"Nedir senin nazın," diye sormuş sayfa yaprağına, sis. Sayfa yaprağı, "şiirlerle aklımı karıştırıyorlar, oysa ki ben sade bir öyküden başka bir şey değilim."demiş ve devam etmiş." Tam orta yerde kararsız kalıyorum. Şiirler benim aklımı bulandırır, şairlerin maksadı nedir ki?" demiş. Tabii olarak sis dona kalır, "şiir nedir..?" Diye sorar..
"İster inanır ister inanmazsın sis, şiir öykünün hatta romanın duygusal yüzüdür" demiş . Sis sessizce dağılmaya karar vermiş.. Sayfaların yaprağı; " sakin gitme demiş." Sis sormuş ama neden..? " Bunu öğrenmek istiyorsan dağılmalısın." demiş, yaprak.
Sis dağılmış, yaprak ortaya çıkmış. Sis bakmış ki edebiyat demek ki budur. Yaprağın bir kaç yeri yırtık, yüzü kırışık, güzelliği senelerin almış olduğu hüzün ile sarı... Sis tekrar yaprağın üzerini örtmüş.
Yaprak sormuş, "neden üzerimi örttün?" Sis buna "dayanamadım güzelliğine!" demiş.
Bu arada da yaprak olmadık bir şey ile karşılaşır, sisli hava da yağmur damlaları düşmeye başlamış narin ince bedenine...
Kadim TATAROĞLU