Bilmemek

7,5/10  (30 Oy) · 
70 okunma  · 
21 beğeni  · 
1.302 gösterim
1968. Prag'da Sovyet tankları. Prag Baharı'nın sonu gelmiştir. Yurdundan ayrılan pek çok göçmenden biri de Irena'dır. Kocasıyla birlikte Paris'e yerleşen Irena, onun ölümüyle yalnız kalır. Kendine yurt edindiği bu yerde duygularını, özlemlerini anlayacak, 'bilecek' kimse yoktur. Yıllar sonra, soğuk savaşın bitimiyle birlikte, eski yurdunu sık sık ziyaret etmeye başlar. Bu yolculuklarından birinde havaalanında yine eski bir göçmen olan Josef'le karşılaşır. Josef, onun bir türlü kopamadığı, ama yabancılaştığı geçmişinden bir sayfadır. Bütünüyle farklı nedenlerle çıktıkları Prag yolculuğu, Irena ile Josef'in yurtsuzluklarına, özlemlerine yeni halkalar ekleyecektir. Bilmemek, hatırlama üzerine, yalnızlık, yabancılaşma, yurtsuzluk, bellek ve unutuş üzerine bir roman. Yoğunluk, derinlik, duyarlık ve yorum açısından Milan Kundera'nın en önemli yapıtlarından olduğu kesin. İnsanlığın en güncel sorunlarından biri haline gelen 'göçmen olma' durumunu psikolojik ve siyasal kalıplar içinde tutkuyla inceleyen Milan Kundera, romanına kendi kişisel tarihini de ilk kez bu kadar açıkça katmış. 20'nci yüzyıla damgasını vuran yazarlardan olan Milan Kundera'nın bu son romanı, yaşadığı ve yazdığı ülke olan Fransa'dan önce Türkiye'de ve Türkçe yayınlanıyor.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    2014
  • Sayfa Sayısı:
    133
  • ISBN:
    9789750701221
  • Orijinal Adı:
    L'ignorance
  • Çeviri:
    Aysel Bora
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nurhan Işkın 
11 Şub 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 7/10 puan

Eser, İrena'nın, Bohemya'dan sığınmacı olarak Paris'e yerleşmesini konu alıyor. Yıllar sonra, gittiği ülkesinde kendi kültürüne ne kadar yabancılaştığını bizzat yaşayarak deneyimliyor...

Josef ile bir Prag yolculuğu esnasında karşılaşan Irena onun geçmişinden biri olduğunu bilse de Josef için bir yabancıdan farksızdır...

İrena, annesi ile yaşadığı çekişmeler ve sıla hasreti ile yaşamaya çalışırken, Josef'i hayatının içinde isteyerek ona kendini hatırlatmayı başaracak mıdır?

Josef'in eline geçen lise günlüğü kendi ile ne kadar yabancılaştığını anlamasına katkı sağlasa da geçmişini merak etmekten ve hatırlayamadığı ergenlik dönemini okumaktan da geri kalmayacaktır...

Eser biraz karışık, ilk sayfalarda tarihi bilgiler verilmiş sonrasında ise iki karakter ağzından yazıldığı için biraz sıkılarak okudum...

Özge Uzun 
12 Nis 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Şaşırtıcı bir sonu olan kitaplardandı. Yazarın kendine has tarzı insanın kitaptan ayrı bir edebi haz almasını sağlıyor. Ancak birinci kişi ağzından yazılsa daha az karışık ve daha sürükleyici olacağını düşünüyorum. Tabi birinci kişi ağzından yazılmadığı için çok daha fazla şey öğrendim.

Nemesis 
 05 May 17:12 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Tek kelimeyle hayran kaldım ve okumak için niye bu kadar geciktim diye hayıflandım... İnsan doğasını, ruhunu bu denli iyi tanıyan ve oldukça yalın bir dille aktaran bir yazar, keyifle ve bir çırpıda okuyacağıniz kısa ama dolu dolu bir eser... Ne diyoruz o zaman gelsin sıradaki Kundera'lar :)

mustafa tamer akder 
09 Mar 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Genel olarak yazarın edebi dilinden etkilendim. Arada felsefi düşünceleri serpiştirmesi çok hoşuma gitti. Konu kısmı bana yabancı (Bırakın başka bir ülkede yaşamayı , başka bir şehirde bile yaşamadım. :D) olduğu için karakterlerin duyguları güzel yansıtması bu konuda empati yapmamı sağladı. Kurgu konusunda geçişlerde biraz sıkıntı yaşam da sonradan hepsini toparlayabiliyorsunuz.
Özel olarak gurbet konusunu iki cinsiyet üzerinden işlemiş yazar. Kendine özüne yabancılaşmanın ne demek olduğunu çok güzel yansıtmış. Beni etkileyen olay ana dilin ne demek olduğunu ve ne kadar önemli olduğunu hissediyorsunuz. Milan Kundera ile en az bir kitap ile tanışması gerektiğini düşünüyorum.

kübra aslan 
06 Mar 06:48 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

1968. Prag'da Sovyet tankları. Prag Baharı'nın sonu gelmiştir. Yurdundan ayrılan pek çok göçmenden biri de Irena'dır. Kocasıyla birlikte Paris'e yerleşen Irena, onun ölümüyle yalnız kalır. Kendine yurt edindiği bu yerde duygularını, özlemlerini anlayacak, 'bilecek' kimse yoktur. Yıllar sonra, soğuk savaşın bitimiyle birlikte, eski yurdunu sık sık ziyaret etmeye başlar. Bu yolculuklarından birinde havaalanında yine eski bir göçmen olan Josef'le karşılaşır. Josef, onun bir türlü kopamadığı, ama yabancılaştığı geçmişinden bir sayfadır. Bütünüyle farklı nedenlerle çıktıkları Prag yolculuğu, Irena ile Josef'in yurtsuzluklarına, özlemlerine yeni halkalar ekleyecektir. Bilmemek, hatırlama üzerine, yalnızlık, yabancılaşma, yurtsuzluk, bellek ve unutuş üzerine bir roman. Yoğunluk, derinlik, duyarlık ve yorum açısından Milan Kundera'nın en önemli yapıtlarından olduğu kesin. İnsanlığın en güncel sorunlarından biri haline gelen 'göçmen olma' durumunu psikolojik ve siyasal kalıplar içinde tutkuyla inceleyen Milan Kundera, romanına kendi kişisel tarihini de ilk kez bu kadar açıkça katmış.

Uğur Erdoğan 
11 Mar 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Ülkelerinden göç etmek zorunda kalan iki insanın hikayesini anlatıyor.Tekrar geriye döndüklerinde artık ülkeleri eskisi gibi değildir.Belki de onlar için hiçbir yer artık evimiz diyebileceği yer değildir.İnsanların kendi kimliklerinden uzaklaştıktan sonra yaşadıklarını etkili bir şekilde yansıtıyor.
Yazarın okuduğum ilk kitabı.Kitapta ana konunun yanında değişik düşüncelerle ilgili bilgiler de veriyor.Göç ettikten sonra boşluğa düşen insanların yaşamlarını merak ediyorsanız okumanızı tavsiye ederim.

Pelin Tunç 
27 Haz 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

Hepimiz bir an için bulunduğumuz andan farklı, uçsuz bucaksız yerlerde olduğumuzu hayal etmişizdir. Bunun birçok sebebi vardır illaki. Fakat en temel sebebi o an için yaşadığımız çevrede mutlu ve huzurlu olmayışımızdır. Böylelikle kısa süreli hayal ile andan koparak fizyolojik ve psikolojik olarak rahatlarız. Bu duruma savunma mekanizması da diyebiliriz. Bazen huzursuzluk daha ağır basar, ülke geneli huzursuzluk ve güvenlik koşulunun sağlanamaması yurdu terk etmeye zorlar. Kısacası geleceğim konu günümüzünde esaslı sorunu mülteci olmak ! Hele kopuk ilişkilerden oluşma aile faktörü varsa ülkeyi ilk terk edenler arasında onlar olur.
Kitabın iki baş karakteri de bu sınıflamaya giriyor. Esas sebebi 1968 yılında Çekoslovakya'yı işgal eden Sovyet Rusya'dan kaçmak olarak gösterilse de Milan Kundera araya girerek karakterleri derinlemesine inceler ve gerçeği gözler önüne serer.
Ruhu esir olmuş insanların tek çıkış yolu mülteci olmak. Bu da geçmişi bilmemekten geçer. Yine bir savunma mekanizması olan Bastırmak.

Zülfü Livaneli'nin Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm'ünü hatırlattı bana. Okumanızı tavsiye ederim.

hamlet 
17 Şub 21:43 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Prag'da Sovyet ile savaşın başlaması üzerine ülkelerinden göç etmek zorunda kalan İrina ve eşi Paris'e yerleşir. Ancak daha sonra eşini kaybeden İrina kendini giderek yalnız hissetmeye başlar. Yaşadığı şehirde onun duygularını anlayacak insanların olmadığını düşünür. Soğuk savaşın bitimiyle eski ülkesini ziyaret etmeye başlar. Josef ile bu ziyaretleri sırasında karşılaşır. Josef onun için kopamadığı geçmişinden bir sayfadır. Josef de onu gibi eski bir göçmendir. Bu ikisinin yakınlaşmasına bir zemin oluşturur. Kitapta İrina'nın annesiyle olan sorunlarından da bahsedilmektedir. Birçok sorunla boğuşan İrina hatırlamayı başarabilecek midir? Bilmemek romanı kesinlikle yurt özlemini ve döndüğünde hiçbir şeyin aynı olmadığını fark ettiğimiz o yabancılaşma hissini bize çok güzel bir biçimde sunmuş bir roman. Kundera bu romanı kendi kişisel tarihi ile de harmanlayarak yazdığı için midir bilinmez ama göçmen olma durumunu duyguları güzel bir biçimde vurgulayarak anlatmış.

Sovyet devriminde ülkelerinden kaçarak yeni hayatlar kurup komünizmin yıkılmasıyla tekrar evlerine dönen insanların hikayesi, aslında insanın kendisine yabancılaşması, dönüp bıraktığı hayatına dair izler bulması ve bunu yadırgaması Ezcümle yabacılaşmanın her türlüsünü özenle işlemiş. İyi okumalar.

Ayse Huangru 
12 Tem 14:26 · Kitabı okudu · 17 günde · 7/10 puan

İltica etmek durumunda kalan insanların, yıllar sonra ülkelerine geri döndüklerinde, yaşadıkları aidiyet bağlamında karmaşık hislerin gözler önüne konulduğu bir eser. Josef'in soğuk savaşın bitimiyle Prag'a döndüğü esnada hissettikleri kitapta şu şekilde belirtilmiş: " Dünyayı, tıpkı yirmi yıl sonra mezarından çıkan bir ölü nasıl bulursa, öyle bulduğu izlenimine kapıldı." Göçmenlerin yaşamlarına dair kesitlerin de aktarıldığı, kesinlikle okunası bir yapıt.

2 /

Kitaptan 35 Alıntı

Nurhan Işkın 
10 Şub 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Zamanını yeni bir duvar saatine göre düzenlemeye koyuldu.

Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 91)Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 91)
Muzaffer Akar 
17 Haz 23:32 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Geride bıraktığımız hayatın, karanlıktan çıkıp gelmek, bizden şikayet etmek, bizi yargılamak gibi kötü huyu var.

Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 65)Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 65)
Nurhan Işkın 
10 Şub 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Tutkunun, tanım olarak aşırılık olduğunu bildiğinden tutkusuna hayrandı.

Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 75)Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 75)
Çiğdem Aksoy Kahraman 
13 Mar 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 4/10 puan

Ardımızda bıraktığımız zaman daha geniştir, bizi geri dönmeye çağıran ses daha karşı konulmazdır. Bu deyişte keskin bir hava var, ama yanlış. İnsan yaşlanır, sonu yaklaşır, her an gitgide kıymetlenir ve anılarla kaybedecek zaman yoktur.

Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 56)Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 56)
Nurhan Işkın 
09 Şub 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Adına sıla hasreti denen tamamen yeni bir duygu hissediyor.

Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 57)Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 57)
Nemesis 
 04 May 00:54 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Hayatları felakete dönenler, suçlu avına çıkarlar."

Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 49 - Can Yayınları)Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 49 - Can Yayınları)
Çiğdem Aksoy Kahraman 
13 Mar 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 4/10 puan

Belleğinin kendisinden nefret ettiğini, onu sadece kötülediğini çok iyi biliyordu; bu yüzden ona inanmamaya ve kendi hayatına karşı daha hoşgörülü olmaya zorlamıştı kendini. Boşuna çaba: Geriye bakmaktan hiç hazzetmiyordu ve bunu mümkün olduğu kadar az yapıyordu.

Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 55)Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 55)
Nemesis 
 04 May 01:17 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Duygulardan uzak bir cinsellik, insanın kederden öldüğü bir çöl gibi uzar."

Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 53 - Can Yayınları)Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 53 - Can Yayınları)
Nurhan Işkın 
11 Şub 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Güzel olduğunu biliyor, ezelden beri biliyor ve bu onun tek mutluluğu.

Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 120)Bilmemek, Milan Kundera (Sayfa 120)
4 /