1000Kitap Logosu
Varoluşçu Psikoterapi
Varoluşçu Psikoterapi
Varoluşçu Psikoterapi

Varoluşçu Psikoterapi

OKUYACAKLARIMA EKLE
9.2
189 Kişi
496
Okunma
223
Beğeni
10,2bin
Gösterim
768 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 21 sa. 46 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Kabalcı Yayınevi · Ekim 1999 · Karton kapak · 9789758240128
Orijinal adı
Existential Psychotherapy
Diğer baskılar
Varoluşçu Psikoterapi
Varoluşçu Psikoterapi
Varoluşçu terapi çeşitli biçimler altında dünya çapında uygulanmaktadır. Ama Yalom'a kadar tutarlı bir bütün olarak ele alınmamış ve nasıl işe yaradığı değerlendirilmemişti. Irvin Yalom, yaşamsal dört temel kaygıyı -ölüm, özgürlük, varoluşsal yalıtım ve anlamsızlık- ele alarak bizi bunları aşmada nasıl yardımcı olacağını gösteriyor. Klinik deneyimleri, büyük felsefe ve edebiyat yapıtlarını iç içe dokuyan Varoluşçu Psikoterapi yepyeni kapılar açıyor. "Bu mükemmel kitabın varoluşçu psikoterapiyi inceleyenler ve bütün klinikçiler için bir klasik olacağına inanıyorum. Ama onu yalnızca psikiyatrist ve psikologlarla sınırlamak bir hata olur - insanların neyi neden yaptığıyla ilgilenen herkes bu kitabı okumalıdır." - Rollo May
6 mağazanın 8 ürününün ortalama fiyatı: ₺49,13
9.2
10 üzerinden
189 Puan · 29 İnceleme
Gulan
Varoluşçu Psikoterapi'yi inceledi.
712 syf.
·
31 günde
Varoluşçu terapi insanın varoluşundan kaynaklanan kaygılara odaklanan dinamik bir yaklaşım. Bunlar daha çok, ölüm, yalnızlık, yalıtım, anlamsızlık ve nihilizme kadar uzanan; insanın kendisiyle ve ötekiyle ne yapacağını bilemediği yahut kendisinin ve ötekinin özünde degersizligi ile ilgili oluşan düşünce ve tutumların ve buna her daim eşlik eden mutlak yalnızlığının ağırlıyla yaşadığı ızdırabı kapsıyor. Modern çağda daha sık rastladığımız varoluş ile ilgili problemler bize dönemin birer artığı belkide. Esasında ihtiyaçlar hiyerarşisinde hayatta kalmak için gerekli olan ihtiyaçlarını karşılamak ile meşgul olan Insan bunları düşünecek zamanı da pek bulamaz. Öyle düşünüyorum ki varoluşla ilgili kaygılar önümüzdeki yıllarda daha da artış gösterecektir. Bunda üretim topluluğundan tüketim topluluğuna gecisimizin etkisinin büyük olduğu aşikar. Weber'in "insan hayatta kalmak için çalışmaz, çalışmak için de hayatta kalır" sözü her zaman karşımda durur. Kendini üretime, paylaşıma açmayan insan iç kaynaklarını kısa sürede tüketecek ve içine düşeceği boşluğun girdabina tutulacaktır. Freud "insan hayatin anlamını sorgulamaya başladıysa, hastadır " der. Bağzı filozoflar, analistler ise tam tersini dile getirmişlerdir. Belki de cümleyi açmak gerekiyordur. Insan hayatını anlamsız bulmaya başladığında hastalanıyor. Buna ek olarak anlamın peşinde koştuğunda da hastalanıyor. Ve her birimiz farklı farklı zamanlarda bu soruyu kendimize soruyoruz "hayatin anlamı ne?" Eğer dinsel bir bakış açısına sahipseniz buna cevap vermeniz daha kolay olabilir sizin için, dini bakış açısının dışından görmek istersek şöyle söylemek gerekiyor ki hayatin kendi özünde taşıdığı hiçbir anlam yok. Anlam kişinin kendi türettiği, yatırım yaptığı, düşlediği, hedeflediği şeyler doğrultusunda ve her birey için farklı olacak şekilde söz konusu olabilir ancak. Bütün bunlar kişinin kendi hayatının ve bu hayatı şekillendiren kararların sorumluluğunu almasını da gerektiriyor. Yoksa ne bekleyerek ne köşe bucak arayarak ulaşılacak bir anlam görünürde mevcut değil.
Varoluşçu Psikoterapi
OKUYACAKLARIMA EKLE
12
Ferhat Kanat
Varoluşçu Psikoterapi'yi inceledi.
712 syf.
·
18 günde
·
9/10 puan
Varoluşçuluk, temelini doğrudan felsefeye dayandırdığı için psikoterapi ekolleri arasında derinliği en fazla olanların başında geliyor. Yalom'un da kitapta belirttiği üzere danışanların danışmaya gelmede görünür sebeplerinin altında çoğu zaman varoluşsal sebepler yer alıyor. Deneyimsiz ve varoluşçu ekole uzak terapistler bu durumu fark etmekte zorlanabilirler. Kitapta yer alan konu başlıklarından anlamsızlık, ölüm korkusu, yalnızlık ve bunların beraberinde getirdiği kaygıyı neredeyse hepimiz deneyimliyoruz. Ancak çoğumuz, bu varoluşsal kaygıları günlük hayatın karmaşasına kapılıp geçiştiriyor ve çoğu zaman inkar ediyoruz. Varoluşçu psikoterapi bu kaygıları kendimizle ve çevremizle bütünleşmek, büyümek ve değişmek için bir tür yakıt olarak görüyor. Ruh sağlığı uzmanlarının takip ettikleri ana kuram olmasa bile varoluşçu psikoterapiden birçok noktada faydalanabileceklerini düşünüyorum.(örnek olarak terapiye gelen her danışan somut bir sebepten dolayı başvurmayabilir) Konu varoluşçu felsefe olunca derin cümleler ve önermelerin tadından da yetmiyor tabi. Birçoklarını burada alıntı olarak paylaştım bazılarını da defterime kaydettim.
Varoluşçu Psikoterapi
OKUYACAKLARIMA EKLE
17
erngbt
Varoluşçu Psikoterapi'yi inceledi.
712 syf.
·
70 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Bu kitabı okurken beni gereksiz mesleki terimler ve fazlaca bilgiyle sıkmasını bekleyerek okumaya başlamıştım ama kitap çok anlaşılır olmasının yanında içerdiği bilgiyi iyice özümsetmeden diğer bilgileri vermiyor. Bir felsefi ekolün psikiyatrik bir ekole dönüşmesi ise ayriyeten güzeldi. Kitap psikolojik verdiği bilgilerin yanında felsefi öğretileri de hayata entegre etmesi yönünden de oldukça besleyiciydi. Kitap dopdoluydu ve bana çok şey kattı, belki bu benim psikoloji alanındaki cahilliğimden kaynaklanıyor olabilir ama bu kitabı okuyan birçok insanı da oldukça etkileyebileceğini düşünüyorum. Ayrıca Yalomun klasik kitabı olan "Nietzche Ağladığında" kitabından önce bu kitabı okumanın da o kitabı daha kolay anlaşılabilir kılacağını düşünüyorum (tabiki nietzche ağladığında kendi başına da çok harika bir eser)
Varoluşçu Psikoterapi
OKUYACAKLARIMA EKLE
9