Giriş Yap

Milan Kundera

Yazar
7.8
4.385 Kişi
16,2bin
Okunma
1.510
Beğeni
43,7bin
Gösterim
Reklam
·
Reklamlar hakkında

Hakkında

Milan Kundera, Çek-Fransız asıllı yazar. Kundera, 1 Nisan 1929'da Çekoslovakya'nın Brno şehrinde doğmuştur. 15 kitap yazmış, sayısız ödül almış, yazarlık mesleği yanında uzun yıllar müzik ve sinemayla profesyonel olarak uğraşmıştır. Yaşamını Paris'te, eşiyle birlikte sürdürmektedir. Yaşamı 1929 yılında, orta halli Kundera ailesinin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Ludvik Kundera (1891-1971), 1948-1961 yılları arasında Brno Müzik Akademisi müdürlüğü yapmış olan, ünlü müzikolojist ve piyanist Leoš Janaček'in öğrencisiydi. İlk piyano derslerini babasından aldı ve ilerleyen yıllarda kendisi de müzikoloji üzerine çalışmalar yaptı. Lise eğitimini 1948 yılında Brünn'de bitirdikten sonra, Charles Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde, edebiyat ve estetik üzerine eğitim gördü. İki dönem sonra Film Akademisi'ne geçti ve yönetmenlik konusunda ilk makalelerini yazdı fakat daha sonra çalışmalarını politik baskı yüzünden durdurmak zorunda kaldı. II. Dünya Savaşı'nın sonunda Komünist Parti'ye üye oldu. Ancak 1948'in şubat ayında partiden çıkarıldı. 1950 yılında da bir diğer Çek yazar Jan Trefulka Komünist Parti'ye karşı faaliyetlerde bulunmaktan, partiden uzaklaştırıldı. Trefulka o günlerde gerçekleşen olayları 1962 yılında yazdığı Pršelo jim štěstí (Onlardan Yükselen Mutluluk) romanında anlattı. Kundera'ysa o günlerde başına gelenleri bir şaka olarak görmüş olacak ki, partiden çıkarılma sürecinde başına gelenleri anlattığı kitabının ismini Žert (Şaka) koydu. 1956 yılında Komünist Parti'ye tekrar giren Milan Kundera, 1976 yılında ikinci kez, Vaclav Havel gibi ünlü yazarlar ve sanatçılarla birlikte partiden ihraç edildi. 1968'deki Rus istilasından sonra, Prag Müzik ve Sanatlar Akademisindeki görevinden uzaklaştırılan Kundera, politik baskılara dayanamayarak Fransa'ya göç etti ve 1981 yılında Fransa vatandaşı oldu. 1979 yılında yazdığı "Gülüşün ve Unutuşun" kitabının yayınlanmasının ardından Çekoslovak hükümeti Kundera'yı vatandaşlıktan çıkardı. 1980 yılında Gabriel Garcia Marquez'in aldığı Commonwealth Ödülü'nü, 1981 yılında Tennessee Williams'la paylaştı. En bilinen romanı Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği 1988 yılında Philip Kaufman tarafından sinemaya uyarlandı. 1983 yılında Michigan Üniversitesi tarafından fahri doktora unvanı verilen Kundera 1985 yılında da Kudüs Ödülü'ne layık görüldü. Çağımızın en başarılı düşünsel roman yazarı ve varoluşçuların sonuncusu olarak nitelendirilen Kundera'nın son kitabı "Bir Buluşma" 2009 yılında yayınlanıp 2010 yılında ise Türkçeye çevrilmiştir. Ödülleri Medicis Ödülü (Yaşam Başka Yerde) Mondello Ödülü (Jacques İle Efendisi) Commonwealth Ödülü Europa Literatura Ödülü Kudüs Ödülü
Unvan:
Çek-Fransız asıllı yazar
Doğum:
Brno, Çek Cumhuriyeti, Nisan 1929
Reklam
·
Reklamlar hakkında

İncelemeler

Tümünü Gör
336 syf.
·
11 günde okudu
·
3/10 puan
Es Muss Sein! (+18)
Arkadaşlar öncelikle kitabı inceleme yapmaya kesinlikle yaş sınırı muhabbeti ile başlamak istiyorum.(+18) veya (+21) yaş sınırı arasında gittim geldim.Yani (+18) olduğu kitabın garanti ama (+21) de olabilir.İncelememi de bu yaş altındaki arkadaşlar okumasın.Biliyorum bu tarz uyarılar o yaşlarda daha bir çekici geliyor ama bunu söylemem lazım.Çünkü yanlış zamanlarda yanlış kitaplar size hiçbir şey katmayacaktır.Hatta belki bazı şeyleri de sizden alıp götürecektir.Bu uyarımı lütfen ciddiye alın ve bu kitabı da, bu incelemeyi de okumayın! Şimdi incelememe rahat bir biçimde geçebilirim sanırım.Öncelikle
Milan Kundera
ile başlayacağım.Fransız bi yazar demek sanırım daha doğru onun için.Çek Cumhuriyeti vatandaşı olarak doğmuş ama uzun süreler hem topraklarına uzak, hemde elinden alınan vatandaşlığı sayesinde vatandaşlığına uzak bir hayat sürmüştür.Aklınıza
Nazım Hikmet Ran
geldi biliyorum.Nazım dan tek farkı onun hayatta iken, Nazım ise öldükten sonra vatandaşlığına tekrar kavuşması.Milan, ilk başlarda sadece Çekce yazdığı kitaplarını günümüzde sadece Fransızca dilini kullanarak devam etmektedir.2022 yılı itibari ile hala hayattadır.1929 doğumlu olduğunu düşünürsek, 93 yaşındadır günümüzde.Çek Komunist partisi üyesidir.Aynı zamanda 20 den fazla uluslararası ödül sahibidir kendileri.Nobel ödülünde ise adı defaatle geçmiş olmasına rağmen alamamıştır.Eserleri 40 dan fazla dile çevrilmiş bir kalemdir kendileri. Babası müzik eğitmeni olduğu için ona pianoyu çok küçük bir yaşta öğretmiştir.Buradan da Beethoven hikayesini nereden bildiği ve
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
kitabının ana sloganın nereden geldiğini daha iyi anlıyoruz.Milan sonrasında, Edebiyat eğitimi alır ve sağlam bir komunist olarak hayatına erken dönemlerde devam eder.22 senenin 14 senesi ağır olmak üzere hapis cezası alır.Nedeni ise devletle ilgili paylaşılmaması gereken belgelerin paylaşılımıdır.İkinci bir konu daha böylece gözümüze geldi.O da
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
kitabının baş kahramanının gazetede yazdığı yazıdan dolayı devleti karşısına alması ve imzaya zorlatılması hadisesi.O da ne yazık ki Milan için kötü bir tecrübesinin neticesi ortaya çıkmıştır.Aldığı cezaya itiraz edenlerin bir tanesi tanıdıktır.Evet o kişi Nobel ödüllü yazarımız
Orhan Pamuk
un ta kendisidir.Diğer önemli isimler ise
J. M. Coetzee
,
Gabriel Garcia Marquez
,
Nadine Gordimer
dir.Prag Baharı hadisesinin içinde aktif bir rol almıştır Milan.Sovyet işgali nedeni ile komunist düşünce Çekoslovakya da bitmiş ve kitaplarının satışı yasaklanmıştır.İşsiz kalmamak için farklı isimle gençler için hikayeler yazmış ve eski yeteneği müziğe geri dönmüştür.Bu dönemde eşi ile birlikte bir İtalyanın sayesiyle universitede iş bulur ve
Julio Cortazar
ile birlikte Fransız vatandaşı olurlar.İşte kitabımız
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
böyle bir dönemde yazılmıştır.1985 den beri konuşmaz.Açıklamalarını ise sadece yazılı olarak yapar sadece Milan. Peki kitaba gelelim o halde.
Friedrich Nietzsche
malumunuz Varoluşçuluk savunucularından en önemlilerinden biridir ve bize şunu der:"Bir kere geldin dünyaya,hayatın tektir, değiştirilmezdir, geriye döndürülmezdir ve bu nedenle tekrarlanmaz ve düzeltimez.Mutlak sorumluluk ile onu hafif yaşayıp risk ve hata ihtimalini minimalize edersin."der.Kitapta "das schwerste Gewicht" diye geçer bu konu. Tomas,eşinden yeni ayrılmış ve bir erkek çocuğu olan, çapkın bir cerrahtır.Sabina diye ressam bi sevgilisi vardır.Teresa diye bir barda çalışan kızla tanışır.Onunla daha sonradan aynı evde yaşamaya başlar ve onu kıskanmaya başladığı için evlenirler.Ama çapkınları da devam eder.Bir gazetede yazdığı yazıdan dolayı başı belaya girer. Kitap, 1982 de yazılmaya başlamış ve 1984 de ise basılmıştır.Çekcedir.Tomas, tutkulu ve çapkın aşık, Teresa ve Franz saf aşık, Sabina ise hafifi arayan aşıktır.Kitapta hafif olumlu, ağır ise olumsuz çizilmiştir.Tomas,sürekli birileri ile birlikte olsa da bu onun en sonunda Teresa ya tekrar geri gelmesini sağlar.Doyumsuz bir kişidir.Kitaptaki hiçbir karakter sevimli değildir.Hepsinin olumsuz tarafı ağır değil, çok ağır basmaktadır.Teresa, Tomas ı aldatır, Tomas hergün farklı bir kadınla Teresa yı, Franz kendi eşini aldatır, Sabina da herkesi aldatır.Kısaca al birini vur ötekine bir durum.Erotik betimlemeler hat safhadadır.Bazen argo ve çirkin sözcüklerde kitapta yerini alır.Kitaptaki hiçbir karakter doğru bi adım atamaz.Hepsi yanlıştır.Mesela Tomas ın yıllardır görmediği oğlu gelir ama oğlunu da aldatır.Yaa arkadaş! Kitabın adı neden Aldatmanın Dayanılmaz Ağırlığı yapmadın demeden kendimi alamadım. Şimdi diyeceksiniz ki adam bu kadar sevimsiz karakterleri bir kitaba doldurabildiyse bu da bir başarı değil mi diye.Kesinlikle haklısınız.Ama ben kitaptan bir şey almam lazım.Tek aldığım şu idi:"Devleti kendine düşman edersen, işin bir gün biter."mesajı olabilir.Bu da saçma bi mesaj olur. Aklınca kaderin ağırsa, hayatın hafif gidişatının,verdiğin hafif yanıtların bir anlamı yoktur mesajı vermek istemiş.Ama arkadaş bu böyle mi verilir? Hay Allah ım. Kitsch in bi bok muhabbeti var.Aşırı rahatsiz etti.Kötü olan şey reddedilmeli kafası.Ama burada da Tanrı kelimesi sürekli cümlenin içinde geçiyor.Sinirim bozuldu. Müzik kavramı a bakışı hoşuma gitti.Herkes kendinden bir şey bulur, dinlenen aynı ama netice farklı diyor.Yaş büyüdükçe bu zevk değişir, çünkü beklentiler,istenilenler de değişmiştir diyor. Kitabın sloganına da gelecek olursak : Muss es sein? Es muss sein! (Bu kavramı Beethoven dan duymuş olan yazar olmalı mı?olmalı şeklinde zor bir karar verecekken öyle olmalı şeklinde kullanıyor.) Kitapta, Anna Karenina ve Kral oidipus kitap isimleri sık sık karşımıza çıkıyor.Köpeklerinin ismi Karenin mesela. Kitapta aşk yok,sevgi yok,duygularda netlik yok,sevimli bi karakter yok,tam tersi üzüldüğün biri de yok,Franz a üzüleyim bari dedim,sonra karısını aldatana ben niye üzülüyom yaa dedim,hakettiğini buldu dedim,bi mesaj yok.Cinsellik harici elle tutulacak hiçbir şey yok.Kadın gene edebiyatın büyük sorunu metalaşmış,saygı,sevgi yok.Erkek aldatıyor,ama aldatılan kadın erkek öğrenmesin diye aldatırken 50 takla atıyor.Bir kitapta cinsellik sadece dozunda ve kitapla alakalı olmalı.Ama burada o da yok.Adam çapkın tamam anladık.Daha neden uzatıyorsunuz ki yani?Birde şöyle çapkın.Bir de böyle çapkın.Ha bi de böyle çapkın.Şunu söylemiş miydim şu şekilde çapkın.Tamam anladık yaa yeter.Tomas çapkın! 3 Oscar lı oyuncu Daniel Day-Lewis ve Juliette Binoche,Lena Olin in olduğu 1988 yapımı filmi de mevcuttur.Filmi sansürlü izledim yine de sevmedim.Oyunculuklar iyi ama senaryo kötü olunca yapacak bir şey yok. İlk kez bi kitaba 5 altı veriyorum.Kitaba puanım 3.
·
30 yorumun tümünü gör
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.14