“Sevgili” adlı sarılma makinesinden bahsederken yazar daha söylemeden aklıma hemen Temple Grandin geldi. Kendisi otizmli olup otizmli çocuklar için sarılma makinesi tasarlamıştı. Ahmet’te de bu özel bireylerde görülen (Mehmet mi demeliydim?) duygularını belli edememe, insanlara dokunmakta çekinmekte, kendisine dokunulmamasında da hiç hoşlanmadığı için o da ilham alarak böyle bir kucaklaşma makinesi tasarlamıştı. Bu “sevgilinin” onun ölüm makinesini olacağını tahmin edemezdim.
Klasik Livaneli kurguları işte. Oku geç. Bir anlam derinliği yok. Onun tek sevdiğim huyu detaylardaki genel kültür bilgileri. Thanks boomer