·
Okunma
·
Beğeni
·
2.958
Gösterim
Adı:
Kimlik
Baskı tarihi:
Temmuz 2013
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755108346
Kitabın türü:
Orijinal adı:
L'identite
Çeviri:
Aykut Derman
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Ünlü Çek yazarı Milan Kundera, bu kez ‘aşk’ı irdeliyor. Orta yaşlı bir kadın ve kendisinden küçük bir erkek, bu aşk’ın iki kahramanı. Akıllı, çağdaş, çalışkan, tutkulu ve güçlü bir kadın Chantal ile onun duygusal, serseri ruhlu, sorumsuz, ama sevimli sevgilisi Jean-Marc. Tutkuyla birbirine bağlı bu iki insanın aşkları eskimeye, yıpranmaya başlamıştır. İkisi de aralarındaki bağı sorgulamaya başlarlar. Güven duygusu, yerini kuşkuya bırakmıştır. Birbirlerini gözlemeye, küçük oyunlarla aşklarını sınamaya girişirler. Yaşamları tam bir karabasana dönüşür. Bir oyun gibi başlattığı küçük bir aldatmaca, genç adamın yaşamını altüst eder. İnsan ruhunun derinlerine inmeyi çok iyi bilen Milan Kundera, yalın ve duru anlatımıyla bu kez de kimlik sorununu işliyor. Chantal ile Jean-Marc’ın psikolojik saplantılarını gözler önüne seriyor, aralarındaki iletişimsizliği ustalıkla çözümlüyor...
Güven duygusu yerini kuşkuya bıraktığında, insanlar aşklarını sınamaya başladıklarında yaşamlar alt üst olur. Kimlik sorunu yaşamak kaçınılmaz olur.......
Yaşı ilerlemiş bir kadın olan Chantal ve ondan dört yaş küçük sevgilisi Jean-Marc arasında geçen bu kitapta, çiftin ilişkisi ele alınıyor. Erkeklerin artık kendisiyle ilgilenmediğini düşünen Chantal'a, bir gün isimsiz bir mektup gelir ve olaylar bununla başlar.

İlişkilerindeki yetersiz iletişimden kaynaklanan yanlış anlaşılmalar, çifti umulmadık sorunlara sürükler. Kitapta, yapılan bir davranış veya sözün, karşı tarafta nasıl farklı bir şekilde anlaşılabileceği üzerinde durulmuş. Bu apayrı düşünceler, aslında insanların birbirlerini ne kadar yanlış anlayabileceğini gözler önüne seriyor.

Kitapta en ilgimi çeken söz, gözü "bir bireyin kimliğinin yoğunlaştığı nokta" olarak belirtmesi. Dostluk üzerine çiftin arasında geçen konuşmalar da dikkat çekici. Gözlem gücü yüksek bir yazardan güzel bir kitap.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.040 Oy)17.415 beğeni39.335 okunma2.089 alıntı164.607 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.812 Oy)8.105 beğeni25.900 okunma618 alıntı126.110 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (3.948 Oy)3.473 beğeni11.652 okunma1.034 alıntı47.453 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.429 Oy)8.378 beğeni22.730 okunma1.432 alıntı105.019 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.191 Oy)8.105 beğeni23.876 okunma1.867 alıntı101.890 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.972 Oy)12.422 beğeni31.620 okunma2.732 alıntı131.996 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (6.941 Oy)8.332 beğeni23.136 okunma1.124 alıntı112.305 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.793 Oy)7.328 beğeni20.493 okunma678 alıntı79.099 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.500 Oy)5.775 beğeni15.167 okunma2.194 alıntı78.179 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.230 Oy)5.343 beğeni18.065 okunma687 alıntı91.864 gösterim
şüphe öyle sarsıcı bir duygudur ki hem sizin kimliğinizi değiştirir hem de karşınızdakinin tanıdığınız insan olmadığı algısıyla ona yeni bir kimlik biçersiniz; derinlikli başarılı bir eser...
↪Ne var ki duygulara kimse karşı koyamaz, oradadırlar ve her türlü bastırma girişiminden bağımsızdırlar.
İnsan, yaptığı bir hareket, söylediği bir söz yüzünden kendine kızabilir ama yaşadığı bir duygu yüzünden kızamaz, çünkü duygularımız üzerinde hiçbir gücümüz yoktur.↩


" Doğuştan sahip olunan güvensizlik, yalnızlık ve ürkü gibi duyguları, sevgililerin ya da eşlerin birbirlerinden sürekli olarak ve çoğu kez de bir felakete yol açacak bir biçimde saklandığını anlatırken... " Milan Kundera'nın Kimlik adlı romanında değindiği husus tam olarak bu idi.

Bu yargılar üzerinden ilerleyen Kundera fikirlerini, romanın kahramanları olan, orta yaşlı bir kadın ve kendisinden küçük bir erkeğin aşk ilişkisinde açıklamış.

İletişimsizlik, ilişkiler arasındaki bağ, güven sorunu, bireylerin kendi içlerinde asla yok edemedikleri yalnızlıkları, kuşkuları, düşüncelerde meydana gelen sapmalar, bu sorunların cinsel hazza etkisi de ele alınmış.

Evet, Milan Kundera'nın anlatımı duru, abartıdan uzak, tam da konusuna uygun şekillenen bir dil.
Fakat dilden gelen bu yalınlık ya da konuyu irdelerken yazardaki kuşkuculuk ya da tüm bunların da ötesindeki melankolik hava bana nedense itici geldi.
Romanda birçok noktada değinilen konuya gelecek olursak, kadın-erkek ilişkilerinde yaş farkı hususu çok yadırgamadığım bir nokta idi.
Bana Yamyamın Kızı adlı kitaptaki ufak bir kısmı hatırlattı. " Agatha Christie kırk yaşında iken yirmi beş yaşında bir gençle evlenmişti; Simon De Beauvoir genç çocuklarla tutkulu aşklar yaşamıştı.. " "... bu liste bitmek bilmez " Her ne kadar olgun erkeklerin genç kadınlar üzerindeki büyülü etkisini daha çok duysak da yine aynı şekilde olgun kadınlar da genç erkeklerin üzerinde bilinmez bir etkiye sahiptir.

Kundera'nın ustalığını bilenlerin pek de beğenerek okuyacaklarına garanti veremiyorum. Fakat okunursa farklı bir tat alınacağını düşünüyorum.
Kitap, Jean - Marc ' ın eşi Chantal' a Cyrano de Bergerac yöntemi ile yazdığı mektupların Chantal ' ın hayatında yarattığı değişiklikle beraber, kendinin düştüğü sıkıntılı durumu içeren, aynı zamanda sorgulamaya da yönelten bir roman.
'Kimlik' ile başla dedi, yayınevinin tezgahında bulunan kız, bir yandan da Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği elimde. Kundera'nın ilk okuduğum kitabı oldu böylece.
Farklı jenerasyondan iki insanın yaşadığı ilişki üzerinden yola çıkarak yaşadıkları yabancılaşma, kuşku dolu hissiyatlar ile girdikleri girdaplar ve bunun sonucunda da kimliklerindeki kaçınılmaz değişiminin alışık olmadığım bir üslupla anlatımı olan bir romandı. İlişki ile başlayıp bu kimlik değişimlerini hayatın geneline yaymak mümkün. Bunu hem etrafımızda hem kendimizde net olarak görebiliriz. Sevgilinizle, eşinizle olduğunuzdan farklı olarak iş yaşamında farklı bir yüze bürünürken, samimi arkadaşların olduğu bir ortamda bambaşka bir yüze bürünebiliyoruz. Buna çok yüzlülük denebilir belki.
Bunun yanında dostluğa, cinselliğe, devrime, aşka bakış akışı hep ters köşedir, kalıpların dışında bakar. Devrimi anlatırken tanrıya itaatten bahseder, aşkı anlatırken ağzımızdaki salgıdan, dostlar anı taşıyıcılarıdır, cinsellik ise kışkırtıcı derecede çekicidir.
Sırf tekdüze düşünceleri reddetmesi bile okumak için bir sebep oluşturabilir.
Yalnız kitapta bir ayrıntı dikkatimi çekti ki -di'li geçmiş zamanla şimdiki zaman arasında gidip gelmektedir, insanın bir miktar şaşırtıp sinirini bozmuyor değil.
Yazarın kendini sivri bir gizlilikle apaçık şekilde ortaya koyduğu sağlam ve öz fikirlerden oluşan kitap. Ayrica kahramanına da kitabın sonunda verdiği karar yüzünden de kırgınım.
Hayal ve gerçeğin aynı anda yaşandığı, içinde ki gizli arzuların/ isteklerin açığa çıkarılmasının doğruluğunu ve birlikteliğin aslında bir aşk hapishanesi olarak görebilirmiyizi sorgulatan bir kitap olarak
Kimlik, en azından bizim bildiğimiz aklımıza ilk gelen anlamıyla yani en basit olarak, üzerinde yaşam boyu değişmez bilgilerin yer aldığı bir kağıt parçasıdır doğum tarihi, isim, anne adı, baba adı vb. İlginçtir ki hiçbirini kendimiz seçmemişizdir(doğum tarihimizi ismimizi...) halbuki o kağıt parçası hayatımız boyunca yanımızdadır, bizi 'sözde' tanımlar. Ama bu kitapta değişmeyen özellikler ve düşünceler yok, seçimsiz şeyler de yok, bir' kimlik ' de yok bir' arayış' var. Bir kadının' kimlik arayaşı' ...
Umarım herkes bir gün kimliğini alıp cüzdanına koymaktansa, kimliğini ' seçer'.
Kundera'nın kaleminden güzel bir roman. Orta yaşı geçmiş bir kadın ve ondan genç sevgilisinin kimlik arayışları ve birbirine oynadıkları oyunun yarattığı karışıklık çok güzel anlatılmış.
Keyifle okuyun, kitapla kalın
Okuduğum ilk Milan Kundera kitabıydı ve bir daha okuyacağımı sanmıyorum. Benim için tamamen zaman kaybı olan bir kitaptı. Olay örgüsü zayıf karakterler vasat hatta vasatın bile altında...
Aşk üzerine yazılan kitapta şüphe,kuşku ve güvensizlik duyguları işlenmiştir. Kendinden büyük bir adamla aşk yaşayan bir genç kadın kitabın ana karakterleri. Aralarına giren ayrılık sonrası yıllar sonra bir araya gelirler. Herşey eskisi gibi değildir. Neden?
Aynaların olmadığı bir dünyada yaşamış olduğunu farzet. Yüzünü düşleyecektin. Yüzünü sendeki bir şeyin bir tür dışa yansıması gibi tasarlayacaktın. Ve sonra sana 40 yaşlarında bir ayna verildiğini düşün. Ne biçim bir dehşete düşerdin biliyor musun? Bütünüyle yabancı bir yüz görecektin! Ve şimdi reddettiğin şeyi açık seçik anlayacaktın:
Yüzün sen değilsin!”
İnsan, yaptığı bir hareket, söylediği bir söz yüzünden kendine kızabilir, ama yaşadığı bir duygu yüzünden kızamaz, çünkü duygularımız üzerinde hiçbir gücümüz yoktur.
"Bu duygu onu kısa süre sonra korkutacaktı. Ne var ki duygulara kimse karşı koyamaz, oradadırlar ve her türlü bastırma girişiminden bağımsızdırlar. İnsan, yaptığı bir haraket, söylediği bir söz yüzünden kendine kızabilir, ama yaşadığı bir duygu yüzünden kızamaz, çünkü duygularımız üzerinde hiçbir gücümüz yoktur. Bu durumda elinden gelebilecek tek şey, kendi kendine bunun ne anlama geldiğini sormaktı."
Canına bile kıyamazdı, çünkü ihanet olurdu bu, beklemeyi reddetmek, sabrını yitirmek anlamına gelirdi.
Bir hafta sonra, kocası şöyle demişti: “Depresyona girmeni istemiyorum. Hemen bir çocuk yapmalıyız. Sonra, unutursun.” Unutursun: Bir başka formül bulmaya çalışmıyordu bile. Ondan ayrılma düşüncesi işte o anda kafasında doğdu.
"... düşündüğünden çok daha güçlü olduğunu söyledi kendi kendine."
Milan Kundera
Sayfa 88 - Can Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kimlik
Baskı tarihi:
Temmuz 2013
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755108346
Kitabın türü:
Orijinal adı:
L'identite
Çeviri:
Aykut Derman
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Ünlü Çek yazarı Milan Kundera, bu kez ‘aşk’ı irdeliyor. Orta yaşlı bir kadın ve kendisinden küçük bir erkek, bu aşk’ın iki kahramanı. Akıllı, çağdaş, çalışkan, tutkulu ve güçlü bir kadın Chantal ile onun duygusal, serseri ruhlu, sorumsuz, ama sevimli sevgilisi Jean-Marc. Tutkuyla birbirine bağlı bu iki insanın aşkları eskimeye, yıpranmaya başlamıştır. İkisi de aralarındaki bağı sorgulamaya başlarlar. Güven duygusu, yerini kuşkuya bırakmıştır. Birbirlerini gözlemeye, küçük oyunlarla aşklarını sınamaya girişirler. Yaşamları tam bir karabasana dönüşür. Bir oyun gibi başlattığı küçük bir aldatmaca, genç adamın yaşamını altüst eder. İnsan ruhunun derinlerine inmeyi çok iyi bilen Milan Kundera, yalın ve duru anlatımıyla bu kez de kimlik sorununu işliyor. Chantal ile Jean-Marc’ın psikolojik saplantılarını gözler önüne seriyor, aralarındaki iletişimsizliği ustalıkla çözümlüyor...

Kitabı okuyanlar 272 okur

  • betül
  • Yağmur ATAMAN
  • Anlattım Bozukluğu
  • Ferman Ozben
  • Yagmur dmr
  • Giz
  • Defne Eda
  • La sagrada familia
  • Seher Tuğçe Şahin
  • Bilal Alas

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.8
14-17 Yaş
%1
18-24 Yaş
%21.2
25-34 Yaş
%33.7
35-44 Yaş
%26.9
45-54 Yaş
%10.6
55-64 Yaş
%1
65+ Yaş
%1.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%63.4
Erkek
%36.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10.5 (10)
9
%22.1 (21)
8
%27.4 (26)
7
%23.2 (22)
6
%6.3 (6)
5
%7.4 (7)
4
%1.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%2.1 (2)