“İnsanları olduğu gibi görebiliyorum. Onları her şeyden soyutlayabiliyor, sığlıklarını, kofluklarını görebiliyorum. Onları soyuyorum, onlar da renklerin, kisvelerin yükünden kurtulduğu için rahatlıyor.”
“Evet, fakirim, bir asalağım, bir haşereyim, dibe vurmuşum. Ama hâlâ varım. Toplumun suratına bakıyor, şöyle diyorum: ‘Buradayım, varım.’ Bir var oluş var, bir de hiçlik; ya birsin ya da sıfır.