Babil Prensesi

Voltaire
Yazar:
Voltaire
Editör:
Melis Oflas
Tasarımcı:
Zuhal Turan

Yorumlar ve İncelemeler

Babil Prensesi - Voltaire
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2025 170. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2025 21:32
Babil Prensesi, Babil prensesiyle evlenmek isteyen Hint, Mısır ve İskit prensleri arasındaki büyük mücadeleyi ele alır. Prenses Formosante’nin bu prenslerle yaşadıkları üzerinden Voltaire, insan doğasını ve farklı toplumları hicvetmiştir. Voltaire, her zamanki gibi mizahi diliyle dönemin sorunlarını eleştirirken eğlendirmeyi ve düşündürmeyi başarmıştır. Akıcı, masal tadında bir eser, okumak isteyenlere tavsiye ederim. Kitaba 8.0/10 puan veriyorum.
Babil PrensesiVoltaire · Alfa Yayıncılık · 2023577 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2018 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2018 01:45
Kader Kahpe Kader Ağlarını Ördün mü? :) Birine bir kitap tavsiye ederken o kitapta kendimizi bulduğumuzdan ve o kişi de bizi bulsun diye tavsiye ediyoruz. Tek ihtiyacımız biraz anlaşılmak, biraz bulunmak... İşe yarıyor mu? Kesinlikle yarıyor. Okuduğumuz her kitabın dili, dilimizde iz bırakıyor; aynı dilden konuşuyoruz bir zaman sonra... Ve bu kitabı bana tavsiye eden çok değerli insanı şimdi daha iyi anlıyorum, çünkü artık aynı izler bende de var. Öncelikle kendisine teşekkür ederek kitaba geçiyorum...  Anlatımına bayıldım, ki bu kitabı bu kadar seveceğimi nereden bildin değerli insan! O kadar sürükleyici bir anlatımla olayın içine çekiyor ki her an bir merak konusu. Yanlış anlaşılmalar yüzünden ayrı düşen iki sevgili, ha kavuştu ha kavuşacak derken kitabın sonu geldi... Kitaba başlarken yazarın hicivleri hakkında ufak bir uyarı almıştım, okurken buna dikkat ederek okudum ve yazarın bu tarzını çok beğendim. Bir şeyi doğrudan yermek ile dolaylı olarak yermek farklı şeyler hissettirir, hele ki bu dolaylılık ustalıkla yapılmışsa neler hissettirir siz düşünün...  Yazarın düşünceleri nedeniyle sürekli şehir değiştirmek zorunda kalışı romana yansımış, kitapta okuyanı götürdüğü her ülkeye eleştirilerde bulunmuş. Yanlışları incelikli şekilde eleştirirken kendi doğrularını ortaya koymuş ve hikâyenin, olayın içine bunu bir ressamın tablosundaki fırça darbeleri gibi yerleştirmiş. Okuduğum ilk Voltaire kitabı idi ve kesinlikle son Voltaire kitabı olmayacak. :)
Felsefe
Babil PrensesiVoltaire · Alfa Yayıncılık · 2023577 okunma
Güzel Prensesi
Puan vermedi·120 syf.··
2024 148. kitabı
Döneminin soylu sınıfını ve burjuvazisini ironik bir dille eleştiren yazar düşüncelerini düz yazı şeklinde değilde büyülü kuşların, mitolojik karakterlerin yer aldığı bir dünyada anlatarak herkesin belleğinde yer etmesini sağlamış. Gelelim bu eşsiz masala; zamanın dehrinde Babil Kralı yaşlı Belus'un güzeller güzeli kızı Prenses Formosante için bir müsabaka düzenler. Genç prensese talip olanlar arasında Mısır Firavunu, Hint Şahı ve İskit Kaan'ı vardır. Hepsi sırasıyla hünerlerini gösterirler. Son anlarda müsabakaya yakışıklı, adı sanı bilinmeyen bir genç katılır. Yanında tek boynuzlu atı, zümrüd-ü anka kuşu ve bir uşağı vardır. Üstelik prensese deli gibi de aşıktır. Müsabakasıyı kimin kazandığını merak ediyorsanız okumanızı tavsiye ederim. Tarihi bilgisi olanlar İskitlerin bizim literatürümüzde "Sakalar" olarak anıldıklarını bilirler. Her ne kadar Türk olduklarına dair çok fazla kanıt yoksa da Amazonlarla olan iletişimleri nedeniyle Türk olma ihtimalleri yüksek ama Bozkırdan çıkıp gelen Türklerden değil. Bizzat Anadolu'da yaşayan ve Hititlerin atası sayılan Türkler. Zaten Amazonların yaşadığı mekan Samsun. Kitapta müsabakanın düzenledigi mekan ise Babil Krallığı yani bugünkü Irak sınırları. Öyle ki yazar bizim tarihimizi ve masallarımızı harmanlayarak bu eseri kaleme almış. Dilerseniz eserde beni etkileyen İskit Kaan'ın konuşmasını aktarayım. "Prensesin güzel olduğunu kabul ediyorum" diyordu "Ama bana öyle geliyor ki, güzelliğinden başka bir şeyle ilgilenmeyen, halkın arasında görünmeye tenezzül ettiği için kendisine minettar kalacağını sanan şu kadınlardan olmalı. Benim ülkemde putlara tapmayız. Gönül almasını bilen, saygılı bir kadını çirkin de olsa, bu güzel heykele yeğlerim. Sizde onun kadar yabancılara gösteriyorsunuz. Sizi ona yeğlediğimi bir İskit'in tüm açık
1000Kitap
Babil PrensesiVoltaire · Alfa Yayıncılık · 2023577 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2025 51. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2025 00:00
Babil Prensesi, Fransız Yazar, Tarihçi, Oyun Yazarı Şair, romancı, sivri dilli tartışmacı, ahlâkçı ve Fransız Aydınlanması'nın en önemli filozoflarının başında gelen Voltaire tarafından 1768 yılında yazdığı, 120 sayfadan oluşan Fantastik, Aşk, Felsefe ve Düşünce türünde yazılmış Hikâye (Öykü) 'dür. Voltaire, Hristiyanlık ve Kiliseyi otorite, sınırlama ve baskı sembolleri olarak görmekte ve evrensel değerler olan insan hakları, özgürlük ve adaleti engelleyen kurumsal yapılar olarak eleştirmektedir. Onun düşünceleri, dinî kurumları sorgulamayı ve insanların özgür iradeleriyle düşünmeyi teşvik etmektedir. Babil Prensesi, eski çağlarda geçen bir aşk masalıdır. Babil Prensesi, Formasante isimli güzeller güzeli bir kızın, sevdiği Amazan'ın peşinden tüm dünyayı dolaşmasını ve gittiği her ülkede öğrendiği şaşırtıcı gerçekleri anlatıyor. Talihsizliklerle sürekli birbirlerinden ayrı düşen âşıkların yolda başlarına gelenler nüktedan bir tarzda aktarılıyor. Aydınlanma Çağının düşüncelerinden örnekler taşıyan bu öykü peri masallarıyla da benzerlikler gösteriyor.
Edebiyat
Babil PrensesiVoltaire · Alfa Yayıncılık · 2023577 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2020 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2020 17:04
Çok beğendim kısa sürede okudum. Başları sonlarina göre daha akıcı ve merak uyandirici. Bir masal anlatır gibi anlatmis herşeyi insanin gözünün önünde çok güzel şekillenen bir film gibiydi benim icin. Anka kuşu,apis öküzü,Mısır kralı, farmosante ve amazan in unutamayacağım efsanevi betimlemeleri var. Küçük bir tarihi gezintiye çıkmış gibi hissettim
Babil PrensesiVoltaire · Alfa Yayıncılık · 2023577 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 2. kitabı
Yazarın biyografisini okumanızı özellikle öneririm; çünkü Babil Prensesi bir prenses ve onu kazanmak için yarışan farklı ülkelerden erkeklerle başlasa da, kısa sürede ülkeleri yöneten erkeklerin her birinin kendi medeniyetini temsil ettiği bir alegoriye dönüşüyor. Bu noktada, son dönemde İskitlere ilgi duyan biri olarak onların kültürel boyutunu bu kitapta okumak benim için ayrıca besleyici oldu. Mısır bölümünde akıl ve bilimin varlığı dikkat çekerken, insanların katı bir hiyerarşi içinde sorgulamadan yaşaması kitabın temel sorularından birini güçlendiriyor: Medeniyet ve uygarlık gerçekten aynı şey mi? Tüm bu anlatı boyunca kadın–erkek ilişkilerine dair yaklaşımın günümüzde hâlâ geçerliliğini koruduğunu görmek mümkün; kadın, istenen ama duyulmayan, varlığını sesini bastırarak sürdürmeye zorlanan bir canlı olarak resmediliyor. Herkese alkış değil, akıl peşinde olduğu bir ömür diliyorum.
Babil PrensesiVoltaire · Alfa Yayıncılık · 2023577 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2024 62. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2024 18:07
Kötülük kavramı, insanların etik, ahlaki ve dini inançlarını şekillendiren birçok kültürel ve felsefi sistemde yer alır. Farklı kültürlerde ve zaman dilimlerinde, kötülük genellikle zarar verme, kötülük yapma veya ahlaki değerlere karşı gelme olarak tanımlanır. Bu nedenle, kötülüğün keşfi daha çok insanların toplumsal deneyimlerinden, dini inançlarından ve felsefi düşüncelerinden kaynaklanır. Konu olarak Thomas More 'un Ütopya kitabına benzeyen ütopya türüne ait bir eserdir. Beğendim mi beğendim. Güzel bir eser. Fakat malesef gerçek dünya bu kitaptaki gibi değil. Ütopyalar güzeldir ama distopyalar gerçektir. Cennet yoksa mutluluk, Cehennem yoksa adalet , ütopyadır...
Babil PrensesiVoltaire · Alfa Yayıncılık · 2023577 okunma
Puan vermedi·120 syf.·
2018 4. kitabı
Bir varmış bir yokmuş misali başlayan yirmi yedi bin küsur yaşındaki Anka'nın kılavuzluğunda, aşıklar Gangaridli kral( kendisini çoban olarak niteleyen ) Amazan ve Babil prensesi Formosante'nin bir yanlış anlaşılmayı düzeltme amacıyla birbirlerinin peşinde Avrupa ve Asya'da süregiden bir masalsı kurgu. Antik ve Orta Çağ'ın ülke ve kavimlerinin bir zaman diliminde harmanlandırılarak "Hep Varmış Hiç Yok Olmamış" insan doğasının zayıflıklarının ve zaaflarının tarihin akışında yol açtığı bir bardak suda fırtına koparmaların taşlaması akıcı bir dille kitabın ileriki bölümlerinde masaldan kopartılarak hikayeleştirilmiş. Voltaire'in sivri dilinden dolayı neden sürekli ülke değiştirdiğinin işaretlerini EK kısmında bu kitabı yazmasına sebep olan kişilere yönelik "Ey Musalar" ile başlayan, renk renk kelime biçip giydirmelerinden saptayabilirsiniz. Son olarak yayınevinin ve başarılı çevirinin kalitesinin hakkını teslim etmek gerekli. Keyifli Okumalar.
Felsefe
Babil PrensesiVoltaire · Alfa Yayıncılık · 2023577 okunma
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2021 599. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2021 14:10
Aslen eski çağlarda geçen bir aşk masalı olmasına rağmen gerçekte bilhassa sonlara doğru yapılan insan ve insanlık tasviriyle muhteşem bir beğeni toplayacağına inandığım Voltaire eseri. Konuyu aldı çok farklı boyuta götürdü. Eskiden böyle değildi dediğimiz pek çok olayın aslında aynen öyle olduğu ama gelişen teknoloji ile beraber günümüz dünyasında daha fazla şeyi görme fırsatımız olduğunu düşündürdü. Bunu zaten düşünüyordum ama bu düşünceme bir engel değil destek gördüm ve böyle düşünmeye devam ediyorum. Hikayenin kurgusu ve anlatım dili ise epey iyi. Hepimize keyifli okumalar dilerim..
Babil PrensesiVoltaire · Alfa Yayıncılık · 2023577 okunma
Voltaire'in muhteşem üslûbu
10/10
·120 syf.··
2022 14. kitabı
Voltaire ile Candide'i okuyup tanıştıktan sonra felsefenin bu kadar akıcı, yalın ve öyküsel olabileceğini hiç düşünmediğimi farketmiştim. Bir kere sizi yakaladığı zaman sarıp sarmalayan Voltaire'in Babil Prensesi gibi diğer eserlerinde de bu öyküsel dili koruduğunu, içinden çıkılması zor teorik meseleleri herkesin anlayabileceği şekilde nasıl açıklayabildiğini görmek için yapılabilecek en güzel tercihlerden biri bu kitabı okumak olacaktır. Şark dünyasından fırlamış gibi duran bu hikâyeler ve içindeki renkli karakterler kişiye beklenmedik kapılar açabilir. Aydınlanma üzerine yapılan okumaların en keyiflisi..
Felsefe
Babil PrensesiVoltaire · Alfa Yayıncılık · 2023577 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

VoltaireYazar · 37 kitap
François Marie Arouet (21 Kasım 1694 - 30 Mayıs 1778), Voltaire takma adıyla tanınan Fransız yazar ve filozof. Fransız Devrimi ve Aydınlanma hareketine büyük katkısı olmuştur. Din ve ifade özgürlüklerinin yanı sıra, insan hakları konusundaki düşünceleri ve felsefi yazıları ile ünlenmiştir. Eserlerinde Kilise dogmaları ve döneminin Fransız müesseselerini yoğun olarak hicvetmiştir. Zamanın en etkili isimlerinden biri olarak tanınır. Voltaire Paris'te, 1694'te doğmuştur. Sekiz yıl boyunca sanat eğitiminin başladığı Collège Louis-le-Grand'da okumuştur. Fakat orada "Latince ve aptallıklar" dışında bir şey öğrenmediğini iddia etmiştir. Mezun olduktan sonra Voltaire edebiyatta kariyer yapmaya başladı. Babası ise oğlunun hukuk eğitimi almasını istiyordu. Bu nedenle Voltaire, Paris'te bir avukatın asistanı olarak çalışıyormuş gibi gözüküp, zamanının büyük bir kısmını hicivsel şiirler yazmaya adamıştır. Babası bunu öğrendiğinde Voltaire'i yine hukuk okumaya göndermiştir; yine de Voltaire yazmayı sürdürmüştür. Sivri dili ile aristokratik ailelerin beğenisini toplamıştır. Kral XV. Louis'nin naibi, Orléans Dükü, II. Philippe'i konu alan bir yazısı nedeniyle Bastille'de hapsedilmiştir. Oradayken çıkış yaptığı piyesi Oedipe'yi kaleme almış ve Voltaire ismini almıştır. Oedipe'nin başarısı Voltaire'i etkili bir isim yapmakla beraber onu Fransız Aydınlanmasına dahil etmiştir. İngiltere'ye sürgün Voltaire'in hazır cevaplılığı ve sivri dili başına bela olmayı sürdürdü. Genç bir asilzadeyi gücendirmesi onun mahkeme dahi olmadan sürgün edilmesine yol açtı. Voltaire'in İngiltere'ye sürgünü, İngiltere'deki düşünsel durum ve yaşadıkları düşüncelerini büyük oranda etkilemiştir. İngiliz monarşisinden ve ülkenin din ve ifade özgürlüğüne verdiği değerden etkilenen genç yazar, ülkenin yazar ve düşünürlerinden de etkilenmiştir, Shakespeare gibi. Gençlik yıllarından Shakespeare'i Fransız yazarlarına bir örnek olarak görse de, daha sonraları kendini ondan daha büyük bir yazar olarak görmüştür. 3 yıllık sürgünden sonra Paris'e dönmüş ve fikirlerini İngiliz hükümetini konu alan kurgusal bir metinde toplayarak bastırmıştır; Lettres philosophiques sur les Anglais ("İngiliz(ler) hakkında felsefi mektuplar"). İngiliz monarşisini daha gelişmiş ve insan haklarına daha saygılı görmesi nedeniyle yazınları Fransa'da büyük bir tartışmaya yol açmış ve sonunda öyle bir noktaya gelinmiştir ki evrakın kopyaları yakılmış Voltaire ise Paris'i terk etmeye zorlanmıştır. Château de Cirey ve sonrası Bundan sonra sınırdaki Château de Cirey'e yerleşen Voltaire burada Marquise (Markiz) du Châtelet, Gabrielle Émilie le Tonnelier de Breteuil ile de bir ilişkiye başladı. Voltaire ile Marquise 21.000'den fazla kitap toplamışlardır. Kuşkusuz Voltaire'in 15 yıl süren bu ilişkisi entelektüel gelişimine yardımcı olmuştur. Yazmaya devam eden Voltaire Mérope gibi oyunları ve bazı kısa öyküleri yayımlamıştır. İngiltere'de geçirdiği zamanda onu en çok etkileyen şeylerden birisi Isaac Newton'un çalışmalarıdır. Eser ve düşüncelerinde bunun etkileri görülebilir. Marquise'in ölümünden sonra Voltaire Berlin'e, yakın arkadaşı ve hayranı olan Büyük Friedrich'e gitmiştir. Kral zaten onu daha önce ısrarla saraya davet etmişti. Her ne kadar ilk zamanlarda buradaki yaşamı iyi gitse de, zamanla çeşitli zorluklarla karşılaşmaya başlamıştır. Sivri dili ile burada da haksız bulduğu durumları eleştirmiştir. Sonunda kızdırdığı Friedrich, Voltaire'in tüm evrakının kopyalarını yakmış, Voltaire'i de tutuklatmıştır. Voltaire Paris'e doğru yola çıkmış fakat XV. Louis onun kente girmesini yasaklayınca, Cenevre'ye gitmiştir. Her ne kadar iyi karşılansa da tiyatral performansları yasaklayan Cenevre yasaları Voltaire'in Candide, ou l'Optimisme ("Candide, veya İyimserlik") isimli eserini yazmasına ve kenti terk etmesine neden olmuştur. Bu eser Gottfried Leibniz'in felsefesinin hicvidir. Bugün Voltaire'in en tanınmış eseri Candide'dir. Ferney'de malikâne almış ve 1778'deki ölümüne kadar burada yaşamıştır. Çalışmaları Çok üretken bir yazar olan Voltaire neredeyse tüm edebi şekillerde eser vermiştir. Başlıca eserleri şunlardır: Oedipe (1718) Zaire (1732) Lettres philosophiques sur les Anglais (1733) Le Mondain (1736) Sept Discours en Vers sur l'Homme (1738) Zadig (1747) Micromegas (1752) Candide (1759) Dictionnaire philosophique (1764) Épître à l'Auteur du Livre des Trois Imposteurs (1770) Oyunlar Voltaire, tamamlanamamışlar dahil, 50-60 arası oyun kaleme almıştır. Bunlardan bazıları: Ecossaise Eriphile Mahomet Mérope Nanine Zaire Şiir Voltaire'in ilk basılan çalışması şiirdir. İki uzun şiir kaleme almıştır: Henriade ve Pucelle. Bunların yanında birçok kısa şiir de yazmış ve genellikle kısa şiirleri bu iki uzun şiirinden daha fazla beğeni toplamıştır. Mektup 2. Katerina ile yapmış olduğu 26 mektuplaşması vardır. Bu mektuplardan 30 Ekim 1768 tarihlisinde Volter (Voltaire) "İmparator Majesteleri, Türkleri öldürerek beni hayata döndürüyor. [...] Yani haklıydım, ben Muhammed'den daha peygamberim: Ben şarkı söylediğimde Tanrı ve yengili birlikleriniz duymuştu." [...] Felsefe Voltaire'in en tanınmış ve büyük felsefi eseri Dictionnaire philosophique yani "Felsefe Sözlüğü"dür. Dönemin Fransız siyasi müesseselerine yoğun eleştiri içeren yazınlar içeren sözlük, aynı zamanda o dönemlerde popülerleşmiş düşünceler ve Voltaire'in rakip ve düşmanları hakkında da yazınlar içerir. Bunun dışında eserde din eleştirisi de bulunmaktadır. Diğer çalışmaları Voltaire bunların dışında tarihi ve düzyazı eserler kaleme almıştır. Düzyazı eserlerine şunlar örnek verilebilir: L'Homme aux quarante ecus, Zadig, dini ve felsefi optimizme saldıran ünlü Candide. Ayrıca yaşamı boyunca yaklaşık 20.000'den fazla mektup yazmıştır ve bu mektuplar gerek kişiliği gerekse düşünce tarzı açısından büyük önem taşır. 1740 yılında basılan Anti-Machiavel isimli eseri Prusya kralı II. Friedrich için Niccolò Machiavelli'nin Prens adlı başyapıtına yanıt olarak kaleme almıştır. Düşüncesi Her ne kadar ömrü boyunca yurttaşlık hakları ve din özgürlüğü gibi kavramları savunmuş olsa ve var olan Fransız rejimini eleştirse de Voltaire demokrasiden yana değildi. Onun gözünde en iyi yönetim biçimi 'aydın' bir monarşi veya 'aydınlanmacı mutlakiyet'ti. Nitekim hayatının sonuna kadar "aydınlanmış bir monark'ın yönetimini ideal bir yönetim tarzı olarak savundu." Bunun dışında sınıfların varlığını da bir zorunluluk olarak görmüş ve ne teorik ne de pratik açıdan bunu eleştirmiştir. Din açısından ise Voltaire'in tutumları biraz karışıktır. Philosophes'den olan Voltaire genelde, diğerleri gibi, bir deist olarak tanımlanmıştır. Fakat çeşitli söylemleri nedeniyle ateist olduğu da düşünülmüştür. Ünlü felsefi eseri Felsefe Sözlüğü'nde (Dictionnaire philosophique) Voltaire ateizmi ve ateistleri eleştirir. Ortaya koyduğu dini fikir ve söylemler deist çerçevededir. Bazı araştırmacılara göre Voltaire'in deist çizgide kalmasının, kişisel nedenler bir yana, fikri nedeni onun yönetim biçimi konusundaki fikirleridir. Voltaire'e göre din halkın uygun biçimde yönetimi için neredeyse şarttır. Nitekim Voltaire'in tanınmış aforizmalarından birisi Si Dieu n'existait pas, il faudrait l'inventer yani "Eğer tanrı var olmasaydı, onu icat etmek gerekirdi" onun dini fikirlerini anlamak açısından önemlidir. Bunların dışında Voltaire, var olan dinî inanç ve yapıyı eleştirmiştir. Her açıdan Voltaire'in dini dogmatizme karşı olduğu aşikardır. Özellikle dini bağnazlığa sert biçimde karşı çıkmış, Hristiyanlığı ve Musevileri yermiştir. Bu tutumları da yine "Felsefe Sözlüğü"nde görülebilir. Voltaire'in düşünce tarihi açısından önemli biri sayılır. Zaten tarihsel planda çok büyük önem taşıyan Fransız Devrimi'nin de babası sayılmıştır. 2020 yılındaki George Floyd eylemleri sırasında; servetinin bir kısmını sömürge ticaretine borçlu olduğu iddia edilen Voltaire'in Paris'te bulunan heykeline protestocular tarafından kırmızı boya döküldü. Masonluğu Voltaire, ölümünden kısa bir süre önce 4 Nisan 1778 tarihinde, Paris'te bulunan Dokuz Kız Kardeş Locası'nda (Les Neuf Sœurs Locası) Masonluğa alınmıştır. Yaşamı boyunca Masonlarla yakın temas içinde bulunan ve Fransız aydınlanma düşüncesini birlikte oluşturdukları Masonların geç davetine icabet etmiş, tekris töreni büyük bir ihtişam içinde gerçekleşmiştir. Benjamin Franklin gibi birçok isim, ABD'den sadece Voltaire'in tekrisinde bulunmak için Paris'e gelmiştir. Kendisine gösterilen bir saygı ve ihtimamın örneği olarak, Voltaire'e farklı bir tekris prosedürü uygulanmış, mabet kapısına gerilen siyah bir örtünün arkasından gerçekleştirilmiştir. Gözleri bağlanmamış ve Masonların kabulü esnasında uygulanan testler yaptırılmamıştır. Her üç derece de aynı gün içerisinde kendisine tevcih edilmiş, tekrisin ardından Loca başkanı tarafından yanına davet edilmiş ve orada oturmuştur. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Voltaire