Montaigne

8,8/10  (14 Oy) · 
50 okunma  · 
16 beğeni  · 
1.501 gösterim
Stefan Zweig, Nazi Almanyası'nda kitaplarının yakılmasının ardından, hümanist düşünür Erasmus'la başladığı içsel yolculuğuna yine bir hümanistle, Montaigne'le noktayı koyar. Montaigne, yazarın 1942'de hayatına son vermeyi seçmesiyle yarım kalan son eserlerinden biridir. Avrupa'yı Avrupa yapan filozof ve yazarları konu alan biyografiler üzerinden kendini anlama ve anlatma yolculuğunun Zweig için son uğrağıdır Montaigne. 

Stefan Zweig, "En gönüllü ölüm, ölümlerin en güzelidir," diyen Montaigne'de kendini bulmuştur. Büyük Avrupa'yı geri dönüşü olmayacak şekilde sonlandıran İkinci Dünya Savaşı yıllarında, yaşamın ve yaşamanın insanın kendi iradesine bağlı olmaktan çıktığını fark eden son büyük Avrupalıdır Zweig.

 
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2017
  • Sayfa Sayısı:
    128
  • ISBN:
    9789750733901
  • Çeviri:
    Ahmet Cemal
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Sergen Özen 
 28 May 16:42 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Stefan Zweig. Yüzyıllar geçmesine rağmen iç dünyasındaki sıkıntıları, bireysel özgürlüklerle boğuşmayı, yaşadığı dünyaya karşı hoşnutsuzluğunu dile getirirken ilham kaynağı olduğu bir kişi vardır: Michel De Montaigne. Yaşamanın insanın kendi iradesine bağlı olmaktan çıktığı ikinci dünya savaşı dönemiyle, Montaigne’nin karanlık ortaçağ dünyasıyla çok bağdaşır, öyle ki Zweig, Denemeler’i okuduğunda kendisine yol gösteren birinin sesini duyumsarmış gibi hisseder, yaşadığı dünyadaki bütün haksızlıklara, zulümlere, savaşlara, kıyımlara karşı olurken, kaderini ve zamanını çok benzettiği Montaigne’i kendisine öğütler veren, onu üzmeyen bir arkadaş gibi görür.
“Montaigne'i okuduğumda benimle olan, edebiyat ya da felsefe değil, ama bir insandır; beni kardeşi sayan, teselli eden, bana öğütler veren, anladığım ve beni anlayan bir insan.”

Kendini arar Monraigne, kendi iç sesini hayatı boyunca bulmaya çalışır. Süreklilik onun için hoş bir şey değildir, hiçbir şeye sıkı sıkıya bağlı kalmaz, hafızası yeterince iyi değildir Montaigne’nin, yaşadığı önemli şeyler dışında belleği çoğu şeyi filtreler -ki hayatımızda unutmak istediğimiz onca şey varken doğuştan bu zaafa sahip olmak kötünün iyi halidir, hatta iyi bir şeydir bana göre.- çabuk sıkılan, baskın bir ruh hali vardır, Alışılmışın dışında olmayan sıradan bir yaşamı kabul etmeyen ve sürekli arayış içinde olan bir ruh…

Denemeler. İçinde mükemmel tespitler olan, bugün bile bu tespitlerin doğruluğunu içeren cümlelerle yükselen bir başyapıt. Gerçekten hayatımızın her dönemine Montaigne gibi seslenebilen yazarların sayısı azdır. Denemeleri 2 Cilt halinde okumayı düşünüyorum, tekrar, tekrar…
Kendi iç sesini aramak için, hayatında birçok şeylerden vazgeçmek için çaba sarf eden, ve bu çaba içerisinde geçen süreye “bireysel özgürlük için mücadele” diyen Montaigne… Hepimiz iç sesimizi aramıyor muyuz? Okuduğumuz kitaplar, yaptığımız tahliller, bir cümle üzerinde uzunca bir düşünme, kitabı okuduğumuz sırada, kendi hayatımızdan parçalar bulup, kitap yerine o parçaları düşünerek, kitaptan kopulduğunu dakikalar sonra fark etmek bunun unsurları değil midir... Hepsi, kendi iç sesimizi bulma yolunda bir yapbozu tamamlamak için parçalardan oluşmuyor mu? Kendi ruhumuzu dinlendirmek için, bir nebze olsun yaşanılmak istenen bir takım şeyleri kitaplarda bulmuyor muyuz, buluyoruz, hem de kurgu olmayan, o hayatın ta kendisi ‘gerçek’ten daha çok.

Montaigne bin kitap okuyarak-o döneme göre çok yüksek bir rakam- o ruhu bulmuştu, ve Denemeleri ortaya çıkarmıştı. Sürekli kitaplarla, kendi iç sesini dinlemek için Bordeaux belediye başkanlığını, birtakım devlet yetkilerini bırakmak için çaba sarf etmişti, vasatlaşmış, sıradanlığa gömülen yaşamını Tolstoy gibi ailesinden kaçıp geride bırakarak farklı hayatlar, kültürler, insanlar görmek için seyahat etmişti. Aynı şeyleri yaşamaktan dem vurduğumuz alışılagelmiş şeylerin, alışılmış çaresizliği içerisinde kalan bir insan silüeti gibi...
Bizim kaçımızın kendimize, farklı hayatlara dokunarak olsun, Okuyarak, tefekkür ederek, düşünerek, hayal kurarak, renklenerek, renklendirerek…

Akın Ölmez 
14 Eyl 00:14 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Zweig’ın deneme dalında verdiği son büyük ürün. Son günlerinde, Brezilya’da eşiyle birlikte intihar etmeden önce, Avrupa’daki bir arkadaşına, “Artık sadece en büyükleri okuyabiliyorum,” demiş. Yazmak için de bu en büyüklerden birini seçmiş. Dünya edebiyatında deneme türünün babası diye bilinen, büyük hümanist Michel de Montaigne’i yazarak.

Bireysel olarak bazı dönemlerde, içimizde bir kalkışma, bir vazgeçiş, kaçış oluştuğunda bir şeylere sığınmak, konuşmak, paylaşmak isteriz.
Ama bu dönemlerde bile durumu içselleştiremediğinizde başka sığınaklar arayabiliriz.

Benim böyle zamanlarda sıklıkla başvurduğum eserlerden biridir "Denemeler".

Üstadı, başka bir üstadın aklından da görmek, duymak, okumak müthiş bir zevkti.

Zweig, Montaigne'e hayran olmuş, ben ikisine de...

Hakan Uzun 
18 Oca 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Montaigne hakında oldukça özel bilgilere sahip olmanızı sağlayan bir deneme. Yüzyıllar önce yaşayan 'denemenin babası' ile ortak özellikleriniz sizi şaşırtacak.

Kitaptan 18 Alıntı

Sergen Özen 
24 May 16:57 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"Dünyanın en önemli şeyi, insanın kendi kendisi olmayı bilmesidir."

Montaigne, Stefan Zweig (Sayfa 81 - Can Yayınları. 2. Basım, 2012.  'Montaigne')Montaigne, Stefan Zweig (Sayfa 81 - Can Yayınları. 2. Basım, 2012. 'Montaigne')
Sergen Özen 
24 May 03:50 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Kitaplar, insanın hayat yolculuğunda yanına alabileceği en iyi besinlerdir.

Montaigne, Stefan Zweig (Sayfa 63 - Can Yayınları. 2. Basım, 2012.  'Montaigne')Montaigne, Stefan Zweig (Sayfa 63 - Can Yayınları. 2. Basım, 2012. 'Montaigne')
Sergen Özen 
28 May 02:48 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Sağduyu sahibi insanın kaybedecek hiçbir şeyi yoktur.

Montaigne, Stefan Zweig (Sayfa 29 - Can Yayınları. 2. Basım, 2012)Montaigne, Stefan Zweig (Sayfa 29 - Can Yayınları. 2. Basım, 2012)
Sergen Özen 
 27 May 15:13 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

İnsanı soylu kılan makam, kanın ayrıcalığı, yeteneği değil, kişiliğini korumayı ve kendine özgü biçimde yaşamayı başarma ölçüsüdür.

Montaigne, Stefan Zweig (Can Yayınları. 2. Basım, 2012)Montaigne, Stefan Zweig (Can Yayınları. 2. Basım, 2012)
Sergen Özen 
24 May 16:13 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Montaigne'i okuduğumda benimle olan, edebiyat ya da felsefe değil, ama bir insandır; beni kardeşi sayan, teselli eden, bana öğütler veren, anladığım ve beni anlayan bir insan.

Montaigne, Stefan Zweig (Sayfa 28 - Can Yayınları. 2. Basım, 2012.)Montaigne, Stefan Zweig (Sayfa 28 - Can Yayınları. 2. Basım, 2012.)

Dünyayla ilgilenme. Çünkü onu ne değiştirebilirsin ne de daha iyi kılabilirsin. Sen kendinle ilgilen ve kendi içinde kurtarılabilecek ne varsa, onu kurtar. Başkaları yıkarlarken, sen yapmaya bak; çılgınlığın ortasında aklını korumaya çalış. Kendini dünyaya kapa. Kendin için ayrı bir dünya kur.

Montaigne, Stefan ZweigMontaigne, Stefan Zweig
Sergen Özen 
25 May 02:09 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Yalnızca kendi göbeğine bakan, dünyayı göremez. Bu nedenle Montaigne tarih okur, felsefede derinleşir; böyle yapmaktaki amacı ders almak, kendine inanç aşılamak değil, başka insanların kendi "ben"lerini, başkalarının "ben"i yanında ayakta tutabilmek için neler yapmış olduklarını görmektir.

Montaigne, Stefan Zweig (Sayfa 76 - Can Yayınları. 2. Basım, 2012.)Montaigne, Stefan Zweig (Sayfa 76 - Can Yayınları. 2. Basım, 2012.)

" Düşüncelerini kafa tutarak, buyruklar vererek ortaya koyanlar, akıldan yana güçsüz olduklarını her zaman belli ederler."

Montaigne, Stefan ZweigMontaigne, Stefan Zweig

''Aklında planladığın şey ile,
Kaderin planladığı şey çok farklıdır,
Çoğu kez bu yüzden hayata şaşarsın."

Montaigne, Stefan ZweigMontaigne, Stefan Zweig
2 /