Spinoza Problemi (Nazi Subayının Paradoksu)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.515
Gösterim
Adı:
Spinoza Problemi
Alt başlık:
Nazi Subayının Paradoksu
Baskı tarihi:
Aralık 2013
Sayfa sayısı:
446
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055272555
Kitabın türü:
Çeviri:
Ahmet Ergenç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kabalcı Yayınevi
Irvin D. Yalom, aynı anda 5 ülkede yayımlanan, Alfred Rosenberg ile ondan üç asır sonra yaşayan ve ona tamamen zıt gibi görünen Spinoza'nın iç dünyasına yaptığı bu gizemli yolculuğu ustaca işleyip, olayları iç içe ama birbirine karıştırmadan, dolu dolu ama sıkmadan anlattığı bu romanı için: ... Yaşanmış olabilecek olaylara dair bir roman yazmaya çalıştım. Tarihsel olaylara mümkün olduğunca sadık kalarak ve bir psikiyatr olarak birikimlerime dayanarak ana karakterlerimin, Bento Spinoza ve Alfred Rosenberg'in iç dünyalarını hayal etmeye çalıştım... ... Çoğu araştırmacı Spinoza'yı mülayim ve kibar biri olarak görüyor, bazıları da hayatını Hıristiyan azizlerinkiyle ya da hatta İsa'nınkiyle kıyaslıyordu. Ben de bu nedenle Spinoza'nın içsel yaşamına dair bir roman yazmaya karar verdim. Kişisel uzmanlığım bu noktada Spinoza'nın hikâyesini anlatmama yardımcı olabilirdi. Ne de olsa, o da bir insandı ve beni ve yıllar boyunca üzerinde çalıştığım birçok hastayı rahatsız eden temel insani çelişkilerle mücadele etmiş olmalıydı... ... Spinoza kütüphanesine el koyan ERR subayı (Oberbereichter Schimmer) tarafından yazılmış bir belge (17p-PS), kütüphanenin, Nazilerin Spinoza Problemini çözmelerine yardımcı olabileceğini belirtiyor... diyor.
(Tanıtım Bülteninden)
İrvin Yalom, filozof Bento Spinoza'nın hayatı algılayışını, Yahudi cematinde hahamlık mertebesine erişebilecek bilgi birikimine sahip biri olmasına karşın, Tevrata ve Yahudi cematinin batıl inanışlarına karşı çıkması nedeniyle "aforoz" edilmesini ve yazdığı kitaplardan çeşitli alıntıları roman formatında okuyucuya ulaştırıyor.
Ayrıca, Spinoza ile Hitler rejiminin önemli beyinlerinden Alfred Rosenberg'i de ortak ve çatışan fikirleri paralelinde 300 yıl sonra bir araya getiriyor. İrvin Yalom, her romanında okurları bir filozofla buluşturmaya gayret ediyor. Özellikle, din konusundaki cesur eleştirileriyle dikkat çeken Spinoza ve fikirleri okunmaya ve öğrenilmeye değer. Bu kitabı okuduktan sonra, Spinoza'nın Etika'sını okuma programıma aldım. Spinoza, felsefeye ilgi duyan kitap okurlarının keşfetmesi gereken bir filozof olarak bize gülümsüyor:)
Spinoza Problemi her şeyden önce bir Spinoza sevdalısına hitap eden bir kitap. biraz kurgu biraz gerçek ile harmanlanan bir İrvin d. Yalom klasiği. Alfred Rosenberg ve Spinoza.... paralel kurguyla çok anlaşılır bir dille anlatıyor. Ama bazen çok dramatize ediyor. belki öyle olması lazım. KISACA KİTABI SEVDİM. Sırda Bugünü Yaşama Arzusu var. :)
Olmuş dedirten eser. "Spinoza abi, sen neymişsin be?" şaşkınlığını yaşattırdı. Zavallı
Alfred'le, Spinoza'yla ve onun Tanrı'sıyla tanıştım. 17.yüzyılda herkes din ile yatıp kalkarken bu abim(Spinoza) bir anlık bile gaflet uykusuna dalmadı. Spinoza, Ubermensch bir kişiliktir. Rasyoneldir, duyguların hayatında yeri yoktur. Tanrı'sı doğadır.
Rosenberg'e yani Alfred'e gelecek olursak ah benim aşağılık kompleksine sahip küçük deham! Kafayı Yahudiler ile ve Hitler hayranlığıyla bozmuş zavallı yavrucuğum. Tam bir Nazi subayıdır kendisi. Yaşadığı paradoks kitaba adını verir : Bir Nazi Subayın Paradoksu. Azılı bir Yahudi düşmanı olması ve aynı zamanda hayranı olduğu Goethe'nin bir Yahudi'ye ( Spinoza ) hayranlığı , Alfred'e ' bir Alman nasıl olur da bir Yahudi 'ye hayranlık besleyebilir?' sorusunu sordurtur. Alfred'in kitap boyunca hoşuma giden tek davranışı yemeğini yerken bir yandan Karamazov Kardeşler'i okumasıydı :)
Ayrıca Spinoza 44 yaşında öldü. Evet 44. Bu büyük akıl, sayısal olarak küçük ancak düşünsel olarak çok büyük bir ömür sığdırdı bu sayıya. İnsan düşünmeden edemiyor : 'Acaba bir 40 yıl daha yaşasaydı düşünce dünyasını daha ne kadar sarsardı?' diye.
Bir dehayla - Spinoza - tanışmak , konuşmak , tartışmak isterseniz alın okuyun.
Irwin Yalom , 17. yüzyılda yaşamış sıradışı bir folozof olan Bento Spinoza ile Hitler'in kurmaylarından Alfred Rosenberg'in iç dünyalarını hayal ederek ve araya biraz da kurgu katarak güzel bir kitap ortaya koymuş. Okumayanlara tavsiye ederim
Kitap spinoza ile tanışmama vesile olma noktasında çok iyi bir başlangıçtı.. Yazarın akıcı üslubu ile felsefe konusunda bir tık daha ileri taşındığıma inanıyorum. Spinoza'nın fikirleri, hitlerin ve yandaşlarının yahudi'ler konusundaki insanlık dışı fikirlerinin nasıl doğup geliştiği konusunda bana göre geniş çerçevede akıcı bir üslupla bilgi veriyor. Ayrıca kitabın kişisel eleştirilerime de faydası olduğu kanaatindeyim. Spinozanın tutku ve akılı gemlemek konusunda, hislerin bireyin davranışlarını sorgulamalarını çok beğendim ve okurken kendimde uyguladım evet sonuç vardır :) Kitabı özetle bilgi verici, yararlı akıcı buldum ve yahudi toplumunun laik olabilmesi bu kitaptan sonra inanıyorum ki Spinoza sayesinde..
Irvin Yalom, yine kapı aralayan bir esere imza atmış. Lise döneminde "Nietzsche Ağladığında" adlı çalışmasının Freud, Nietzsche ve diğerlerini araştırmama kapı aralaması gibi bunda da Spinoza'yı araştırmama yardımcı olduğunu söyleyebilirim.

Edebi anlamda iddiası olmayan bir psikiyatr Irvin Yalom, dolayısıyla edebi anlamda eleştirmeyi anlamlı bulmuyorum. Alfred Rosenberg ile Spinoza'nın hikayesinin art arda bölümler halinde işlenmiş olması okurun işini kolaylaştırmış.Oldukça bilgilendirici bir kitap olduğunu söyleyebilirim ancak Spinoza'nın tarafsız değerlendirilmediğini ve Yalom'un kendi bakışından verildiğini rahatça görebilirsiniz. Panteist mi ateist mi olduğu konusundaki tartışmalara hiç Spinoza bilmeden bu kitaptaki bilgilerinizden hareketle cevap verirseniz Spinoza'nın "panteist" olduğunu söylersiniz. Çünkü Yalom buna inanıyor ve Spinoza'yı da böyle yansıtmış.

Yalom,kendi inançları gereği belki, Yahudilik etrafında dönen batıl inanç, tapınma vb. gelenekselleşmiş normlara eleştiri sunarken Spinoza gibi din karşıtı değil, dinin dönüştürülmesi gerektiği yönündeki yorumlarını bize Spinoza ile diyalog içinde olan -romanın sonunda kendisinin de belirttiği gibi- Franco aracılığıyla sunmuş. Bu da eserin zaten sıkıcı olan didaktik yapısını biraz daha artırmış.

Spinoza'yı tanımak isteyenler için iyi bir başlangıç kitabı olabilir fakat elbette, kesinlikle tek başına yeterli değil.
Spinoza'ya olan ilgimin artmasını sağlayan kitap kendileri, Yalom'un dilini seviyorum, bu kitapta Nietzsche Ağladığında'dan sonraki favorim olabilir bence..
Hitler'in en yakınındaki subayın hırsını, faşizmini ve bu görüşlerini nasıl Hitler'e empoze edebildiğini anlatıyor. Subay en başlarda Hitler' e hayran kalıyor. Ama sonraları onun gibi olamadığı içinde hem kendine kızıyor hem de Hitler'den nefret ediyor. Kitapta yine psikoloji var, tarih var, ırkçılık var. Kitap iki ayrı hikaye anlatıyor. Birinde 19.yüzyılda yaşayan düşünce ve söylemlerinden dolayı afaroz edilen yahudi Spinoza'yı anlatıyor. Diğerinde ise Hitler'in faşizmini, doğru ya da yanlış kendisine empoze edilen düşünceyi sorgulamadan ateşli bir savunucuya dönüşmesini irdeliyor. Kitap şu ya da bu haklı diye gözümüze sokmuyor kişi ve hikayeleri. Silkelenip kendin sorguluyorsun bütün hikayeyi. Psikanaliz olmasının yanında çok güçlü bir kurgusu ve kalemi var Irvın Yalom'un.
Yakın tarihin en ilgi çeken konularından 2. Dünya Savaşı ve Nazi hareketi 17. yüzyıl felsefesinin en önemli rasyonalizstlerinden Spinoza ile bu kitapta buluşuyor. Kitabı okurken -Irvin Yalomun kitabın sonunda belirttiği gibi- Yalomun psikoterapi birikimini Psikiyatr Dr. Friedrich Pfisler karakteriyle yansıttığı bölümler beni bir psikolojik danışman olarak özellikle etkiledi. Ancak bu kitap bir terapistin psikolojik incelemelerinden daha öte felsefi bir roman. Bilginin kaynağı, ahlak, özgürlük eşitlik ve benlik oluşumu gibi temel felsefi konuları siyasi yönü kuvvetli bir hikâyeyle okuyucusunun karsina çıkan Spinoza Problemi, mutlaka okunması gereken kitaplardan.
Özellikle Türk Eğitiminin tornosından geçmiş bizler için sarsıcı bir kitap olan Spinoza Problemi kaynağını anlaşılmaz, anlamsız ve gereksiz olarak gördüğümüz felsefi tartismalardan alması ve bu genel kanaatin gerçekte doğru olmadığını okuyucuya sıkmadan ispat etmesiyle eminim ki bir çok okuyucuya yeni bir ufuk açacaktır. Spinoza Problemi kesinlikle okunmamasi büyük eksiklik olan gerçek bir şaheser.
Nazi Subayının Paradoksu ve Spinoza Problemi Her zaman ki Yalom uslubuyla yazılmış bir kitap
Akılcı bir görüş ve dini ritüelleri sorgulayan Spinoza'nın Yahudi cemaatinden afaroz edilmesi ve Nazi subayı Rosenbergin hayatı ve spinoza kütüphanesinde ki kitaplarını ele geçirmesi ile bağlantı kurmaya çalışmış.
Spinoza'yı yakından tanıma fırsatı bulmak mümkün ama yazarın hep aynı uslubu kullanması biraz sıkıcı gelmeye başlayabilir
Spinozanın sorgulayıcı tavrının ve din odaklı yaşantıyı insanlar üzerinde etkili kılmak istenyenlerin mücadelesinin her dönemde olduğunu gözlemlemek mümkün
Spinoza'nın hayatı Tanrı sevgisinde aramak istemesini normal karşılarken hayatın ölümle tamamen bitmesi teorisini kanıtlayacak bir delil maalesef yok
Nietzsche Ağladığında kitabı yanında elbet sönük kalır ama yine güzel kitap. İkinci Dünya Savaşına o savaşın aktörlerinin psikolojisi üzerinden yaklaşması ve bir taraftan da bizi spinoza ile tanıştırması çok başarılıydı.
Yalom u daha once okuduysaniz o bildik tanidik duyguya kapiliyorsunuz .
Hayatlari arasinda 300 yil olan onemli iki kisiyi bize tanitmakla kalmiyor yalom .
onlarla birlikte bizde geziyor ogreniyor yiyor iciyor uyuyor anliyoruz hayati .
Ipucu vermek istemiyorum bu içsel bazen acınasi bazen acımasız yolculugu kendiniz keşfetmelisiniz .iyi okumalar dilerim .
"İnsanın kendi adına düşünmek hakkına müdahale eden bütün geleneklerin, sona ermesini istiyorum "
"Bütün dini sistemlerin , bizim temel dini hakikatleri görmemizi engellediğine inanıyorum ."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Spinoza Problemi
Alt başlık:
Nazi Subayının Paradoksu
Baskı tarihi:
Aralık 2013
Sayfa sayısı:
446
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055272555
Kitabın türü:
Çeviri:
Ahmet Ergenç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kabalcı Yayınevi
Irvin D. Yalom, aynı anda 5 ülkede yayımlanan, Alfred Rosenberg ile ondan üç asır sonra yaşayan ve ona tamamen zıt gibi görünen Spinoza'nın iç dünyasına yaptığı bu gizemli yolculuğu ustaca işleyip, olayları iç içe ama birbirine karıştırmadan, dolu dolu ama sıkmadan anlattığı bu romanı için: ... Yaşanmış olabilecek olaylara dair bir roman yazmaya çalıştım. Tarihsel olaylara mümkün olduğunca sadık kalarak ve bir psikiyatr olarak birikimlerime dayanarak ana karakterlerimin, Bento Spinoza ve Alfred Rosenberg'in iç dünyalarını hayal etmeye çalıştım... ... Çoğu araştırmacı Spinoza'yı mülayim ve kibar biri olarak görüyor, bazıları da hayatını Hıristiyan azizlerinkiyle ya da hatta İsa'nınkiyle kıyaslıyordu. Ben de bu nedenle Spinoza'nın içsel yaşamına dair bir roman yazmaya karar verdim. Kişisel uzmanlığım bu noktada Spinoza'nın hikâyesini anlatmama yardımcı olabilirdi. Ne de olsa, o da bir insandı ve beni ve yıllar boyunca üzerinde çalıştığım birçok hastayı rahatsız eden temel insani çelişkilerle mücadele etmiş olmalıydı... ... Spinoza kütüphanesine el koyan ERR subayı (Oberbereichter Schimmer) tarafından yazılmış bir belge (17p-PS), kütüphanenin, Nazilerin Spinoza Problemini çözmelerine yardımcı olabileceğini belirtiyor... diyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 173 okur

  • Ali Nusret Memiş
  • Ozy
  • Ozge Catar
  • Orhan C.
  • İlayda
  • Dünyam
  • Betül Harurluoğlu
  • Okur ve Yazar
  • Ebruli
  • Utku Cüce

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.7
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%18.3
25-34 Yaş
%40
35-44 Yaş
%25
45-54 Yaş
%15
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%61.2
Erkek
%38.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.7 (22)
9
%31.1 (23)
8
%24.3 (18)
7
%13.5 (10)
6
%0
5
%1.4 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0