Jorge Luis Borges, vatanı Arjantin’de Buenos Aires Ulusal Kitaplığı’nın yöneticisi olarak çalıştığı dönemde kendi zevki ve edebiyat anlayışına göre seçtiği, farklı ülkelerden yazarların öykülerini barındıran bir kitaplık oluşturur ve adına "Babil Kitaplığı" der.
Micromegas bu kitaplıkta yer alan Voltaire imzalı öykülerden oluşan bir kitaptır. 6 adet öykü bulunan bu kitap, elinize aldığınız anda konuları ve karakterleriyle sizi farklı zamanlara ve diyarlara götürecek. Anlatımının akıcılığı ile de çok kısa süre içerisinde bitireceğinize emin olabilirsiniz.
Sanatında hicvi en derinlikleri ile benimsemiş olan yazarımız; ülkeler, şahıslar yada inançlar olsun hiç düşünmeden çoğuna güzel güzel sözleri ile değinmiştir. Yazıldığı zamanı düşününce de öykülerini beğenmemek elde değil.
Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Micromegas kitabını uzun süre çantamda dolaştırıp bir türlü başlayamama hadisemden sonra kitaba öyle bir giriş yaptım ki bir gün bile sürmeden bitti. Bir masaldan çıkmış gibi hissediyorum, hem de Binbir Gece Masalı'ndan.
Fransız Aydınlanma hareketine büyük anlamda katkı yapmış Voltaire'in felsefenin ışığında, döneminden yüzyıllar sonrasını bilme ve anlama kabiliyetinde olması sayesinde bugün önce Fransa daha sonra Avrupa'nın fikir dünyası zenginleşmiş.
Sivri dili, hicvi serpiştirdiği yazıları, karşıtlıkları birleştirerek yakaladığı uyum, sürülmelerinden elde edilen deneyimler ile enfes bir şeye dönüşen yazınını Borges’ciğimin neden Babil Kitaplığı’na dahil ettiğini Micromegas’ta net anlamak mümkün. Micromegas tam bir Babil Kitaplığı seçkisi, incisi, ışığı…
Yalnız hikayelerinin ironisinde kendisinden yüz yıldan fazla süre sonra ortaya çıkan Bernard Shaw’ı da gördüm resmen, kendisine de bayılırım. Hatta ortak hikayeleri Pygmalion ve Jeanne d’arc’ı ele alış şekilleri -müthiş bir mizahla örülmüş-, ortak topraklarda (İrlanda) bulunmuş olmaları da göz önüne alındığında Bernard Shaw’ın etkilenmemesi mümkün değil gibi:) E kendisi de Jonathan Swift’in Gulliver’in Seyahatleri’nden de epey etkilenmiş hatta sürüldükleri zaman da dost olmuşlar. Etkisi, göndermeleri ile belli oluyor özellikle Scarmentado’nun Seyahatleri hikayesinden.
Kitapta 6 hikaye var ama bence en iyileri kitaba ismini veren Micromegas ile Babil Prensesi.
En uzunu Babil Prensesi hem çok tatlı bir masal, aşk masalı, hem de dünyayı gezmiş Voltaire’in gözünden ülkelerin ifşaları bolca var. Gerçekten bazı yerlerde “Coğrafya” denen şeyin yüzyıllar geçse de herhangi bir değişime uğramadığını/uğramayacağını acıyla, ibretle anlıyorsun. Filistin ve Çin örnekleri mesela:(
Micromegas’ta Voltaire, felsefeciliğini
Eleştirmenler Voltaire’in öykülerinin Binbir Gece Masalları ve Jonathan Swift’in Gülliver’in Seyahatleri’nden beslendiğinden bahseder.
Öykülerinde de Binbir Gece Masalları’nın ve Antik Çağ coğrafyasını kullanmış zaten Voltaire.
Kitapta yer alan tüm öykülerde felsefi göndermeler var.Felsefi alt yapısı sağlam olanlar eminim çok daha fazla zevk alacaktır bu kitaptan.Micromegas adlı öykü, bilimkurgunun ilk örneklerinden biri kabul ediliyormuş ayrıca.
Voltaire'den sivri dilli ,hicivle dolu, felsefi bir masal daha. Masaldan kastım daha çok seçtiği karakterlerin özelliklerinden sebep. İnsan doğasının uğradığı erozyonları, evrenin merkezine kendini konumlandırmasına bağlı olarak kendisi dışındakileri kendisine bağlı bir uydu gözüyle yorumlamasının doğurduğu acizliklikleri ve hataları keskin eleştirilerle güzel anlatmış. Kitap birbirinden bağımsız 7 bölümden oluşmaktadır. Dili her zamanki gibi yalın ve üslubu beyne hızlı oksijen akışı sağlayacak türden.
Keyifli okumalar...
Borges'in hazırladığı Babil Kitaplığı serisinin çarpıcı bir kitabı bu.Voltaire Aydinlanma Çağı'nın önemli isimlerinden,Fransız Devrimi'ne katkısı büyük bir isim.Borges bu kitapta onun gerçekten özel,derinlikli,sorgulatıcı öykülerini derlemiş.İçinde felsefi öykülerin yanında masal tadında anlatılar da var.Özellikle Micromegas adlı felsefi öyküyü herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum.Üzerinde tez yapılabilecek bir öykü.Voltaire bu öyküsünde Guliver'in Gezileri'nden etkilenmiş belli ki.Ayrıca kitabın sonunda novella tadında "Babil Prensesi" adlı uzun bir masal vardı ki onu soluk almadan okudum.Ayrıca öyküler felsefi ama dili akıp gidiyor.Bazıları masal zaten bence.Aralara serpiştirdiğim keyifli bir okuma oldu.Kitabın içindeki her satır değerli ve anlamlı idi.Hem bu kitap hem de Babil Kitaplığı okunmayı hak ediyor.
MicromegasVoltaire · Kırmızı Kedi Yayınları · 2017520 okunma
Hiciv sanatının ustası, yaşadığı yüzyılın filozofundan bir muhteşem eser daha. #cahilfilozof itiraflarından sonra bu hikayelerinde, kahramanlarını #candide eserinde olduğu gibi dünyayı dolaştırıyor ve böylece hemen her ülke veya medeniyet hakkindaki görüşlerini sıralıyor.
Bunu öyle noktalardan mizahla örülü olarak yapıyor ki, insan 1750'lerde böyle bir metin yazılabildiğine şaşırıyor doğrusu.
Temel hedefleri, Avrupa başta olmak üzere toplumları kasıp kavuran ruhban sınıfı ve cahil akademisyenler. Bunun için Papa'ya Yedi Tepeli Şehrin (Roma) İhtiyarı ve kolej müdürüne Gevezelik Profesörü demekten çekinmiyor. Esere ismini veren #micromegas öyküsü, 18yy'ın uzay bilgisi ile yazılmış mükemmel bir bilimkurgu ve her yerinden mesaj yağıyor, inanın. Bu hikayenin bazı yerleriyle oynanıp çocuk versiyonunu Küçük Prens adıyla okuyabilirsiniz bence. Ve sonundaki #babilprensesi içeriği ile Candide 'yı andırsa da, o yüzyılda neredeyse tüm dünya uluslarını hicvetmesiyle başka bir değer.
Oyunları ve hikayeleriyle,verdiği mesajlarla halk tarafından çok sevilip filozoflaşan, kimilerine göre Aydınlanmanın önemli bir ayağı olan Voltaire'i muhakkak okuyun...
Voltaire ‘in kıvrak zekası,espri anlayışı, iyimserliği, içinden dışarı taşan yaşam coşkusu, fantastik beyni ile çevrili birkaç öykünün olduğu bir kitap .En çok kitaba adını veren öyküyü beğenmekle beraber ,içinde Türklerin özelliklerinden de bahsedilen bir öykü de mevcut.
MicromegasVoltaire · Kırmızı Kedi Yayınları · 2017520 okunma
Bu arada kitap on numara hikayelerle dolu. Hepsi hiciv. Şu an bu kalite de eleştiri hikaye yazanı görmedim. Dönem bize göre eski, Kişiler tanıdık gelmiyor ama konular hala güncel
Kitapla aynı isimli öykü ile birlikte 6 öyküden oluşan bir seçki.
“Memnon ve Beşeri Bilgelik”
“İki müteselli”
“Scarmentado’nun Kendi Kaleminden Seyahatlerinim Tarihçesi”
“Micromegas, Felsefi Bir Öykü”
“Beyaz ile Siyah”
“Babil Prensesi” adlı öylüler yer almakta. İlk beş öykü kısa öyküler iken, son öykü 100 sayfa ile kitabın neredeyse yarısını oluşturmakta.
Devlet sistemlerine, çağın düşünürlerine, bazı bilim adamlarına da ince göndermeler içeriyor öyküler.
Memnon ile ‘tamamen aklı başında olmak gibi bir hataya’ kapılmamayı, iki mütesellide en iyi ‘tesellinin’ zaman olduğunu, Scramentado ve Babil Prensesi ile bir dünya turunu , siyah ile beyazın kendi içimizde olduğunu okuyoruz.
En sevdiğim öykü olan Micromegas ise Siriuslu bir dev. Gezegenler arası seyahatte yolu önce Satürn’e düşer. Orada Satürnlü bilgin ile yaptıkları felsefi konuşmalar sonucu, yolculuğa çıkarlar. Birlikte Dünya’ya ulaşırlar. İşte Dünya’daki öykü okunmaya değer. Felsefi, bilimkurgu, fantastik bir öykü…
1700 lü yıllarda yazılan ve halen sıkılmadan okunan, eserleri, eleştirileri ve fikirleri ile güncelliğini koruyan Voltaire’ i meraklılarına tavsiye ediyorum.
Yazarın okuduğum ilk kitabı ve geldik bu öykülerin de sonuna. Kitapta altı tane öykü var. İyilik, kötülük, güzellik, çirkinlik vb mefhumları içeren kitapta en sevdiğim öykü sanırım kitaba adını veren öykü oldu. Babil prensesi adlı son öykü de gereksiz uzatılmış bana göre.
Tavsiye ederekten:
Keyifli okumalar...
MicromegasVoltaire · Kırmızı Kedi Yayınları · 2017520 okunma
François Marie Arouet (21 Kasım 1694 - 30 Mayıs 1778), Voltaire takma adıyla tanınan Fransız yazar ve filozof. Fransız Devrimi ve Aydınlanma hareketine büyük katkısı olmuştur.
Din ve ifade özgürlüklerinin yanı sıra, insan hakları konusundaki düşünceleri ve felsefi yazıları ile ünlenmiştir. Eserlerinde Kilise dogmaları ve döneminin Fransız müesseselerini yoğun olarak hicvetmiştir. Zamanın en etkili isimlerinden biri olarak tanınır.
Voltaire Paris'te, 1694'te doğmuştur. Sekiz yıl boyunca sanat eğitiminin başladığı Collège Louis-le-Grand'da okumuştur. Fakat orada "Latince ve aptallıklar" dışında bir şey öğrenmediğini iddia etmiştir.
Mezun olduktan sonra Voltaire edebiyatta kariyer yapmaya başladı. Babası ise oğlunun hukuk eğitimi almasını istiyordu. Bu nedenle Voltaire, Paris'te bir avukatın asistanı olarak çalışıyormuş gibi gözüküp, zamanının büyük bir kısmını hicivsel şiirler yazmaya adamıştır. Babası bunu öğrendiğinde Voltaire'i yine hukuk okumaya göndermiştir; yine de Voltaire yazmayı sürdürmüştür. Sivri dili ile aristokratik ailelerin beğenisini toplamıştır. Kral XV. Louis'nin naibi, Orléans Dükü, II. Philippe'i konu alan bir yazısı nedeniyle Bastille'de hapsedilmiştir. Oradayken çıkış yaptığı piyesi Oedipe'yi kaleme almış ve Voltaire ismini almıştır. Oedipe'nin başarısı Voltaire'i etkili bir isim yapmakla beraber onu Fransız Aydınlanmasına dahil etmiştir.
İngiltere'ye sürgün
Voltaire'in hazır cevaplılığı ve sivri dili başına bela olmayı sürdürdü. Genç bir asilzadeyi gücendirmesi onun mahkeme dahi olmadan sürgün edilmesine yol açtı. Voltaire'in İngiltere'ye sürgünü, İngiltere'deki düşünsel durum ve yaşadıkları düşüncelerini büyük oranda etkilemiştir. İngiliz monarşisinden ve ülkenin din ve ifade özgürlüğüne verdiği değerden etkilenen genç yazar, ülkenin yazar ve düşünürlerinden de etkilenmiştir, Shakespeare gibi. Gençlik yıllarından Shakespeare'i Fransız yazarlarına bir örnek olarak görse de, daha sonraları kendini ondan daha büyük bir yazar olarak görmüştür.
3 yıllık sürgünden sonra Paris'e dönmüş ve fikirlerini İngiliz hükümetini konu alan kurgusal bir metinde toplayarak bastırmıştır; Lettres philosophiques sur les Anglais ("İngiliz(ler) hakkında felsefi mektuplar"). İngiliz monarşisini daha gelişmiş ve insan haklarına daha saygılı görmesi nedeniyle yazınları Fransa'da büyük bir tartışmaya yol açmış ve sonunda öyle bir noktaya gelinmiştir ki evrakın kopyaları yakılmış Voltaire ise Paris'i terk etmeye zorlanmıştır.
Château de Cirey ve sonrası
Bundan sonra sınırdaki Château de Cirey'e yerleşen Voltaire burada Marquise (Markiz) du Châtelet, Gabrielle Émilie le Tonnelier de Breteuil ile de bir ilişkiye başladı. Voltaire ile Marquise 21.000'den fazla kitap toplamışlardır. Kuşkusuz Voltaire'in 15 yıl süren bu ilişkisi entelektüel gelişimine yardımcı olmuştur. Yazmaya devam eden Voltaire Mérope gibi oyunları ve bazı kısa öyküleri yayımlamıştır. İngiltere'de geçirdiği zamanda onu en çok etkileyen şeylerden birisi Isaac Newton'un çalışmalarıdır. Eser ve düşüncelerinde bunun etkileri görülebilir.
Marquise'in ölümünden sonra Voltaire Berlin'e, yakın arkadaşı ve hayranı olan Büyük Friedrich'e gitmiştir. Kral zaten onu daha önce ısrarla saraya davet etmişti. Her ne kadar ilk zamanlarda buradaki yaşamı iyi gitse de, zamanla çeşitli zorluklarla karşılaşmaya başlamıştır. Sivri dili ile burada da haksız bulduğu durumları eleştirmiştir. Sonunda kızdırdığı Friedrich, Voltaire'in tüm evrakının kopyalarını yakmış, Voltaire'i de tutuklatmıştır. Voltaire Paris'e doğru yola çıkmış fakat XV. Louis onun kente girmesini yasaklayınca, Cenevre'ye gitmiştir. Her ne kadar iyi karşılansa da tiyatral performansları yasaklayan Cenevre yasaları Voltaire'in Candide, ou l'Optimisme ("Candide, veya İyimserlik") isimli eserini yazmasına ve kenti terk etmesine neden olmuştur. Bu eser Gottfried Leibniz'in felsefesinin hicvidir. Bugün Voltaire'in en tanınmış eseri Candide'dir. Ferney'de malikâne almış ve 1778'deki ölümüne kadar burada yaşamıştır.
Çalışmaları
Çok üretken bir yazar olan Voltaire neredeyse tüm edebi şekillerde eser vermiştir. Başlıca eserleri şunlardır:
Oedipe (1718)
Zaire (1732)
Lettres philosophiques sur les Anglais (1733)
Le Mondain (1736)
Sept Discours en Vers sur l'Homme (1738)
Zadig (1747)
Micromegas (1752)
Candide (1759)
Dictionnaire philosophique (1764)
Épître à l'Auteur du Livre des Trois Imposteurs (1770)
Oyunlar
Voltaire, tamamlanamamışlar dahil, 50-60 arası oyun kaleme almıştır. Bunlardan bazıları:
Ecossaise
Eriphile
Mahomet
Mérope
Nanine
Zaire
Şiir
Voltaire'in ilk basılan çalışması şiirdir. İki uzun şiir kaleme almıştır: Henriade ve Pucelle. Bunların yanında birçok kısa şiir de yazmış ve genellikle kısa şiirleri bu iki uzun şiirinden daha fazla beğeni toplamıştır.
Mektup
2. Katerina ile yapmış olduğu 26 mektuplaşması vardır. Bu mektuplardan 30 Ekim 1768 tarihlisinde Volter (Voltaire) "İmparator Majesteleri, Türkleri öldürerek beni hayata döndürüyor. [...] Yani haklıydım, ben Muhammed'den daha peygamberim: Ben şarkı söylediğimde Tanrı ve yengili birlikleriniz duymuştu." [...]
Felsefe
Voltaire'in en tanınmış ve büyük felsefi eseri Dictionnaire philosophique yani "Felsefe Sözlüğü"dür. Dönemin Fransız siyasi müesseselerine yoğun eleştiri içeren yazınlar içeren sözlük, aynı zamanda o dönemlerde popülerleşmiş düşünceler ve Voltaire'in rakip ve düşmanları hakkında da yazınlar içerir. Bunun dışında eserde din eleştirisi de bulunmaktadır.
Diğer çalışmaları
Voltaire bunların dışında tarihi ve düzyazı eserler kaleme almıştır. Düzyazı eserlerine şunlar örnek verilebilir: L'Homme aux quarante ecus, Zadig, dini ve felsefi optimizme saldıran ünlü Candide. Ayrıca yaşamı boyunca yaklaşık 20.000'den fazla mektup yazmıştır ve bu mektuplar gerek kişiliği gerekse düşünce tarzı açısından büyük önem taşır. 1740 yılında basılan Anti-Machiavel isimli eseri Prusya kralı II. Friedrich için Niccolò Machiavelli'nin Prens adlı başyapıtına yanıt olarak kaleme almıştır.
Düşüncesi
Her ne kadar ömrü boyunca yurttaşlık hakları ve din özgürlüğü gibi kavramları savunmuş olsa ve var olan Fransız rejimini eleştirse de Voltaire demokrasiden yana değildi. Onun gözünde en iyi yönetim biçimi 'aydın' bir monarşi veya 'aydınlanmacı mutlakiyet'ti. Nitekim hayatının sonuna kadar "aydınlanmış bir monark'ın yönetimini ideal bir yönetim tarzı olarak savundu."
Bunun dışında sınıfların varlığını da bir zorunluluk olarak görmüş ve ne teorik ne de pratik açıdan bunu eleştirmiştir. Din açısından ise Voltaire'in tutumları biraz karışıktır. Philosophes'den olan Voltaire genelde, diğerleri gibi, bir deist olarak tanımlanmıştır. Fakat çeşitli söylemleri nedeniyle ateist olduğu da düşünülmüştür. Ünlü felsefi eseri Felsefe Sözlüğü'nde (Dictionnaire philosophique) Voltaire ateizmi ve ateistleri eleştirir. Ortaya koyduğu dini fikir ve söylemler deist çerçevededir. Bazı araştırmacılara göre Voltaire'in deist çizgide kalmasının, kişisel nedenler bir yana, fikri nedeni onun yönetim biçimi konusundaki fikirleridir. Voltaire'e göre din halkın uygun biçimde yönetimi için neredeyse şarttır. Nitekim Voltaire'in tanınmış aforizmalarından birisi Si Dieu n'existait pas, il faudrait l'inventer yani "Eğer tanrı var olmasaydı, onu icat etmek gerekirdi" onun dini fikirlerini anlamak açısından önemlidir. Bunların dışında Voltaire, var olan dinî inanç ve yapıyı eleştirmiştir. Her açıdan Voltaire'in dini dogmatizme karşı olduğu aşikardır. Özellikle dini bağnazlığa sert biçimde karşı çıkmış, Hristiyanlığı ve Musevileri yermiştir. Bu tutumları da yine "Felsefe Sözlüğü"nde görülebilir.
Voltaire'in düşünce tarihi açısından önemli biri sayılır. Zaten tarihsel planda çok büyük önem taşıyan Fransız Devrimi'nin de babası sayılmıştır.
2020 yılındaki George Floyd eylemleri sırasında; servetinin bir kısmını sömürge ticaretine borçlu olduğu iddia edilen Voltaire'in Paris'te bulunan heykeline protestocular tarafından kırmızı boya döküldü.
Masonluğu
Voltaire, ölümünden kısa bir süre önce 4 Nisan 1778 tarihinde, Paris'te bulunan Dokuz Kız Kardeş Locası'nda (Les Neuf Sœurs Locası) Masonluğa alınmıştır. Yaşamı boyunca Masonlarla yakın temas içinde bulunan ve Fransız aydınlanma düşüncesini birlikte oluşturdukları Masonların geç davetine icabet etmiş, tekris töreni büyük bir ihtişam içinde gerçekleşmiştir. Benjamin Franklin gibi birçok isim, ABD'den sadece Voltaire'in tekrisinde bulunmak için Paris'e gelmiştir. Kendisine gösterilen bir saygı ve ihtimamın örneği olarak, Voltaire'e farklı bir tekris prosedürü uygulanmış, mabet kapısına gerilen siyah bir örtünün arkasından gerçekleştirilmiştir. Gözleri bağlanmamış ve Masonların kabulü esnasında uygulanan testler yaptırılmamıştır. Her üç derece de aynı gün içerisinde kendisine tevcih edilmiş, tekrisin ardından Loca başkanı tarafından yanına davet edilmiş ve orada oturmuştur.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Voltaire