Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Anti-psikiyatristlere göre ( elbette birçok çağdaş sanatçıya göre de) delilik
denilen şey mahut akıllılığın (görünen o ki psikiyatrik uzmanlığın da) dışlamak istediği insanlardaki çetrefilliğin,
zaruret ve nüansların geri dönüşünden ibaretti. Anti-psikiyatristler, hiç değilse, insanların tanımlanma biçimlerine
dair bir mücadele veriyordu. (Söz konusu olan modern insanın haysiyeti, başkalarının değil kendilerinin tercih ettikleri imajlarıydı). Kimlik anlayışının daraltılması söz konusu gibiydi, bu daraltma için de bulunan kelime -anti-psikiyatristlere göre bu kadar militanca ve zorlayıcı olan- akıllılıktı.
Yüzey ile derinlikler
hiçbir zaman aynı düzlem üzerinde çatışmaya girmedikleri
için, her zaman düşmanın karanlık gölgeler oyunu ile karşı
karşıya kalmaya mahkûm ediliriz.
O, bilişsel ya da iletişimsel olan her şeyin sınırötesidir, çünkü kısmen “bilinen” ile “bilinmeyen”i ayıran hududun kalınlığım
paylaşmakla birlikte ona üstten bakar. Bununla “ne bilebilirim” ile “ne umabilirim” sorularının arasında yer alan “ütopik” bir bilinç değil, “ne yapabilirim” sorusunun kanatlarında ilerleyecek bir bilinçötesidir.