Adı:
Gülünesi Aşklar
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
246
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750702259
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Smesne Lasky
Çeviri:
Serdar Rifat Kırkoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Milan Kundera, bütün yapıtları arasında en çok Gülünesi Aşklar'ı büyük keyifle, zevkle yazmış olduğunu söyler. Yedi öyküden oluşan bu kitapta, yazarın daha sonraki romanlarında geliştireceği aşk, yalan, yanılsama gibi temaların özünü, özgün ve yenilikçi anlatım tekniklerini bulmak mümkün. Hayatı, yanılsamalar üzerine kurulu bir parodi olarak sunduğu Gülünesi Aşklar'daki öyküler, 1958 ile 1968 arasında yazılmış. Milan Kundera, o eşsiz kara mizahı ve ironisiyle kahramanlarının kimlik sorunlarını, oyun gibi başlayan cinsel yanılsamalarını, trajik bir tutsaklıktan başka bir şey olmayan erotik güç tutkularını işliyor, cinsellik ve erotizmi benzersiz gözlem gücü ve duyarlılığıyla, kusursuz bir estetik düzeye oturtarak işliyor. Bu öykülerin her birinde 'gülünesi aşklar' yer alıyor, ya da gerçek aşk oyunları. Yirminci yüzyıl edebiyatına damgasını vuranlardan olan Çek yazar Milan Kundera'nın Gülünesi Aşklar'ı, zamana karşı durabilen bir başyapıt.
(Arka Kapak)
Gülünesi Aşklar, Kundera'nın hikayelerinden oluşan bir kitap. Eğlenceli, ironik, akıcı...Dikkatimi çeken husus, Kundera'nın erkek kahramanları zaman zaman birbirinin kopyası gibi. Sanki hepsi "Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği"ndeki Tomas'ın klonlanmış versiyonları gibi. Kundera'yı seviyorum, zira cesur bir adam Kundera, cesur olmasaydı erkekler dünyasını bu kadar aşikâr bir şekilde anlatamazdı kanımca.
"Her insan hayatı hesaba sığmaz anlamlar taşır."

"Ah, bayanlar baylar, insan hiçbir şeyi, hiçbir kimseyi ciddiye alamayınca yaşamak ne kadar da hüzün verici!"

Milan Kundera'nın 1958-68 arasında yazmış olduğu yedi hikayenin birleşmesiyle oluşturulan kitap, aslında farklı yerlerde geçen bu iki cümleyle de özetlenebilir. Kundera'nın "yazarken en zevk aldığım romanım" dediği kitap bende aynı etkiyi uyandırmadı. Bunun en önemli nedeni kitaptaki karakterlerle ciddi anlamda bağ kuramamam oldu sanırım. Son bölüm olan "Edward ve Tanrı" parçasını çıkarırsak kitapta şaşırtıcı hiçbir şey yok. Kundera'da alıştığımız üzere, kimlik sorunları, cinsellik ve ikili ilişkiler yoğun bir şekilde işleniyor. Her bölümde de hayata dair önemli düşüncelerin yer aldığını söyleyebiliriz. İlk altı bölümde şahsen beni en çok etkileyen "Kolokyum" bölümü oldu. Beş karakterin de iç dünyalarını, olaylar karşısında tepkilerini çok hoş okuyoruz.

Son bölüm ayrı bir şekilde değinilmeyi hak ediyor, ayrıca güzel bir sinema filmine de ilham verebileceğini düşünüyorum... Bir köyde genç bir öğretmen olan Edward, daha sonra sevdiği kız, Tanrı, müdüre, mesleği ve vicdanı arasında kalıyor. Bu kısa öykü "Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği" gibi uzun bir romana da dönüştürülebilirdi, hoş olurdu bence...
Kundera’dan hepimizin rahatlıkla kendimizden parçalar bulabileceğimiz ama bir yandan da tuhaf hatta komik/gülünesi bulacağımız aşklara dair hoş öyküler (toplam yedi öykü).Tümünü keyifle okudum diyebilirim.

Ben esasen ‘romancı’ biriyimdir, öyküleri detaylı değerlendirmesem sanırım daha uygun olacak. Ama şunu belirtmeden geçmiş olmayım: Kundera’ya öykücülük çok yakışmış. Şöyle ki, Kundera aşk, kadınlar, ilişkiler, cinsellik gibi konuları hem özgün hem de ustalıklı şekilde işleyebiliyor. Bu temaları kısa yaşam kesitlerine uygulamak da harika sonuçlar ortaya çıkarmış.

Bu Kundera’nın okuduğum ikinci kitabı oldu, bu kitapla kendisine beğenim pekişti. Kundera’nın iki kitabını daha okunacaklar listeme alıyorum (biri “Ölümsüzlük” diğeri “Gülüşün ve Unutuşun Kitabı”).
Hiç Kimse Gülmeyecek, Sonsuz Arzunun Altın Elması,Otostop Oyunu, Kolokyum, Yaşlı Ölüler Yerlerini Genç Ölülere Bıraksınlar, Dr.Havel Yirmi Yıl Sonra, Edward ile Tanrı isimli yedi kısa öyküden oluşan kitap okuduğum ikinci Milan Kundera kitabı. Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği ile tanıştığım yazarı akıcı anlatımı ve Rus işgalinden sonra değişen ülke şartlarını hikayeleri ile süsleyerek anlatış tarzı kitapla daha çabuk bütünleşmenizi sağlıyor. Kendi kahramanlarının yanı sıra gününün koşulları ve tarihe damgasını vuran iyi, kötü karakterler le yaşadığı dönemin gerçek kahramanları da kitaplarında yer buluyor. Ve o günün siyasi yapısı hakkında da bilgi sahibi olabileceğiniz realiteye yakın kitaplar olması sebebi ile keyifle okumaya devam edeceğim yazarlardan biri olarak listemde ki yerini aldı.
Kundera’nın yazarken en çok keyif veren kitabım dediği Gülünesi Aşklar, bahsettiği kadar ciddi eğlenceli bir kitap, acayip keyif aldığımı söylemeliyim. 7 farklı öyküden oluşan kitabın ana teması adından da anlaşılacağı üzere ‘aşk’ ama bildiğimiz saf duyguları ihtiva eden, zengin kız fakir oğlan edebiyatında, kalbin derinliklerinden akan bir ‘adrenalin’ nehri etkisinde olan bir ‘Aşk’ değil. Klişeleşmiş kalıpların dışında, daha çok ‘testesteron ve östrojen’ hormanları etkisinde, şuanda bulunduğumuz zaman dilimi içerisinde karşılaşma olasılığımız daha yüksek olan; sevgi, güzellik anlayışı, sadakat kavramlarının hasıraltı edildiği; bunun yanında cinsel oyunlar, metreslik, Don Juanlık, erotizm, aldatma, baştan çıkarma gibi kavramların yükseldiği ve yüklendiği ‘Aşk’ yani Kundera tabiriyle ‘Gülünesi’ olanlar. Hal böyle olunca farklı bir lezzet hissetmemek elde değil.

Varoluşçuların sonuncusu olarak nitelendirilen Kundera’nın aynı zamanda bundan sonra yazacağı kitaplar için de bazı düşüncelerin tohumlarını attığı belirtilir:
‘’Evlilik hayatımda mutlu olma, bu nedenle de boşanamama talihsizliğine sahibim. Ve, aşkta da, mutsuzum, çünkü ne yazık ki, sevdiğim kadın buradaki doktordan başkası değil. Ama yine de, yeryüzünde olmaktan mutluyum.
Doğru, doğru, dedi kadın doktor başhekime, alışılmadık bir sevecenlikle. Ben de yeryüzünde olmaktan mutluyum’’

Hemen hemen her hikâyesi aynı zamanda kara mizah konusudur kitabın, oyun gibi başlayıp saçma sapan bir hal alan ilişkilerden, tanrının varlığını sorgulamaya kadar uzanan geniş yelpazede çalan bir absürd komedidir. Beni en çok güldüren ve eğlendiren ise Edward ve Tanrı olmuştur ki tekrar tekrar okuyasım gelir. 15 dakikalık tutku için insanın nasıl değerlerden, prensiplerden, yıkılmaz denen kalelerden, aşılmaz denen ön yargılardan bir anda vazgeçebileceğini süper bir mizahla anlatmaktadır.

Kitabı okurken nedense bir hissiyat belirdi ki bu karakterler içerisinde sanki Kundera hep bir yerlerdeydi; yoksa bu kadar alaycı ve içten, gerçeklere bu kadar yakın bir öyküleme pek mümkün gelmedi bana. Muzip bir gülümsemeyle’’ Seni gidi Kundera seni ‘’ derken buldum kendimi :)

‘Aşk’ın değer eleştirisini acımasızca yapan, karanlık yüzünü gösteren bu farklı ve eğlenceli kitabı ben sevdim, tavsiye ederim.
Kundera, yapıtları arasında en çok keyif ve zevkle yazdığını söylediği bu kitabıymış. Genelde Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği ile anılır, lisans tezimi hazırlarken bu kitabından yararlanmıştım ve dili çok hoşuma gitmişti.

Bu kitabı da 7 kısa öyküden oluşuyor, içerisinde aşk bulunan ve kimi yerleri ağlamaklı kimileri ise gerçekten de gülünesi aşklar. Yazarın gözlem yeteneği ortaya çok net çıkmış, betimlemeleri hoşuma gitti. Yer yer cinsel öğeler de yok değil ama çok rahatsız edecek tarzda değil.
Dilinin sadeliği ve akıcılığı kolay okumanıza yardımcı oluyor.
Benim için kısa bir mola oldu bu kitap, en son kitabım biraz beni sıkmıştı, zihnimi dağıtmama fırsat verdi.
Aşk üzerine kurgulanmış öykülerden oluşmaktadır. Kundera'nın her cümlesi dipsiz bir kuyu gibi sizi karanlığa çeker ve her cümlesini sorgulamaya başlarsınız. Kalemi ağırdır biraz ama çok güzel yazar.
Kitap 7 farklı hikayeden oluşuyor. Ortak özellikleri, hepsinde kadın-erkek ilişkileri ve aşk konusu işlenmiş. Bazı hikayelerde gülünç bir ilişki anlatılırken, bazısında anlatılan ilişkiler ise daha fazla cinsellikle anılıyor. Bazı hikayelerde ise, kişilerin birbirlerine olan sevgi ve aşk'larını sınarken, nasıl olup da birden birbirinden soğudukları ve vazgeçtiklerini görebiliyoruz. Çok güzel örgülenmiş hikayeler bizim toplum değerlerimizle örtüşmese bile ilişkilere farklı bakış açısı kazandırması açısından okunabilir. Keyifli okumalar..
Birbirinden eğlenceli yedi öyküden oluşan bu kitapta farklı açılardan yedi kadın/erkek ilişkisi inceleniyor. Milan Kundera bile en çok bu kitabını yazarken keyif aldığına göre okurken böylesine keyif almış olmam gayet doğal herhalde. Öyle ki 'Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği'nden bile çok sevdim. Kesinlikle tavsiye ederim. =)
ikili ilişkiler hakkında yazılmış renkli ve nefes kesen hikayeler. Beni en çok otostop oyunu etkilemişti.. Alın ve okuyun,pişman olmayacaksınız.
Gülünesi aşklar, Edward ve Tanrı öyküleri en sevdiğim öyküleri oldu bu kitapta. Kundera'nın öykücülüğü üst seviyede. Müthiş nüktedan. Bol bol erotizm ve çapkınlık içeriyor. Erotik öğeler bayağı değil. Bu kadar çok çapkınlık hikayesi fazla geldi üst üst üste okununca. Otostopçu ve doktorlu olan öyküsünü tekrar okumak gerek. Kitabında kullandığı mizahi dili çok beğendim. Hikayelerde "ben" karakteri yok. 3. şahıs gözüyle anlatıyor. Sanki biraz kendi yaşamış da bu olayları suçu başkasına atarmış gibi. Kundera deyince aklıma oyun ve kara mizah geliyor. Kesinlikle edebi değeri yüksek ve okuması bir o kadar eğlenceli bu kitabı herkese tavsiye ederim.
Yazar tüm anlatımlarında karakterlerle ile ilgili verdiği ekstra bilgilerle ortamı koklamama ve kişinin psikolojisine daha çok hakim olmama yardımcı oldu. Anlatım dilini oldukça beğeniyorum Milan Kundera'nın "varolanın" doğallığını olduğu gibi yansıtabilme yeteneğine sahip ender yazarlardan bence. Oldukça keyifli bir kitaptı.
Ah, bayanlar baylar, insan hiçbir şeyi, hiçbir kimseyi ciddiye alamayınca yaşamak ne kadar da hüzün verici!
Tanrı'ya ihanet edebilen bir kimse, bir insana yüz kere daha fazla ihanet edebilir!
Milan Kundera
Sayfa 197 - Ayrıntı Yayınları
Eğer insan yalnızca bilincine vardığı şeylerden sorumlu olsaydı, alıklar her türlü hatadan peşin peşin arınmış olurdu.
Milan Kundera
Sayfa 83 - Ayrıntı Yayınları
Ama hayatta her zaman şöyle olur: İnsan belli bir piyeste oynadığına inanır ve bu arada o hiç farkında olmadan dekorların gizli gizli değiştirildiğinden kuşku duymaz, öyle ki bilmeden kendini bambaşka bir gösterinin ortasında bulur.
''İnsanların yüzüne karşı gerçeği söylemekte ısrar edersen onları ciddiye alıyorsun demektir. Bu kadar önemsiz bir şeyi ciddiye almak ise insanın tüm ciddiyetini kaybetmesi demektir.''

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gülünesi Aşklar
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
246
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750702259
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Smesne Lasky
Çeviri:
Serdar Rifat Kırkoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Milan Kundera, bütün yapıtları arasında en çok Gülünesi Aşklar'ı büyük keyifle, zevkle yazmış olduğunu söyler. Yedi öyküden oluşan bu kitapta, yazarın daha sonraki romanlarında geliştireceği aşk, yalan, yanılsama gibi temaların özünü, özgün ve yenilikçi anlatım tekniklerini bulmak mümkün. Hayatı, yanılsamalar üzerine kurulu bir parodi olarak sunduğu Gülünesi Aşklar'daki öyküler, 1958 ile 1968 arasında yazılmış. Milan Kundera, o eşsiz kara mizahı ve ironisiyle kahramanlarının kimlik sorunlarını, oyun gibi başlayan cinsel yanılsamalarını, trajik bir tutsaklıktan başka bir şey olmayan erotik güç tutkularını işliyor, cinsellik ve erotizmi benzersiz gözlem gücü ve duyarlılığıyla, kusursuz bir estetik düzeye oturtarak işliyor. Bu öykülerin her birinde 'gülünesi aşklar' yer alıyor, ya da gerçek aşk oyunları. Yirminci yüzyıl edebiyatına damgasını vuranlardan olan Çek yazar Milan Kundera'nın Gülünesi Aşklar'ı, zamana karşı durabilen bir başyapıt.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 193 okur

  • TANJU KAYAOĞLU
  • Metin Yılmaz
  • Tuğçe Kapramcı
  • İlayda
  • Gaye Kuşcu
  • Bey Böyrek
  • Rana BULUT
  • Şebnemmm
  • nejla güldalı
  • Su

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.9
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%13.2
25-34 Yaş
%32.9
35-44 Yaş
%38.2
45-54 Yaş
%11.8
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%66.9
Erkek
%33.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.9 (8)
9
%14.9 (10)
8
%34.3 (23)
7
%23.9 (16)
6
%10.4 (7)
5
%1.5 (1)
4
%3 (2)
3
%0
2
%0
1
%0