Muhammed

Kaç nesildir bu topraklarda düşünen, yazan, çizen insanlar hapishanelerde çürür.
Sayfa 52
Reklam
Ülkenin en iyi okullarından geçmiş, yabancı diller bilen, edebiyatla, sanatla yoğrulmuş olanlara bu cezayı reva gören generaller bu koğuştaki insanların toplam bilgisi yanında çırak bile olamazlardı. Geleneksel, dar kafa- memurlardı; vatan sevgisi dedikleri, cehaletten ve kör itaatten başka bir şey değildi. Ama güç ellerindeydi: kelepçeler, göz bantları, pikaplar, merkezler.
Sayfa 43
yaşamınız bo- yunca size değenlerin bazıları cehennemi yaşatır- ayazda titretir, demir parmaklıkların ardında çürütür- bazılarıysa cenneti sunar; sıcacık bir kucakla sarar, masum bir gülüşle hayata döndürür.
Sayfa 32
Devlet, ne olduğunu tam olarak kimse- nin çözemediği ama herkesin hissettiği bir mekanizmaydı, görünmez bir el gibi, her yerde, her an insanın peşini bırakmayan bir domino sistemiydi.
Sayfa 23
Bekle beni, döneceğim, Bütün direncinle bekle beni. Bekle, hüzün yağmurları Gökyüzünü kaplayınca, Karakış üşütürken bekle, Sarı sıcaklar yakarken bekle. Kimseler beklemezken bekle beni."