Freud - Mutluluğun MimarıStefan Zweig

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.054
Gösterim
Adı:
Freud - Mutluluğun Mimarı
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
180
ISBN:
9786052060025
Çeviri:
Mine Bali
Yayınevi:
Zeplin Kitap
Zweig, Mutluluğun Mimarı’nda, Freud’un öğrencilik yıllarından başlayarak önce bütün Avrupa’da daha sonra ise tüm dünyada geniş yankı uyandıran çalışmalarının izini sürüyor. Freud öncesi Avrupa’nın âdeta fotoğrafını çekerek ruhsal yönden “hasta bir Avrupa” portresi ortaya koyuyor ve Freud’un, “devrim” olarak nitelediği çalışmalarıyla bu hasta ruhları özgürleştiğini savunuyor. Zweig, Freud’un çıkış noktasına dikkat çekerken bir yandan da bu genç hekimin bilinçdışı dünya, rüyaların yorumu, psikanaliz ve cinsellikle ilgili çalışmalarının yarattığı etkiyi inceliyor. Mutluluğun Mimarı iki büyük ismi tek kitapta buluşturan ve roman tadında okunan eşsiz bir kitap…



“İnsan, Zweig’ın eserlerini övmeye nereden başlayacağını bilemiyor.”

─ Ali Smith

“Zweig, betimlediği hayatı çok iyi kavrayan ve olağanüstü çözümleme yetenekleri olan bir yazar.”

─ The New York Review of Books

“Zweig’ın metinleri, insanlara duyduğu sevginin kanıtı gibidir.”

─ London Review of Books

“Zweig, bütün yazarlar arasında en yetişkinidir; medeni, görgülü ama asla bezgin veya alaycı değil. Zweig, her şeye rağmen empatinin mümkün −gerekli− olduğuna inanan bir realist.”

─ Independent

(Tanıtım Bülteninden)
Zweıg gerçekten her kitapta kendisine hayran bırakıyor. Hiç görmediğim, fikirleriyle tanıdığım bir insanı kanlı canlı önüme koydu. Her yönüyle anlattı. Freud'un ruhumuza katkısını asla unutamayız. Döneme göre fazlaca cesaretli bir adamdı ve bu yüzden adı hep güzel anılacak. Elbette bütünüyle katılamam zweıg'ın fikirlerine. Zaman zaman çok fazla övgü hissettim. Fakat bir yandan Stefan öyle bir yazar ki benim için o ne derse kesin doğruluk payı az da olsa inanırım gibi geliyor. Kitabın adında da dediği gibi mutluluğun mimarı olan Freud hakkında bilgi edinmek için harika bir kitap. Sevdiğiniz bir yazarsa daha da keyifle okuyorsunuz.
Kitabı okurken heyecanlanmaktan kalbimin atışı hızlandı. Stefan Zweig'in mı , Freud'un mu yoksa çevirmen Mine Bali'nin mi hüneri bunun ayrımını yapamasam da en çok Freud'a olan ilgim arttı. Toplumların baskısına karşı böyle kendini açıklayabilmek, daha evvelki değerleri yıkacak savlarını sunmak, sorundan kaçmak yerine sorunu irdelemek cesareti kesinlikle takdir edilesi. Freud'un her hafta öğrencileriyle buluşup fikir alışverişi yapıyor oluşu, düşünmeden geçen tek bir saatin olmayışı, gün boyu kalem kağıtsız bir çok insanla psikanaliz yapışı, bütün ömrü boyunca nerdeyse hiç başağrısı veya yorgunluk çekmemesi beni açıkça şaşırttı. Freud; uçlarda gezinen insan ruhu gözlemleyicisi. Zweig yarım hakikatlerin Freud'un gözünde değersiz olduğunu yazmış. Freud bir itirafında gençken hekimliğe sempati beslemediğini hatta sonrasında bile beslemediğini, onu harekete geçirenin, sıfatlardan çok öğrenme tutkusu olduğunu ve bu tutkunun bilimlere değil insani ilişkiler üzerine olduğunu söylemiş. Sırf bu yüzden bile Freud ile aramda büyük bir benzerlik gördüm. Freud'un bu konuda bir sıkıntısı vardı. Onun ilgilendiği konular henüz bir bilim dalı değildi ve Viyana tıp fakültesinde eğitimi verilmiyordu. Kendi ilgi alanında tutkuyla araştırmalar yapıyor tıp fakültesini sınavlarını da görev icabı ( kayıtsız bir şekilde ) geçiyor.
Bir hekim olarak risksiz bir biçimde tedaviler yapabilecekken, içini dinleyerek derinlere inmeye cüret ediyor. Hipnoz yönteminden de etkilenen freud kendi yöntemini yaratıyor:psikanaliz. Şu sorular ona yol soruyor: Duygular bastırılabildiğine göre, onalrı bastıran kim oluyor? En önemlisi bastırıldıklarında nereye itiliyorlar? Zihinsel güçler hangi prensiplere göre bedensel güçlere etki etmeye başlıyor? İşte bu yol bilinçaltına çıkıyor.

Sözün özü ku kitap benim gibi Freud ile yeni tanışanlar için dopdolu bir kitap. Bir çırpıda okudum ve defalarca da okurum çünkü çevirmenin dili o kadar güzel ki hayran kaldım. Rüyalar, cinsel yaşam, bilinçaltı ve freudun karakteri gibi bölümleri var ve okunmaya değer.
Freud un öğrencisi Zweig tarafından kaleme alınan bu eserin ilk 50 sayfasında Zweig in usta kalemiyle Freud un kişiliği, fiziği, yaşam tarzı, ideolojisi vs. Son derece detaylı, bir divan şairinin sevdiğini anlatır gibi, titiz bir şekilde anlatılmıştır.
Genel hatlarıyla freudun hayatı ve psikolojiye katmış olduğu teknikleri ve bilgileri anlatıyor. Lakin freudun genel olarak çarpıcı fikirleri olsada katılmadığım baktığım zaman havada kalan saçma fikirleri mevcut şöyle ki; kısaca cinselligi öyle bir merkeze koyuyor ki bebeklerin emdiği her şeyi cinsellik dürtüsü doğrultusunda yaptığını söylüyor yani cinsellik dürtüsünü bebeklikten başladığı belirtiyor son derece iğrenç umarım bunun üzerine bir deney yapmaya yeltenmemiştir!!! Bir iğrençlikte, çocukluktan gelen anne sevgisi, baba nefretinden bahsediyor ve bunun sebebini cinselliğe bağlıyor, yani anneyi babadan kıskanma vs vs. Yani cinsellik konusunda adeta çuvallıyor sanıyorum ahlak kavramı kafasında çok başka yerlerde daha detaylı okumak lazım.
Stefan Zweig böylesi idrak etmesi kolay olmayan olguları anlaşılır şekilde dile getirmiş. Sigi'nin kendi kitaplarını okuduğum için çok farklı bir içerikle karşılaştığım söylenemez. Benim için yaptığım eski okumalara şöyle bir özet bir geri dönüş, tekrar kokusunu alış gibi geçen bir kitaptı. Sigmund Freud hakkında ve savları hakkında hiç fikri olmayanlara tavsiye ederim. Adamın kitaplarının tek tek okuyacağıma biri bana özetlemiş olsun derseniz Zweig bu işi layıkı ile yapmış.
Freud’un görüşlerinin, araştırmalarının anlatıldığı kitap. Freud hakkında daha önceden bilgi sahibi olmayanlar için ideal. Stefan Zweig, Freud’u hem yalın bir dille hem de en genel hatlarıyla gayet açıklayıcı bir şekilde anlatmış.
Bazen bir insanın tek başına hakikatı açığa çıkarmaya cesaret etmiş olması, çağı değiştirmeye yeterli gelebilir.
İnsanın aslında pek önemsiz görünen bir takım uzuvlar için bile (diş, cilt ve saç bakımı gibi) tedaviler çoktan icat edilmişken, ruhun içinde bulunduğu sıkıntı için bilimin henüz herhangi sığınak bulamamış olması gibi inanılmaz bir gerçeği görmüştür.
Freud için sürçme, düşüncesizce yapılmış bir eylem değil bastırılan bir düşüncenin niyahet iradeye baskın çıkmasıdır.
Bireyleri bilgilendirmek için görevlendirilmiş olanlar; yani öğretmenler, papazlar, sanatçılar ve bilginler, medeniyetin riyakârlarını ve cehaletini körükleyenlere dönüşmüşse aydınlık ve açık görüşler nasıl yayılabilir?
Bir masa ister karanlık bir mekanda bulunduğu için görünmez olsun ister lambayla aydınlatılarak algılanabilir hale gelsin farketmez, neticede masa masadır. Işık, masanın varlığını duyular açısından algılanabilir hale getirir, yoktan var etmez.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Freud - Mutluluğun Mimarı
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
180
ISBN:
9786052060025
Çeviri:
Mine Bali
Yayınevi:
Zeplin Kitap
Zweig, Mutluluğun Mimarı’nda, Freud’un öğrencilik yıllarından başlayarak önce bütün Avrupa’da daha sonra ise tüm dünyada geniş yankı uyandıran çalışmalarının izini sürüyor. Freud öncesi Avrupa’nın âdeta fotoğrafını çekerek ruhsal yönden “hasta bir Avrupa” portresi ortaya koyuyor ve Freud’un, “devrim” olarak nitelediği çalışmalarıyla bu hasta ruhları özgürleştiğini savunuyor. Zweig, Freud’un çıkış noktasına dikkat çekerken bir yandan da bu genç hekimin bilinçdışı dünya, rüyaların yorumu, psikanaliz ve cinsellikle ilgili çalışmalarının yarattığı etkiyi inceliyor. Mutluluğun Mimarı iki büyük ismi tek kitapta buluşturan ve roman tadında okunan eşsiz bir kitap…



“İnsan, Zweig’ın eserlerini övmeye nereden başlayacağını bilemiyor.”

─ Ali Smith

“Zweig, betimlediği hayatı çok iyi kavrayan ve olağanüstü çözümleme yetenekleri olan bir yazar.”

─ The New York Review of Books

“Zweig’ın metinleri, insanlara duyduğu sevginin kanıtı gibidir.”

─ London Review of Books

“Zweig, bütün yazarlar arasında en yetişkinidir; medeni, görgülü ama asla bezgin veya alaycı değil. Zweig, her şeye rağmen empatinin mümkün −gerekli− olduğuna inanan bir realist.”

─ Independent

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 65 okur

  • Özgüm Coşkun
  • rumeysakayim
  • Dilara Özeren
  • Emine Çınar
  • Sümeyye C.
  • Eser Karal
  • Hanife MERMER
  • Yusuf Mirza
  • Sezin Üçkuyu
  • Zelal Yasin

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%13.6
14-17 Yaş
%13.6
18-24 Yaş
%27.3
25-34 Yaş
%27.3
35-44 Yaş
%13.6
45-54 Yaş
%4.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%50.9
Erkek
%49.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (7)
9
%25 (7)
8
%28.6 (8)
7
%14.3 (4)
6
%3.6 (1)
5
%0
4
%3.6 (1)
3
%0
2
%0
1
%0