"Dua etmeyi ve boşuna göğsüne yumruk atmayı bırak!
Yapmanı istediğim tek şey, dünyaya çıkıp hayatının tadını çıkarmandır.
Eğlenmeni, şarkı söylemeni ve senin için yaptığım her şeyin tadını
Etika’yı okurken kendimi çoğu zaman bir kitabın içinde değil de, uzun ve sakin bir iç konuşmanın ortasında buldum. Spinoza sanki karşıma oturmuş, sesini hiç yükseltmeden ama vazgeçmeden anlatıyordu.
Etika, okumaya niyetlenen herkese peşinen şunu kabul ettirir: Bu kitap, felsefeye giriş değil; felsefenin içinden konuşan bir metindir. Baruch Spinoza’nın geometrik yöntemle kurduğu yapı, okuru adım adım ilerlemeye zorlar; kavramları atlayarak, sezgisel okuyarak ilerlemek neredeyse imkânsızdır. Biz Zoom’da birlikte okurken bir saatte iki sayfa ancak ilerleyebiliyorduk ve bu bile metnin yoğunluğunu anlatmaya yetiyor.
Ama zorluk burada bir kusur değil; aksine metnin doğasıdır. Spinoza, Tanrı, doğa, zihin ve beden ilişkisini öyle sıkı bir sistem içinde kurar ki, her cümle bir öncekine bağlıdır. Bu yüzden Etika, hızlı okunacak bir kitap değil; çözülerek okunacak bir metindir. Sabır gösterildiğinde ise ödülü büyüktür: İnsanı özgürlük, zorunluluk ve akıl üzerine alışılmışın dışında düşünmeye zorlayan, sarsıcı bir felsefi deneyim.
Spinoza'dan önermeler ve bunlara bağlı kanıtlamalarla dolu, hatta dolu dolu bir felsefi kitap.
Spinoza'nın da belirttiği gibi, eserin tarz ve sistemi "geometrik" bir şekilde düzenlenmiş.
Tekil birşey yani sonlu ve sınırlı varoluşa sahip herhangi birşey kendisi gibi sonlu be sınırlı varoluşa sahip başka bir neden tarafından varolmaya ve bir eyleme belirlenebilir ..
Felsefe denilince "kanıtlama" çok uzak bir basamak ama Spinoza düşüncelerinde ikna ediciliği ile bunu "kanıtlama" aşamasına sizi getiriyor.
Ağır ve bir o kadar da ön donanım gerektirdiği de kaçınılmaz. Bazen ne anlattığını anlamak için de ufak bir Google danışmanlığı da gerektirebiliyor. Roman değil, düşünmek ve sorgulamak, araştırmak tıpkı kitabın ahlakına uygun olarak geometrik düşünmek erdemi göstererek okunmalı...
Önce itiraf ile başlayalım; İyi bir okurun, (iyi okur olmasına karşılık) ancak felsefe ile derin bir haşır neşir ilişkisi mevcut değilse bu incelemenin başlığı şu olacak: SPİNOZA İLE
Ethica'yı okumak isteyenlere bu çeviridense, Kabalcı Yayınları'ndan çıkan Çiğdem Dürüşken'e ait olan çeviriyi tavsiye ederim, çünkü eserin ana dili olan Latince'den direk çeviridir. Hilmi Ziya Ülken'in bu çevirisi ise Fransızca kaynaktandır. Ayrıca Ethica'yı okumadan önce Spinoza'yı tanımanızı şiddetle tavsiye ederim.
Baruch Spinoza (d. 24 Kasım 1632, Amsterdam – ö. 21 Şubat 1677, Lahey), Benedictus de Spinoza veya Bento d'Espiñoza olarak da bilinmektedir.
Yahudi kökenli Hollandalı filozoftu. Aydınlanmanın erken dönem düşünürlerinden olan Spinoza, evren ve kişi hakkında modern görüşler ortaya sürerek öncü ahit eleştirileri yapmış ve zamanla 17. yüzyıl felsefesinin en önde gelen rasyonalistlerinden biri olarak kabul edilmiştir. Dekart'ın fikirlerinden etkilenen Spinoza, Hollanda Altın Çağının önde gelen bir filozofu olmuştur.
En büyük eseri Ethica adlı kitaptır. Etika'adlı eserini 1675'te tamamlar. Bu eser belirli bir çevrede dolaşır, tartışılıp değerlendirilir, ancak Spinoza yaşadığı sırada izin vermediğinden basılmaz.
Ölümünden bir yıl önce 1676'da Leibniz ile görüşür. Aynı yıl Lahey Sinodu Tanrıbilimsel-Politik İncelemeler in yazarı hakkında takip kararı alır.
21 Şubat 1677'de ölen Spinoza'nın eserleri, Amsterdam'da, arkadaşları tarafından Opera Posthuma (Ethica, Tractatus politicus, Tractatus de intellectus emendatione, Epistolae, Compendium Grammatices Linguae Hebrae) adıyla yayınlanır.