Seneca

Seneca

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.3
2.367 Kişi
okuyor-dolu
7,5bin
Okunma
v3_begen_dolu
911
Beğeni
goz
33,2bin
Gösterim
Kitaplarını Satın Al
bilgi
Sponsorlu
Tam adı
Lucius Annaeus Seneca
Unvan
Romalı Düşünür, Devlet Adamı ve Oyun Yazarı
Doğum
Córdoba, İspanya, M.Ö., 4
Ölüm
Roma, İtalya, M.S., 65
Yaşamı
Roma’ya küçük yaşta teyzesi tarafından getirilmiş ve Mısır valisinin eşi olan bu kudretli kadının gözetiminde büyümüştür. Babası atlı sınıfına (equites) üyedir ve derlediği söylevlerle Latin edebiyatında Rhetor Seneca ve Stoacı ahlak görüşleriyle tanınan Seneka, ahlakın temeline doğaya uygun yaşama ilkesiyle, bir bilge idealini yerleştirmiştir. Zamanın toplumunu bir vahşi hayvanlar topluluğu olarak gören Seneka, bilge kişisini, kendi kendine yeten, hazza olduğu kadar eleme karşı da duygusuz, korku bilmez, evrenin gerçek efendisi, erdemi özgür iradesinin sonucu olan ve ölümden korkmayan kişi olarak tanımlamıştır. Her ne kadar Stoacı maddeciliği benimsemiş olsa da, Tanrı'nın aşkın olduğunu öne süren Seneca, pratik felsefeyi öne çıkarmış ve gerçek erdemle değerin, dışarıda değil de, insanın içinde olduğunu belirtmiştir. Ayrıca harici iyiler ve zenginliklerin, insana mutluluk sağlamayacağını da söylemiştir. Seneca, ailesinin varlıklı olması sayesinde ünlü felsefeciler ve söylev ustalarından (rhetor) eğitim almış ve bilgelik sevgisi yüzünden genç yaşta retorikten (söylev sanatı bilgisi) sıyrılmış ve felsefe eğitimine ağırlık vermiştir. Pythagorasçı Sotion’dan dersler alarak onun gibi etyemez olmuş ve ruhun ölümsüzlüğüne inanmıştır. Daha sonra Attalus’a bağlanıp güzel kokulardan, şaraptan, istiridye ve mantar yemekten ve yumuşak bir yatakta uyumaktan vazgeçmiştir. Kynik Demetrius’u ve Papirius Fabianus’u da hararetle dinleyen Seneca’nın felsefeye olan aşırı düşkünlüğü babasını telaşlandırmıştır; çünkü İmparator Tiberius gençliği saran bu felsefe akımlarına hiç sıcak bakmıyor, garip kılıklı ve tavırlı bu kişileri Roma’dan uzaklaştırıyordu. Ayrıca Seneca’nın, yaptığı perhizlerden dolayı zaten narin olan bünyesi daha da bozulmuştu, sağlığı iyice kötüye gidiyordu. Babası, oğlunun sağlığını düzeltmek ve felsefeden uzaklaştırmak için onu ilk önce Pompei’ye, sonra Mısır’a gönderdi. Roma’ya MS 31 yılında dönen Seneca, kendini siyasete verdi ve quaestorluk (idam cezası vermeye yetkili hakim) elde ederek mahkemede avukatlık yapmaya başladı. Quaestor oldu, senato üyeliğine seçildi. Fabianus’tan öğrendiği keskin çelişkiler içeren, imalarla dolu kısa cümleli ifadeler kullanmada oldukça başarılıydı. Kıskanç İmparator Caligula’nın deyimiyle “kum taneleri” gibi akıp giden üslubu ölüm nedeniydi. Böyle başarılı bir konuşmacının kendi Roma’sında yeri yoktu. Ancak saraydaki bazı kişiler Seneca’nın hasta bir insan olduğunu ve çok az bir ömrü kaldığını söyleyerek İmparatoru zor ikna etti ve ünlü bir düşünürün yaşamını bağışlattı. İmparatoriçe Messalina, Caligula and Agrippina'nın kızkardeşi Julia Livilla ile Seneca arasında bir ilişki olduğuna ilişkin dedikodular çıkarınca, Seneca MS 41’de Korsika’ya sürgüne yollandı. Livilla ise öldürüldü. Seneca sürgündeki yaşamını felsefe yapıtları yazarak, bilim ve şiirle uğraşarak geçirdi. İlk yıllar kolay geçti, ama sonraki yıllarda Roma’ya dönme arzusu yüreğini iyice kaplayınca, Cladius’un azatlısı Polybius’a kardeşinin ölümünden dolayı yazdığı Ad Polybium De Consolatione (Polybius’a Teselli Üzerine) başlıklı yazısında hem ona hem de imparatora adeta yalvarmıştır. Ayrıca yine aynı ruh durumuyla annesine yazdığı Ad Helviam Matrem De Consolatione (Annem Helvia’ya Teselli Üzerine) yazısında da annesinden çok kendini teselli eder gibidir. Bütün bu yakarılarına karşın Seneca Roma’ya ancak Livilla’nın kardeşi Agrippina zamanında dönebilmiştir. Genç Prens Neron’un annesi Agrippina, tanınmış bir edebiyatçının, oğlunun eğitiminde önemli bir rol oynayacağını düşündüğü için Seneca’yı sürgünden çağırtmıştı. Neron’un tüm eğitimini üstlenen Seneca, ona çağının önemli kültür konularıyla ilgili dersler vermiş, ancak Agrippina’nın felsefeye pek sıcak bakmaması nedeniyle bu konulardaki derslerine bazı kısıtlamalar getirmek zorunda kalmıştır. M.S 54 yılında Claudius öldüğünde Neron on altı yaşında İmparator ilan edilince, Seneca muhafız kıtası komutanı Afranius Burrus ile birlikte idarede söz sahibi olmuştur. Ama filozoflara yakışmayacak yaşam tarzı ile savunduğu düşünceler uyuşmadığı için hakkında dedikodular çıkmasına engel olamamıştır. Bu arada Neron tümüyle anormal davranışlar içine girmiş ve annesi Agrippina’yı öldürtmüştür. Bunun ardından Burrus’un zehirlenerek öldürülmesi Seneca’yı saray yönetiminde tek başına bırakmıştır. Bunun üzerine tüm servetini imparatora bırakarak özel yaşamına çekilmeye karar veren Seneca, bu düşüncesini Neron’a açmış, ancak reddedilmiştir. İS 64’te meydana gelen büyük Roma yangınından sonra bu önerisini yinelediği halde imparator tarafından ikinci kez reddedilmiştir. Ancak Seneca bu kez kararlı davranmış, Neron’dan aldıklarının bir kısmını geri vererek siyasetten ayrılmıştır. M.S 61-65 yılları Seneca’nın kendini tümüyle felsefeye verdiği en verimli dönemi oldu. Ancak M.S 65’te C. Calpurnius Piso’nun başı çektiği, Faenius Rufus, Plautus Lateranus ve şair Lucanus'un adının karıştığı Neron’a karşı düzenlenen bir suikast girişimine onun da adı karıştığı için, İmparator tarafından kendini öldürmesi emri verildi. Bütün yaşamı boyunca ölümün hiçe sayılması gerektiğini savunmuş olan Seneca, bu emri metanetle karşıladı ve M.S 65’te damarlarını keserek intihar etti. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Lucius_Annaeus...
kamera
Mutlu Yaşam Üzerine – Yaş...
kamera
Seneca
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Bilgenin Sarsılmazlığı Üz...
kamera
Seneca
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Gladyatör Kararını Arenad...
kamera
Seneca
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Tanrısal Öngörü
kamera
Seneca
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Ahlak Mektupları
kamera
Seneca
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Medea
kamera
Seneca
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Daha Fazla
104 syf.
·
3 günde
Yaşam, değerlendirmeyi bilenlere uzundur!
Bazı kitaplar var, beş yüz sayfa olmasına rağmen okuduğunuzda bir çuval keçi boynuzu yemiş gibi zihninizde küçücük bir tat bırakıyor. Bazı kitaplar da var ki elli-altmış sayfa olmasına rağmen zihninizde öyle bir tat bırakıyor ki etkisinden kendinizi günlerce kurtaramıyorsunuz. • • • İşte Epictetos ve Marcus Aurelius'la birlikte Stoacı felsefenin en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilen
kamera
Seneca
'nın eseri de o kitaplardan biri oldu benim için. Seneca'nın bu eseri, "Mutlu Yaşam Üzerine" ve "Yaşamın Kısalığı Üzerine" başlıklarını taşıyan iki kitaptan oluşuyor. • • • Seneca, birinci kitabında mutluluğu; özü doğayla uyumlu, hazların yönetilebildiği, çoğunluğun değil hakikatin peşinden gidildiği, varolanla yetinilen, ölümün doğal olarak kabul edildiği erdemli bir yaşam olarak tarif ediyor. Nitekim onun, "gerçek bahtiyarlık erdeme dayanır" sözü bu görüşlerini yalın bir şekilde özetliyor. • • • İkinci kitabında ise yaşamın, "değerlendirmesini bilenler için uzun" olduğunu söyleyen Seneca, "en büyük yaşam engelinin ise yarına dayanıp bugünü tüketen beklentilerin olduğunu" belirtiyor. O, mutluluğun sırrının ise "an"ı dolu dolu değerlendirmekten geçtiğini dile getiriyor. • • • Gerçekten de günlük yaşamımızda ne çok şikayet ederiz yaşamın kısalığından. Sürekli yakındığımız halde gelecek için planlar yapıp koşuşturup durmaktan da kendimizi alamayız. Her şeye koşarken hiçbir şeyi tam olarak başaramayız. Geçmişi unutup, gelecek için planlar yaparken şu "an"ı esgeçip gidiveririz. Bir de bakmışız yaşam avuçlarımızdan bir kuş gibi uçup gidivermiş. • • • Doğrusu yakın zaman öncesinde okuduğum Marcus Aurelius'un "Kendime Düşünceler"* kitabından sonra Seneca'nın bu eseri, hem Stoacılık felsefesini daha iyi anlamam hem de "yaşamın anlamı"nı, "mutluluk"u ve "yaşamın kısalığı"nı bu felsefenin ışığında yeniden gözden geçirmem açısından çok yararlı oldu diyebilirim.  Her bir cümlesi düşünce deposu olan, kısmen Roma döneminin sosyal ve siyasal yaşamına da ışık tutan bu eseri, ilgi duyan tüm okurlara mutlaka okumalarını tavsiye ederim. "Birisinin beyaz saçlarına ve kırışıklıklarına bakıp uzun yaşadığını düşünmenin âlemi yok, o uzun yaşamadı, sadece uzun süre var oldu"** sözünü merak eden okurlara... Keyifli okumalar dilerim! .......................................... *#122871748. **#131107498.
kamera
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
80 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Seneca'nın Tokatları
Burada binlerce sayfa kitapların veremediği içeriğin 80 sayfalık bir kitapta nasıl bulunabileceğinden bahsedeceğim. Doğru adres, Seneca'nın öğretilerine hoş geldiniz... Doğaya uygun yaşamayı mutluluğun temel amacı olarak benimseyen Stoa felsefesi adına büyük katkılar sunan üstat Seneca ve eseri hakkında yaptığım ilk inceleme olacak. Daha öncesinde "Bilgenin Sarsılmazlığı Üzerine ve İnziva Üzerine" kitabını da okumuş ancak bunun kadar etkileyici bulmamıştım, şimdiyse sayfalar dolusu övgü yağdırabilirim, zaten incelemeye aldığım her eseri ya göklere çıkartıyor ya da yeriyorum, arası yok. Öncelikle eser iki bölümden oluşmaktadır. Birinci kısımda mutluluğu ve ona ulaşma yolunda hazzı değil de erdemi dayanak almayı ilke edinen bir yaklaşım sergileniyor. Söylediği bir çok şeye katılmakla birlikte bu konu hakkında yazılanlarla tarttığımızda Seneca'nın fikirlerini farklı bir kefeye koyuyorum. İkinci kısımda ise yaşamın kısalığı üzerinde duruyor, ki benim etkilendiğim kısım bu bölümdü. Yaşamı geçmiş, şimdi ve gelecek şeklinde üç döneme ayırıp incelemesini yapıyor ve şunu da belirteyim, sadece "yaşam kısadır, iyi değerlendirin" gibi neyi dayanak alacağımızı bilmeden yapılan boş öğütlerden oluşmuyor. Keyifli okumalar dilerimm... Şimdi biraz durup Seneca'nın Gözünden Mutlu Yaşam ve Yaşamın Kısalığı'nı seyredelim... "... kim olursan ol, bazen başkası mağrur bir yüzle de olsa sana bakar, kulaklarını açıp söylediklerini dinler, yanında durmana izin verir, ancak sen kendini dinlenmeye değer biri olarak görmezsin. Dolayısıyla başkasının da bunları yapmakla mükellef olduğunu düşünmenin bir gereği yok, zira sen üzerine düşeni yaparken, başkasıyla birlikte olmak istemiyordun, sadece kendinle olmayı beceremiyordun... "
kamera
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
85 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Savaşın Ardından Geriye Kan, Kül ve Gözyaşı Kalır: Troialı Kadınlar
"Ölüm her şeyi eşit kılar." - Seneca 1. Giriş: Bu yazı yalnızca kitaba dair değildir. Romalı filozof
kamera
Seneca
'nın hayatı, felsefesi ve eserlerine değindikten sonra tragedyanın esin kaynakları ve mitoloji ile olan bağlantılarına geçeceğim. Son olarak Seneca'nın anlattığı hikâyeyi karakterler üzerinden ele alarak değerlendirmeye çalışacağım. Zaman ayırıp okuyacak olanlara teşekkür ederim. 2. Seneca Kimdir? Hayatı Hakkında Kısaca: Tam adı Lucius Anneus Seneca olan yazar, filozof ve devlet adamı, M.S. 3 yılında doğdu. Roma İmparatorluğu’nun sınırlarını genişlettiği bir dönemde, fethedilen topraklardan biri olan Hispania’nın Corduba kentinde dünyaya geldi. Günümüzde İspanya sınırları içinde kalan bu bölge, zamanında tam anlamıyla bir Roma kentiydi ve Seneca da Roma kültürü içinde büyüdü. Şair
kamera
Marcus Valerius Martialis,
Seneca’nın ailesi için en az 3 kuşaktır edebi anlamda önemli kişilikler çıkardığını söyler. Küçük yaşlarda babası tarafından imparatorluğun başkenti Roma’ya getirilir ve burada eğitim alması sağlanır. “Yaşlı Seneca” olarak da bilinen babası L. Anneus Seneca, hatip kimliğiyle bilinen ve retorik alanında kitaplar yazan saygın bir kişilikti. Babası, tıpkı büyük oğlu Novatus gibi Seneca’nın da siyasete yönelmesi veya hatip olmasını arzulasa da, Seneca felsefeye yöneldi. Pythagorasçı filozof Sotion ve Stoacı filozof Attalus’tan aldığı dersler onun Yunan felsefesine büyük bir sevgi duymasına yol açtı ve geleceğini şekillendirmesinde önemli rol oynadı. Seneca’nın hayatı da tıpkı ülkesi gibi çalkantılarla geçti. Mısır, Pompei, Korsika gibi dünyanın farklı bölgelerinde yaşamak zorunda kaldı. Avukatlığın ardından devlet kadrolarında yer bulan
kamera
Seneca,
siyasi hayatında birçok sorun yaşadı. Bir dönem sürgün hayatı da yaşayan Seneca, kendini Roma’nın meşhur siyasi komploları içinde buldu ve nitekim ölümü de bu sebeple gerçekleşti. İmparator Nero tarafından kendini öldürmesi söylendi ve bu buyruğa boyun eğerek M.S. 65’te yaşamına son verdi. 3. Felsefesi ve Eserleri Hakkında Kısaca: “Keşke artık insanlar her şeyi kavrayabilse, hakikat de açık ve kabul edilmiş olsa!” -Seneca Stoacı filozof olarak bilinen Seneca, Antik Yunan’da doğan Stoa felsefesinin Antik Roma’daki en büyük temsilcisi oldu. Kıbrıslı
kamera
Zenon
’la başlayan Stoacılık, özü itibarıyla doğayla uyumlu yaşam anlamına gelir ve insanın doğadan bağımsız bir şekilde yaşamamasını salık verir. Temelde
kamera
Sokrates
çi geleneğe dayanan Stoacılık,
kamera
Antisthenes
ve
kamera
Diyojen
’in kurucuları arasında olduğu kinik felsefenin açıklarından yola çıkarak, (bakınız:
kamera
Kinik Felsefe Fragmanları
) daha derli toplu ve doğayı örnek alan, sevgi temelli bir felsefe kurma düşüncesiyle ortaya çıkmıştır.
kamera
Bilgenin Sarsılmazlığı Üzerine - İnziva Üzerine,
kamera
Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı Üzerine
(incelemesi için bakınız: #142646095),
kamera
Hoşgörü Üzerine - Ruh Dinginliği Üzerine,
kamera
Doğa Araştırmaları
gibi stoacı felsefe üzerine inşa ettiği eserleriyle tanıdığımız Seneca aynı zamanda çok iyi bir tragedya yazarıdır. Antik Yunan’ın güçlü tragedya yazarları
kamera
Euripides,
kamera
Sophokles
ve
kamera
Aiskhylos
’tan aldığı bayrağı Roma semalarında dalgalandırmış ve konusunu mitolojiden alan 10 tragedya eseri kaleme almıştır. Fakat onun eserleri daha çok okunmak için yazılmıştır, sahneye konmak için değil. Bu sebepledir ki edebi anlamda çok daha güçlüdürler. Yazdığı 10 tragedyanın içlerinden birinin ona ait olup olmadığı tartışmalı olsa da, 3’ü Türkçede de yayımlanmıştır:
kamera
Phaedra,
kamera
Medea
ve
kamera
Troialı Kadınlar
4. "Troialı Kadınlar" Tragedyasındaki Karakterlere Dair: Romalı bir yazar tarafından kaleme alındığı için karakterlerin Latince ismi kullanılmıştır. Parantez içinde daha sıklıkla bildiğimiz Yunancalarını ekledim: Hecuba (Hekabe): Troai Kralı Priamos’un karısı ve Hector, Paris, Kassandra da dahil olmak üzere tam 19 çocuğunun annesi. Savaşın ardından acılar yaşamaya devam eden Troailı kadınlardan biridir. Agamemnon: Kral Agamemnon, Menelaos’un kardeşi ve Klytaimestra’nın kocasıdır. Elektra, Orestes ve İphigeneia’nın da babalarıdır. İlyada’da Achilles’le olan tartışması meşhurdur. Bu tragedyada ise Achilles’in oğlu Prrhus ile tartışır. Talthybus: Agamemnon’un habercisidir. Savaşa katılır ve üzerine düşen görevleri yerine getirir. Calchas (Kalkhas): Yunan Mitolojisi’nde Kassandra ile birlikte en büyük kahinlerden biri olarak anılır.
kamera
Christa Wolf
'un "
kamera
Kassandra
" adlı romanı, döneme dair okunabilecek kitaplar arasındadır. Homeros ise İlyada’da Calchas’ı şöyle anar: “Kalkhas, Thestor’un oğlu, tanrı sözcülerinin en büyüğü, biliyordu her şeyi, geçmekte olanı, geçmişi, geleceği. Phoibos Apollon verdiydi bu hüneri ona, bu hünerle geldiydi ta İlyon’a Akhaların gemileri.” Helena: 10 yıl sürecek ve sayısız insanın ölümüne yol açacak olan Troia Savaşı’nın yaşanmasına sebep olan kadın olarak bilinir genelde Helena.
kamera
Euripides,
kamera
Helena
” adlı oyunuyla bu mitin altını oyar ve farklı açılardan yaklaşır. Paris’in Hector ile birlikte gittiği Yunanistan’dan gelin olarak Troia’a getirilir. O da artık bir Troialı kadındır ve bu oyunda karşımıza çıkar. Üzerine yöneltilen suçlamalarla baş etmek zorundadır. Prrhus (Neoptolemos): Achilles’in oğlu. Kehanet gereği Troia Savaşı’na katılması zorunludur.
kamera
Sophokles
’in “
kamera
Philoktetes
” adı oyunu buna yöneliktir. Seneca’nın tragedyasındaki rolü ise daha acımasızdır. Yine kehanet gereği hareket etmek zorundadır Prrhus ve babasına adak olarak sunulan Polyxena’yı gözünü kırpmadan öldürecektir. Andromacha (Andromakhe): Hector’un eşi olarak bildiğimiz Andromacha, Astyanax’ın da annesidir. Troai’nın düşmesinden sonra büyük acılar yaşayan Troialı kadınlardan biridir zira Achilles’in oğlu Prrhus’a köle olarak verilir ve yüreğinde birçok ölümün acısını taşır. Ulysses (Odysseus): İlyada’nın önemli kahramanlarından Ulysses, dünya edebiyatının en önemli karakterlerindendir. İthacalı Ulysses’in Troia Savaşı sonrasında eve dönüş yolculuğu Homeros’un
kamera
Odysseia
destanında anlatılır. Dünya edebiyatının önemli isimlerinden
kamera
James Joyce
ise ünlü kitabı "
kamera
Ulysses
"i kaleme alırken ondan esinlenir. Bu tragedyada ise yine kurnazlığı ve zalimliğiyle çıkar karşımıza. Astyanax: Hector’un savaşın ardından hayatta kalan oğlu ve Troai’nın son varisi. Ulysses, kehanet gereği Astyanax’ı almak için gelir ve karşısında Andromacha’yı bulur. Astyanax, cesurca yürür ölüme zira yazgısı bunu gerektirir. Polyxena (Polyksene): Hecuba ile Priamos’un en küçük kızları. İlyada’da adı geçmemesine rağmen, tragedya yazarları tarafından detaylıca işlenir. Sessiz karakter olarak çıkar karşımıza Polyxena ve oyun boyunca hiç konuşmaz. O da kaderini kabullenenler arasındadır. Achilles’in mezarına kurban olarak sunulacaktır. Canını alacak kişi ise Achilles’in oğlu Prrhus’tur. Troialı Kadınlar Korosu: Seneca, Yunan tragedyasındaki “Koro” görevini Troialı Kadınlar’a vermiştir. Oyunun çeşitli anlarında sahne alarak yaşananlara dair görüş bildirirler. 5. Homeros ve Troya Savaşı: “Ama ne diye ağlarsın, ey ayak sürüyen yaşlılık, viran olmuş bu kentin yıkıntılarına? Baksana, ey bahtsız, şu yeni yaslara; eski bir acı artık Troia.” (sayfa 5) Dünya edebiyatının ilk örneklerinden olmasına rağmen muazzam bir dil ve anlatım örneği olan
kamera
İlyada,
günümüzden 3200 önce gerçekleştiği rivayet edilen Troya Savaşı’nı konu alır.
kamera
Homeros
’un eşsiz diliyle okuduğumuz bu muazzam yapıtta anlatılan savaş kendinden sonraki bütün dünya edebiyatını etkiledi. Fakat günümüze uzanmadan önce hemen Homeros sonrası döneme, Dionysos kültünün Yunanistan’a hakim olmaya başladığı zamana gidelim.
kamera
Aiskhylos,
kamera
Sophokles
ve
kamera
Euripides
gibi tragedya yazarlarının eserleri Yunan mitolojisinden esinlenerek kaleme alınmışlardı.
kamera
Homeros
ve
kamera
Hesiodos
gibi ozanların eserleri de diğer büyük ilham kaynakları olarak çıkar karşımıza. Ardından oluşmaya başlayan komedya gibi türlerle de genişleyen yelpaze, bir başka büyük uygarlık Roma’ya sıçramıştır.
kamera
Ovidius,
kamera
Vergilius
gibi büyük ozanların yanı sıra,
kamera
Terentius,
kamera
Titus Maccius Plautus
ve
kamera
Seneca
da tragedya ve komedya gibi dallarda eser vererek Yunan kültürünün Roma’daki temsilcileri olmuşlardır. Yunan Mitolojisi unsurları aynı şekilde Roma Mitolojisi’ne kaymış ve Latin yazarların ana esin kaynağı olmuştur. Homeros’un
kamera
İlyada
’sıyla gün yüzüne çıkan Troya Savaşı hakkında yazan yazarlardan biri ise Seneca’dır ve Troades adlı oyunu
kamera
Çiğdem Dürüşken
tarafından dilimize "
kamera
Troialı Kadınlar
" olarak çevrilmiştir. 6. Seneca’nın Gözünden Troia: “Ah şu gelip geçici ömür nasıl da pamuk ipliğine bağlı!” (sayfa 57)
kamera
Euripides
’in “
kamera
Troyalı Kadınlar
” eseri bire bir çeviri olduğu için gerçek anlamda kadınlara odaklanır fakat Seneca’nın eseri Türkçeleştirilirken “Kadınlar” ibaresinin eklenmesi çevirmenin tercihi olarak görülüyor. Yine de bunun yanlış bir çeviri olduğu söylenemez zira Seneca da tragedyasında kadınlara yer vermiş. Kadınların çevresinde dönen bir oyun olmasa da, Troialı Kadınlar’ın dramatik yaşamlarına geniş yer verildiğini görüyoruz.
kamera
Seneca
’nın tragedyası bizleri Troia’nın yıkıldığı güne götürüyor. Yunan ordularının tam 10 yıl boyunca kuşattığı fakat bir türlü ele geçiremediği efsanevi kent Troia onca yılın ardından artık zayıf düşer ve yıkılır. Nice Yunan ve Anadolulu kahramanın uğruna canını verdiği kentin yıkıntıları arasındayız. Troia’nın büyük savaşçısı Hector da ölenler arasındadır. Troia Kralı Priamos’un eşi Hecuba karşılıyor bizi ilk dizelerde. Onun ağıtlarıyla yeniden yaşanıyor acılar. Savaşın gerçek yüzü gösteriyor kendini bu satırlarda. Evlatları Paris ve Hector’u yitirmenin acısıyla birlikte şu cümleleri kuruyor Hecuba: “Kim krallığına güvenip hüküm sürerse gururla Büyük sarayında. Kararsız tanrılardan hiç korkmadan, Kim kaptırırsa ruhunu mutluluğa safça, Baksın bana, bir de sana, ey Troia” 7. Hecuba’nın Kara Yazgısına Dair: İşte bak, kaç kişi kaldık o koca alaydan: bir mezar, bir çocuk, bir tutsak! (sayfa 32) Bahtsız ve doğurgan kadını simgeliyor
kamera
Homeros
’un metninde Hecuba.
kamera
Euripides
ve
kamera
Seneca
gibi tragedya yazarları da bu dramatik karakteri ayrı ayrı işleyerek onun acılarına daha yakından bakıyorlar. Bir annenin feryatları inletirken yeri göğü ve savaş yanında sayısız canı alıp terk etmişken Troia topraklarını, henüz acılar son bulmamıştır. Yunan (Akha) gemileri deniz kenarında beklemektedir fakat bir türlü yelken açılamaz. Kaderin Troia üzerine yazılan satırları henüz son bulmamıştır. Bütün yiğit savaşçılarını kaybeden şehirden geriye yalnızca yaşlı kadınlar, analar ve çocuklar kalmıştır. Buna rağmen kâhine göre hâlâ ölmesi gereken kişiler vardır yoksa Akha orduları asla yelken açıp eve dönemeyeceklerdir. Kehanetler yerine getirilmelidir. Troialı Kadınlar Korosu girer bu sırada devreye. Troia’nın ardından yakılan ağıtlar, Hector ve Priamos ile devam eder. Savaş bitse de, acılar henüz tazedir ve yitip giden canlar hüzünle anılırlar. Hecuba, henüz Paris’e hamileyken alev alev yanan bir meşaleye can verdiğini ve bu meşalenin Toria’yı yıkacak bir ateş olduğunu söyleyerek yaşananları çok önceden bildiğini söylüyor. Kahin Kassandra’dan çok önce Troai’nın sonunu görmüştür ve tüm yaşananlardan kendisini sorumlu tutar. Kendisine ek olarak diğer büyük sorumlu kişi ise Helena’dır. Troia Savaşı’nın ortaya çıkmasında büyük role sahip olan Helana’ya karşı sitemini dile getirir Hecuba ve onun savaşı önleyebilecekken durup seyrettiğini dile getirir. Paris’in Akhalar'dan gelin olarak getirdiği Helena, birçok uygarlığı karşı karşıya getiren büyük Troai Savaşı’nın başlamasına sebep olmuştur. Nice canlar ölüp giderken Helana hâlâ hayattadır ve bu durum Hecuba’yı öfkelendirir. Konuya dair daha detaylı okumalar yapmak ve karakterleri farklı açılardan gözlemlemek için
kamera
Euripides
’in
kamera
Helena,
kamera
Hekabe,
kamera
Andromakhe,
kamera
Troyalı Kadınlar,
kamera
Resos,
kamera
Orestes
adlı tragedyaları okunmalıdır.
kamera
Sophokles
’in yine Troia Savaşı ekseninde yazdığı
kamera
Philoktetes,
kamera
Elektra
ve
kamera
Aias
gibi tragedyaları da okunmalıdır. (Resos incelemesi için bakınız: #153215312 Philoktetes incelemesi için bakınız: #157621148 Aias incelemesi için bakınız: #125202526 Elektra incelemesi için bakınız: #153531923 ) 8. Agamemnon ve Prrhus Anlaşmazlığı ve Achilles’e Sunulan Adak: “Hiçbir şey kalmaz ölümden sonra, ölüm dediğin zaten bir hiçlik, hızla koştuğumuz yaşam yolunun bitiş çizgisi. Hırslılar bıraksın umutlarını, korkaklar da tasalarını: açgözlü boşluk ve zaman yutuyor hepimizi.” (sayfa 26) Neoptolemos ismiyle de bilinen Prrhus, Achilles’in güçlü, kudretli oğludur. Achilles’in hayattayken Agamemnon’la tartışması ve anlaşamaması gibi, oğlunun da tartıştığını görüyoruz. Karşılıklı olarak oldukça sert söylemlerde bulunarak birbirlerini aşağılarlar. Agamemnon Achilles’in anısına saygısızlık ederek ona da kötü sözler söyler ve Prrhus’tan aynı ölçüde karşılık alır. Yunan gemilerinin denize açılamamasından dolayı herkesin üzerinde gerginlik vardır ve bu ordu içinde huzursuzluklara sebep olur. Herkes yorgundur ve bir an önce eve dönmek istemektedirler. Bu duruma neyin sebep olduğunu anlamak için kâhin Calchas çağırılır ve o, gelecekte yaşanması muhtemel olayları önceden söyleyerek ölmesi gereken kişileri söyler. Andromacha ve Hektor’un oğlu, Troai’nın son varisi Astyanax ölmelidir. Zira büyüyüp de babası gibi güçlü kuvvetli olduğunda intikam almak isteyebilir ve tarih yeniden tekerrür ederek savaşlar yaşanabilir. En iyisi bunlar yaşanmadan son vermektir. Kâhinin bir diğer kehaneti de Hecuba ve Priamos’un kızları Polyxena’nın, Achilles’in mezarına adak olarak sunulmasıdır. Bunlar olmadan gemiler hareket etmeyecek ve Troai’nın çileleri sona ermeyecektir. Polyxena, gelinlikler içinde yürür Achilles’in mezarına. Ağzından tek bir söz dahi çıkmaz. Kaderine karşı bir kabullenmişlik vardır yüreğinde. Ölüme doğru yürümektedir büyük bir azametle. Etrafında diğer Troialı kadınlarla birlikte. Troia’da artık ölümler ve düğünler birbirine karışmıştır. Polyxena’nın düğünü aynı zamanda ölümü de olur. Achilles’in oğlu Prrhus, tereddüt etmeden öldürür Polyxena’yı ve babasının mezarını kanla sular. Adak sunulmuştur. 9. Ulysses’in Hikâyedeki Rolü Üzerine: “Zorunluluk hep baskın çıkar sadakate.” - Ulysses (sayfa 36)
kamera
İlyada
’nın en önemli karakterlerinden biri olan ve savaşın kazanılmasında büyük öneme sahip olan Odysseus’un Roma mitolojisindeki ismi Ulysses’tir. Savaşın 51 günlük bölümü anlatılan İlyada’nın ardından onu evine çıktığı yolculukta yeniden okuruz.
kamera
Homeros
'un
kamera
Odysseia
destanının ana kahramanı olan ve eve dönüş yolculuğu zorluklar içinde geçen Odysseus’un, bu yolculuğa henüz çıkmadan, savaşın hemen arından neler yaptığını
kamera
Seneca
’nın bu tragedyasında görebiliriz. Kurnaz, zeki, güçlü ve vatanını seven bir karakterdir Ulysses. Troia Savaşı’nda yer almak için İthaka Adası’ndan çıkar yola ve bir an bile tereddüt etmez. Savaşın son gününe dek de yine orada kalır. Türlü badireler atlatır, ölümlerden döner fakat o kurnazlığıyla nam salan biridir, hepsinden başarılı bir şekilde alnının akıyla çıkar.
kamera
Troialı Kadınlar
’daki rolü de yine sadakat üzerinedir. Zira ordunun denize açılması için ortaya atılan kehanetlere sadık olarak gereken rolü üstlenir ve Astyanax’ı bulmak için Andromacha’nın yanına gelir. Aynı zamanda zalim tarafını da görürüz Ulysses’in. Kendi halkının bekası söz konusu olduğunda karşısında kim olursa olsun duygusallığa yenilmez ve yapması gereken ne kadar acımasız olursa olsun yapar, asla geri adım atmaz. 10. Ölüm mü Daha İyidir Yaşam mı? Andromacha’nın Yazgısı: “Hiç umudum kalmadı, iyi günler gelecek diye, kötü günlerse geliyor bir yol bulup kendilerine. Ümitler tükenince korkmak, ne korkunç.” -Andromacha (sayfa 28) Andromacha da gözü yaşlı Troia kadınlarından biridir. Kocası Hector yiğitçe savaşarak can vermiştir. En azından ölüsünün ardından mezarına saygısızlık edilmemesini ister fakat bir yanda da oğlu, Hector’un varisi Astyanax vardır. Tercihini kimden yana kullanacağını bilemez. İçinde bulunduğu ağır psikolojik durum
kamera
Seneca
’nın edebi gücüyle muazzam bir şekilde aktarılır cümlelere. Yaşadığı gelgitler son derece gerçekçi bir şekilde resmedilir. Ölüm ve yaşam arasında yapmak zorunda olduğu seçim onu yıpratır. Öylesine çaresizdir ki, bir an ölen insanın acı çekeceğini fakat yaşayan insan için bunun geçerli olmayacağını düşünür. Duyguları öylesine darmadağındır ki, az kalsın Hector’u oğluna tercih edecektir. Neyse ki çabucak toparlanır ve hayatta kalan oğlunu saklamak üzerine plan yapar. Fakat karşısında Akha ordularının en gözü pek, en kurnaz kişisi Ulysses vardır ve istediğini almadan yanından gitmeyecek kadar inatçıdır. Onu aşmak Andromacha için pek mümkün görünmemektedir. Tarih, Troia’nın acılarına bir yenisini daha katacaktır ve bu kadim kent sayısız acıyla yoğrulacaktır. 11. Son Söz: Her zaman, ah her zaman kıskanç şu insanın acısı, sevinir, kendisi gibi elem çeken gördü mü, tek başına ceza çekti mi, üzülür." -Troialı Kadınlar Korosu (sayfa 61) Astyanax ve Polyxena’nın ölümlerinin ardından Yunanlar’ın gemileri nihayet denize açılır ve kendi yurtlarına doğru yola koyulurlar. Ölüm ve hayat arasında sıkışmış olan Troialı kadınların son anlarına tanıklık ederiz fakat acılarının sonlanmadığını da biliriz. Savaşın yenilen tarafı olarak oğullarını, kocalarını, babalarını ve kardeşlerini kaybetmiş olan Troialı kadınların hayatta kalanları kurayla birer birer Yunan askerlerine verilmektedir. Bu ağır şartlar altında nefes almaya devam eden kadınların çileleri ve acıları Seneca’nın etkileyici cümleleriyle ete kemiğe bürünüyor. "Ölüm her şeyi eşit kılar" cümlesiyle ölüme olan bakışını dile getiren ve imparator istedi diye kendi ölümüne razı olan Stoacı filozof Seneca'nın ölümle içli dışlı olan bu tragedyası içinde birden fazla dram barındıran, unutulmaz bir klasik olarak binlerce yıldır varlığını sürdürüyor. Homeros metinlerini okumuş olan, mitolojiye ve Troia Savaşı'na meraklı olan okurların mutlaka okuması gereken bir kitap Troialı Kadınlar. Keyifli okumalar dilerim. “ Neler geçecek aklımızdan kim bilir, biz biçarelerin, karalar yavaş yavaş küçülüp denizler gitgide büyüdükçe, yüce Ida Dağı, uzaklara gizlenince? O an oğul anaya, ana oğla gösterecek Troia’nın yıkıldığı yöreyi, “İşte Ilium orada, dumanların yükselip göğe, döne döne kara bulutlara karıştığı yerde,” diyecek. Bu işaretle görecek Troialılar yurdunu. “ (sayfa 62-63)
kamera
Troialı Kadınlar
kamera
Seneca
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.1/10 · 142 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
;