قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنِ اسْتَمَعَ إِلَى آيَةٍ مِنْ كِتَابِ اللهِ تَعَالَى كُتِبَ لَهُ حَسَنَةٌ مُضَاعَفَةٌ وَمَنْ تَلَاهَا كَانَتْ لَهُ نُورًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ. (حم)
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Kim Allâhü Teâlâ’nın kitabından (Kur’ân-ı Kerîm’den) bir âyeti (hürmetle) dinlerse onun için kat kat sevap yazılır. Kim de bir âyet okursa kıyamet günü onun için nûr olur.” (Müsned-i Ahmed bin Hanbel)
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: كُلُّ عَمَلِ ابْنِ آدَمَ يُضَاعَفُ الْحَسَنَةُ عَشْرُ أَمْثَالِهَا إِلَى سَبْعِمِائَةِ ضِعْفٍ قَالَ اللهُ عَزَّ وَجَلَّ إِلَّا الصَّوْمَ فَإِنَّهُ لِي وَأَنَا أَجْزِي بِهِ يَدَعُ شَهْوَتَهُ وَطَعَامَهُ مِنْ أَجْلِي. (ن)
Resûlullah (s.a.v.) buyurdular: “Âdemoğlunun (yaptığı) her ameli(nin sevabı) katlanır. Bir hasenenin karşılığı, on mislinden yedi yüz misline kadar olur. Allah Azze ve Celle şöyle buyurdu: Ancak oruç müstesnâ. Çünkü oruç benim içindir ve onun mükâfatını ancak ben veririm. Zira (kulum) şehvetini, yemesini, içmesini benim için terk eder.” (Sünen-i Nesâî)