“Çocuk dünyaya getirmek, insanla mutlak bir fikir birliği ortaya koymaktır. Çocuğumun olması şöyle demek gibi bir şey: Doğdum, hayatı tattım ve onu öyle güzel buldum ki tekrarlanmayı hak ediyor."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Düzen arzusu, insan dünyasını her şeyin çalıştığı, işlediği ve kişisel olmayan bir iradeye tabi olduğu cansız bir krallığa dönüştürmek ister.
Düzen arzusu aynı zamanda ölüm arzusudur, çünkü hayat daimi bir düzen ihlalidir. Ya da tam tersi, düzen arzusu, insanın insana duyduğu nefretin bedelini haklı çıkardığı erdemli bir bahanedir.
Aşk sevdiğimiz kadını nasıl daha güzel görmemizi sağlarsa, korktuğumuz kadının bizde uyandırdığı kaygı da onun yüzündeki en ufak kusuru bile gözümüze sokar…
…hayatı bize verildiği gibi kabul etmek, öngörülemeyeni kabul etmektir. Bir çocuk, öngörülemeyenin ta kendisidir. Nasıl biri olacağı, insana ne getireceği bilinmez ve tam da bu yüzden onu kabul etmek gerekir. Aksi halde yarım yaşarsınız, kıyıda yürüyen fakat yüzme bilmeyip sığ suda yürümeye çalışan biri gibi yaşarsınız, halbuki okyanus boyunuzu aşmadığı sürece gerçekten okyanus değildir.