevkliydi. Orijinal metindeki üst düzey dil zamanın edebi Türkçesinin doruk noktası olmalı. Akıcı bir ahenkle okuyanı alıp götürüyor. Metin çok derin, ayrıca incelemek üzerine düşünmek gereken manalar içeriyor. Zaten bu tür eserleri tam olarak anlayabilmek için okumak yetmiyor. Vâkıf olabilmek için epey bilgi donanımına sahip olmak ve belli yetkinliğe ulaşmış olmak gerek. Görünen anlamla yetinmeyip, altındaki anlamları çıkartabilmek için üzerinde çalışmak gereken kitaplardan. Ciddi zaman ayırmak lazım. Yine de her kitaplıkta bulunmalı. Mutlaka okunmalı. Hiç değilse lise edebiyat bölümlerinde başlı başına bir ders konusu olmalı
Yediden yetmişe hepimizin bildiği bir hikaye olmakla birlikte eminim bir çoğumuz tarafından alınıp okunulmadı. Raflarda Fuzuli’den bir Leyla ile Mecnun görünce direk aldım ve okudum. Kays Leyla’nın aşkıyla ilk önce makam, mevki, mal ve mülkün geçiciliğini anlıyor. Leyla’ya olan hasretinden çektiği acıda yanıp kavrulduktan sonra aslında Leyla’nın olan aşkının da geçici olduğunu fark ediyor. Çünkü Leyla yine gidecekti ve yine hasret çekecekti . Sabrıyla çilesini çekerken asıl aşkı, kalıcı olanı, Mevla aşkını buluyor ve Leyla’yı ondan diliyor. Buna karşılık Leyla da sabırla tıpkı Mecnun gibi Kays’ını bekliyor sonra ikisi de kalplerinde tertemiz tuttukları aşklarıyla göçüp gidiyor bu dünyadan.
Divan edebiyatının en sevilen eserlerinden biridir leyla ile mecnun fuzuli burada ölümsüz aşkı tanımlamış efsanevi leyla ile mecnun aslında şiirdir yani mesnevi
Leyla ile Mecnun Tasavvuftan tututnda, maddi manevi birçok olgu üzerine başta Aşk olmak üzere büyük tesir yaratmış, konu olmuş büyük bir yaşam öyküsü, Aşk ve Bağlılık yapıttır. Reşat Nuri Güntekin ve İskender Pala gibi daha birçok değerli yazarca tekrar tekrar işlenen bu eser hâlâ bugün bile bizleri derinden etkiliyor, büyük izler bırakıyor....

Kitabın hacmi çok küçük, daha önce İskender Pala dan okumuştum, Fuzuli' nin orijinal eserinin de kalın bir kitap olduğunu biliyorum, doğal olarak bu eser özet niteliği taşımasına karşın, yazar tarafından güzel hikaye edildiğinden özet okuduğunuzu unutturuyor. İlgisi olanlar için güzel bir başlangıç kitabı olabilir...
Aşk çağırdı Leyla ile Mecnun'u.Çoğunun korktuğu aşk.Çünkü aşk acıya bile bile katlanmaktır.Bize aşkı öğrettiler kavuşamıyarak.Yaradılanı sevmek gerek yaradanı sevmek için.
Leylayi arardim mevlayı buldum ne mana gerekti deme
bugday bile elenip hamur olmadan fırına verilmez.

Yunus emrenin dedigi gibi
"Mecnunlara Leyla gerek
Bana seni gerek seni"

Maksat dünyevi aşka ilahi aşka cevirmek oldugunu bir kez daha gösterdi çok degerli bi eser çöllerde leyla diye ateşler de yanip mevlayi bulmak.

Keyifli okumalar.
Derdime vâkıf değil cânân beni handân bilir.
Hakkı vardır şâd olanlar herkesi şâdân bilir.
Söylesem te’sîri yok sussam gönül râzı değil...
Çektiğim âlâmı bir ben bir de Allâh’ım bilir...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Leyla ve Mecnun
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
600
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055836016
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yelkenli Kitabevi
Baskılar:
Leyla ve Mecnun
Leyla ile Mecnun
Leyla vü Mecnun
Leyla ve Mecnun
Divan edebiyatı sahasındaki özgün çalışmaları ile tanınan Prof. Dr. Muhammet Nur DOĞAN daha önce Yapı Kredi Yayınları Klâsik Yapıtlar dizisi arasında beş baskı yapan “Fuzulî – Leylâ ve Mecnun, Düz Yazıya Çeviri, Notlar ve Açıklamalar” adlı kitabının 6. baskısını, kültür ve sanat yayıncılığının marka ismi Yelkenli Yayınevi kitapları arasında yayımladı.
Divan şiirinin birinci büyük mesnevîsi olan Fuzulî’nin Leylâ ve Mecnun’undan sonra ikinci ve son büyük mesnevîsi olan Hüsn ü Aşk’ı da nesre çeviri ve açıklamaları ile birlikte neşreden Prof. Dr. Muhammet Nur DOĞAN’ın bu önemli eserleri gerek Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencilerinden ve gerekse şiir, edebiyat ve kültür dostlarından binlerce okuyucu ile buluştu ve çok ciddî bir kitleye ulaştı.
Türk edebiyatının en büyük mesnevîlerinden biri olan Leylâ ve Mecnun, muhteşem lirizmi, Türk, Arap ve Fars toplumlarının ürettikleri ortak kültür ve medeniyet değerlerini bir hazine sandığı gibi içinde taşıması, beşerî ve ilahî aşkı aynı kudretle yansıtmaktaki başarısı ile bütün dünya edebiyatlarının evrensel değere sahip şaheserleri arasında yerini hakkı ile almıştır.
Prof. Muhammet Nur DOĞAN hazırladığı bu 6. Leylâ ve Mecnun baskısı, içerdiği 170 çok önemli not ile birlikte artık kültür, sanat ve edebiyat yayıncılığında vazgeçilmez bir yer kazanmış bulunuyor. Estetik, semantik, dinî, tasavvufî, tarihî ve gündelik hayata ait bilinmeyen çok sayıda hususun kapılarını aralayan bu notlar Divan edebiyatının klâsik meselelerine büyük bir isabetle çözümler getiriyor. Çoğu günler, haftalar ve aylarca süren yoğun çabalarla sonuca ulaştırılmış bulunan bu metin çözümlemeleri okuyucuda arkeolojik bir keşif heyecanı uyandırıyor.
Prof. DOĞAN oldukça akıcı bir üslûpla kaleme aldığı kapsamlı Önsözünde Leylâ ve Mecnun’un başka araştırıcılar tarafından gerçekleştirilen daha önceki neşirlerinde çok büyük hatalar bulunduğunu söylüyor ve bu iddiası ile ilgili ilginç örnekler veriyor. Muhammet Nur DOĞAN’ın bir başka önemli iddiası da, Hüsn ü Aşk’ın çok güçlü bir tahkiye anlayışı ile kaleme alındığı; bu sebeple bizim millî romanımız olmayı hak ettiği hususudur. Ondaki bu tahkiye özelliği, bir taraftan insan ruhunun Allah’a yükselişinin anlatıldığı tasavvufun (vahdet-i vücut) mistik macerası ve buna paralel olarak da aşkın bütün güzelliklerinin yansıtıldığı beşerî dram olmak üzere iki boyutu birlikte (müsenna) aksettirmektedir.
Aynı zamanda şair olan Muhammet Nur DOĞAN’ın şiirsel bir dille gerçekleştirdiği çeviri, çağların en büyük duygu, aşk, hikmet romanı olan Leylâ ve Mecnun’un akıcılığını büyük bir başarı ile yansıtıyor. Kitapta bulunan lirik karakterli 24 gazel ve 2 murabba çevirisi ise manzum olarak yapılmış.
Yeni kapağı ve mizanpajı ile büyük bir özenin ifadesi olan kitap divan şiirinin en büyük eserlerinden birisi olan Leylâ ve Mecnun’un önemine uygun bir baskı hâlinde okuyucunun hizmetine sunulmuş. Eserin sonuna eklenen 20 adet minyatür ise bu acılı aşk ve ıstırap serüveninin çizgi romanı niteliğinde.

Kitabı okuyanlar 243 okur

  • Esas Adam
  • Başak ALTINSOY
  • Kahveli Kitap Çikolatalı Şiir
  • Aycan
  • Alican Kılıç
  • Bey Böyrek
  • pamplemousse
  • Ömer Can
  • Emrah Umaç
  • Furkan Karakaş

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%1.4
18-24 Yaş
%34.8
25-34 Yaş
%43.5
35-44 Yaş
%5.8
45-54 Yaş
%10.1
55-64 Yaş
%1.4
65+ Yaş
%2.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57
Erkek
%43

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%39.2 (31)
9
%8.9 (7)
8
%8.9 (7)
7
%5.1 (4)
6
%1.3 (1)
5
%1.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0