"Hayır, insanlar onu kullanmayı bırakmadılar. Onu, asıl maksadı ile kullanmayı bıraktılar. Yolu kapayan taşları kırmak yerine , hak olanı yıkmaya çalıştılar. Ne var ki hakikat, ne bir ateşle yanar yok olur ne de bir balyozla yıkılır, yerle bir olur."
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِذَا كَثُرَتْ ذُنُوبُ الْعَبْدِ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ مَا يُكَفِّرُهَا مِنَ الْعَمَلِ اِبْتَلَاهُ اللهُ عَزَّ وَجَلَّ بِالْحُزْنِ لِيُكَفِّرَهَا عَنْهُ. (حم)
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Kulun günahları çoğaldığı ve o günahlara keffâret olacak ameli de olmadığı zaman günahlarına keffâret olması için Allah Azze ve Celle, o kulu hüzne mübtelâ kılar.” (Müsned-i Ahmed bin Hanbel)
Yolcusu yine benim bitmeyen yokuşların
Acısını ben duyarım aşklardan kopuşların.
Çığlık çığlık uçup giden yorgun kuşların
Kanadı yine benim.
Yavuz Bülent Bâkiler
Annem ' Ben iyi biri ölünce üzülmüyorum ki, neticede nerede daha mutlu, burada mı orada mı, bilemeyiz. Hem neresi bizim asıl evimizdir ki? Geçici bir zaman için bulunduğumuz burası mi? Yoksa sonsuz bir hayatın beklediği orası mı? diyor.