Varoluşçu Psikoterapi

8,6/10  (19 Oy) · 
66 okunma  · 
21 beğeni  · 
1.241 gösterim
Varoluşçu terapi çeşitli biçimler altında dünya çapında uygulanmaktadır. Ama Yalom'a kadar tutarlı bir bütün olarak ele alınmamış ve nasıl işe yaradığı değerlendirilmemişti. Irvin Yalom, yaşamsal dört temel kaygıyı -ölüm, özgürlük, varoluşsal yalıtım ve anlamsızlık- ele alarak bizi bunları aşmada nasıl yardımcı olacağını gösteriyor. Klinik deneyimleri, büyük felsefe ve edebiyat yapıtlarını iç içe dokuyan Varoluşçu Psikoterapi yepyeni kapılar açıyor.

"Bu mükemmel kitabın varoluşçu psikoterapiyi inceleyenler ve bütün klinikçiler için bir klasik olacağına inanıyorum. Ama onu yalnızca psikiyatrist ve psikologlarla sınırlamak bir hata olur - insanların neyi neden yaptığıyla ilgilenen herkes bu kitabı okumalıdır."
- Rollo May
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 1999
  • Sayfa Sayısı:
    768
  • ISBN:
    9789758240128
  • Orijinal Adı:
    Existential Psychotherapy
  • Çeviri:
    Zeliha İyidoğan Babayiğit
  • Yayınevi:
    Kabalcı Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Mihriban Karadağoğlu 
14 Tem 22:03 · Kitabı okudu · 15 günde · Beğendi · 10/10 puan

Varoluşçu psikoterapi? Peki Nedir bu?
"bireyin var olmasından kaynaklanan endişelere odaklanan dinamik bir terapi yaklaşımıdır." diye yanıtlar Irv. Ve "varoluştan" kaynaklanan nihai kaygıları şu temeller üzerine oturtur: (1)Ölüm; bireyin varlığını sürdürme eğilimi ile ölümün kaçınılmaz oluşunun farkındalığı arasındaki çatışma. (2)Özgürlük; bireyin farkına vardığı dışsal yapının yokluğu(zeminsizlik) ile zemin ve yapı için duyduğu arzu arasındaki çatışma. (3)Yalıtım; mutlak kişisel yalnızlığımızın farkındalığı ile daha büyük bir bütün olmaya duyduğumuz arzu arasındaki çatışma. (4)Anlamsızlık; anlamsız bir evrendeki bireyin anlam arayışından doğan çatışma.
Geleneksel dinamik yapının(psikanalitik) aksine varoluşçu psikoterapi şöyle bir formül önerir:
Temel Anksiyetelerin Farkına Varma >Anksiyete>Savunma Mekanizması
Bu hayranlık uyandırıcı eserde Irv bu temel formülasyonla, nihai anksiyeteleri ile ve bunların sonucu olarak değişen psikopatoloji paradigmalarını ilk defa bu kadar "bir arada" kılabilmiştir. Doğası gereği varoluşçu kuram terapistler tarafından anlaşılmaz ve yeterince bilimsel olarak görülmez. Ancak eser terapistlere güven sağlayıcı/oluşturucu varoluşçu bir perspektif sağlar. Üstelik klinik deneyimler, araştırma bulguları, filozoflar, felsefi paradokslar, zengin sanat ve edebiyat malzemeleri, geniş literatür taraması ile eser hem niteliğini ortaya koymakta hem estetik bir bütünlük kurmakta. Elbet Irv. 'ün dili de bunda etkin; oldukça anlaşılabilir kılma güdüsü sezilmekle birlikte amacına ulaşmaya çalışırken onu olanaksız kılmamıştır.
Eserde özellikle beni hoşnut kılan şey ise Irv' ün varoluşçu kuramı oluştururken(eserde) farklı hatta karşıt sayılabilecek kuramları benimsemiş ya da o kuram içinde doğmuş teorisyenlerin görüşlerini de varoluşçu psikoterapiye katkı olarak görebilmesidir. Bu gerçek anlamda kendi zenginliğinin yanında varoluşçu perspektifin açıklama gücünü arttırmıştır.
Eseri, May'in inanç beslediği gibi bir klasik olarak görüyorum.

Nietsche'nin Evlatlığı 
02 Ağu 21:52 · Kitabı okudu · 5585 günde · 8/10 puan

Sosyal bilimler alanında okuduğum ilk kitaptı.2002 yılında okumuştum.Voruluşçu felsefeyi gayet iyi bir şekilde psikolojiye uyarlayan bir kitap.Kitapta genel olarak; tüm insanların bilinaltında yer alan ortak duyguların Freud psikolojisiyle analizi yapılıyor. Ölüm korkusu mesela..Tüm insanlar ölümden korkarlar..Ama ölüm anındaki 10 saniyelik süreden mi korkarlar yoksa "unutulup gitmekten" mi korkarlar? Bazı insanlar bu ölüm korkusunun arkasında yatan "yokolup gitme korkusuna"; bir peygamber/ felsefi önder/psikiyatrist gibi bir kişinin tüm öğütlerini ve önergelerini uygulayarak çözüm bulmaya çalışmıştır. Bu şekilde , ölüm korkusunu yenmeye çalışmışlardır. Bazı insanlar; dine girerek bu yokolma korkusuna çare bulmaya çalışmış. Bazı insanlar da, dünyada kendilerine ait bir iz bırakarak bu yokolma duygusunu yenmeye çalışmışlardır. Örneğin, ileri derecede kanser hastası olan bir kişi, ileri yaşına ve hastalığına rağmen resim sergisi açmaya ya da yüksek bir dağa tırmanarak bu yokolmaya direnmeye çalışmıştır.Beni çok etkileyen bir kitap oldu..

Bahar Acar 
13 Eki 2014 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Hala okumaktayım. İnsanın kendini tanımasında yol gösterici, sağlam bir kitap. Yalnız şunu söylemeden edemeyeceğim; kitap kapağı bu kadar çirkin olmak zorunda mıydı acaba? Kabalcı'nın bu konuda bi kere daha düşünmesi gerek bence.
Edit: Uzun soluklu bir okuma oldu. Zaten birden okuyup sindirilecek bir kitap değil. Varoluşa dair hepimizin yaşadığı sıkıntılara açıklık getiriyor yazar. Ölüm anksiyetesine çok geniş bir bölüm ayrılmış. Diğer bölümler ise Özgürlük (Sorumluluk-İsteme), Yalıtım ve Anlamsızlık.

Irem sokmen 
16 Eyl 18:49 · Kitabı okudu · Puan vermedi

“Aldığımız her nefes bizi sürekli etkisi altında olduğumuz ölüme doğru çeker… Nihai olarak zafer ölümün olacaktır, çünkü doğumla birlikte ölüm zaten bizim kaderimiz olmuştur ve avını yutmadan önce onunla yalnızca kısa süre için oynar. Bununla birlikte, hayatımıza olabildiğince uzun bir süre için büyük bir ilgi ve özenle devam ederiz, tıpkı sonunda patlayacağından emin olsak da, olabildiğince uzun ve büyük bir sabun köpüğü üflememiz gibi.”

EMİNE ÖZDEMİR 
19 Oca 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kitap biraz kalın olsa da akıcı bir şekilde okunabiliyor. Özellikle psikoloji alanında çalışanlar için.

Ali Rıza MALKOÇ 
 24 Oca 00:52 · Kitabı okudu · 12 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitap içerik, anlatım ve tercüme dili olarak, bu alanda okuduklarımın en güzeli diyebilirim. Akıcılığı etkileyen dizgi ve anlatım hatalarını, yayınevine ilettim.umarım yeni baskıda düzeltirler.
Güzel örnekleme ve tespitler 765 sayfa kitaba serpiştirilmiş.
Anlayamadığınız ya da sıkıldığınız yerde aman kitabı terk etmeyiniz, o sayfaları atlamanızı öneririm.
Psikoloji, sosyoloji ve felsefe, kitapta iç içe. Bir kitap ile farklı noktalara odaklanarak, yeni bakış açıları ediniyor okur.

AYCAN 
09 Haz 01:02 · Kitabı okudu · 121 günde · Beğendi · 9/10 puan

varoluşçu psikoterapi aslında tekrar tekrar okunmak için dönülecek bir kitap..özellikle diğer terapi ekollerinde yaşadığım tatminsizliğin nedenini şimdi daha iyi anladım..varoluşçu felsefeye de odaklanmanın yolunu açabilir..

Kitaptan 12 Alıntı

mundo 
20 Oca 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

" Her evet içinde bir hayır vardır. Bir şeye karar vermek başka bir şeyden vazgeçmek demektir. Kararlar acı verir; çünkü olasılıkların sınırlılığını ifade ederler; ve bir insanın olasılıkları ne kadar sınırlıysa insan ölüme o kadar yaklaşır.

Varoluşçu Psikoterapi, Irvin D. YalomVaroluşçu Psikoterapi, Irvin D. Yalom
Mihriban Karadağoğlu 
 14 Tem 22:00 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bir işle meşgul olan mutlu bir moron grubunu düşünün. Açık bir alana tuğla taşıyorlar. Tuğlaların hepsini alanın bir ucuna dizer dizmez, bunları karşı tarafa taşımaya başlıyorlar. Bu hiç durmaksızın devam ediyor ve yılın her günü aynı şeyi yapmakla meşguller. Bir gün moronlardan biri kendi kendine ne yaptığını soracak kadar duraklıyor. Tuğlaları taşımanın ne gibi bir amacı olduğunu düşünüyor, O andan itibaren yaptığı işten daha önce olduğu kadar mutlu değildir.
Ben neden tuğlaları taşıdığını merak eden moronum.

Varoluşçu Psikoterapi, Irvin D. Yalom (Sayfa 649 - Anonim, İntihar notu)Varoluşçu Psikoterapi, Irvin D. Yalom (Sayfa 649 - Anonim, İntihar notu)
Mihriban Karadağoğlu 
 06 Tem 09:22 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Eğer kraliçe Elizabeth veya Muhteşem Frederick ya da Ernest Hemingway biyografilerini okusalar "Oh, sırrım hâlâ güvenlikte!" diyebilirler. Fakat Nataşa Rostov, Savaş ve Barış'ı okusaydı elleriyle yüzünü kapatıp, "Nereden biliyordu? Nereden biliyordu?" diye ağlayabilirdi.

Varoluşçu Psikoterapi, Irvin D. Yalom (Sayfa 38 - Thornton Wilder)Varoluşçu Psikoterapi, Irvin D. Yalom (Sayfa 38 - Thornton Wilder)
Mihriban Karadağoğlu 
13 Tem 23:58 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Freud şöyle uyarır: puro her zaman penisin sembolü olmayabilir; "Bazen puro yalnızca bir purodur." Ama Freud uyarısında yeterince ileriye gitmemektedir. Seksin bir şeyin sembolü olması olasıdır. Eğer insanoğlunun en temel kaygısı doğası gereği varoluşsalsa ve ölüm, özgürlük, yalıtım ve anlamsızlıkla ilişkiliyse o halde bu korkuların cinsellik gibi türetilmiş kaygılarla yer değiştirmiş ve sembolleştirilmiş olması da tamamen olasıdır.

Varoluşçu Psikoterapi, Irvin D. YalomVaroluşçu Psikoterapi, Irvin D. Yalom
Mihriban Karadağoğlu 
11 Tem 13:00 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Andre Malroux elli yıldır insanlara günah çıkartan bir papaza insanlık hakkında ne öğrendiğini sorar. Papaz cevap verir, "Öncelikle insanlar sandığınızdan çok daha mutsuz... ve sonra şöyle bir gerçek var ki yetişkin insan diye bir şey yok."

Varoluşçu Psikoterapi, Irvin D. YalomVaroluşçu Psikoterapi, Irvin D. Yalom
Mihriban Karadağoğlu 
14 Tem 12:49 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Hayatımın ellinci yılında beni ölüme yaklaştıran soru, gelişmemiş bir çocuktan en zeki bilgeye kadar her insanın ruhunda yatan en basit sorudur: "Şuanda yaptığım ve yarın yapacağım şeyden ne yarar gelecek?" Başka şekilde ifade edilirse -"Neden yaşamalıyım? Neden bir şey istemeliyim? Neden bir şey yapmalıyım?" Yine başka bir ifadeyle: "Beni bekleyen kaçınılmaz ölümle tahrip olmayacak herhangi bir anlam var mı hayatta?"

Varoluşçu Psikoterapi, Irvin D. Yalom (Sayfa 651 - L. Tolstoy, My Confesion)Varoluşçu Psikoterapi, Irvin D. Yalom (Sayfa 651 - L. Tolstoy, My Confesion)
Bahar Acar 
27 Eyl 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

“…varoluşun getirileriyle yüzleşmek acı verir, fakat sonunda iyileştirir.”

Varoluşçu Psikoterapi, Irvin D. YalomVaroluşçu Psikoterapi, Irvin D. Yalom
Mihriban Karadağoğlu 
08 Tem 00:18 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

İnsanın durumundaki ironi, en derindeki gereksinimin ölüm ve yok olma anksiyetesinden kurtulmak olduğudur ;fakat bunu uyandıran şey hayatın kendisidir, bu yüzden tamamen hayatta olmaktan kaçınmalıyız.

Varoluşçu Psikoterapi, Irvin D. Yalom (Sayfa 183 - Ernest Becker)Varoluşçu Psikoterapi, Irvin D. Yalom (Sayfa 183 - Ernest Becker)
Mihriban Karadağoğlu 
13 Tem 21:26 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Anlaşılmaz bir yalnızlık ve üzüntü içini kapladı: hayatını ağaçlar arasındaki dar koridordan görüyordu ve hep üzgün olanın kendisi olacağını biliyordu: küçük kafatasının yuvarlaklığına kapatılmış ve çarpmakta olan kalbinin içine hapsedilmiş hayatı hep yalnız geçitlerden geçmeliydi. İnsanların birbirlerine sonsuza dek yabancı kalacaklarını, kimsenin kimseyi gerçekten tanıyamayacağını, annemizin karanlık rahmine hapsolarak hayata onun yüzünü görmeden geldiğimizi, onun koluna bir yabancı olarak verildiğimizi ve kaçılamaz varoluş hapishanesinde sıkışıp kaldığımızı, hangi kol bizi tutarsa tutsun, hangi dudaklar bizi öperse öpsün, hangi kalp bizi ısıtırsa ısıtsın asla kaçamayacağımızı biliyordu. Asla, asla, asla, asla, asla."

Varoluşçu Psikoterapi, Irvin D. Yalom (Sayfa 554 - T. Wolfe - Look Homeward, Angel)Varoluşçu Psikoterapi, Irvin D. Yalom (Sayfa 554 - T. Wolfe - Look Homeward, Angel)
Mihriban Karadağoğlu 
06 Tem 12:21 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Ufak bir ifade kullanacak ve bu aramızdaki uçurumu arttıracak... Diyecek ki, "Ben çocukken" - ya da, "Ben yaşlandığımda" - ya da "Hayatımda hiçbir zaman - Bu beni yaralıyor Merkür... Bir şeyler kaçırıyoruz Merkür - gençliğin hüznü- ölümlülüğün belirtisi - tutamayacağın bir şeyi kavramanın tatlı üzüntüsü mü bu?"

Varoluşçu Psikoterapi, Irvin D. Yalom (J. Giraudoux, Amphitryon 38)Varoluşçu Psikoterapi, Irvin D. Yalom (J. Giraudoux, Amphitryon 38)
2 /