Adı:
Kimlik
Baskı tarihi:
Temmuz 2013
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755108346
Kitabın türü:
Orijinal adı:
L'identite
Çeviri:
Aykut Derman
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Kimlik
Kimlik
Kimlik
Ünlü Çek yazarı Milan Kundera, bu kez ‘aşk’ı irdeliyor. Orta yaşlı bir kadın ve kendisinden küçük bir erkek, bu aşk’ın iki kahramanı. Akıllı, çağdaş, çalışkan, tutkulu ve güçlü bir kadın Chantal ile onun duygusal, serseri ruhlu, sorumsuz, ama sevimli sevgilisi Jean-Marc. Tutkuyla birbirine bağlı bu iki insanın aşkları eskimeye, yıpranmaya başlamıştır. İkisi de aralarındaki bağı sorgulamaya başlarlar. Güven duygusu, yerini kuşkuya bırakmıştır. Birbirlerini gözlemeye, küçük oyunlarla aşklarını sınamaya girişirler. Yaşamları tam bir karabasana dönüşür. Bir oyun gibi başlattığı küçük bir aldatmaca, genç adamın yaşamını altüst eder. İnsan ruhunun derinlerine inmeyi çok iyi bilen Milan Kundera, yalın ve duru anlatımıyla bu kez de kimlik sorununu işliyor. Chantal ile Jean-Marc’ın psikolojik saplantılarını gözler önüne seriyor, aralarındaki iletişimsizliği ustalıkla çözümlüyor...
Güven duygusu yerini kuşkuya bıraktığında, insanlar aşklarını sınamaya başladıklarında yaşamlar alt üst olur. Kimlik sorunu yaşamak kaçınılmaz olur.......
Yaşı ilerlemiş bir kadın olan Chantal ve ondan dört yaş küçük sevgilisi Jean-Marc arasında geçen bu kitapta, çiftin ilişkisi ele alınıyor. Erkeklerin artık kendisiyle ilgilenmediğini düşünen Chantal'a, bir gün isimsiz bir mektup gelir ve olaylar bununla başlar.

İlişkilerindeki yetersiz iletişimden kaynaklanan yanlış anlaşılmalar, çifti umulmadık sorunlara sürükler. Kitapta, yapılan bir davranış veya sözün, karşı tarafta nasıl farklı bir şekilde anlaşılabileceği üzerinde durulmuş. Bu apayrı düşünceler, aslında insanların birbirlerini ne kadar yanlış anlayabileceğini gözler önüne seriyor.

Kitapta en ilgimi çeken söz, gözü "bir bireyin kimliğinin yoğunlaştığı nokta" olarak belirtmesi. Dostluk üzerine çiftin arasında geçen konuşmalar da dikkat çekici. Gözlem gücü yüksek bir yazardan güzel bir kitap.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.348 Oy)19.113 beğeni43.538 okunma3.020 alıntı183.543 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.579 Oy)8.859 beğeni28.807 okunma850 alıntı140.121 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.436 Oy)3.934 beğeni13.017 okunma1.233 alıntı53.204 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.316 Oy)9.281 beğeni25.729 okunma1.840 alıntı119.212 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.921 Oy)8.879 beğeni26.413 okunma2.686 alıntı115.193 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.751 Oy)13.461 beğeni34.648 okunma3.418 alıntı146.556 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.595 Oy)9.102 beğeni25.428 okunma1.570 alıntı127.183 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.482 Oy)8.071 beğeni22.874 okunma847 alıntı90.153 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.042 Oy)6.392 beğeni16.884 okunma2.764 alıntı86.340 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.676 Oy)5.782 beğeni19.727 okunma847 alıntı101.581 gösterim
şüphe öyle sarsıcı bir duygudur ki hem sizin kimliğinizi değiştirir hem de karşınızdakinin tanıdığınız insan olmadığı algısıyla ona yeni bir kimlik biçersiniz; derinlikli başarılı bir eser...
↪Ne var ki duygulara kimse karşı koyamaz, oradadırlar ve her türlü bastırma girişiminden bağımsızdırlar.
İnsan, yaptığı bir hareket, söylediği bir söz yüzünden kendine kızabilir ama yaşadığı bir duygu yüzünden kızamaz, çünkü duygularımız üzerinde hiçbir gücümüz yoktur.↩


" Doğuştan sahip olunan güvensizlik, yalnızlık ve ürkü gibi duyguları, sevgililerin ya da eşlerin birbirlerinden sürekli olarak ve çoğu kez de bir felakete yol açacak bir biçimde saklandığını anlatırken... " Milan Kundera'nın Kimlik adlı romanında değindiği husus tam olarak bu idi.

Bu yargılar üzerinden ilerleyen Kundera fikirlerini, romanın kahramanları olan, orta yaşlı bir kadın ve kendisinden küçük bir erkeğin aşk ilişkisinde açıklamış.

İletişimsizlik, ilişkiler arasındaki bağ, güven sorunu, bireylerin kendi içlerinde asla yok edemedikleri yalnızlıkları, kuşkuları, düşüncelerde meydana gelen sapmalar, bu sorunların cinsel hazza etkisi de ele alınmış.

Evet, Milan Kundera'nın anlatımı duru, abartıdan uzak, tam da konusuna uygun şekillenen bir dil.
Fakat dilden gelen bu yalınlık ya da konuyu irdelerken yazardaki kuşkuculuk ya da tüm bunların da ötesindeki melankolik hava bana nedense itici geldi.
Romanda birçok noktada değinilen konuya gelecek olursak, kadın-erkek ilişkilerinde yaş farkı hususu çok yadırgamadığım bir nokta idi.
Bana Yamyamın Kızı adlı kitaptaki ufak bir kısmı hatırlattı. " Agatha Christie kırk yaşında iken yirmi beş yaşında bir gençle evlenmişti; Simon De Beauvoir genç çocuklarla tutkulu aşklar yaşamıştı.. " "... bu liste bitmek bilmez " Her ne kadar olgun erkeklerin genç kadınlar üzerindeki büyülü etkisini daha çok duysak da yine aynı şekilde olgun kadınlar da genç erkeklerin üzerinde bilinmez bir etkiye sahiptir.

Kundera'nın ustalığını bilenlerin pek de beğenerek okuyacaklarına garanti veremiyorum. Fakat okunursa farklı bir tat alınacağını düşünüyorum.
Kitap, Jean - Marc ' ın eşi Chantal' a Cyrano de Bergerac yöntemi ile yazdığı mektupların Chantal ' ın hayatında yarattığı değişiklikle beraber, kendinin düştüğü sıkıntılı durumu içeren, aynı zamanda sorgulamaya da yönelten bir roman.
'Kimlik' ile başla dedi, yayınevinin tezgahında bulunan kız, bir yandan da Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği elimde. Kundera'nın ilk okuduğum kitabı oldu böylece.
Farklı jenerasyondan iki insanın yaşadığı ilişki üzerinden yola çıkarak yaşadıkları yabancılaşma, kuşku dolu hissiyatlar ile girdikleri girdaplar ve bunun sonucunda da kimliklerindeki kaçınılmaz değişiminin alışık olmadığım bir üslupla anlatımı olan bir romandı. İlişki ile başlayıp bu kimlik değişimlerini hayatın geneline yaymak mümkün. Bunu hem etrafımızda hem kendimizde net olarak görebiliriz. Sevgilinizle, eşinizle olduğunuzdan farklı olarak iş yaşamında farklı bir yüze bürünürken, samimi arkadaşların olduğu bir ortamda bambaşka bir yüze bürünebiliyoruz. Buna çok yüzlülük denebilir belki.
Bunun yanında dostluğa, cinselliğe, devrime, aşka bakış akışı hep ters köşedir, kalıpların dışında bakar. Devrimi anlatırken tanrıya itaatten bahseder, aşkı anlatırken ağzımızdaki salgıdan, dostlar anı taşıyıcılarıdır, cinsellik ise kışkırtıcı derecede çekicidir.
Sırf tekdüze düşünceleri reddetmesi bile okumak için bir sebep oluşturabilir.
Yalnız kitapta bir ayrıntı dikkatimi çekti ki -di'li geçmiş zamanla şimdiki zaman arasında gidip gelmektedir, insanın bir miktar şaşırtıp sinirini bozmuyor değil.
Yazarın kendini sivri bir gizlilikle apaçık şekilde ortaya koyduğu sağlam ve öz fikirlerden oluşan kitap. Ayrica kahramanına da kitabın sonunda verdiği karar yüzünden de kırgınım.
Hayal ve gerçeğin aynı anda yaşandığı, içinde ki gizli arzuların/ isteklerin açığa çıkarılmasının doğruluğunu ve birlikteliğin aslında bir aşk hapishanesi olarak görebilirmiyizi sorgulatan bir kitap olarak
️Kundera'nın okuduğum ikinci kitabı bu. İmgeler ustası Kundera.
️Kundera'nın en belirgin özelliği tekdüze düşünceleri kabul etmeyip farklı bir bakışla bakmasıdır. Kurgu her zaman ikinci plandadır onda. İnsan zihnine ceset giydirip konuşturur çoğu zaman.
️Yaşı ilerlemiş bir kadın olan Chantal ve ondan dört yaş küçük sevgilisi Jean-Marc arasında geçen bu kitapta, çiftin ilişkisi ele alınıyor. Erkeklerin artık kendisiyle ilgilenmediğini düşünen Chantal'a, bir gün isimsiz bir mektup gelir ve olaylar bununla başlar.
️İlişkilerinde dile dökülmeyen duygulardan kaynaklanan yanlış anlaşılmalar çifti, beklenmeyen sorunlara ve umulmadık çözümlere sürüklüyor. Kitapta, yapılan bir davranış veya sözün, karşı tarafta nasıl farklı bir şekilde anlaşılabileceği üzerinde durulmuş.
️Şüphe öyle sıkıntılı bir haldir ki var olan kimliğinizi allak bullak eder. Tanımladığınız kimliklere yeni bir kimlik oluşturursunuz. Biraz yorucu gelse de başarılı bir eser. Keyifli okumalar. 🤓
Kimlik, en azından bizim bildiğimiz aklımıza ilk gelen anlamıyla yani en basit olarak, üzerinde yaşam boyu değişmez bilgilerin yer aldığı bir kağıt parçasıdır doğum tarihi, isim, anne adı, baba adı vb. İlginçtir ki hiçbirini kendimiz seçmemişizdir(doğum tarihimizi ismimizi...) halbuki o kağıt parçası hayatımız boyunca yanımızdadır, bizi 'sözde' tanımlar. Ama bu kitapta değişmeyen özellikler ve düşünceler yok, seçimsiz şeyler de yok, bir' kimlik ' de yok bir' arayış' var. Bir kadının' kimlik arayaşı' ...
Umarım herkes bir gün kimliğini alıp cüzdanına koymaktansa, kimliğini ' seçer'.
Bir dilencinin erotik idolü haline geldim. Çok gülünç bir Onur bu. Sonra kendi kendine düzeltiliyor:Peki bir dilencinin istekleri, neden bir ișadamınınki kadar saygıdeğer Olmasın? Umut beslemediği için, dilencinin istekleri ölçülmeyecek kadar değerli:özgür ve içtenlikle istekler. S. 90
Kundera'nın kaleminden güzel bir roman. Orta yaşı geçmiş bir kadın ve ondan genç sevgilisinin kimlik arayışları ve birbirine oynadıkları oyunun yarattığı karışıklık çok güzel anlatılmış.
Keyifle okuyun, kitapla kalın
Aynaların olmadığı bir dünyada yaşamış olduğunu farzet. Yüzünü düşleyecektin. Yüzünü sendeki bir şeyin bir tür dışa yansıması gibi tasarlayacaktın. Ve sonra sana 40 yaşlarında bir ayna verildiğini düşün. Ne biçim bir dehşete düşerdin biliyor musun? Bütünüyle yabancı bir yüz görecektin! Ve şimdi reddettiğin şeyi açık seçik anlayacaktın:
Yüzün sen değilsin!”
İnsan, yaptığı bir hareket, söylediği bir söz yüzünden kendine kızabilir, ama yaşadığı bir duygu yüzünden kızamaz, çünkü duygularımız üzerinde hiçbir gücümüz yoktur.
Aynaların olmadığı bir dünyada yaşamış olduğunu farz et. Yüzünü düşleyecektin. Yüzünü sendeki bir şeyin bir tür dışa yansıması gibi tasarlayacaktın. Ve sonra sana 40 yaşlarında bir ayna verildiğini düşün. Ne biçim bir dehşete düşerdin biliyor musun? Bütünüyle yabancı bir yüz görecektin! Ve şimdi reddettiğin şeyi açık seçik anlayacaktın:
"Yüzün sen değilsin!"
"Bu duygu onu kısa süre sonra korkutacaktı. Ne var ki duygulara kimse karşı koyamaz, oradadırlar ve her türlü bastırma girişiminden bağımsızdırlar. İnsan, yaptığı bir haraket, söylediği bir söz yüzünden kendine kızabilir, ama yaşadığı bir duygu yüzünden kızamaz, çünkü duygularımız üzerinde hiçbir gücümüz yoktur. Bu durumda elinden gelebilecek tek şey, kendi kendine bunun ne anlama geldiğini sormaktı."
Canına bile kıyamazdı, çünkü ihanet olurdu bu, beklemeyi reddetmek, sabrını yitirmek anlamına gelirdi.
"... düşündüğünden çok daha güçlü olduğunu söyledi kendi kendine."
Milan Kundera
Sayfa 88 - Can Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kimlik
Baskı tarihi:
Temmuz 2013
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755108346
Kitabın türü:
Orijinal adı:
L'identite
Çeviri:
Aykut Derman
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Kimlik
Kimlik
Kimlik
Ünlü Çek yazarı Milan Kundera, bu kez ‘aşk’ı irdeliyor. Orta yaşlı bir kadın ve kendisinden küçük bir erkek, bu aşk’ın iki kahramanı. Akıllı, çağdaş, çalışkan, tutkulu ve güçlü bir kadın Chantal ile onun duygusal, serseri ruhlu, sorumsuz, ama sevimli sevgilisi Jean-Marc. Tutkuyla birbirine bağlı bu iki insanın aşkları eskimeye, yıpranmaya başlamıştır. İkisi de aralarındaki bağı sorgulamaya başlarlar. Güven duygusu, yerini kuşkuya bırakmıştır. Birbirlerini gözlemeye, küçük oyunlarla aşklarını sınamaya girişirler. Yaşamları tam bir karabasana dönüşür. Bir oyun gibi başlattığı küçük bir aldatmaca, genç adamın yaşamını altüst eder. İnsan ruhunun derinlerine inmeyi çok iyi bilen Milan Kundera, yalın ve duru anlatımıyla bu kez de kimlik sorununu işliyor. Chantal ile Jean-Marc’ın psikolojik saplantılarını gözler önüne seriyor, aralarındaki iletişimsizliği ustalıkla çözümlüyor...

Kitabı okuyanlar 296 okur

  • Gaye Çolakoğlu
  • Elanur Sarı
  • Sdtkn
  • Gün İlke Yıldırım
  • Feritekin
  • Lost
  • Yasemin Ertem
  • Elif Orhan
  • Melike İnce
  • Drama Queen

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.8
14-17 Yaş
%1
18-24 Yaş
%21.2
25-34 Yaş
%33.7
35-44 Yaş
%26.9
45-54 Yaş
%10.6
55-64 Yaş
%1
65+ Yaş
%1.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%63.4
Erkek
%36.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9.8 (10)
9
%22.5 (23)
8
%26.5 (27)
7
%21.6 (22)
6
%5.9 (6)
5
%6.9 (7)
4
%1 (1)
3
%0
2
%0
1
%2 (2)