Babil Prensesi

Voltaire
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·92 syf.··
2025 57. kitabı
Bu eser, adeta bir bilgelik masalına dönüştürülmüş bir aşk öyküsü. Formosant, güzelliği ve unvanıyla üç kuvvetli hükümdarın –Firavun, Şah ve İskit Kralı– talip olduğu bir prenses. Ama tam o anda ortaya çıkan, tek boynuzlu atı ve efsunlu bir anka kuşuyla bir “çoban” çocuğu… İşte o an her şey değişiyor. Bu çobanın görünmez bir saltanatı var: saf, içten, adeta ilk varoluş mazisi gibi. Prenses de bunu görüyor ve aralarında hükümetsel değil, içsel bir rekabet başlıyor. Aşk, salt unvanlarla değil, inançla, sadakatle, gönülle seçiliyor. Bu seçim aynı zamanda kendi köklerine ve insana dair evrensel bir sorguya işaret ediyor. Voltaire’in diğer eserlerindeki gibi burada da ironi ve eleştirel bakış ağır basıyor. Aydınlanma değerleri—din özgürlüğü, akıl, hoşgörü—tam da bu çoban karakteriyle temsil ediliyor. Aristokrasiye, dogmatizme, statükoya bakışı “çocuk masumiyeti” safiyetiyle sarsıyor. Ve aslında bu masal, eski kutsal metinlere de temasta: “sinsarın ama safın galip gelmesi” motifinde, Kutsal Kitap’taki çeşitli figürler –Musa’nın aniden lider olması, Davud’un çoban iken kral olması gibi– ışıldıyor. Yine esintiler var tufan, taşlaşma, kader temaları gibi eski hikâyelerle paralel. Babil Prensesi, üç varlıklı adayı geride bırakıp bir çobana yönelen aşk yolculuğunda, okuru “gönül seçiminin” ne demek olduğunu düşündürür. Sadece bir aşk masalı değil, aynı zamanda statükoya, dinî bağnazlığa, akıl dışı ön yargılara karşı bir alegorik başkaldırıdır.
Babil PrensesiVoltaire · Kapra Yayıncılık · 2021578 okunma
10/10
·92 syf.··
Beğendi
·
2023 32. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2023 16:22
Çoban Amazan ve Babil Prensesi Formasante'ın hikâyesi. Babil Kralı Belus kızı Formasante'ı evlendirmeye karar verir ve bir yarışma düzenler. Beslediği aslanın kellesini alabilecek güçte kim çıkarsa kızını ona verecektir. Bunlar arasında yarışmaya katılanlardan mısır firavunu Hint şahi İskit kralı vardır ve bir de çoban amazan vardır. Yarışmayı hiçbir kral kazanamaz. Kazanan amazandir. Amazan kendi kuşunu ve aslanın kellesini içi dolu elmaslarla prensese hediye ederek oradan ayrılır. Ama kral Belus kızını bir çobana vermek istemez. Kahinlerin sözüne inanan Belus ona danışmaya gider ve kahin kızının dünyayı dolaştıktan sonra evleneceğini söyler. Ve olaylar bu başlangıçtan sonra ilerlemeye başlar. Aşk hikâyesi ile beraber mitolojik olaylar dönemin yaşantısı ve birçok konu eleştirilerek yazılmıştır. Bir aşk hikâyesinden daha fazlası var bu kitapta. Voltaire hem anlatım yönünden hemde kurgu yönünden çok sade ve akıcı bir dile sahip. Hem masal hem eleştiri içiçedir.
Babil PrensesiVoltaire · Kapra Yayıncılık · 2021578 okunma
10/10
·92 syf.··
Beğendi
·
2022 44. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2022 14:56
Voltaire’in mitolojik olayları günlük hayatın bir parçası gibi sunduğu felsefi masallarından Babil Prensesi, Formasante isimli güzeller güzeli bir kızın, sevdiği Amazan’ın peşinden tüm dünyayı dolaşmasını ve gittiği her ülkede öğrendiği şaşırtıcı gerçekleri anlatıyor.Amaz'ın Formansate'ye olan aşkı sadakati takdire şayan ancak her insan gibi nice güzelleri reddetti. Bir işçi kadına hayır diyemeden kendini ona bıraktı oysa ben ona teklif götüren her güzel prensesi reddettiği gibi buna sa hayır desin isterdim. İnsan oğlu hiçbir zaman güven vermiyor :) Sevdiğine kavuşmak için tüm dünyayı gezip onu arayan Formansate sonun da onu işçi kadının kollarında buluyor...(Formansate gibi canım yanıyor aldatılmak ne kötü) Mısır firavunu, Hint şahı, İskit kralı gibi taliplerine rağmen bir çobanı seçen prenses barış, din özgürlüğü, hoşgörü gibi konuların önemini kavrarken bir yandan da sevdiği adamın sadakatini test ediyor.Yaklaşık 3 saatlik bir okuma süresi ile muhteşem bir kitap. Ben neden önce okumadım diye üzüldüğüm bir kitabı heyecanla okudum bitirdim.
Babil PrensesiVoltaire · Kapra Yayıncılık · 2021578 okunma
10/10
·92 syf.·
2025 39. kitabı
Yazarın dönemin tarihçilerini, gazetecilerini ve din adamlarının özellikle doğu medeniyeti üzerindeki olumsuz algısı ve önyargılarını baz alarak yarattığı güzel bir eser. Eser doğuda yaşanan yönetim – toplum ekseni üzerine olumlu sonuçlar doğuracak bir aksiyon oluştururken ayrıca batının değerli bir eleştirisini de arada sunmaktadır. Candide eserini anımsatan bu eser, şiirsel olmasa da bir tarih eleştirisini bütün yönlerini barındırmaktadır. Eser sade ve akıcı bir dille okura sunulmuştur. Kitabın sonunda yazar mutlu biten olayların akışına ek olarak eleştirdiği ve bu kitaptan ders alması gerektiği kişileri tek tek saymış. Her ne kadar bir aşk öyküsü olarak görünse de temelinde yatan asıl neden yazarı hem dünya görüşü üzerinden hem de yazdıkları yüzünden acımasızca eleştirenlere bir cevap nitelindedir. Sürgün yemiş bir yazarın toplumuna ve yönetim kesimine muhalefetinin en büyük temel taşlarından biri de bu eser olsa gerek.
Babil PrensesiVoltaire · Kapra Yayıncılık · 2021578 okunma
7/10
·92 syf.··
2023 18. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2023 17:44
Bir aşk öyküsü okuyacağımı düşünürken felsefi bir öykü okudum. Kitaplar içine masallar dahil olunca okumaktan çok daha fazla keyif alıyorum. Babil Prensesi Formasente ve kendisine çoban diyen Gangarid Kralının yanlış anlaşılmalar nedeniyle ayrı ayrı düşmelerini masalsı bir kurgu ile okuyoruz. Kitabın başlangıcı Keloğlan filmini hatırlattı. Kızını evlendirmek isteyen kral, yarışma düzenler ve istenmeyen aday kazanır ve hikaye başlar. Ayrıca mitolojik olaylara yer verilmiş olması ilgimi çeken yanlarından biriydi.
Babil PrensesiVoltaire · Kapra Yayıncılık · 2021578 okunma
Babil Prensesi - Voltaire
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2025 170. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2025 21:32
Babil Prensesi, Babil prensesiyle evlenmek isteyen Hint, Mısır ve İskit prensleri arasındaki büyük mücadeleyi ele alır. Prenses Formosante’nin bu prenslerle yaşadıkları üzerinden Voltaire, insan doğasını ve farklı toplumları hicvetmiştir. Voltaire, her zamanki gibi mizahi diliyle dönemin sorunlarını eleştirirken eğlendirmeyi ve düşündürmeyi başarmıştır. Akıcı, masal tadında bir eser, okumak isteyenlere tavsiye ederim. Kitaba 8.0/10 puan veriyorum.
Babil PrensesiVoltaire · Alfa Yayıncılık · 2023578 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2023 65. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2023 00:00
Babil Kralı, kızını evlendirmek için kahine danışması sonucu bir müsabaka düzenler. Müsabakaya Mısır firavunu, Hint şahı ve İskit Kralı katılır. Fakat girdikleri her mücadeleyi kaybeden bu kralları Amazan adında bir çoban kurtarır. Bu başarısı ve cesaretiyle bütün Babil halkının gönlünü fetheder. Fakat müsabakalar tam sonuçlanmadan babasının ölümü nedeniyle Babil'i terk etmek zorunda kalır. Babil'i terk etmeden yoldaşı Anka kuşunu Babil Prensesi olan Formosante'ye hediye eder. Formosante, Anka kuşu rehberliğinde Amazan'ı aramaya çıkmasıyla olaylar başlar. Aşk, yapılan fedakarlıklarda mı gizlidir? Yoksa Leyla, Mecnun çölleri aşmasaydı yine de sever miydi Mecnun'u? Öyleyse vuslat anı, aşkın yaşandığı son an değil midir? Aşk, azılı bir düşmandır sürekli sevdiğinden kaçan ve yakalanması ne kadar imkansızsa başına konulan ödül de o kadar büyük olan. Vuslat ise aşkın celladıdır. Tasavvuf, Allah'a kavuşmayı ölüm ile boşuna bağdaştırmamıştır. Yatırım tavsiyesidir.
Edebiyat
Babil PrensesiVoltaire · Karbon Kitaplar · 2021578 okunma
Puan vermedi·106 syf.··
Beğendi
·
2019 40. kitabı
Voltaire (François Marie Arouet) “Babil Prensesi” . Filozof, şair, romancı, tarihçi, tartışmacı Voltaire, on sekizinci yüzyıl Aydınlanma Çağının (neredeyse Avrupa dillerinin tümünde “ışık çağı”) belli başlı isimlerinden. Aydınlanma, monarşist hükümdarlar ve kilise baskısına karşı oluşmuş bir entelektüel akım. Daha önce de birkaç kez paylaştığım Voltaire (sayfada bulabilirsiniz) tüm yapıtlarında, doğayı, özgür düşünceyi, bilimi, laikliği savunmuş, yaşamış olduğu çağ, sivri diline ve kalemine yansıyanlar, hapis ve sürgün hayatı, Fransız Devrimi öncesi katkıları, dünya literatüründe yerini bulmuş eserleriyle, tartışmasız her devir okunmayı hak ediyor. Babil Prensesi son yapıtlarından biri, olağanüstü dekorlarda, eski çağlarda geçen bir aşk hikayesi. Masalsı dersem abartmış olmam. Ben klasik bir eser okuyup paylaştıktan sonra, sınırı aşmamaya özen gösteriyorum. Zira literatürde böyle yer edinmiş olanlar üzerine kalem oynatmak, biraz da hadsizlikmiş gibi geliyor. Benzer okumaların hemen hemen tümünde daha çok edisyona dikkat ediyorum. Eser yara almış mı, baskı hatalarından ötürü hırpalanmış mı, çeviri rahatsızlık veriyor mu vs. Hala önce Candide okumanızı önermekle birlikte, kitabı tavsiye listeme aldım.
Babil PrensesiVoltaire · Yitik Ülke Yayınları · 2018578 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2018 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2018 01:45
Kader Kahpe Kader Ağlarını Ördün mü? :) Birine bir kitap tavsiye ederken o kitapta kendimizi bulduğumuzdan ve o kişi de bizi bulsun diye tavsiye ediyoruz. Tek ihtiyacımız biraz anlaşılmak, biraz bulunmak... İşe yarıyor mu? Kesinlikle yarıyor. Okuduğumuz her kitabın dili, dilimizde iz bırakıyor; aynı dilden konuşuyoruz bir zaman sonra... Ve bu kitabı bana tavsiye eden çok değerli insanı şimdi daha iyi anlıyorum, çünkü artık aynı izler bende de var. Öncelikle kendisine teşekkür ederek kitaba geçiyorum...  Anlatımına bayıldım, ki bu kitabı bu kadar seveceğimi nereden bildin değerli insan! O kadar sürükleyici bir anlatımla olayın içine çekiyor ki her an bir merak konusu. Yanlış anlaşılmalar yüzünden ayrı düşen iki sevgili, ha kavuştu ha kavuşacak derken kitabın sonu geldi... Kitaba başlarken yazarın hicivleri hakkında ufak bir uyarı almıştım, okurken buna dikkat ederek okudum ve yazarın bu tarzını çok beğendim. Bir şeyi doğrudan yermek ile dolaylı olarak yermek farklı şeyler hissettirir, hele ki bu dolaylılık ustalıkla yapılmışsa neler hissettirir siz düşünün...  Yazarın düşünceleri nedeniyle sürekli şehir değiştirmek zorunda kalışı romana yansımış, kitapta okuyanı götürdüğü her ülkeye eleştirilerde bulunmuş. Yanlışları incelikli şekilde eleştirirken kendi doğrularını ortaya koymuş ve hikâyenin, olayın içine bunu bir ressamın tablosundaki fırça darbeleri gibi yerleştirmiş. Okuduğum ilk Voltaire kitabı idi ve kesinlikle son Voltaire kitabı olmayacak. :)
Felsefe
Babil PrensesiVoltaire · Alfa Yayıncılık · 2023578 okunma
Güzel Prensesi
Puan vermedi·120 syf.··
2024 148. kitabı
Döneminin soylu sınıfını ve burjuvazisini ironik bir dille eleştiren yazar düşüncelerini düz yazı şeklinde değilde büyülü kuşların, mitolojik karakterlerin yer aldığı bir dünyada anlatarak herkesin belleğinde yer etmesini sağlamış. Gelelim bu eşsiz masala; zamanın dehrinde Babil Kralı yaşlı Belus'un güzeller güzeli kızı Prenses Formosante için bir müsabaka düzenler. Genç prensese talip olanlar arasında Mısır Firavunu, Hint Şahı ve İskit Kaan'ı vardır. Hepsi sırasıyla hünerlerini gösterirler. Son anlarda müsabakaya yakışıklı, adı sanı bilinmeyen bir genç katılır. Yanında tek boynuzlu atı, zümrüd-ü anka kuşu ve bir uşağı vardır. Üstelik prensese deli gibi de aşıktır. Müsabakasıyı kimin kazandığını merak ediyorsanız okumanızı tavsiye ederim. Tarihi bilgisi olanlar İskitlerin bizim literatürümüzde "Sakalar" olarak anıldıklarını bilirler. Her ne kadar Türk olduklarına dair çok fazla kanıt yoksa da Amazonlarla olan iletişimleri nedeniyle Türk olma ihtimalleri yüksek ama Bozkırdan çıkıp gelen Türklerden değil. Bizzat Anadolu'da yaşayan ve Hititlerin atası sayılan Türkler. Zaten Amazonların yaşadığı mekan Samsun. Kitapta müsabakanın düzenledigi mekan ise Babil Krallığı yani bugünkü Irak sınırları. Öyle ki yazar bizim tarihimizi ve masallarımızı harmanlayarak bu eseri kaleme almış. Dilerseniz eserde beni etkileyen İskit Kaan'ın konuşmasını aktarayım. "Prensesin güzel olduğunu kabul ediyorum" diyordu "Ama bana öyle geliyor ki, güzelliğinden başka bir şeyle ilgilenmeyen, halkın arasında görünmeye tenezzül ettiği için kendisine minettar kalacağını sanan şu kadınlardan olmalı. Benim ülkemde putlara tapmayız. Gönül almasını bilen, saygılı bir kadını çirkin de olsa, bu güzel heykele yeğlerim. Sizde onun kadar yabancılara gösteriyorsunuz. Sizi ona yeğlediğimi bir İskit'in tüm açık
1000Kitap
Babil PrensesiVoltaire · Alfa Yayıncılık · 2023578 okunma

Yazar Hakkında

VoltaireYazar · 37 kitap
François Marie Arouet (21 Kasım 1694 - 30 Mayıs 1778), Voltaire takma adıyla tanınan Fransız yazar ve filozof. Fransız Devrimi ve Aydınlanma hareketine büyük katkısı olmuştur. Din ve ifade özgürlüklerinin yanı sıra, insan hakları konusundaki düşünceleri ve felsefi yazıları ile ünlenmiştir. Eserlerinde Kilise dogmaları ve döneminin Fransız müesseselerini yoğun olarak hicvetmiştir. Zamanın en etkili isimlerinden biri olarak tanınır. Voltaire Paris'te, 1694'te doğmuştur. Sekiz yıl boyunca sanat eğitiminin başladığı Collège Louis-le-Grand'da okumuştur. Fakat orada "Latince ve aptallıklar" dışında bir şey öğrenmediğini iddia etmiştir. Mezun olduktan sonra Voltaire edebiyatta kariyer yapmaya başladı. Babası ise oğlunun hukuk eğitimi almasını istiyordu. Bu nedenle Voltaire, Paris'te bir avukatın asistanı olarak çalışıyormuş gibi gözüküp, zamanının büyük bir kısmını hicivsel şiirler yazmaya adamıştır. Babası bunu öğrendiğinde Voltaire'i yine hukuk okumaya göndermiştir; yine de Voltaire yazmayı sürdürmüştür. Sivri dili ile aristokratik ailelerin beğenisini toplamıştır. Kral XV. Louis'nin naibi, Orléans Dükü, II. Philippe'i konu alan bir yazısı nedeniyle Bastille'de hapsedilmiştir. Oradayken çıkış yaptığı piyesi Oedipe'yi kaleme almış ve Voltaire ismini almıştır. Oedipe'nin başarısı Voltaire'i etkili bir isim yapmakla beraber onu Fransız Aydınlanmasına dahil etmiştir. İngiltere'ye sürgün Voltaire'in hazır cevaplılığı ve sivri dili başına bela olmayı sürdürdü. Genç bir asilzadeyi gücendirmesi onun mahkeme dahi olmadan sürgün edilmesine yol açtı. Voltaire'in İngiltere'ye sürgünü, İngiltere'deki düşünsel durum ve yaşadıkları düşüncelerini büyük oranda etkilemiştir. İngiliz monarşisinden ve ülkenin din ve ifade özgürlüğüne verdiği değerden etkilenen genç yazar, ülkenin yazar ve düşünürlerinden de etkilenmiştir, Shakespeare gibi. Gençlik yıllarından Shakespeare'i Fransız yazarlarına bir örnek olarak görse de, daha sonraları kendini ondan daha büyük bir yazar olarak görmüştür. 3 yıllık sürgünden sonra Paris'e dönmüş ve fikirlerini İngiliz hükümetini konu alan kurgusal bir metinde toplayarak bastırmıştır; Lettres philosophiques sur les Anglais ("İngiliz(ler) hakkında felsefi mektuplar"). İngiliz monarşisini daha gelişmiş ve insan haklarına daha saygılı görmesi nedeniyle yazınları Fransa'da büyük bir tartışmaya yol açmış ve sonunda öyle bir noktaya gelinmiştir ki evrakın kopyaları yakılmış Voltaire ise Paris'i terk etmeye zorlanmıştır. Château de Cirey ve sonrası Bundan sonra sınırdaki Château de Cirey'e yerleşen Voltaire burada Marquise (Markiz) du Châtelet, Gabrielle Émilie le Tonnelier de Breteuil ile de bir ilişkiye başladı. Voltaire ile Marquise 21.000'den fazla kitap toplamışlardır. Kuşkusuz Voltaire'in 15 yıl süren bu ilişkisi entelektüel gelişimine yardımcı olmuştur. Yazmaya devam eden Voltaire Mérope gibi oyunları ve bazı kısa öyküleri yayımlamıştır. İngiltere'de geçirdiği zamanda onu en çok etkileyen şeylerden birisi Isaac Newton'un çalışmalarıdır. Eser ve düşüncelerinde bunun etkileri görülebilir. Marquise'in ölümünden sonra Voltaire Berlin'e, yakın arkadaşı ve hayranı olan Büyük Friedrich'e gitmiştir. Kral zaten onu daha önce ısrarla saraya davet etmişti. Her ne kadar ilk zamanlarda buradaki yaşamı iyi gitse de, zamanla çeşitli zorluklarla karşılaşmaya başlamıştır. Sivri dili ile burada da haksız bulduğu durumları eleştirmiştir. Sonunda kızdırdığı Friedrich, Voltaire'in tüm evrakının kopyalarını yakmış, Voltaire'i de tutuklatmıştır. Voltaire Paris'e doğru yola çıkmış fakat XV. Louis onun kente girmesini yasaklayınca, Cenevre'ye gitmiştir. Her ne kadar iyi karşılansa da tiyatral performansları yasaklayan Cenevre yasaları Voltaire'in Candide, ou l'Optimisme ("Candide, veya İyimserlik") isimli eserini yazmasına ve kenti terk etmesine neden olmuştur. Bu eser Gottfried Leibniz'in felsefesinin hicvidir. Bugün Voltaire'in en tanınmış eseri Candide'dir. Ferney'de malikâne almış ve 1778'deki ölümüne kadar burada yaşamıştır. Çalışmaları Çok üretken bir yazar olan Voltaire neredeyse tüm edebi şekillerde eser vermiştir. Başlıca eserleri şunlardır: Oedipe (1718) Zaire (1732) Lettres philosophiques sur les Anglais (1733) Le Mondain (1736) Sept Discours en Vers sur l'Homme (1738) Zadig (1747) Micromegas (1752) Candide (1759) Dictionnaire philosophique (1764) Épître à l'Auteur du Livre des Trois Imposteurs (1770) Oyunlar Voltaire, tamamlanamamışlar dahil, 50-60 arası oyun kaleme almıştır. Bunlardan bazıları: Ecossaise Eriphile Mahomet Mérope Nanine Zaire Şiir Voltaire'in ilk basılan çalışması şiirdir. İki uzun şiir kaleme almıştır: Henriade ve Pucelle. Bunların yanında birçok kısa şiir de yazmış ve genellikle kısa şiirleri bu iki uzun şiirinden daha fazla beğeni toplamıştır. Mektup 2. Katerina ile yapmış olduğu 26 mektuplaşması vardır. Bu mektuplardan 30 Ekim 1768 tarihlisinde Volter (Voltaire) "İmparator Majesteleri, Türkleri öldürerek beni hayata döndürüyor. [...] Yani haklıydım, ben Muhammed'den daha peygamberim: Ben şarkı söylediğimde Tanrı ve yengili birlikleriniz duymuştu." [...] Felsefe Voltaire'in en tanınmış ve büyük felsefi eseri Dictionnaire philosophique yani "Felsefe Sözlüğü"dür. Dönemin Fransız siyasi müesseselerine yoğun eleştiri içeren yazınlar içeren sözlük, aynı zamanda o dönemlerde popülerleşmiş düşünceler ve Voltaire'in rakip ve düşmanları hakkında da yazınlar içerir. Bunun dışında eserde din eleştirisi de bulunmaktadır. Diğer çalışmaları Voltaire bunların dışında tarihi ve düzyazı eserler kaleme almıştır. Düzyazı eserlerine şunlar örnek verilebilir: L'Homme aux quarante ecus, Zadig, dini ve felsefi optimizme saldıran ünlü Candide. Ayrıca yaşamı boyunca yaklaşık 20.000'den fazla mektup yazmıştır ve bu mektuplar gerek kişiliği gerekse düşünce tarzı açısından büyük önem taşır. 1740 yılında basılan Anti-Machiavel isimli eseri Prusya kralı II. Friedrich için Niccolò Machiavelli'nin Prens adlı başyapıtına yanıt olarak kaleme almıştır. Düşüncesi Her ne kadar ömrü boyunca yurttaşlık hakları ve din özgürlüğü gibi kavramları savunmuş olsa ve var olan Fransız rejimini eleştirse de Voltaire demokrasiden yana değildi. Onun gözünde en iyi yönetim biçimi 'aydın' bir monarşi veya 'aydınlanmacı mutlakiyet'ti. Nitekim hayatının sonuna kadar "aydınlanmış bir monark'ın yönetimini ideal bir yönetim tarzı olarak savundu." Bunun dışında sınıfların varlığını da bir zorunluluk olarak görmüş ve ne teorik ne de pratik açıdan bunu eleştirmiştir. Din açısından ise Voltaire'in tutumları biraz karışıktır. Philosophes'den olan Voltaire genelde, diğerleri gibi, bir deist olarak tanımlanmıştır. Fakat çeşitli söylemleri nedeniyle ateist olduğu da düşünülmüştür. Ünlü felsefi eseri Felsefe Sözlüğü'nde (Dictionnaire philosophique) Voltaire ateizmi ve ateistleri eleştirir. Ortaya koyduğu dini fikir ve söylemler deist çerçevededir. Bazı araştırmacılara göre Voltaire'in deist çizgide kalmasının, kişisel nedenler bir yana, fikri nedeni onun yönetim biçimi konusundaki fikirleridir. Voltaire'e göre din halkın uygun biçimde yönetimi için neredeyse şarttır. Nitekim Voltaire'in tanınmış aforizmalarından birisi Si Dieu n'existait pas, il faudrait l'inventer yani "Eğer tanrı var olmasaydı, onu icat etmek gerekirdi" onun dini fikirlerini anlamak açısından önemlidir. Bunların dışında Voltaire, var olan dinî inanç ve yapıyı eleştirmiştir. Her açıdan Voltaire'in dini dogmatizme karşı olduğu aşikardır. Özellikle dini bağnazlığa sert biçimde karşı çıkmış, Hristiyanlığı ve Musevileri yermiştir. Bu tutumları da yine "Felsefe Sözlüğü"nde görülebilir. Voltaire'in düşünce tarihi açısından önemli biri sayılır. Zaten tarihsel planda çok büyük önem taşıyan Fransız Devrimi'nin de babası sayılmıştır. 2020 yılındaki George Floyd eylemleri sırasında; servetinin bir kısmını sömürge ticaretine borçlu olduğu iddia edilen Voltaire'in Paris'te bulunan heykeline protestocular tarafından kırmızı boya döküldü. Masonluğu Voltaire, ölümünden kısa bir süre önce 4 Nisan 1778 tarihinde, Paris'te bulunan Dokuz Kız Kardeş Locası'nda (Les Neuf Sœurs Locası) Masonluğa alınmıştır. Yaşamı boyunca Masonlarla yakın temas içinde bulunan ve Fransız aydınlanma düşüncesini birlikte oluşturdukları Masonların geç davetine icabet etmiş, tekris töreni büyük bir ihtişam içinde gerçekleşmiştir. Benjamin Franklin gibi birçok isim, ABD'den sadece Voltaire'in tekrisinde bulunmak için Paris'e gelmiştir. Kendisine gösterilen bir saygı ve ihtimamın örneği olarak, Voltaire'e farklı bir tekris prosedürü uygulanmış, mabet kapısına gerilen siyah bir örtünün arkasından gerçekleştirilmiştir. Gözleri bağlanmamış ve Masonların kabulü esnasında uygulanan testler yaptırılmamıştır. Her üç derece de aynı gün içerisinde kendisine tevcih edilmiş, tekrisin ardından Loca başkanı tarafından yanına davet edilmiş ve orada oturmuştur. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Voltaire