8,4/10  (531 Oy) · 
2.464 okunma  · 
447 beğeni  · 
8.341 gösterim
Michel de Montaigne (1533-1592): "Kendini tanı" ve "Ne biliyorum?" gibi temel sorularla yola çıkarak bir insanda insanlığın bütün hallerini yoklayan "deneme" türünün insim babasıdır.

1571'de kitaplarıyla birlikte çiftliğinin kulesine çekilmesiyle başlayan bu yaratıcı süreç, Montaigne'i önce okuduklarıyla ilgili notlar almaya itmiş, aynı notlar zamanla Denemeler'i (1580) oluşturmuş, ve bu kişisel yazılar ilk yayımlanıştan sonra da dallanıp budaklanmayı sürdürmüştür.

Bu kitaptaki Eyüboğlu çevirileri'de, 1940'daki ilk baskısından 1970'deki halini alana dek okurun önüne her defasında yeni parçalar getirerek bir anlamda yapıtla benzeri bir yol izlemiştir.
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2017
  • Sayfa Sayısı:
    272
  • ISBN:
    9789754586985
  • Çeviri:
    Sabahattin Eyüboğlu
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları - Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi
  • Kitabın Türü:
Serpil Ağ 
19 Oca 01:58 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Denemeler adlı kitap ile kızımın vasıtası ile tanıştım. Bugünler de klasiklere olan eğilimimi fark eden çocuklarım sayesinde, isimlerini duyduğum ama eserlerini okuma fırsatına nail olamadığım yazarlar ile tanışmaktayım. Montaigne de yeni tanıdığım bir yazardır. Kendini keşfeden bir insanın yaşantısı, kendini keşfedemeyenlere göre efsane görülür. Toplum, böyle insanları baş tacı eder. Montaigne'de kendini keşfedenlerdendir. Fransız asıllı olan Montaigne, deneme akımının kurucusu olarak addedilir. Çünkü " Denemeler " adlı eserinde kesin bir yargıya varmadan, kişisel düşüncelerini sanki kendi kendisiyle konuşuyormuş gibi bir üslup ile aktarır okuyucuya. Kısaca dogmacılığın tam tersidir bir bakıma. Denemeleri tercüme eden Sebahattin Eyüpoğlu da, Denemeleri okuyan herkesin, şu iki dersi aldığına dem vurur. Doğanın istediği gibi düşün ve yaşa; hiçbir kitabın, hiçbir dogmanın kölesi olma.
Montaigne Denemeleri kendi ve yakınları için kaleme alsa da, esere hâkim olan unsur insanın ta kendisidir. Amaç okuyucuya bir şey öğretmek değil anlatmak olsa da, her cümlede yazarın kendisi vardır. Ayrıca satırlar arasında ilerledikçe, etkin oldukları dönemlerde isimleri yer etmiş Seneca, Horatius gibi filozofların sözlerine de rastlayacaksınız. Bu sözler ile kendi düşüncelerini harmanlayarak aktarmış okura. Öyle ki, Montaigne'in sözleri ve filozoflara ait alıntılar ışığında, okuduğum her bir satırda kendi ruhumun bir yansımasını gördüm. Sanki okuduğum satırların müsebbibi Montaigne değil de, benim kalemimden dökülen yazılardı. Montaigne de benim gibi, olaylar karşısında kendisi ders almadığı halde, başkalarına ders verenlere kızıyor. İnancı ve ideoloji uğruna cana kıyanlara öfkeleniyor. Bütün okurlara bahşettiği hoşgörüsünü sadece o tarz insanlardan men ediyor. Olması gerekende bu değil midir? Montaigne'in amacı da edinmiş olduğu bilgiler ışığında, okura yol gösterebilmek. Ama anlayana... Herkes başkalarıyla uğraşacağı çabayı kendini eğitmeye harcasaydı, dünya daha bir yaşanılabilir ve harika bir yer olmaz mıydı? " Bakmasını bilen anılarımda her şeyi söylediğimi, gösterdiğimi görür. " der, Montaigne. Bende ekliyorum ki, Denemeler'de anlatılmak istenileni anlamak isteyen anlar. Bazen hissettiklerimiz o kadar derin ve yoğundur ki, duygularımızı telaffuz edebilmek için uygun kelimeler bulamayız. Bu yüzden değerli okur arkadaşlar, hissettiklerimi hissedebilmek adına Denemeleri okumanızı tavsiye ederim.

Nurhan Işkın 
 27 Tem 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Öncelikle, Michel De Montaigne'nin Denemeler adlı eserini alırken yayınevine mutlaka dikkat edin. Benim okuduğum bu eser Kitap & Cafe Serüven adlı yayınevinden çıkmış yazım hataları çok fazla ama en önemlisi yazı puntosu çok küçük okurken ciddi anlamda gözlere rahatsızlık veriyor.

Montaigne... felsefenin sorgulayan yazarı. Önce kendini sonra tüm hayat akışını sorgulayıp cevapları ile çelişki yaşayan yazar. Denemeler adlı eseri isminden anlaşılacağı üzere küçük denemeler ile dolu bir kitap. Denemeleri kısa kısa olsa da içeriklerini anlamaya başladığınızda çok uzun gelecek...

Başkalarından önce kendini eleştiren, her konuda bakış acısını geniş tutmaya çalışan, özellikle insanın kendi ile beraber dünya bakış acısını geliştirmeye çalışan yazar, bu eserinde Yunan Mitolojisinden fazlaca bahsediyor. Mitoloji üstatlarının söylediklerinin bir çoğunu kabul etmiyor. İnsanın kendi bilgeliğini, kendi gücünü keşfetmesini istiyor. Montaigne göre insan ruhu ile ve tüm yaratılmışlarla bütünleşmeli...

Savaşların, dayatmaların, zalimliğin karşısında duran yazar Denemeler adlı eserinde, insanın sürekli araştırmasını ve sürekli kendini yenilemesini istiyor. Evrenin kendini sürekli yenilediği gibi, insanında kendini yenilemesinin önemli olduğunu vurguluyor...

Montaigne kendi felsefesine göre, kuşkuculuğun; insanı evren karşısında boşluğu güvensizliğe düşürmek değil, tam tersi bilinçli olabilmesi açısından ne kadar önemli olduğunu savunmaktadır..

Ahlak konusunda ise insanın kibri yüzünden, hem kendini hem dünyayı bozduğunu öne sürmektedir.

Montaigne'nin bu kitabı kısaltılmış olan Denemeler eseridir. Sayın Hakan Beyin tavsiyesi üzerine mutlaka dört kitaptan oluşan asıl Denemeler adlı eseri de mutlaka okuyacağım, kendisine tavsiyesi için tekrar teşekkür ederim...

Felsefe ve edebiyatı bir arada tutan Montaigne'nin eserlerini sıkılmadan okuyacağınızı düşünüyorum...

Bu kitabı lisede edebiyat dersi için okumuştum. O günden beri de başucu kitabımdır. Felsefe kitaplarında genelde yazarın düşüncelerinin çoğuna katılmam ama bunu okurken her cümleyi onayladım neredeyse.Alıntı eklemek istediğimde bütün cümleleri yazmak istediğimi farkettim çünkü. Dört çocuğunu daha bebekken kaybeden ve amansız böbrek sancıları yüzünden 1571 yılında 38 yaşındayken şatosunun duvarları arasına çekilen Montaigne yirmi yıl süresince, binden fazla sayfalık “Denemeler” adlı eserini kaleme almıştır. Daha önce kitabı İskele Yayınları ndan okumuştum ama daha sonra İş Bankası Yayınları ndan okudum. Çeviri gerçekten çok önemli ve bu konuda en iyisi bence İş Bankası Yayınları.

Gizem 
 14 Mar 20:25 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · Puan vermedi

Montaigne..

Bu adamın kafasının içini fazlasıyla merak ettim.. Her konu hakkında iyi kötü bir fikri olan biri ve insanı kendi düşünce dünyasında gezintiye çıkarıyor adeta. Neredeyse​ bütün kitabın satırlarını çizdim, sindirdim..Sadeleştirilmiş bir basımını almış olmam büyük hata oldu. Kesinlikle uzun versiyonun okunması gerekli..

Bir cümle karşısında çok farklı fikirlere dalıp gittim bazen.. Bazen hak verdim, bazen çelişkiye düştüm.
Her sayfası, her bölümü farklı olan bu kitabı okumamak büyük kayıp olurdu zannımca.. Kitap okumaktan sıkılan birisinin bile rahatlıkla okuyabileceği bir tarzda ve her bölümde farklı bir düşünce denizine yelken açıyor insan.

Deneme insanın iç dünyasının aynasıdır ya işte bunu çok iyi hissediyoruz bu eserde. Baş yapıt.. Yayınevinden kaynaklı basım ve yazım hatalarının çok nadiren anlamı sekteye uğrattığı oldu. Ama eğer okumadıysanız kesinlikle okuyun derim. Çok farklı bakış açıları kazandırır. En azından ben öyle temenni ediyorum. :)

aLoNe 
 12 May 09:04 · Kitabı okuyor · Puan vermedi

Kitabı henüz bitirmedim ama kısmen tanıtmak istedim. Yavaş okuyup geç bitirmek anlamamaktan iyidir. Sindire sindire kendimi tanıdığım bu kitabın bitmesini istemezdim zaten.

Hayatın duvarlarında yaşadık hayallerle, pişmanlıklarla, sevgilerle, aşklarla, hazlarla; ama hayır insan sadece nefesle yaşar. Bu yaşıma kadar kaç kez düşüp kalktım bilmiyorum ama kalktım önemli olanda bu değil mi? Okudum, yazdım, çizdim elimde bir kalem bir defter aklıma gelen her şey toz duman gibi uçup gitti, sayfalarıma eklediğim en çok bendim. Düşüncelerin önüne geçemeyen benliğimiz hayallerimizi süsleyen bir zavallıdır. Yasa, yararlı olduğu için değil yasa olduğu için yürürlükte kalırmış; işte insanlarda sevdikleri ya da cesaretli oldukları için değil yaşamaya mecbur oldukları için yaşmaya devam ederler. Kimsenin kimseye ihtiyacı yoktur. İnsan en çok kendine muhtaçtır, insan en çok kendini tanımalıdır. Kim derdi insan kendinden çok başka başka şeyleri sever diye? Öyle olmuyormuş... Aklıma yetiştirdiğim her cümle, kendini bana çalıştıran sayfalar yetişti cahilliğimi tedavi etmeye. Ne sen, ne de bir başkası sende olanları, sen kendini tanımadan bulamıyorsun. Kendini öven insan boş insandır, kendinden başka kimseyi düşünmeyen, söylediği her kelimeyi dilindeki sayfalarda bırakan... İnsan dilinde değil elinde bırakmalı eserlerini, uzatmalı, hissetmeli. Sen yap ama başkası bahsetsin senden, adın değil eserlerin dolaşsın elden ele, dilden dile. Aklımda uçuşan binbir kelimelerden birisi kanatlanıp birinin düşüncesine konsa ne güzel olur. Felsefe olur, tartışma olur, yeni yeni kavramlar olur ama adı da bu ya; bir eser olur. Sevmek bir sanattır, nefret etmek bir sanattır, kendini bilmek yaptığın en büyük eserdir. İşte tanıyıp tanıyabileceğim en harika ben dersin. İnsan, beni benden alan değil beni ben yapanı seçmelidir. Kelimelerim düşüncelerimle iş birliği yapıp beynimin emriyle bana kalem ve kağıtla itibata geçmemi söylüyor. Yaşanmışlıklar insanın alabileceği en büyük ders, kendinden alabileceği en iyi tecrübedir. Dünya dönüyor ama insan hissetmiyor, ben dönmüyorum, ben olduğum yerdeyim diyoruz; halbuki ömür gelip geçiyor hangimiz oturup geçen dakikaları sayıyoruz? O sayacağımız zamanda yeni şeyler yaşarız çünkü. Ölüm biraz daha yaklaşır bize. Günler, okunan kitabın çevirdiğimiz sayfaları gibidir, çevrilir çevrilir ve bir de bakmışsın kitap bitmiş. İşte budur hayat dediğimiz şey. Sayfalar bitene kadar, kelimeler, cümleler birbirini kovalar. Bir insanla konuşmak gibidir kitap okumak. Ben okurken kitabımın her sayfasıyla aşk yaşadım, her okuduğumda biraz daha aşık oldum. Beni benden mi aldı kitap, yoksa beni ben mi yaptı? Gözlerimi kapattım, aklımdan binbir kelime geçti, her düşünceme biraz daha su ekleyip içmeye devam ettim. Ben kendimi tanıdım, gelip giden insanları bir kenara bırak, sende kalan seni keşfet. Okurken kendimi bulduğum yerde yeni denemeler ekledim kendimce kendime. Amacım bir sayfada bende olanlardan çevirmekti. Bir bir saydım aklımdaki düşüncelerimi, kelime kelime yazdım bir müzik eşliğinde. Baştan başlayıp okudum daha sonra kendimi. Kim hakkımda ne derse desin, çünkü insanların yaptığı en iyi şeydir kendini tanımadan başkasını tanımaya çalışmak. Kimine göre hastayım, kimine göre vefasız, kimine göre yaş olarak oldukça küçük. Dilediğinizi düşünün ama ben kendimi tanıyorum ve benim hakkımda konuşan insanlardan en büyük farkım bu. İyiki sizden küçüğüm ki kendimi daha erken tanıyıp, bir yol seçebildim kendime. Bir alıntı paylaştım iki gün önce " birileri arkanızdan konuşuyorsa onlardan öndesiniz demektir" işte bu sözü hatırladığımda kendimi tamamen eleştiriye açtım.
Bir ay önce karşıma biri çıktı ve çok az kitap okuduğumu söyledi. O an içimden ah demek geçti çünkü kendimi bir kez daha keşfettim. Ben okumak için okumadım, ben kendimi öğrenmek için, okuyacağım yazarı kendimce belirlemek için okuyorum yavaş yavaş. Kitaplığımda biraz daha az kitap olur ama aklımda daha fazla düşünce olur. Şimdi daha iyi okuyorum, daha az eser veren yazar tercih ediyorum. Ne kadar az eser veriyorlarsa o kadar uzun sürede kendilerini biraz daha keşfediyor yazarlar ve yeni bir hayatla geliyorlar gündemimize. İki yılda bir, üç yılda bir hatta belkide on yılda bir eser veren yazarlar adını sayıkladığım kişiler oluyor. Bir kitap okudum adı bende kalsın, okuduğum kitap ve bundan sonra çıkan bir kitabı arasında sadece bir ay vardı ne öğrendim biliyor musunuz? Beni zorlamıyor bu kitaplar, her zaman bildiğim kelimeler, kullandığım heceler... Ben bu kitapta ne gibi bir bilgi edinebilirim ki?
Bilgelik konusunda sınır tanımayan, fikirlerin ve düşüncelerin olgunlaşmasını sağlayan bir eserdir. Okumanızı tavsiye ediyorum.

Ezgi Sezgin 
14 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Büyük bir hevesle başladığım ve iyi ki okudum dediğim bir kitap.
Montaigne çeşitli konular hakkındaki düşüncelerini ve yorumlarını dile getirmiş.Bazı konularda kendi içinde çelişkiye düşmüş.Çoğu konuyu tarihten örneklerle pekiştirmiş.
Bir yandan bilgilendirirken bir yandan da düşüncelerini aktarmış.
Okuyun derim.

Emre Ö. 
19 Tem 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

çok iyi bir kitap. Bir kere değil defalarca okunmalı. alıntı kısmına gelirsek alıntı ekleyecektim fakat eğer böyle bir işe kalkışırsam bütün kitabı buraya eklemek gerekecek :) çünkü bütün cümleleri altı çizilmelik bir kitap.şiddetle tavsiye ederim.ölmeden okuyun.içerisinde en sevdiğim söz ise şu oldu.

Benim bütün çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamaktır..
İnsanlar hiçbir şeyimi almazlarsa,
Bana çok şey vermiş olurlar..
Hiçbir kötülük etmezlerse,
Yeterince iyilik yapmış sayılırlar..

Montaigne demiş ki:Benim mesleğim,sanatim ,yaşamaktir.Bana hayatim duyduğum,gördüğümve yaşadiğim gibi anlatmami yasak edenler mimara da desinlerki, sen binalarda kendine göre değil başkasina göre, kendi bilginle değil başkasinin bilgisinden söz edeceksin...Felsefe icin okunmasi gereken bir kitapkitap...iyi okumalar..

Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
30 Oca 14:04 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Michel De Montaigne ' nin denemeler kitabını okuma esnasında, sanki büyük baba ile yapılan bir yolculuk ve bu esnada geçen hayata , insan olabilmeye ve erdemliliğe dair konuşmalar gibiydi sanki.Onun rehberliği ve aydınlığıyla yarınlara yapılacak olan yolculuğa dair.Okunası bir kitap , tavsiye ederim kitap dostları.

KeMâL 
07 Ara 2016 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 10/10 puan

Nereden bilebilirsin ki bir kitabın daha seni bu denli etkileyeceğini. Kesinlikle ilk 10’uma girecek hatta ve hatta başımın üstünde duracak ve sıkıştığım zaman açıp hemen ders verecek bir eser. Övüldüğü kadar, söylediği kadar, tavsiye edildiği kadar var. Şunu unutmamak gerekir; kişilerin zevkleri değişebilir. Ah seni keşke önce okusaydım Montaigne…

Muhteşem zeka, beyin ve fikirler. Mükemmel felsefe ve deneyim. Nerede ne yapmalı ? Nasıl davranmalı ? Doğruları kendi düşünceleriyle, doğrularıyla ve tecrübeleriyle yazmış. Doğruyu çift taraflı gösterecek kadar dürüst.

Deneme türünde yazılmış eseri Sis Yayıncılık’tan okudum. Çevirisi gayet güzel. Kısa kısa bölümlerden oluşmakta. Konuları buraya yazamam ama aklınıza ne gelirse cevap bulabileceğiniz bir eser. Bölümlerin içerisinde bir çok; başka filozofların alıntıları var. Fikirlerini örneklerle açıklamış resmen.

Kitabın tamamı ders niteliğinde. O kadar çok alıntı var ki; kitabı baştan sona kadar alıntı yapabilirsiniz. Ruhun sadeliği, insanların dürüstlüğü, her şeyin kararında olmasını çok çok güzel özetlemiş. Bir bakıma kişisel gelişim kitabı olarak görebilirsiniz.

Yazılabilecek onca şey var ama inanın yazarak anlatmam zor. Gerçekten çok güzel bir eser. Mutlaka tavsiye ederim. Kesinlikle bu eseri kaçırmamalısınız.

Kitaptan 860 Alıntı

Bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder; çünkü, her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır.

Denemeler, Michel De Montaigne (Sayfa 55)Denemeler, Michel De Montaigne (Sayfa 55)
Serpil Ağ 
14 Oca 03:00 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

İnsan Tabiatı
Saadet bile haddini aşarsa azap olur.
Seneca

Denemeler, Michel De Montaigne (Sayfa 40 - Türkiye İş Bankası)Denemeler, Michel De Montaigne (Sayfa 40 - Türkiye İş Bankası)
Nurhan Işkın 
23 Tem 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Her yerde olan hiçbir yerde değildir. (Martialis )

Denemeler, Michel De Montaigne (Sayfa 10 - Kitap & Cafe Serüven)Denemeler, Michel De Montaigne (Sayfa 10 - Kitap & Cafe Serüven)

Onunla her şeyi paylaşmak zevkinden yoksun kalınca,
Hiçbir zevki tatmamaya karar verdim.

Denemeler, Michel De Montaigne (Sayfa 27 - Terentius)Denemeler, Michel De Montaigne (Sayfa 27 - Terentius)

Fatihlerin en zalimi olan Selim üstüne yazılanları okurken çok şaşırdım. Mısır'ı aldığında Şam şehrini bolluk ve güzellikle saran eşsiz bahçelere askerlerinden hiçbirinin eli değmemiş, hem de kapıları kapalı değil açık olduğu halde.

Denemeler, Michel De Montaigne (Sayfa 254)Denemeler, Michel De Montaigne (Sayfa 254)
Ezgi Sezgin 
14 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Bir hareketin getirdiği yarara bakarak karar vermek bu hareketin dürüst ve güzel bir hareket olduğunu ispat etmez.

Denemeler, Michel De Montaigne (Sayfa 225)Denemeler, Michel De Montaigne (Sayfa 225)
86 /

Kitapla ilgili 1 Haber

İşte, Feridun Andaç’a göre gençlerin okuması gereken 10 kitap!
İşte, Feridun Andaç’a göre gençlerin okuması gereken 10 kitap! Edebiyatımızın usta ismi Feridun Andaç, “İlkgençlik çağında birinin iki şeye ihtiyacı var: iyi kitap/yazar ve sinema. Onu duygu yolculuğuna çıkarıp gezindirebilecek ve düşüncelere salacak kitaplar ve filmlerle buluşması, o yaş döneminde bunları okuyup izlemesi eminim ki yaşama çizgisinin belirlenmesinde etkileyici olacaktır.” diyor. Aşağıda, Edebiyat Haber okurları için seçtiği on kitabı bulabilirsiniz.