Akif Furkan Çelik, bir alıntı ekledi.
13 saat önce

kalp temizliği
"Kalp temizliği" diye adlandırılan olgu her müslümanın niteliğidir. Fakat bu olgu hayattan kovulmuş soyut bir nitelik diye algılanamaz. Kalp temizliği gereklidir ama yeterli değildir. Ne var ki, Müslümanca yaşama ve Müslümanca düşünme tarzının yanlış bir düzleme oturtulması yüzünden günümüzde kalp temizliğini yeterli sayanlara rastlanabilmektedir.

Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler, Rasim Özdenören (Sayfa 106 - iz Yayıncılık)Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler, Rasim Özdenören (Sayfa 106 - iz Yayıncılık)

Montaigne - Denemeler
Herkes önüne bakar, ben içime bakarım; benim işim yalnız kendimledir. Hep kendimi gözden geçiririm, kendimi yoklarım, kendimi tadarım…

Ayşenur Elif Akyüz, bir alıntı ekledi.
22 Nis 22:31 · Kitabı yarım bıraktı

Kötülüğümüz içimizde bizim; içimizse kurtulamıyor kendi kendisinden.

Denemeler, Michel De Montaigne (Sayfa 62)Denemeler, Michel De Montaigne (Sayfa 62)
fulden ufacık, Pervane'yi inceledi.
22 Nis 09:31 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

Şükrü Erbaş ile tanışma şiir kitabımla karşınızdayım. 2015 yılında "Dağlarca Şiir Ödülünü" alan bu kitap bende merak uyandırdı ve kitabı okumaya başladım.

Sadece şiir yazmadı, denemeler de “yazmak zorunda kaldı”. Denemelerini “İnsanın Acısını İnsan Alır” (1995) ve “Bir Gün Ölümden Önce” (1999) adlı kitaplarında topladı. Bununla ilgili bir röportajında diyor ki Şükrü Erbaş: “Ben düzyazıdan hep uzak durmaya çalıştım. Sanki şiire kuma getiriyormuşum gibi bir garip duyguyla uzak durdum.”

Erbaş “beş duyunun algı alanına giren her şeyin, insanı nakış nakış oluşturduğuna” inanıyor. En önemlisi de kurduğu “duygusal özdeşlikle” zihnimizin en hassas yerlerine dokunuyor.

Onun için şiir, “insanın var oluş hallerinden birisi” oldu hep.

Divan Edebiyatında önemli imgelerden biridir Pervane..

Mum bir ışık yayar, bu ışık aşkın aydınlatılması manasına gelir. Bir şairin dediği gibi aşk ateşi önce maşuku sonra aşıkı yakar. Mum sevilendir ve etrafındaki pervane ona aşık olan kişidir. Aşkın oluşması bir bakışla yani tek bir kıvılcımla olur; işte bu kıvılcım mumun üzerindeki ateşi yakar. Daha sonra pervanenin mum etrafında dönüş süreci başlar. Tıpkı pervanenin mum ışığına giderek yakınlaşmak istemesi gibi aşık da tutkunu olduğu sevgiliye giderek daha çok yakınlaşmak ister...Ta ki mumun alevine dokunup kanadını yakıncaya kadar. Mum bu esnada kovalandıkça yakalanmak isteyen bir sevgili gibidir. Aşk, sevgili merkezli bir dönüşten ibarettir. Ne yapsanız, ne etseniz, ne okusanız ne yazsanız; yolunuz hep sevgiliye çıkar. Mumun alevinden etkilenip ona ilk dokunuşu yapan pervanenin yanan kanadı, azap içindedir. Azabın anlamı “acı, elem, ıstırap”dır ve bir diğer anlamı da “lezzet”tir. Aşığın tattığı bu acı, bir zaman sonra onun tabi hali olmaya başlar. Öyle bir nokta gelir ki pervane metaforundaki aşık, mumun alevinden aldığı şevkle iki kanadıyla ateşe sarılmak ister ve tamamıyla yanar. Bu benzetme, aşığın sevgili huzurunda can vermesi ile özdeşleşir; ve mumun bundan hiç haberi yoktur. Kaldı ki aşk, sevgili için olmaktır. Divan şairleri, “sevgili için can taşıyan aşıktır; canı için sevgili arayan ise menfaatperesttir” der.

Şükrü Erbaş, bu kitabında divan edebiyatının etkisiyle aşkın ıstırabının lezzetinden bahseder. Aslında aşk, sevdiğine kendini vermektir. ne kadar acı çekersen hayatı o kadar yaşadığını düşünür.

Pervane'nin kanatlarıyla hayatı yaşamak...

Hayattaki olayları; aşk, doğum, hayal, doğa, hüzün, hayal kırıklığı, umut, mutluluk gibi duygularla anlatarak insanın kendisini sorgulamasını sağladı.

Şükrü Erbaş “sanat”ın anlamını-daha çok şiirle- dünyayı yorumlamak, topluma yön vermek, söylenmemiş olanı söylemek, kaosu biçimlendirmek ve her insanın yine insanı kendi merkezine oturtmasıyla varlığını keşfetmek olarak görür. Şair, şiire; yazar esere uzak olmamalıdır, kısaca kalem metne değmelidir: Yazar, okur, eser. Bu üçlü bir denklemdir. Bu üçünün arasında, gerçekliğin köpüklü bir su gibi aktığı dil bağı olmadan şiirden söz edilebilir mi? Bu üç altın halka olmadan şiir var olamaz.

Ona göre şiir yazılmıştır, şair sözünü söylemiştir ve okuyanlar kendileri bir anlam çıkarmalıdır.

Münevver Boz, Denemeler'i inceledi.
21 Nis 23:02 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Deneme türünün şüphesiz ki en iyi yazarlarından Montaigne... İnsanın kendilerine ders çıkarabileceği okurken zevk alabiliceği yazılar toplamı...

İrem, bir alıntı ekledi.
20 Nis 21:43 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Ölüm
Hiç kimse vaktinden önce ölmüş sayılmaz; çünkü sizden arda kalan zaman da, sizden önceki zaman gibi sizin değildir: Ondan da bir şey kaybetmiş olmuyorsunuz.

Denemeler, Michel De MontaigneDenemeler, Michel De Montaigne
Mehmet Özyürek, bir alıntı ekledi.
20 Nis 16:51 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Hayat bitmek üzereyken yaşamayi öğretiyorlar bize

Denemeler, Michel De Montaigne (Sayfa 13)Denemeler, Michel De Montaigne (Sayfa 13)