Burçin Arslan

Kurşunkalem gibiyiz, hatalarımız düzeltilebilirse de izlerini tümüyle yok edemeyiz. Geçmişi değiştiremeyiz ama düzeltme yoluna gidebiliriz. Kurşunkalem gibiyiz, acılarımız bizim kalemtıraşımız. Yaşadığımız zor­luklar kişiliğimizin biçimlenmesine yardımcı olurlar. Kurşunkalem gibiyiz, her fırsatta izimizi bırakabiliriz. Yaşamda varoluş nedenimiz budur, izimizi bırakmak. Belki küçük bir yolda, belki birlikte olduğumuz insanlarda, belki yetiştirdiğimiz insanlarda, ama kesinlikle arkamızda iz bırakmaya çabalamalıyız.
Reklam
İnsanlardaki önyargıyı parçalamak atomu parçala­mamdan çok daha zor, demiş Einstein. Önyargı başa­rıya ulaşmada ayağımıza hiç olmadık yerde dolanan bir çelme gibidir. Önyargı zincirini kırmış kişiler ha­yatı deneme yanılma yoluyla keşfedip yaşadığı tüm olumsuzluklarda ders almayı bilen ve başarıya giden yolda hızımızı kesen çakılları temizleyebilen insanlardır.
En büyük hayaller başlamak için uygun ortam arar­. Kendinize boş zaman ve alan yaratın. Zihninizi ser­best bırakın ki hayalleriniz olabildiğince ileri gidebilsin.
Yaralarınızı bilgeliğe dönüştürün. Hayatta pek çok yara­lar alacaksınız. Hatalar yapacaksınız. Bazı insanlar ha­talarınıza "başarısızlık" adını verecek. Oysa ben öğren­dim ki "başarısızlık", Tanrı'nın :”Affedersin bir bakar mı­sın, yanlış yönde gidiyorsun!" demesidir. Başarısızlık yalnızca bir tecrübedir.
Eğer hayatınızı, hayatın gerçeklerini kabul ederek ya­şarsanız, her şeyle ama her şeyle baş edebilirsiniz. Hat­ta ölüm acısıyla bile...
Reklam