Candide

Voltaire
Yazar:
Voltaire
Çevirmen:
Ayşe Meral
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

VOLTAIRE VE ESERLERİ ÜZERİNE
8/10
·170 syf.··
2021 59. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2021 22:07
”Uzun yaşamı boyunca aklın her silahını kullanarak bitmek bilmez bir heves, tutkulu bir adanmışlık, hepsinden de öte korkunç alay etme yeteneğiyle uğruna savaş verdiği ideal kazanımları; hoşgörüyü, ruhani özgürlüğü, insanlık onurunu, adaleti kafalarımıza adam akıllı işlemiş ve bunlar sanki artık doğal yaşamımızın bir parçası, soluduğumuz hava, yalnızca onlardan mahrum kalınca üzerine düşündüğümüz şeyler olmuştur. Sözün özü, Voltaire’in kaleminden dökülen en cüretkâr düşünceler bugün olağan hale gelmiştir.” (Francis Espinasse, Voltaire, s. 191) Aydınlanma çağı Filozofları arasında yer alan Voltaire, ileri sürdüğü farklı görüşleriyle çağına damgasını vurmuş bir düşünürdür. Onun ilginç yanı evrenselliğinden ileri gelmemektedir. O, daha çok bilgi ve yaratıcılığıyla öne çıkmış birisidir. Voltaire, özellikle akıl, özgürlük, adalet, eşitlik gibi temel değerleri hakim kılma uğruna her şeye ve herkese karşı direnmiştir. Düşünceleriyle her daim hoşgörüsüzlüğe ve kilisenin siyasal etkisine karşı çıkmıştır. Akıl dışı olan tüm Hıristiyan dogmalarına karşı savaş vermiştir. ”Dini fanatizmi” birçok eserinde yermiş ve çoğu zaman adalet arayışı içinde olmuştur. 25 yaşına geldiğinde ”Voltaire” adını kullanmaya başlayan François Marie Arouet, 21 Kasım 1694’te Paris’te doğmuştur. Oldukça hasta bir bebek olarak dünyaya gelen Arouet’nin fazla yaşamayacağı düşünülmüştür. Ne var ki hastalıklardan çok çekmiş olsa da, beklentileri aşarak 83’üne kadar yaşamıştır. Doğduğunda erkek kardeşi Armand’dan on, kız kardeşi Margueritte’ten dokuz yaş küçüktür; aslında dünyaya gelen iki kardeşi daha vardır fakat onlar doğumdan hemen sonra ölmüştür. Voltaire’in babası, François Arouet, Poitou’nun saygın orta sınıf ailelerinden birine mensuptur; büyükbabası, Poitou’dan Paris’e göçerek orada başarılı bir
CandideVoltaire · Alfa Yayıncılık · 20207bin okunma
Puan vermedi·170 syf.··
2024 66. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2024 19:34
İnsanlar bilinmezi açıklamak ve çizgisel bir ilerleme sağlamak için kabuller yapmak zorundadır. Bu kabuller üzerinden çıkarımlar yapar. Aydınlanma çağı dedikleri dönem de bile aynı soru insanın aklını kurcalamaya devam etti. Bu kadim birkaç sorudan biri “Bizi küm yarattı?”. Ve elbette cevap metafiziğin en büyük tartışma konusunu beraberinde getirir. “Bizi kadir-i mutlak bir Tanrı mı yarattı?” Ve “Tanrı var mıdır?”. Bu metafiziksel sorunun cevabını bulmak ve bulduğu cevabı rasyonalize etmek için bir çok düşünür ömrünü verdi. Bunlardan biri de Gottfried Wilhelm Leibniz’dir. Aydınlanma çağının en önemli matematikçi ve filozofu olan Leibniz bu soruya doğrudan bir cevap verdi. “Tanrı vardır.” Ama elbette bu açıklama bir sonraki sorunun en önemli kaynağı. Tanrı varsa ve bu Tanrı iyi bir Tanrı ise kötülük neden var? Bu sorunun cevabı için tüm enerjisini veren Leibniz bir kavram üzerine durdu bu kavram “teodise” yani “Tanrı’nın adaleti”. Hülasa Leibniz bir cümle ile sonuca ulaştı. Bu dünya “mümkün” dünyaların en iyisiydi. Bu felsefe üzerine kurguladı tüm yaşamını. Ve sahneye başka filozoflar çıkar. Bunlardan biri Voltaire. En önemli eseri ise Candide. Bir sürü kitap mektup bırakmış bir filozof için bunu demek biraz haksızlık olsa da eser önemli bir kitap. Önemli olma nedeni edebi değil daha çok felsefi yönü. Bir karşı duruş “mümkün dünyaların en iyisi”ne. Karşı duruşunu sergirlerken en keskin hiciv dilini yani mizahı kullanmış. Bir kara mizah elbette. İnsan insanın kurdudur dedirten tüm argümanları kullanmış. Bedensel varoluşumuzun olmazsa olmazı yemek yeme üzerinden kitaba yön vermiş gibi görünse de ondan yüzyıllar sonra yaşamış bir adamın Lacan’ın açlık ve arzu için kullandığı cümleleri seçmiş. Yani arzu ve onun yitik nesnesi. Bunu tatmin etme yolu her zaman iyilikle ve
Edebiyat & Roman
CandideVoltaire · Alfa Yayıncılık · 20207bin okunma
Her şey, olduğu haliyle, mümkün olanların en iyisi mi?
7/10
·170 syf.··
2025 23. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2025 02:07
Voltaire’in Candide’i, sadece bir roman değil; 18. yüzyıl Aydınlanma düşüncesinin en sivri dilli ve keskin eleştirilerinden biri. Kısa, hızlı, absürt ve trajikomik olaylarla dolu bu metinde, Candide’in yaşadığı maceralar, fantastik ve çoğu zaman abartılı. Westfalya’da başlayan ve İstanbul’da sona eren hikâyenin her sayfasında Voltaire, dönemin Avrupa’sına, kiliseye, aristokrasiye, dogmatik düşünceye ve savaşın anlamsızlığına ince ama sert darbeler indiriyor. Candide'nin yolculuğu doğuya doğru ilerledikçe, Müslümanlık ve dervişlik de bu darbelerden nasibini alıyor. Bu yönüyle, hem güldüren, hem düşündüren, hem de zekice iğneleyen bir yapıt. Romanın merkezinde yer alan Candide, saf ve iyimser bir genç. Onu hayata hazırlayan Pangloss da Leibniz’in ünlü “Bu dünya mümkün olanların en iyisidir” düşüncesine körü körüne bağlı öğretmeni. Başta bu düşünceyi sorgusuzca benimseyen Candide, Westfalya’daki Baron’un şatosundan kovulup savaşların, doğal felaketlerin, kıtlıkların, sömürünün, insani acıların ve artık imkansız gibi görünen karşılaşmaların ortasında savruldukça, bu felsefenin kendi deneyimleri ve gerçeklikle örtüşmediğini etrafındaki insanlar aracılığıyla görmeye ve sorgulamaya başlıyor. Romanın sonunda Pangloss, yaşanan trajedilere ve felaketlere rağmen Leibnizci iyimserliğe artık inanmıyor olsa da, felsefesini şiddetle savunmaya devam ediyor. Bu durum, Voltaire’in ironik eleştirisini derinleştiriyor ve insanın düşünceye olan bağlılığının, gerçek deneyimlerle çelişse bile ne denli dirençli olabileceğini gözler önüne seriyor. Candide ise aksine, "En iyisi kendi bahçemizi ekip biçmektir” diyerek, boş ve soyut iyimserliğin ötesine geçiyor. Kendi rasyonel eylemleriyle yaşamını yönlendirmeyi, dünyasını şekillendirmeyi seçiyor. Günümüz dünyasında da hâlâ savaşlar,
CandideVoltaire · Alfa Yayıncılık · 20207bin okunma
Puan vermedi·170 syf.··
2022 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2022 18:48
François Marie Arouet namıdiğer Voltaire. Aydınlanma döneminin en meşhur, en alaycı, en sivri dilli, en egoist aynı zamanda en iyi, en düşündürücü ve açıklayıcı filozoflarından biridir. Günümüze kadar ulaşan bu güzel yapıtında bir insanın başına neler gelebileceğini abartılı bir biçimde anlatırken kitabın sonunda altın vuruşu yaparak noktayı koyuyor. Kitabın başından sonuna kadar Leibniz'in optimizmini tabiri caizse yerden yere vurup üstüne bir de alaycı uslubuyla harmanlıyor. Leibniz'in iyimserlik felsefesine karşı bir tutum ile her şeyde bir iyi aramak yada oradan oraya savrulmak yerine, "dolanma kendi bahçeni ek" diyor okuyucuya. Bu kitap aynı zamanda nedensellik felsefesinin de insanın hayatında ne kadar önemli olduğunun açık bir kanıtı. Determinist yaklaşımlar neden sonuç ilişkileri ve köle dahi olsa insanların hayatlarına verilen değerin karşılığını dostane ve işe yararlılıkla almayı anlatan harika bir kitap desem sanırım abartmış olmam. Bir solukta ve haz alınarak okunabilecek ve bittiğinde yüzünüzde hoş bir tebessüm bırakacağına inandığım bu kitabı gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. Başka incelemelerde görüşmek üzere...
CandideVoltaire · Alfa Yayıncılık · 20207bin okunma
Puan vermedi·170 syf.··
Beğendi
·
2021 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2021 11:40
Güzel bir şatodan kovulup pek çok talihsiz olay yaşamış bir yolcu düşünelim. Bu yolculuk esnasında ana karakterimiz Candide, bana göre oldukça inatçı bir karakter. Düşünün bir masa etrafında tahttan indirilen padişahlar ve krallar ile oturuyor, yamyamlar ile karşılaşıyor ve daha pek şey. Ama dediğim gibi karakterimiz inatçı. Çünkü gördüğü her şeye rağmen dünyanın iyi bir yer olduğunu savunuyor. 107.sayfaya geldiğinizde ise bunun nedenini çok iyi anlıyorsunuz. İnsanların hepsi kötü değil ya da hepsi aynı değil. Bunun altında yatan neden "özgür irade" Kitabın en beğendiğim yerine gelecek olursam Martin ile Candide arasında geçen şu muhabbet olurdu kuşkusuz; "Görüyorsunuz," dedi Candide, Martin'e, "demek, kimi zaman suçlar cezasız kalmıyor. Bu rezil Hollandalı korsan layığını buldu." "Evet," dedi Martin, "ama gemisinde bulunan yolcular da mi ölmeliydi? Tanrı bu dolandırıcıyı cezalandırdı, şeytan ise geri kalanları boğdu." Yazar aslında kitap içinde ana karakterimizin tezlerine bir antitez üretiyor. Oldukça akıcı dilde yazılan bu kitapta benim değindiğim konular dışında pek çok fikri de görüp tadacaksınız.
Edebiyat
CandideVoltaire · Alfa Yayıncılık · 20207bin okunma
Özet niteliğinde Spoiler içerir
Puan vermedi·170 syf.··
2022 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2022 04:14
Bu incelemeye kitabı bitirmeden yarıdan fazlasını okumadan başlıyorum çünkü içim içime sığmadı. Kitabı bitirdikten sonra da incelemeye bir şeyler ekleyip tamamlayacağım. Bu kitap tamamen polyanna ilkesine dayanan bir kitap gibi görünse bile Leibniz felsefesi üzerinde durulmuş. Candide ve onun öğretmeni, araya giren ve macera boyunca ona eşlik eden türlü türlü insanı anlatıyor. Kitap kesinlikle okunmalı ve çok zevkli. Yanlızca BU SPOİLER OLABİLİR. Candide biricik iyimser kahramanımızın başına gelmeyen kalmıyor. Zaten diğer kahramanların da hayatları çok zorlu geçmiş. Zavallı Candide ısrarla öğretmeninin sözlerini aklında eviriyor çeviriyor "olabileceğin en iyisi bu" diyip işin içinden çıkıyor. Kitabı okurken şey dedim Bu karakterlerdeki psikolojik direnç şuan dünyada kimsede yoktur. Kadınların kalçasının kesilip yenmediği mi kalıyor, baş karakterimizin sevdiği kadına bi ben tecavüz etmedim galiba. Bu şakaya gülemiyorum bile çünkü oldukça kötü bir olaydan bahsediyorum. Candide tüm olanlara rağmen olaylara dalga geçer gibi bir bakış açısı ile yaklaşıyor. Şansı tam yaver gidiyor derken soyuluyor, yakalanıyor, öldürülmeye hatta yenmeye çalışılıyor. Evet şaka değil kitapta maymundan tutun insana kadar her şeyi yiyorlar. Kitabın ortalarına doğru gerçekte varolmayacak muhtemelen uydurulmuş bir şehir ile karşılaşıyoruz. Uçan koyunlar var ve çakıl taşları zümrüt. Kahramanımız ve uşağı tüm dünyayı geziyor bu arada. Kısacık kitapta ayak basmadıkları çok az yer kaldı. Kahramanın uşağı İspanyol ama her dile tercümanlık yapıyor hepsinde de " bu benim ana dilim" diyor. Kitap okunması güç değil ama okurken de noluyor yahu dedirtiyor. Çok fazla uzun isimli karakter var akılda tutması ilk başta zor olsa da sonradan okudukça herkesi kafanızda yerleştiriyorsunuz yerine. Kahraman dünyanın
Felsefe
CandideVoltaire · Alfa Yayıncılık · 20207bin okunma
1750 yılından bu güne değişmeyen DÜNYA...
10/10
·170 syf.·
2020 122. kitabı
Voltaire Candide Ya Da İyimserlik kitabını Alman düşünür ve bilim adamı Leibniz'in iyimserlik görüşünü eleştirmek için yazmıştır. Candide'nin hocasından öğrendiği iyimserlik, yolculuk sırasında yaşadığı kötü olaylar nedeni ile yerini kuşkuya bırakır. Dünyanın aslında kötü bir yer olduğunu anlaması da fazla uzun sürmeyecektir...
1000Kitap
CandideVoltaire · Alfa Yayıncılık · 20207bin okunma
Puan vermedi·170 syf.··
2022 17. kitabı
Kendi iç dünyamıza gömülüp hayatta yaptıklarımıza, yapacaklarımıza büyük büyük anlamlar ararken, neden yaşıyoruz üzerine düşünürken yaşam geçip gidiyor, bahçemiz bakımsızlıktan kuruyor. Pekala yine arayışta olalım ama elimizde hali hazırda duran hayatı kaçırmamak gerekiyor. Ve bir şeyi üretmeyi sağlayan bir işinin olması insan için elzem görünüyor.
CandideVoltaire · Alfa Yayıncılık · 20207bin okunma
Puan vermedi·167 syf.··
2021 42. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2021 22:59
Alman Filozofu Leibniz’in “yaşadığımız dünya dünyaların en iyisidir” düşüncesine karşı çıkarak yazılan 1759 tarihli Candide, Voltaire’nin en önemli eserlerinden bir tanesidir. Candide kelimesi latince beyaz ve temiz anlamına gelen “candus”tan türemiştir. Candide adlı iyi niyetli Almanya’da yaşadığı şatodan kovulduktan sonra Avrupa, Asya ve Afrika’da büyük felaketlerin tam ortasına düşer. Depremler, engizisyon tehlikesi, cinayetler arasından ordan oraya savrulur. Mümkün dünyaların en iyisinde yaşadığımızı düşünen hocası Pangloss’un öğretilerini bu maceralarında hiç aklından çıkartmayacaktır ama dünyanın halini, insanların kötülüğünü gördükçe de umutsuzluğa kapılmadan edemez. Candide, Voltaire’nin iyimserlikten kötülüğe dönüşen felsefi düşüncesinin yansımasıdır. Yazar, Leibniz’in iyimserlik felsefesine alaycı bir düşünceyle karşı çıkar.
1000Kitap
CandideVoltaire · Alfa Yayıncılık · 20207bin okunma
10/10
·86 syf.··
Beğendi
·
2019 10. kitabı
Güzel bir kitap basit bir inceleme... İnsanlar maskeleriyle yaşarlar ve maskeleriyle ölürler. İyilik havada kalır. Yaşadığımız insan ilişkileride; sağlam bir dosta, sağlam sevgiye, sağlam ilişkilere rastlayamamızda bundandır diyor kitabımız. Serüvenimiz iyilik ve acı çekmenin kavramını Candide'nin yaşadığı çeşitli ülkelerdeki maceralarıyla anlatıyor. Her gittiği yerdeki insanlarla bağları sürekli olarak karşımıza çıkıyor. Filozoftan, bakıcıdan, papazdan, uşaktan, köleden vb. her çeşitli insanla karşılaşıp onların fikirlerinden kendine pay çıkartıyor. Onlara göre hareket ediyor tek bir farkla. Bütün bu serüven Candide'nin Cunegonde'laya aşkından başlıyor ve sonuna kadar da gidiyor. En çok iyimserlikte hata yaptığımız kısım sanırım aşık olduğumuz insanla başlıyor. Candide başta kaybettiği her insanla zamanla tekrar tekrar karşılaşıyor. Tabi onları bulduğunda pekte bıraktığı gibi olmuyor. Pişmanlıklar, hatalar bizi hep bıraktığımız noktaya geri götürüyor kazancımız ne peki bir avuç tecrübeden ibaret. Son olarak çok acı çekmiş olan insanların, yaşadıkları ve gördüklerinden sonra iyilik denen kavramın sadece Tanrı'ya özgü olduğunu fark edebiliyor. Bunu kazandıktan sonra geriye çalışmak kalıyor.
Felsefe
CandideVoltaire · Alfa Yayıncılık · 20207bin okunma

Yazar Hakkında

VoltaireYazar · 37 kitap
François Marie Arouet (21 Kasım 1694 - 30 Mayıs 1778), Voltaire takma adıyla tanınan Fransız yazar ve filozof. Fransız Devrimi ve Aydınlanma hareketine büyük katkısı olmuştur. Din ve ifade özgürlüklerinin yanı sıra, insan hakları konusundaki düşünceleri ve felsefi yazıları ile ünlenmiştir. Eserlerinde Kilise dogmaları ve döneminin Fransız müesseselerini yoğun olarak hicvetmiştir. Zamanın en etkili isimlerinden biri olarak tanınır. Voltaire Paris'te, 1694'te doğmuştur. Sekiz yıl boyunca sanat eğitiminin başladığı Collège Louis-le-Grand'da okumuştur. Fakat orada "Latince ve aptallıklar" dışında bir şey öğrenmediğini iddia etmiştir. Mezun olduktan sonra Voltaire edebiyatta kariyer yapmaya başladı. Babası ise oğlunun hukuk eğitimi almasını istiyordu. Bu nedenle Voltaire, Paris'te bir avukatın asistanı olarak çalışıyormuş gibi gözüküp, zamanının büyük bir kısmını hicivsel şiirler yazmaya adamıştır. Babası bunu öğrendiğinde Voltaire'i yine hukuk okumaya göndermiştir; yine de Voltaire yazmayı sürdürmüştür. Sivri dili ile aristokratik ailelerin beğenisini toplamıştır. Kral XV. Louis'nin naibi, Orléans Dükü, II. Philippe'i konu alan bir yazısı nedeniyle Bastille'de hapsedilmiştir. Oradayken çıkış yaptığı piyesi Oedipe'yi kaleme almış ve Voltaire ismini almıştır. Oedipe'nin başarısı Voltaire'i etkili bir isim yapmakla beraber onu Fransız Aydınlanmasına dahil etmiştir. İngiltere'ye sürgün Voltaire'in hazır cevaplılığı ve sivri dili başına bela olmayı sürdürdü. Genç bir asilzadeyi gücendirmesi onun mahkeme dahi olmadan sürgün edilmesine yol açtı. Voltaire'in İngiltere'ye sürgünü, İngiltere'deki düşünsel durum ve yaşadıkları düşüncelerini büyük oranda etkilemiştir. İngiliz monarşisinden ve ülkenin din ve ifade özgürlüğüne verdiği değerden etkilenen genç yazar, ülkenin yazar ve düşünürlerinden de etkilenmiştir, Shakespeare gibi. Gençlik yıllarından Shakespeare'i Fransız yazarlarına bir örnek olarak görse de, daha sonraları kendini ondan daha büyük bir yazar olarak görmüştür. 3 yıllık sürgünden sonra Paris'e dönmüş ve fikirlerini İngiliz hükümetini konu alan kurgusal bir metinde toplayarak bastırmıştır; Lettres philosophiques sur les Anglais ("İngiliz(ler) hakkında felsefi mektuplar"). İngiliz monarşisini daha gelişmiş ve insan haklarına daha saygılı görmesi nedeniyle yazınları Fransa'da büyük bir tartışmaya yol açmış ve sonunda öyle bir noktaya gelinmiştir ki evrakın kopyaları yakılmış Voltaire ise Paris'i terk etmeye zorlanmıştır. Château de Cirey ve sonrası Bundan sonra sınırdaki Château de Cirey'e yerleşen Voltaire burada Marquise (Markiz) du Châtelet, Gabrielle Émilie le Tonnelier de Breteuil ile de bir ilişkiye başladı. Voltaire ile Marquise 21.000'den fazla kitap toplamışlardır. Kuşkusuz Voltaire'in 15 yıl süren bu ilişkisi entelektüel gelişimine yardımcı olmuştur. Yazmaya devam eden Voltaire Mérope gibi oyunları ve bazı kısa öyküleri yayımlamıştır. İngiltere'de geçirdiği zamanda onu en çok etkileyen şeylerden birisi Isaac Newton'un çalışmalarıdır. Eser ve düşüncelerinde bunun etkileri görülebilir. Marquise'in ölümünden sonra Voltaire Berlin'e, yakın arkadaşı ve hayranı olan Büyük Friedrich'e gitmiştir. Kral zaten onu daha önce ısrarla saraya davet etmişti. Her ne kadar ilk zamanlarda buradaki yaşamı iyi gitse de, zamanla çeşitli zorluklarla karşılaşmaya başlamıştır. Sivri dili ile burada da haksız bulduğu durumları eleştirmiştir. Sonunda kızdırdığı Friedrich, Voltaire'in tüm evrakının kopyalarını yakmış, Voltaire'i de tutuklatmıştır. Voltaire Paris'e doğru yola çıkmış fakat XV. Louis onun kente girmesini yasaklayınca, Cenevre'ye gitmiştir. Her ne kadar iyi karşılansa da tiyatral performansları yasaklayan Cenevre yasaları Voltaire'in Candide, ou l'Optimisme ("Candide, veya İyimserlik") isimli eserini yazmasına ve kenti terk etmesine neden olmuştur. Bu eser Gottfried Leibniz'in felsefesinin hicvidir. Bugün Voltaire'in en tanınmış eseri Candide'dir. Ferney'de malikâne almış ve 1778'deki ölümüne kadar burada yaşamıştır. Çalışmaları Çok üretken bir yazar olan Voltaire neredeyse tüm edebi şekillerde eser vermiştir. Başlıca eserleri şunlardır: Oedipe (1718) Zaire (1732) Lettres philosophiques sur les Anglais (1733) Le Mondain (1736) Sept Discours en Vers sur l'Homme (1738) Zadig (1747) Micromegas (1752) Candide (1759) Dictionnaire philosophique (1764) Épître à l'Auteur du Livre des Trois Imposteurs (1770) Oyunlar Voltaire, tamamlanamamışlar dahil, 50-60 arası oyun kaleme almıştır. Bunlardan bazıları: Ecossaise Eriphile Mahomet Mérope Nanine Zaire Şiir Voltaire'in ilk basılan çalışması şiirdir. İki uzun şiir kaleme almıştır: Henriade ve Pucelle. Bunların yanında birçok kısa şiir de yazmış ve genellikle kısa şiirleri bu iki uzun şiirinden daha fazla beğeni toplamıştır. Mektup 2. Katerina ile yapmış olduğu 26 mektuplaşması vardır. Bu mektuplardan 30 Ekim 1768 tarihlisinde Volter (Voltaire) "İmparator Majesteleri, Türkleri öldürerek beni hayata döndürüyor. [...] Yani haklıydım, ben Muhammed'den daha peygamberim: Ben şarkı söylediğimde Tanrı ve yengili birlikleriniz duymuştu." [...] Felsefe Voltaire'in en tanınmış ve büyük felsefi eseri Dictionnaire philosophique yani "Felsefe Sözlüğü"dür. Dönemin Fransız siyasi müesseselerine yoğun eleştiri içeren yazınlar içeren sözlük, aynı zamanda o dönemlerde popülerleşmiş düşünceler ve Voltaire'in rakip ve düşmanları hakkında da yazınlar içerir. Bunun dışında eserde din eleştirisi de bulunmaktadır. Diğer çalışmaları Voltaire bunların dışında tarihi ve düzyazı eserler kaleme almıştır. Düzyazı eserlerine şunlar örnek verilebilir: L'Homme aux quarante ecus, Zadig, dini ve felsefi optimizme saldıran ünlü Candide. Ayrıca yaşamı boyunca yaklaşık 20.000'den fazla mektup yazmıştır ve bu mektuplar gerek kişiliği gerekse düşünce tarzı açısından büyük önem taşır. 1740 yılında basılan Anti-Machiavel isimli eseri Prusya kralı II. Friedrich için Niccolò Machiavelli'nin Prens adlı başyapıtına yanıt olarak kaleme almıştır. Düşüncesi Her ne kadar ömrü boyunca yurttaşlık hakları ve din özgürlüğü gibi kavramları savunmuş olsa ve var olan Fransız rejimini eleştirse de Voltaire demokrasiden yana değildi. Onun gözünde en iyi yönetim biçimi 'aydın' bir monarşi veya 'aydınlanmacı mutlakiyet'ti. Nitekim hayatının sonuna kadar "aydınlanmış bir monark'ın yönetimini ideal bir yönetim tarzı olarak savundu." Bunun dışında sınıfların varlığını da bir zorunluluk olarak görmüş ve ne teorik ne de pratik açıdan bunu eleştirmiştir. Din açısından ise Voltaire'in tutumları biraz karışıktır. Philosophes'den olan Voltaire genelde, diğerleri gibi, bir deist olarak tanımlanmıştır. Fakat çeşitli söylemleri nedeniyle ateist olduğu da düşünülmüştür. Ünlü felsefi eseri Felsefe Sözlüğü'nde (Dictionnaire philosophique) Voltaire ateizmi ve ateistleri eleştirir. Ortaya koyduğu dini fikir ve söylemler deist çerçevededir. Bazı araştırmacılara göre Voltaire'in deist çizgide kalmasının, kişisel nedenler bir yana, fikri nedeni onun yönetim biçimi konusundaki fikirleridir. Voltaire'e göre din halkın uygun biçimde yönetimi için neredeyse şarttır. Nitekim Voltaire'in tanınmış aforizmalarından birisi Si Dieu n'existait pas, il faudrait l'inventer yani "Eğer tanrı var olmasaydı, onu icat etmek gerekirdi" onun dini fikirlerini anlamak açısından önemlidir. Bunların dışında Voltaire, var olan dinî inanç ve yapıyı eleştirmiştir. Her açıdan Voltaire'in dini dogmatizme karşı olduğu aşikardır. Özellikle dini bağnazlığa sert biçimde karşı çıkmış, Hristiyanlığı ve Musevileri yermiştir. Bu tutumları da yine "Felsefe Sözlüğü"nde görülebilir. Voltaire'in düşünce tarihi açısından önemli biri sayılır. Zaten tarihsel planda çok büyük önem taşıyan Fransız Devrimi'nin de babası sayılmıştır. 2020 yılındaki George Floyd eylemleri sırasında; servetinin bir kısmını sömürge ticaretine borçlu olduğu iddia edilen Voltaire'in Paris'te bulunan heykeline protestocular tarafından kırmızı boya döküldü. Masonluğu Voltaire, ölümünden kısa bir süre önce 4 Nisan 1778 tarihinde, Paris'te bulunan Dokuz Kız Kardeş Locası'nda (Les Neuf Sœurs Locası) Masonluğa alınmıştır. Yaşamı boyunca Masonlarla yakın temas içinde bulunan ve Fransız aydınlanma düşüncesini birlikte oluşturdukları Masonların geç davetine icabet etmiş, tekris töreni büyük bir ihtişam içinde gerçekleşmiştir. Benjamin Franklin gibi birçok isim, ABD'den sadece Voltaire'in tekrisinde bulunmak için Paris'e gelmiştir. Kendisine gösterilen bir saygı ve ihtimamın örneği olarak, Voltaire'e farklı bir tekris prosedürü uygulanmış, mabet kapısına gerilen siyah bir örtünün arkasından gerçekleştirilmiştir. Gözleri bağlanmamış ve Masonların kabulü esnasında uygulanan testler yaptırılmamıştır. Her üç derece de aynı gün içerisinde kendisine tevcih edilmiş, tekrisin ardından Loca başkanı tarafından yanına davet edilmiş ve orada oturmuştur. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Voltaire