Hançer gibi keskin çiçekler gibi ince
Çehren bana uğruna ölüm hazzı verince
Gönlümdeki azgın devi rüzgârlara attım;
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende ilahın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin
Sen öldürüyorken de, vururken de güzelsin!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şimdi Hülya’ya gömülmüş ölüyüm;
Ne gelen var, ne giden var, ne soran.
Izdırap yaylasıyım, gam çölüyüm;
Esiyor sadece gönlümde boran.
Varlığım burda sönüp kaybolacak…
Belki ben şimdiden öldüm.. bittim…
Burada güneş açmıyor, Ümit kuşu uçmuyor;
Yol yok kervan dönmüyor, Dakikalar geçmiyor.
Yalnızım ne kadar aranıp dursam,
Başucumda seni bulamıyorum.
Beklerim geceyi yıldızlar söner,
Gizli bir yaram var durmayıp kanar.
İçimde dururken bu kadar acı
Hâla yaşıyorum ölemiyorum..
Türkiye dünyada en fazla sığınmacının olduğu, sığınmacılar için en fazla para harcayan ülkedir, iktidar bu ölçüsüz harcamayı fakir Türk halkının omuzlarına yüklemektedir!
2002’den bu yana artan bir lüks, israf ve dış borç ülke kaynakları ile finanse edilmiştir, fabrikalar değil yabancı ürünlerin satıldığı AVM’ler AKP ekonomisinin karakteristik özelliğidir.
Dış borç, iç tüketim, israf ve yolsuzluk kıskacında ki Türk ekonomisinin üzerine bir de sığınmacıların oluşturduğu ağır ekonomik yük binmiştir!