Yazar:
Voltaire

Yorumlar ve İncelemeler

Babil Prensesi - Voltaire
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2025 170. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2025 21:32
Babil Prensesi, Babil prensesiyle evlenmek isteyen Hint, Mısır ve İskit prensleri arasındaki büyük mücadeleyi ele alır. Prenses Formosante’nin bu prenslerle yaşadıkları üzerinden Voltaire, insan doğasını ve farklı toplumları hicvetmiştir. Voltaire, her zamanki gibi mizahi diliyle dönemin sorunlarını eleştirirken eğlendirmeyi ve düşündürmeyi başarmıştır. Akıcı, masal tadında bir eser, okumak isteyenlere tavsiye ederim. Kitaba 8.0/10 puan veriyorum.
Babil PrensesiVoltaire · Alfa Yayıncılık · 2023577 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2023 65. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2023 00:00
Babil Kralı, kızını evlendirmek için kahine danışması sonucu bir müsabaka düzenler. Müsabakaya Mısır firavunu, Hint şahı ve İskit Kralı katılır. Fakat girdikleri her mücadeleyi kaybeden bu kralları Amazan adında bir çoban kurtarır. Bu başarısı ve cesaretiyle bütün Babil halkının gönlünü fetheder. Fakat müsabakalar tam sonuçlanmadan babasının ölümü nedeniyle Babil'i terk etmek zorunda kalır. Babil'i terk etmeden yoldaşı Anka kuşunu Babil Prensesi olan Formosante'ye hediye eder. Formosante, Anka kuşu rehberliğinde Amazan'ı aramaya çıkmasıyla olaylar başlar. Aşk, yapılan fedakarlıklarda mı gizlidir? Yoksa Leyla, Mecnun çölleri aşmasaydı yine de sever miydi Mecnun'u? Öyleyse vuslat anı, aşkın yaşandığı son an değil midir? Aşk, azılı bir düşmandır sürekli sevdiğinden kaçan ve yakalanması ne kadar imkansızsa başına konulan ödül de o kadar büyük olan. Vuslat ise aşkın celladıdır. Tasavvuf, Allah'a kavuşmayı ölüm ile boşuna bağdaştırmamıştır. Yatırım tavsiyesidir.
Edebiyat
Babil PrensesiVoltaire · Karbon Kitaplar · 2021577 okunma
Puan vermedi·106 syf.··
Beğendi
·
2019 40. kitabı
Voltaire (François Marie Arouet) “Babil Prensesi” . Filozof, şair, romancı, tarihçi, tartışmacı Voltaire, on sekizinci yüzyıl Aydınlanma Çağının (neredeyse Avrupa dillerinin tümünde “ışık çağı”) belli başlı isimlerinden. Aydınlanma, monarşist hükümdarlar ve kilise baskısına karşı oluşmuş bir entelektüel akım. Daha önce de birkaç kez paylaştığım Voltaire (sayfada bulabilirsiniz) tüm yapıtlarında, doğayı, özgür düşünceyi, bilimi, laikliği savunmuş, yaşamış olduğu çağ, sivri diline ve kalemine yansıyanlar, hapis ve sürgün hayatı, Fransız Devrimi öncesi katkıları, dünya literatüründe yerini bulmuş eserleriyle, tartışmasız her devir okunmayı hak ediyor. Babil Prensesi son yapıtlarından biri, olağanüstü dekorlarda, eski çağlarda geçen bir aşk hikayesi. Masalsı dersem abartmış olmam. Ben klasik bir eser okuyup paylaştıktan sonra, sınırı aşmamaya özen gösteriyorum. Zira literatürde böyle yer edinmiş olanlar üzerine kalem oynatmak, biraz da hadsizlikmiş gibi geliyor. Benzer okumaların hemen hemen tümünde daha çok edisyona dikkat ediyorum. Eser yara almış mı, baskı hatalarından ötürü hırpalanmış mı, çeviri rahatsızlık veriyor mu vs. Hala önce Candide okumanızı önermekle birlikte, kitabı tavsiye listeme aldım.
Babil PrensesiVoltaire · Yitik Ülke Yayınları · 2018577 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2018 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2018 01:45
Kader Kahpe Kader Ağlarını Ördün mü? :) Birine bir kitap tavsiye ederken o kitapta kendimizi bulduğumuzdan ve o kişi de bizi bulsun diye tavsiye ediyoruz. Tek ihtiyacımız biraz anlaşılmak, biraz bulunmak... İşe yarıyor mu? Kesinlikle yarıyor. Okuduğumuz her kitabın dili, dilimizde iz bırakıyor; aynı dilden konuşuyoruz bir zaman sonra... Ve bu kitabı bana tavsiye eden çok değerli insanı şimdi daha iyi anlıyorum, çünkü artık aynı izler bende de var. Öncelikle kendisine teşekkür ederek kitaba geçiyorum...  Anlatımına bayıldım, ki bu kitabı bu kadar seveceğimi nereden bildin değerli insan! O kadar sürükleyici bir anlatımla olayın içine çekiyor ki her an bir merak konusu. Yanlış anlaşılmalar yüzünden ayrı düşen iki sevgili, ha kavuştu ha kavuşacak derken kitabın sonu geldi... Kitaba başlarken yazarın hicivleri hakkında ufak bir uyarı almıştım, okurken buna dikkat ederek okudum ve yazarın bu tarzını çok beğendim. Bir şeyi doğrudan yermek ile dolaylı olarak yermek farklı şeyler hissettirir, hele ki bu dolaylılık ustalıkla yapılmışsa neler hissettirir siz düşünün...  Yazarın düşünceleri nedeniyle sürekli şehir değiştirmek zorunda kalışı romana yansımış, kitapta okuyanı götürdüğü her ülkeye eleştirilerde bulunmuş. Yanlışları incelikli şekilde eleştirirken kendi doğrularını ortaya koymuş ve hikâyenin, olayın içine bunu bir ressamın tablosundaki fırça darbeleri gibi yerleştirmiş. Okuduğum ilk Voltaire kitabı idi ve kesinlikle son Voltaire kitabı olmayacak. :)
Felsefe
Babil PrensesiVoltaire · Alfa Yayıncılık · 2023577 okunma
Güzel Prensesi
Puan vermedi·120 syf.··
2024 148. kitabı
Döneminin soylu sınıfını ve burjuvazisini ironik bir dille eleştiren yazar düşüncelerini düz yazı şeklinde değilde büyülü kuşların, mitolojik karakterlerin yer aldığı bir dünyada anlatarak herkesin belleğinde yer etmesini sağlamış. Gelelim bu eşsiz masala; zamanın dehrinde Babil Kralı yaşlı Belus'un güzeller güzeli kızı Prenses Formosante için bir müsabaka düzenler. Genç prensese talip olanlar arasında Mısır Firavunu, Hint Şahı ve İskit Kaan'ı vardır. Hepsi sırasıyla hünerlerini gösterirler. Son anlarda müsabakaya yakışıklı, adı sanı bilinmeyen bir genç katılır. Yanında tek boynuzlu atı, zümrüd-ü anka kuşu ve bir uşağı vardır. Üstelik prensese deli gibi de aşıktır. Müsabakasıyı kimin kazandığını merak ediyorsanız okumanızı tavsiye ederim. Tarihi bilgisi olanlar İskitlerin bizim literatürümüzde "Sakalar" olarak anıldıklarını bilirler. Her ne kadar Türk olduklarına dair çok fazla kanıt yoksa da Amazonlarla olan iletişimleri nedeniyle Türk olma ihtimalleri yüksek ama Bozkırdan çıkıp gelen Türklerden değil. Bizzat Anadolu'da yaşayan ve Hititlerin atası sayılan Türkler. Zaten Amazonların yaşadığı mekan Samsun. Kitapta müsabakanın düzenledigi mekan ise Babil Krallığı yani bugünkü Irak sınırları. Öyle ki yazar bizim tarihimizi ve masallarımızı harmanlayarak bu eseri kaleme almış. Dilerseniz eserde beni etkileyen İskit Kaan'ın konuşmasını aktarayım. "Prensesin güzel olduğunu kabul ediyorum" diyordu "Ama bana öyle geliyor ki, güzelliğinden başka bir şeyle ilgilenmeyen, halkın arasında görünmeye tenezzül ettiği için kendisine minettar kalacağını sanan şu kadınlardan olmalı. Benim ülkemde putlara tapmayız. Gönül almasını bilen, saygılı bir kadını çirkin de olsa, bu güzel heykele yeğlerim. Sizde onun kadar yabancılara gösteriyorsunuz. Sizi ona yeğlediğimi bir İskit'in tüm açık
1000Kitap
Babil PrensesiVoltaire · Alfa Yayıncılık · 2023577 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2025 51. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2025 00:00
Babil Prensesi, Fransız Yazar, Tarihçi, Oyun Yazarı Şair, romancı, sivri dilli tartışmacı, ahlâkçı ve Fransız Aydınlanması'nın en önemli filozoflarının başında gelen Voltaire tarafından 1768 yılında yazdığı, 120 sayfadan oluşan Fantastik, Aşk, Felsefe ve Düşünce türünde yazılmış Hikâye (Öykü) 'dür. Voltaire, Hristiyanlık ve Kiliseyi otorite, sınırlama ve baskı sembolleri olarak görmekte ve evrensel değerler olan insan hakları, özgürlük ve adaleti engelleyen kurumsal yapılar olarak eleştirmektedir. Onun düşünceleri, dinî kurumları sorgulamayı ve insanların özgür iradeleriyle düşünmeyi teşvik etmektedir. Babil Prensesi, eski çağlarda geçen bir aşk masalıdır. Babil Prensesi, Formasante isimli güzeller güzeli bir kızın, sevdiği Amazan'ın peşinden tüm dünyayı dolaşmasını ve gittiği her ülkede öğrendiği şaşırtıcı gerçekleri anlatıyor. Talihsizliklerle sürekli birbirlerinden ayrı düşen âşıkların yolda başlarına gelenler nüktedan bir tarzda aktarılıyor. Aydınlanma Çağının düşüncelerinden örnekler taşıyan bu öykü peri masallarıyla da benzerlikler gösteriyor.
Edebiyat
Babil PrensesiVoltaire · Alfa Yayıncılık · 2023577 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2020 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2020 17:04
Çok beğendim kısa sürede okudum. Başları sonlarina göre daha akıcı ve merak uyandirici. Bir masal anlatır gibi anlatmis herşeyi insanin gözünün önünde çok güzel şekillenen bir film gibiydi benim icin. Anka kuşu,apis öküzü,Mısır kralı, farmosante ve amazan in unutamayacağım efsanevi betimlemeleri var. Küçük bir tarihi gezintiye çıkmış gibi hissettim
Babil PrensesiVoltaire · Alfa Yayıncılık · 2023577 okunma
9/10
·106 syf.··
Beğendi
·
2019 154. kitabı
Kitap Yorumu//Babil Prensesi-Voltaire . Voltaire’in 1768 yılında yazdığı felsefi öyküsü Babil Prensesi’nde iki âşık Asya ve Avrupa’da birbirlerini aramaya çıkıyorlar. Talihsizliklerle sürekli birbirlerinden ayrı düşen âşıkların yolda başlarına gelenler nüktedan bir tarzda aktarılıyor. Aydınlanma Çağının düşüncelerinden örnekler taşıyan bu öykü peri masallarıyla da benzerlikler gösteriyor. Büyülü kuşların, mitsel karakterlerin yaşadığı masalsı bir coğrafyayı tasvir eden Voltaire, soylu sınıftan ve burjuvaziden tiksintisini ironik diliyle aktarmaya devam ediyor. . Babil Prensesi, eski çağlarda geçen bir aşk masalı. Hükümdar babası, güzeller güzeli kızı Formozant’a yaraşır bir damat bulmak için bir yarışma düzenler. Yarışmaya yalnızca Mısır firavunu, Hint şahı ve İskitlerin kralı katılır. Ancak son anda yakışıklı bir genç çıkagelir. Bir çobandır bu genç adam. Tek boynuzlu bir atı, bir anka kuşu ve bir uşağı vardır yalnızca. Prensese deli gibi âşık olur; aşkı karşılıksız değildir. . Voltaire aşktır, sevdadır. Kitap okuyorum diyen birisi Voltaire okumadan ölmemelidir.!
Babil PrensesiVoltaire · Yitik Ülke Yayınları · 2018577 okunma
Destansı film tadında bir kitap.
7/10
·106 syf.··
Beğendi
·
2020 64. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2020 01:42
“Bir kent gördüm orada kimsenin yüzü yoktu...” kitabın en çok beğendiğim cümlesi oldu. Beğenerek okudum. Kitabın 10. bölümünü özellikle 86. sayfasını dikkatle okumanızı öneriyorum. Öyle güzel özetliyor ki insanoğlunu...
Babil PrensesiVoltaire · Yitik Ülke Yayınları · 2018577 okunma
9/10
·92 syf.··
2025 57. kitabı
Bu eser, adeta bir bilgelik masalına dönüştürülmüş bir aşk öyküsü. Formosant, güzelliği ve unvanıyla üç kuvvetli hükümdarın –Firavun, Şah ve İskit Kralı– talip olduğu bir prenses. Ama tam o anda ortaya çıkan, tek boynuzlu atı ve efsunlu bir anka kuşuyla bir “çoban” çocuğu… İşte o an her şey değişiyor. Bu çobanın görünmez bir saltanatı var: saf, içten, adeta ilk varoluş mazisi gibi. Prenses de bunu görüyor ve aralarında hükümetsel değil, içsel bir rekabet başlıyor. Aşk, salt unvanlarla değil, inançla, sadakatle, gönülle seçiliyor. Bu seçim aynı zamanda kendi köklerine ve insana dair evrensel bir sorguya işaret ediyor. Voltaire’in diğer eserlerindeki gibi burada da ironi ve eleştirel bakış ağır basıyor. Aydınlanma değerleri—din özgürlüğü, akıl, hoşgörü—tam da bu çoban karakteriyle temsil ediliyor. Aristokrasiye, dogmatizme, statükoya bakışı “çocuk masumiyeti” safiyetiyle sarsıyor. Ve aslında bu masal, eski kutsal metinlere de temasta: “sinsarın ama safın galip gelmesi” motifinde, Kutsal Kitap’taki çeşitli figürler –Musa’nın aniden lider olması, Davud’un çoban iken kral olması gibi– ışıldıyor. Yine esintiler var tufan, taşlaşma, kader temaları gibi eski hikâyelerle paralel. Babil Prensesi, üç varlıklı adayı geride bırakıp bir çobana yönelen aşk yolculuğunda, okuru “gönül seçiminin” ne demek olduğunu düşündürür. Sadece bir aşk masalı değil, aynı zamanda statükoya, dinî bağnazlığa, akıl dışı ön yargılara karşı bir alegorik başkaldırıdır.
Babil PrensesiVoltaire · Kapra Yayıncılık · 2021577 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

VoltaireYazar · 37 kitap
François Marie Arouet (21 Kasım 1694 - 30 Mayıs 1778), Voltaire takma adıyla tanınan Fransız yazar ve filozof. Fransız Devrimi ve Aydınlanma hareketine büyük katkısı olmuştur. Din ve ifade özgürlüklerinin yanı sıra, insan hakları konusundaki düşünceleri ve felsefi yazıları ile ünlenmiştir. Eserlerinde Kilise dogmaları ve döneminin Fransız müesseselerini yoğun olarak hicvetmiştir. Zamanın en etkili isimlerinden biri olarak tanınır. Voltaire Paris'te, 1694'te doğmuştur. Sekiz yıl boyunca sanat eğitiminin başladığı Collège Louis-le-Grand'da okumuştur. Fakat orada "Latince ve aptallıklar" dışında bir şey öğrenmediğini iddia etmiştir. Mezun olduktan sonra Voltaire edebiyatta kariyer yapmaya başladı. Babası ise oğlunun hukuk eğitimi almasını istiyordu. Bu nedenle Voltaire, Paris'te bir avukatın asistanı olarak çalışıyormuş gibi gözüküp, zamanının büyük bir kısmını hicivsel şiirler yazmaya adamıştır. Babası bunu öğrendiğinde Voltaire'i yine hukuk okumaya göndermiştir; yine de Voltaire yazmayı sürdürmüştür. Sivri dili ile aristokratik ailelerin beğenisini toplamıştır. Kral XV. Louis'nin naibi, Orléans Dükü, II. Philippe'i konu alan bir yazısı nedeniyle Bastille'de hapsedilmiştir. Oradayken çıkış yaptığı piyesi Oedipe'yi kaleme almış ve Voltaire ismini almıştır. Oedipe'nin başarısı Voltaire'i etkili bir isim yapmakla beraber onu Fransız Aydınlanmasına dahil etmiştir. İngiltere'ye sürgün Voltaire'in hazır cevaplılığı ve sivri dili başına bela olmayı sürdürdü. Genç bir asilzadeyi gücendirmesi onun mahkeme dahi olmadan sürgün edilmesine yol açtı. Voltaire'in İngiltere'ye sürgünü, İngiltere'deki düşünsel durum ve yaşadıkları düşüncelerini büyük oranda etkilemiştir. İngiliz monarşisinden ve ülkenin din ve ifade özgürlüğüne verdiği değerden etkilenen genç yazar, ülkenin yazar ve düşünürlerinden de etkilenmiştir, Shakespeare gibi. Gençlik yıllarından Shakespeare'i Fransız yazarlarına bir örnek olarak görse de, daha sonraları kendini ondan daha büyük bir yazar olarak görmüştür. 3 yıllık sürgünden sonra Paris'e dönmüş ve fikirlerini İngiliz hükümetini konu alan kurgusal bir metinde toplayarak bastırmıştır; Lettres philosophiques sur les Anglais ("İngiliz(ler) hakkında felsefi mektuplar"). İngiliz monarşisini daha gelişmiş ve insan haklarına daha saygılı görmesi nedeniyle yazınları Fransa'da büyük bir tartışmaya yol açmış ve sonunda öyle bir noktaya gelinmiştir ki evrakın kopyaları yakılmış Voltaire ise Paris'i terk etmeye zorlanmıştır. Château de Cirey ve sonrası Bundan sonra sınırdaki Château de Cirey'e yerleşen Voltaire burada Marquise (Markiz) du Châtelet, Gabrielle Émilie le Tonnelier de Breteuil ile de bir ilişkiye başladı. Voltaire ile Marquise 21.000'den fazla kitap toplamışlardır. Kuşkusuz Voltaire'in 15 yıl süren bu ilişkisi entelektüel gelişimine yardımcı olmuştur. Yazmaya devam eden Voltaire Mérope gibi oyunları ve bazı kısa öyküleri yayımlamıştır. İngiltere'de geçirdiği zamanda onu en çok etkileyen şeylerden birisi Isaac Newton'un çalışmalarıdır. Eser ve düşüncelerinde bunun etkileri görülebilir. Marquise'in ölümünden sonra Voltaire Berlin'e, yakın arkadaşı ve hayranı olan Büyük Friedrich'e gitmiştir. Kral zaten onu daha önce ısrarla saraya davet etmişti. Her ne kadar ilk zamanlarda buradaki yaşamı iyi gitse de, zamanla çeşitli zorluklarla karşılaşmaya başlamıştır. Sivri dili ile burada da haksız bulduğu durumları eleştirmiştir. Sonunda kızdırdığı Friedrich, Voltaire'in tüm evrakının kopyalarını yakmış, Voltaire'i de tutuklatmıştır. Voltaire Paris'e doğru yola çıkmış fakat XV. Louis onun kente girmesini yasaklayınca, Cenevre'ye gitmiştir. Her ne kadar iyi karşılansa da tiyatral performansları yasaklayan Cenevre yasaları Voltaire'in Candide, ou l'Optimisme ("Candide, veya İyimserlik") isimli eserini yazmasına ve kenti terk etmesine neden olmuştur. Bu eser Gottfried Leibniz'in felsefesinin hicvidir. Bugün Voltaire'in en tanınmış eseri Candide'dir. Ferney'de malikâne almış ve 1778'deki ölümüne kadar burada yaşamıştır. Çalışmaları Çok üretken bir yazar olan Voltaire neredeyse tüm edebi şekillerde eser vermiştir. Başlıca eserleri şunlardır: Oedipe (1718) Zaire (1732) Lettres philosophiques sur les Anglais (1733) Le Mondain (1736) Sept Discours en Vers sur l'Homme (1738) Zadig (1747) Micromegas (1752) Candide (1759) Dictionnaire philosophique (1764) Épître à l'Auteur du Livre des Trois Imposteurs (1770) Oyunlar Voltaire, tamamlanamamışlar dahil, 50-60 arası oyun kaleme almıştır. Bunlardan bazıları: Ecossaise Eriphile Mahomet Mérope Nanine Zaire Şiir Voltaire'in ilk basılan çalışması şiirdir. İki uzun şiir kaleme almıştır: Henriade ve Pucelle. Bunların yanında birçok kısa şiir de yazmış ve genellikle kısa şiirleri bu iki uzun şiirinden daha fazla beğeni toplamıştır. Mektup 2. Katerina ile yapmış olduğu 26 mektuplaşması vardır. Bu mektuplardan 30 Ekim 1768 tarihlisinde Volter (Voltaire) "İmparator Majesteleri, Türkleri öldürerek beni hayata döndürüyor. [...] Yani haklıydım, ben Muhammed'den daha peygamberim: Ben şarkı söylediğimde Tanrı ve yengili birlikleriniz duymuştu." [...] Felsefe Voltaire'in en tanınmış ve büyük felsefi eseri Dictionnaire philosophique yani "Felsefe Sözlüğü"dür. Dönemin Fransız siyasi müesseselerine yoğun eleştiri içeren yazınlar içeren sözlük, aynı zamanda o dönemlerde popülerleşmiş düşünceler ve Voltaire'in rakip ve düşmanları hakkında da yazınlar içerir. Bunun dışında eserde din eleştirisi de bulunmaktadır. Diğer çalışmaları Voltaire bunların dışında tarihi ve düzyazı eserler kaleme almıştır. Düzyazı eserlerine şunlar örnek verilebilir: L'Homme aux quarante ecus, Zadig, dini ve felsefi optimizme saldıran ünlü Candide. Ayrıca yaşamı boyunca yaklaşık 20.000'den fazla mektup yazmıştır ve bu mektuplar gerek kişiliği gerekse düşünce tarzı açısından büyük önem taşır. 1740 yılında basılan Anti-Machiavel isimli eseri Prusya kralı II. Friedrich için Niccolò Machiavelli'nin Prens adlı başyapıtına yanıt olarak kaleme almıştır. Düşüncesi Her ne kadar ömrü boyunca yurttaşlık hakları ve din özgürlüğü gibi kavramları savunmuş olsa ve var olan Fransız rejimini eleştirse de Voltaire demokrasiden yana değildi. Onun gözünde en iyi yönetim biçimi 'aydın' bir monarşi veya 'aydınlanmacı mutlakiyet'ti. Nitekim hayatının sonuna kadar "aydınlanmış bir monark'ın yönetimini ideal bir yönetim tarzı olarak savundu." Bunun dışında sınıfların varlığını da bir zorunluluk olarak görmüş ve ne teorik ne de pratik açıdan bunu eleştirmiştir. Din açısından ise Voltaire'in tutumları biraz karışıktır. Philosophes'den olan Voltaire genelde, diğerleri gibi, bir deist olarak tanımlanmıştır. Fakat çeşitli söylemleri nedeniyle ateist olduğu da düşünülmüştür. Ünlü felsefi eseri Felsefe Sözlüğü'nde (Dictionnaire philosophique) Voltaire ateizmi ve ateistleri eleştirir. Ortaya koyduğu dini fikir ve söylemler deist çerçevededir. Bazı araştırmacılara göre Voltaire'in deist çizgide kalmasının, kişisel nedenler bir yana, fikri nedeni onun yönetim biçimi konusundaki fikirleridir. Voltaire'e göre din halkın uygun biçimde yönetimi için neredeyse şarttır. Nitekim Voltaire'in tanınmış aforizmalarından birisi Si Dieu n'existait pas, il faudrait l'inventer yani "Eğer tanrı var olmasaydı, onu icat etmek gerekirdi" onun dini fikirlerini anlamak açısından önemlidir. Bunların dışında Voltaire, var olan dinî inanç ve yapıyı eleştirmiştir. Her açıdan Voltaire'in dini dogmatizme karşı olduğu aşikardır. Özellikle dini bağnazlığa sert biçimde karşı çıkmış, Hristiyanlığı ve Musevileri yermiştir. Bu tutumları da yine "Felsefe Sözlüğü"nde görülebilir. Voltaire'in düşünce tarihi açısından önemli biri sayılır. Zaten tarihsel planda çok büyük önem taşıyan Fransız Devrimi'nin de babası sayılmıştır. 2020 yılındaki George Floyd eylemleri sırasında; servetinin bir kısmını sömürge ticaretine borçlu olduğu iddia edilen Voltaire'in Paris'te bulunan heykeline protestocular tarafından kırmızı boya döküldü. Masonluğu Voltaire, ölümünden kısa bir süre önce 4 Nisan 1778 tarihinde, Paris'te bulunan Dokuz Kız Kardeş Locası'nda (Les Neuf Sœurs Locası) Masonluğa alınmıştır. Yaşamı boyunca Masonlarla yakın temas içinde bulunan ve Fransız aydınlanma düşüncesini birlikte oluşturdukları Masonların geç davetine icabet etmiş, tekris töreni büyük bir ihtişam içinde gerçekleşmiştir. Benjamin Franklin gibi birçok isim, ABD'den sadece Voltaire'in tekrisinde bulunmak için Paris'e gelmiştir. Kendisine gösterilen bir saygı ve ihtimamın örneği olarak, Voltaire'e farklı bir tekris prosedürü uygulanmış, mabet kapısına gerilen siyah bir örtünün arkasından gerçekleştirilmiştir. Gözleri bağlanmamış ve Masonların kabulü esnasında uygulanan testler yaptırılmamıştır. Her üç derece de aynı gün içerisinde kendisine tevcih edilmiş, tekrisin ardından Loca başkanı tarafından yanına davet edilmiş ve orada oturmuştur. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Voltaire