Voltaire

Voltaire

Yazar
8.1/10
1.588 Kişi
·
4.634
Okunma
·
747
Beğeni
·
20,1bin
Gösterim
Adı:
Voltaire
Tam adı:
François Marie Arouet
Unvan:
Fransız Yazar ve Filozof
Doğum:
Fransa, 21 Kasım 1694
Ölüm:
30 Mayıs 1778
François Marie Arouet (21 Kasım 1694 - 30 Mayıs 1778), Fransız yazar ve filozof. Daha çok mahlası Voltaire olarak tanınmıştır. Fransız devrimi ve Aydınlanma hareketine büyük katkısı olmuştur.rnrnDin ve ifade özgürlüklerinin yanı sıra, insan hakları konusundaki düşünceleri ve felsefi yazınları ile ünlenmiştir. Eserlerinde Kilise dogmaları ve döneminin Fransız müesseselerini yoğun olarak hicvetmiştir. Zamanın en etkili isimlerinden biri olarak tanınır.rnrnVoltaire Pariste, 1694te doğmuştur. Sekiz yıl boyunca sanat eğitiminin başladığı Collège Louis-le-Grandda okumuştur. Fakat orada "Latince ve Aptallıklar" dışında bir şey öğrenmediğini iddia etmiştir.rnrnMezun olduktan sonra Voltaire edebiyatta kariyer yapmaya başladı. Babası ise oğlunun hukuk eğitimi almasını istiyordu. Bu nedenle Voltaire, Pariste bir avukatın asistanı olarak çalışıyormuş gibi gözüküp, zamanının büyük bir kısmını hicivsel şiirler yazmaya adamıştır. Babası bunu öğrendiğinde Voltairei yine hukuk okumaya göndermiştir; yine de Voltaire yazmayı sürdürmüştür. Sivri dili ile aristokratik ailelerin beğenisini toplamıştır. Kral XV. Louisnin naibi, Orléans Dükü, II. Philippeyi konu alan bir yazısı nedeniyle Bastillede hapsedilmiştir. Oradayken çıkış yaptığı piyesi Oedipeyi kaleme almış ve Voltaire ismini almıştır. Oedipenin başarısı Voltairei etkili bir isim yapmakla beraber onu Fransız Aydınlanmasına dahil etmiştir.rnVoltairein Pantheondaki anıt mezarırnİngiltereye SürgünrnrnVoltairenin hazır cevaplılığı ve sivri dili başına bela olmayı sürdürdü. Genç bir asilzadeyi gücendirmesi onun mahkeme dahi olmadan sürgün edilmesine yol açtı. Voltairenin İngiltereye sürgünü, İngilteredeki düşünsel durum ve yaşadıkları düşüncelerini büyük oranda etkilemiştir. İngiliz monarşisinden ve ülkenin din ve ifade özgürlüğüne verdiği değerden etkilenen genç yazar, ülkenin yazar ve düşünürlerinden de etkilenmiştir, Shakespeare gibi. Gençlik yıllarından Shakespearei Fransız yazarlarına bir örnek olarak görse de, daha sonraları kendini ondan daha büyük bir yazar olarak görmüştür.rnrn3 yıllık sürgünden sonra Parise dönmüş ve fikirlerini İngiliz hükümetini konu alan kurgusal bir metinde toplayarak bastırmıştır; Lettres philosophiques sur les Anglais ("İngiliz(ler) hakkında felsefi mektuplar"). İngiliz monarşisini daha gelişmiş ve insan haklarına daha saygılı görmesi nedeniyle yazınları Fransada büyük bir tartışmaya yol açmış ve sonunda öyle bir noktaya gelinmiştir ki evrağın kopyaları yakılmış Voltaire ise Parisi terk etmeye zorlanmıştır.rnChâteau de Cirey ve SonrasırnrnBundan sonra sınırdaki Château de Cireye yerleşen Voltaire burada Marquise (Markiz) du Châtelet, Gabrielle Émilie le Tonnelier de Breteuil ile de bir ilişkiye başladı. Voltaire ile Markiz 21.000den fazla kitap toplamışlardır. Kuşkusuz Voltairein 15 yıl süren bu ilişkisi entelektüel gelişimine yardımcı olmuştur. Yazmaya devam eden Voltaire Mérope gibi oyunları ve bazı kısa öyküleri yayımlamıştır. İngilterede geçirdiği zamanda onu en çok etkileyen şeylerden birisi Isaac Newtonun çalışmalarıdır. Eser ve düşüncelerinde bunun etkileri görülebilir.rnrnMarkizin ölümünden sonra Voltaire Berline, yakın arkadaşı ve hayranı olan Büyük Fredericke gitmiştir. Kral zaten onu daha önce ısrarla saraya davet etmişti. Her ne kadar ilk zamanlarda buradaki yaşamı iyi gitse de, zamanla çeşitli zorluklarla karşılaşmaya başlamıştır. Sivri dili ile burada da haksız bulduğu durumları eleştirmiştir. Sonunda kızdırdığı Frederick, Voltairein tüm evrağının kopyalarını yakmış Voltaireyi de tutuklatmıştır. Voltaire Parise doğru yola çıkmış fakat XV. Louis onun kente girmesini yasaklayınca, cenevreya gitmiştir. Her ne kadar iyi karşılansa da tiyatral performansları yasaklayan Cenevre yasaları Voltairenin Candide, ou lOptimisme ("Candide, veya İyimserlik") isimli eserini yazmasına ve kenti terk etmesine neden olmuştur. Bu eser Gottfried Leibnizin felsefesinin hicvidir. Bugün Voltairenin en tanınmış eseri Candidedir. Ferneyde malikâne almış ve 1778'de ki ölümüne kadar burada yaşamıştır.
"Birçok kenti dolaştım. Kimi yerlerde insanların yarısı deli, kimi yerlerde insanlar çok kurnaz, başka yerlerde çok uysal ve hayvan gibi, kimileri de zeki insanlar. Ama her yerde başlıca uğraşı aşk. İkinci uğraşı insanları çekiştirme, üçüncüsü ise aptalca şeyler söyleme."
Voltaire
Sayfa 127 - Karbon Kitaplar
"... ben ne düşünüyorsam onu söylüyorum; başkalarının da benim gibi düşünüp düşünmediklerine aldırış bile etmem."
Voltaire
Karbon Kitaplar
120 syf.
Spoiler içerir

Voltaire tarafından kaleme alınmış önemli bir felsefi romandır. Voltaire, on yedinci yüzyıl rasyonalist (akılcı) filozofu Gottfried Wilhelm Leibniz'in temel felsefe düşüncelerini kitap boyunca yoğun bir kara mizah kullanarak hicvetmektedir. Kahramanlarımızın yaşadığı bitmek tükenmek bilmeyen olumsuzluklar zinciri boyunca Leibniz'in "Bu dünya mümkün olan dünyaların en iyisidir" ve "olası dünyaların en iyisinde bütün olaylar birbirine bağlıdır" düşünceleri sıkça elestirilmekte ve alaya alınmaktadır. Ayrıca Leibniz'in ortaya koyduğu yeter sebep ilkesi (olan herhangi bir şeyin olduğu şekilde olmasının nedeni başka türlü olamayacak olması) de yine kara mizah yoluyla eleştirilerden nasibini almaktadır.

Kahramanlarımızdan filozof Pangloss, Leibniz'i temsil etmektedir. Pangloss, serüven boyunca başına ne kötülük gelirse gelsin asla düşüncelerinden vazgeçmemektedir. Candide ise Pangloss'un öğrencisidir fakat başına gelen her şeyin sebebini sorgulamakta ve yolculuk boyunca dünyada insanların gerçekten mutlu olup olamayacağını araştırmaktadır. Başına gelen olaylara rağmen iyimserliğini devamlı korumaya çalışmış ama sorgulamaktan ve tartışmaktan asla vazgeçmemiştir. Candide'in yolculuk arkadaşı Martin ise devamlı kötümserdir. Martin insanların hiçbir zaman tam mutluluğa ulaşamayacaklarını, tüm insanların hayatlarından şikayet ettiğini ve kimsenin yaşadığı hayattan memnun olamayacağını söylemekte, serüven boyunca da devamlı bu konuda haklı çıkmaktadır. Birlikte yolculuk yaptıkları yaşlı kadın da kendi kötü hayat hikayesini anlattıktan sonra tüm insanların mutsuz olduğunu belirtmiştir.

Tüm dünyayı dolaşan Candide'in mutlu olarak bulduğu tek ülke, dışarıyla bağlantısını kesen, hiç bir din adamı olmayan ve tek Tanrı inancına sahip olan Eldorado'dur. Serüvenin sonu ise İstanbul'da bitmekte ve filozoflarımız derslerini, insanları can sıkıntısı, ahlaksızlık ve yoksulluktan tek uzak tutacak şeyin çalışmak olduğunu vurgulayan Türk köylüsünden almışlardır.

Oldukça akıcı ve bir gün içerisinde rahatlıkla bitirilebilecek bu romanı keyifle okudum. Özellikle felsefeye merak duyanlara tavsiye ederim. İncelememi Candide'in sözüyle bitiriyorum:

"Mümkün olan dünyaların en iyisi burası ise ötekiler kimbilir nasıldır".
208 syf.
·4 günde·7/10 puan
Jorge Luis Borges, vatanı Arjantin’de Buenos Aires Ulusal Kitaplığı’nın yöneticisi olarak çalıştığı dönemde kendi zevki ve edebiyat anlayışına göre seçtiği, farklı ülkelerden yazarların öykülerini barındıran bir kitaplık oluşturur ve adına "Babil Kitaplığı" der.
Micromegas bu kitaplıkta yer alan Voltaire imzalı öykülerden oluşan bir kitaptır. 6 adet öykü bulunan bu kitap, elinize aldığınız anda konuları ve karakterleriyle sizi farklı zamanlara ve diyarlara götürecek. Anlatımının akıcılığı ile de çok kısa süre içerisinde bitireceğinize emin olabilirsiniz.
Sanatında hicvi en derinlikleri ile benimsemiş olan yazarımız; ülkeler, şahıslar yada inançlar olsun hiç düşünmeden çoğuna güzel güzel sözleri ile değinmiştir. Yazıldığı zamanı düşününce de öykülerini beğenmemek elde değil.
Kesinlikle tavsiye ediyorum.
116 syf.
·1 günde
François Marie Arouet, Voltaire takma adıyla tanınan Fransız yazar ve filozof. Fransız Devrimi ve Aydınlanma hareketine büyük katkısı olmuştur. Din ve ifade özgürlüklerinin yanı sıra, insan hakları konusundaki düşünceleri ve felsefi yazıları ile ünlenmiştir.

Kitap Safdil'in Fransa'ya gelmesi ile başlıyor. Romantizm akımının tesadüf özelliği burada da karşımıza çıkıyor ve Safdil amca ve halasını buluyor. Ve geldiği bu yerde Matmazel de Saint-Yves'e aşık oluyor. Hikayemiz bu şekilde devam ediyor.

Kitabın içerisinde Safdil dinleri ve milletleri de sorguluyor ve biz de bu sayede yazarın eleştirilerini ve düşüncelerini görmüş oluyoruz.
170 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Eser tür açısından hem felsefi hem edebi hem de birazda maceraya kaçar yönü bulunmakta.
Çünkü felsefi olmasının yönü Candide adındaki, isminin anlamı saf, temiz, iyimser olan bir gencin hocasını eleştirmesidir.
Edebi yönü de Candide'nin sevgilisiyle olan ilişkisi ve bu ilişkinin serüven boyunca devam etmesi.
Son olarak macera yönü de Candide'nin sevgilisini arayış içinde olması ve ülke ülke çeşitli olayları başına gelmesidir.
Voltaire'nin okuduğum ilk romanıydı ilk eserinden kalemine aşık oldum.
Yazar aktarmak istediği mesajı çok güzel anlamlara yükleyerek okuyucuya sunuyor.
Üslup konusunda sorun yok dili oldukça sadedir.
Konusuyla olsun kurgusuyla olsun mükemmel bir eser. Herkese tavsiye ederim. İyi okumalar.
192 syf.
Öncelikle şunu belirtmek isterim Voltaire'e ait böyle bir kitap yok. (Yabancı bir dostumdan aldığım bilgiyle) Belki de Voltaire'nin kitaplarından derlendiğini düşündüğüm bir kitap.

Türk düşmanı olarak bildiğimiz Voltaire'in Türkler ve müslümanlar hakkında önyargıları ve itiraflarını anlatan bir derleme olmuş. Yalnız yazılanların sahihliği düşündürücü. Şöyle ki 4.Murad'ın oğlu İbrahim diye bahsedilen bir bölüm var: İbrahim 4.Murad'ın oğlu değil kardeşidir, Timur'un bir zât arasında geçen bir hikaye var o hikaye bildiğimiz Nasreddin Hoca ile Timur arasında geçen anonim bir fıkra.. gibi

Tarih anlatılan eserlerde benim için en önemli şey kaynak gösterilmesi, derleme olan iğnenin Türklere, müslümanlara çuvaldızın Avrupalılara, kiliselere batırıldığı bu derleme eserde Voltaire'in hangi kitabından alındığı belli değil.
Kitabın son bölümünün anlamsız bir şekilde uzun uzun İsveç Kralı Demirbaş Şarl'ın ülkemizdeki 5 yıl misafirliği anlatılmış. Kitabın sonu pek bağlanamamış.

Eser inanılmaz yazım, imlâ ve dilbilgisi hatalarıyla dolu, redaktör yok, kaynakça yok. Yazacağım diye, "ÖVDÜYSE eğer"; okumak isteyen okuyabilir.
156 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
"Uçsuz bucaksız bir evrenin ortasında, tek bir noktaya sıkışıp kalmışken , değil kral olmak , etrafımı saran her şeyin kölesi olan ben , kendimi aramakla işe başlıyorum." diyerek kitabı yazmaya başlamış Voltaire.

Voltaire diğer felsefeciler gibi değildir, o inançlı , iyimser ve neşe doludur. Kitapta da bir çok yerde böyle olduğunu göreceksiniz. Dil olarak akıcı bir dili var ,kendini okutuyor. Zaten düşünceleri öyle benziyor ki bizimkilere. Kitap okur gibi değil de sanki onunla bir konu hakkında tartışıyormuş gibi geçiyor zaman.

Voltaire her zaman oldugu gibi burada da kendini arıyor. "Hiçbir şey bilmeyen bir adamın soruları" gündemiyle başlıyor kitaba. Ve sorularıyla ilerliyor. Keyifli bir kitap olmasına rağmen yayınevinin dipnotları arka sayfalara sıkıştırma çabasıyla ortaya çıkan bir saçmalık var. Orada biraz zorlanabilirsiniz. Çünkü her dipnot kitabın sonuna gizlenmiş. Bu bazen okurken algıyı azaltıyor. Bu yüzden size tavsiyem dipnot gördüğünüz zaman arka sayfaları karıştırın. Iyi okumalar :)
131 syf.
Basit hatlarıyla Westfalya kalesinde başlayıp İstanbul da biten maceralar zinciri olarak görünüyor bu eser. Fakat bunun yanı sıra eserde çok büyük eleştiriler mevcut. Voltaire in en büyük eleştirisi aynı zamanda kendi hocası olan felsefeci Leibnize karşı. Eserde Leibnizin fikirlerine Pangloss karakteri ile can vermiş. Buna karşın eleştirilerini ise Martin adındaki Mani dinine inanan bir felsefecinin ağzından dile getirmiş. Felfesi olarak büyük bir derinliğe sahip olan eserde yaşamın ve insanların her türlüsününe hatta yeri geldiğinde hayvanlara bile yer verilmiş. Eser dil ve akış olarak çok güzel ilerliyor. Zaten bu eser başyapıtlardan biri olarak kabul edilir. Okumanızı tavsiye ederim...
120 syf.
Merhabalar öncelikle 1k sakinleri

Kitap 2 başlık altında toplanıyor ama onun dışında Hayvanlar, Teslis Karşıtları, Apokalips inancı, Vaftiz, Yamyamlar adında alt başlıklarda içeriyor..

Hayvanlar da maddi ruh varsa bu maddi ruhu , körüğü kim hareket ettiriyor ?
Yıldızları hareket ettiren kimse o (S.32)

Voltaire bir Yaratıcının olduğunun inancına Zeka yoluyla varabildigini kanısındadır.

Bu sonsuz Geometrici nerede?
Bu konuda bir şey bilmiyorum.
Kendine özgü varlığı sayesinde mi her şeyi düzenledi?
Bu konuda hiç bir şey bilmiyorum.
O, niceliksiz ve niteliksiz bir enginlik midir?
Bu konuyu da bilmiyorum.
Tüm bildiğim ona tapılması gerektiği ve onun hakikat olduğudur.(58)


Voltaire şu söylemlerinden : Şüphesiz bir polis kentinde, kötü bile olsa bir dini olması, hiç bir dinin olmamasından daha iyidir. (72)
Dini aslında hayatı düzenleyen bir araç .
Ve de gerekli .

İnsanlık adaletinden kaçan kötü insandı bu dünyada ya da diğerinde cezalandıracak olan adil bir Tanrı'nın varlığına inanmak gerekmektedir. (69)

İlk ödev her zaman adil olmaktır. (47)

Ama din bağnazları veya
tanrıtanımazlıgı kullanıp güçlüklerden kaçan rahat ve temiz bir hayat süren varlıklı insanların bunu kendine bir hak gibi yapabilmesi konusunda da çıkarımlarda bulunmuştur.

Yaşadığı dönem itibariyle Orta Çağ kilise zihniyetinden çıkan 18 yy yaşamış olan Voltairin bu fikirlere çıkarımlara sahip olması çok da yabancı gelmemesi gerek

Tanrıtanmazların gözü pek ama iyi akıl yürütemeyen kimseler olduğunu söyleyen Voltaire.
Aslında toplum için daha tehlikeli olan
Bağnazlık tanrıtanımazlıktan daha tehlikeli bir şeydir(72)

Hiç bir tanrısı olmayan Kaflar, Hottentolar, Topinamboular.
Tanırıyı ne inkar eder ne de doğrularlar .(74)
Yani Tanrıtanımazlar etli sütlüye karışmadan yaşamayı sürdürmeyi çalışan, bunun düşünce sistemi içerisine girip kötü olacakları düşünüp uzak durmayı, düşünmüslerdir.

Tanrıtanımazlık ve bağnazlık toplumu kemirip, parçalayan tüketen canavarlardır.
Ancak Tanrıtanımazlar kendi yanılgısı içinde tüm köklerine koparıp atan aklını sağduyusunu muhafaza eder.
Bağnazlık da kendi köklerine keskinleştireceği sürekli bir delilik beklentisi içerisindedir.

Bağnazlar bütün toplumlar için birer tehlikedir .
Ülkemizinde en temel sorunlarında bir tanesidir .
Bu şekilde olan insanlar hem dinim öğretilerine, hem inandığı Tanrıya büyük saygısizlik ve hiçlik içerisindedir.
Ve toplumda bu şekilde dini suistimal edip, o dönemin Avrupasında olduğu gibi fikirlerinden dolayı dinsiz , ateist olarak nitelendirilebiliyor.
Ne yazık ki !!

Hiç bir tanrıya inanmamak, utanmaz rezil davranışları onların üstüne yıkmaktan çok mu daha adil ?(50)

Kitabın kısa sürede bitirebilir, cok ağır bir kitap değil, bilgilendirici dipnotlar çok iyi olmuş, bazı yerlerde yazım hataları dışında bir hata yok , Çevirmen iyi iş çıkarmış.

Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar.
Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkürler...
120 syf.
·Puan vermedi
İnsan hayâtında neler neler yaşanıyor! 50-60 senelik insan ömrüne bâzen ne çok şeyler sığabiliyor... Yıkılmamayı, pes etmemeyi, öğrenmeye devâm etmeyi, iyi bir insan olmaktan bir an bile vazgeçmemeyi, hayâtı ve hayatta karşımıza çıkan her bir insanı önemseyerek yolumuza devâm etmeyi, herşey üzerimize üzerimize gelse, kâbus gibi görünse bile ümidi, ümit etmekten vazgeçmemenin elzem olduğunu anlatmış Voltaire...
Masal tadında... :))
Hayâtın içinde ne masallar gerçek oluyor bilseniz şaşarsınız... :))
117 syf.
·Puan vermedi
Bu tarz kitapları seviyorum, herkesin bildiği ama uygulamadığı bir çok öğreti taşıyor. Felsefik ama akıcı, bir solukta okunabilen bir kitap.
Kitabın konusu saf, temiz, genç bir erkek olan Candide'nin kaldığı evin sahibinin kızına aşık olup bu nedenle evden kovulmasından sonraki yaşadıklarını anlatıyor. Candide dünyaya bir çocuk masumiyetinde gelip iyimserlik ile bakarken, yaşadığı maceralar ve tanıdığı insanlar sayesinde gerçekler ile yüzleşiyor. Insanlarin mutlu olduğuna inanan Candide, gittiği bir çok ülke arasında sadece birinde buna tanık oluyor. Bu ülke dışındaki insanlarda olduğu gibi kendide mutluluğa ulaşamıyor. Yolculuğu son bulan amacına da ulaşan Candide, insanoğlunun tatmin edilemez bir varlık olduğu ve çalışarak ömrünü tamamlamasının daha az mutsuzluk yaratacağı düşüncesine varıyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Voltaire
Tam adı:
François Marie Arouet
Unvan:
Fransız Yazar ve Filozof
Doğum:
Fransa, 21 Kasım 1694
Ölüm:
30 Mayıs 1778
François Marie Arouet (21 Kasım 1694 - 30 Mayıs 1778), Fransız yazar ve filozof. Daha çok mahlası Voltaire olarak tanınmıştır. Fransız devrimi ve Aydınlanma hareketine büyük katkısı olmuştur.rnrnDin ve ifade özgürlüklerinin yanı sıra, insan hakları konusundaki düşünceleri ve felsefi yazınları ile ünlenmiştir. Eserlerinde Kilise dogmaları ve döneminin Fransız müesseselerini yoğun olarak hicvetmiştir. Zamanın en etkili isimlerinden biri olarak tanınır.rnrnVoltaire Pariste, 1694te doğmuştur. Sekiz yıl boyunca sanat eğitiminin başladığı Collège Louis-le-Grandda okumuştur. Fakat orada "Latince ve Aptallıklar" dışında bir şey öğrenmediğini iddia etmiştir.rnrnMezun olduktan sonra Voltaire edebiyatta kariyer yapmaya başladı. Babası ise oğlunun hukuk eğitimi almasını istiyordu. Bu nedenle Voltaire, Pariste bir avukatın asistanı olarak çalışıyormuş gibi gözüküp, zamanının büyük bir kısmını hicivsel şiirler yazmaya adamıştır. Babası bunu öğrendiğinde Voltairei yine hukuk okumaya göndermiştir; yine de Voltaire yazmayı sürdürmüştür. Sivri dili ile aristokratik ailelerin beğenisini toplamıştır. Kral XV. Louisnin naibi, Orléans Dükü, II. Philippeyi konu alan bir yazısı nedeniyle Bastillede hapsedilmiştir. Oradayken çıkış yaptığı piyesi Oedipeyi kaleme almış ve Voltaire ismini almıştır. Oedipenin başarısı Voltairei etkili bir isim yapmakla beraber onu Fransız Aydınlanmasına dahil etmiştir.rnVoltairein Pantheondaki anıt mezarırnİngiltereye SürgünrnrnVoltairenin hazır cevaplılığı ve sivri dili başına bela olmayı sürdürdü. Genç bir asilzadeyi gücendirmesi onun mahkeme dahi olmadan sürgün edilmesine yol açtı. Voltairenin İngiltereye sürgünü, İngilteredeki düşünsel durum ve yaşadıkları düşüncelerini büyük oranda etkilemiştir. İngiliz monarşisinden ve ülkenin din ve ifade özgürlüğüne verdiği değerden etkilenen genç yazar, ülkenin yazar ve düşünürlerinden de etkilenmiştir, Shakespeare gibi. Gençlik yıllarından Shakespearei Fransız yazarlarına bir örnek olarak görse de, daha sonraları kendini ondan daha büyük bir yazar olarak görmüştür.rnrn3 yıllık sürgünden sonra Parise dönmüş ve fikirlerini İngiliz hükümetini konu alan kurgusal bir metinde toplayarak bastırmıştır; Lettres philosophiques sur les Anglais ("İngiliz(ler) hakkında felsefi mektuplar"). İngiliz monarşisini daha gelişmiş ve insan haklarına daha saygılı görmesi nedeniyle yazınları Fransada büyük bir tartışmaya yol açmış ve sonunda öyle bir noktaya gelinmiştir ki evrağın kopyaları yakılmış Voltaire ise Parisi terk etmeye zorlanmıştır.rnChâteau de Cirey ve SonrasırnrnBundan sonra sınırdaki Château de Cireye yerleşen Voltaire burada Marquise (Markiz) du Châtelet, Gabrielle Émilie le Tonnelier de Breteuil ile de bir ilişkiye başladı. Voltaire ile Markiz 21.000den fazla kitap toplamışlardır. Kuşkusuz Voltairein 15 yıl süren bu ilişkisi entelektüel gelişimine yardımcı olmuştur. Yazmaya devam eden Voltaire Mérope gibi oyunları ve bazı kısa öyküleri yayımlamıştır. İngilterede geçirdiği zamanda onu en çok etkileyen şeylerden birisi Isaac Newtonun çalışmalarıdır. Eser ve düşüncelerinde bunun etkileri görülebilir.rnrnMarkizin ölümünden sonra Voltaire Berline, yakın arkadaşı ve hayranı olan Büyük Fredericke gitmiştir. Kral zaten onu daha önce ısrarla saraya davet etmişti. Her ne kadar ilk zamanlarda buradaki yaşamı iyi gitse de, zamanla çeşitli zorluklarla karşılaşmaya başlamıştır. Sivri dili ile burada da haksız bulduğu durumları eleştirmiştir. Sonunda kızdırdığı Frederick, Voltairein tüm evrağının kopyalarını yakmış Voltaireyi de tutuklatmıştır. Voltaire Parise doğru yola çıkmış fakat XV. Louis onun kente girmesini yasaklayınca, cenevreya gitmiştir. Her ne kadar iyi karşılansa da tiyatral performansları yasaklayan Cenevre yasaları Voltairenin Candide, ou lOptimisme ("Candide, veya İyimserlik") isimli eserini yazmasına ve kenti terk etmesine neden olmuştur. Bu eser Gottfried Leibnizin felsefesinin hicvidir. Bugün Voltairenin en tanınmış eseri Candidedir. Ferneyde malikâne almış ve 1778'de ki ölümüne kadar burada yaşamıştır.

Yazar istatistikleri

  • 747 okur beğendi.
  • 4.634 okur okudu.
  • 79 okur okuyor.
  • 3.578 okur okuyacak.
  • 45 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları