·
Okunma
·
Beğeni
·
28.550
Gösterim
Adı:
Denemeler
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
223
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052440872
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Venedik Yayınları
"Denemeler'i yazarken sağduyumu her fırsatta kullanmaya çalışıyorum. Eğer bilmediğim bir konuysa, önce sağduyumu yokluyorum. Irmağa çok uzaktan bakarım, eğer boyuma göre derin olduğunu düşünürsem kıyıda kalırım. Irmağı geçemeyeceğimi anlayabilmem sağduyumun özelliklerinden biridir." Edebiyat dünyasında bu türün ilk örneğini veren Montaigne, Denemeler'iyle insanlık tarihinin panoramasını gözler önüne sermektedir. Evrensel öze dair düşüncelerini büyük bir içtenlikle dile getiren Montaigne'in okuyucusuyla adeta koyu bir sohbete daldığını fark edeceksiniz. Bu sohbet, birbirinden farklı düşünceler arasında akıp giderken Denemeler ‘in yazılmış olmasının bugün ne denli kıymetli olduğunu anlayacaksınız. Bugün üzerine konuştuğumuz pek çok şeyin özü, düşünme ve konuşma biçimimizin ilk hali Denemeler ‘de yer alıyor çünkü.

"Biz zamanlar Montaigne gibi bir insanın yaşamış olması, bugün şu yeryüzünde yaşamanın hazzını gerçekten artırıyor."

- Friedrich Nietzsche
2 gündür okuyacak kitabım yok. Bu yüzden kütüphanemin en kıymetlilerinden olan ve sürekli kütüphanemden işmar eden, kaçıncı defa okuduğumu bilmediğim Denemeler kitabına tekrar başladım. Her okurun hayatında anlam yüklediği, içinde kendini bulup, hayatının bir basamağına koyduğu kitaplar vardır. Denemeler kitabı da benim için o kitaplardan biri. Çünkü hayatının en zorlu (Dört çocuğunu da bebekken kaybeden ve böbrek sancıları yüzünden 38 yaşındayken şatosunun duvarları arasına çekildiği ) döneminde büyük acılar içinde yazdığı bir kitapta bu kadar pozitif olan biri örnek insandır. Bu kitabı okurken kendime tahammül etmeyi, kendimi sevmeyi, umutsuz olmamayı ( etkisi sadece kitap bitene kadar sürsede :)) öğreniyorum. Onca sıkıntıya rağmen hayatta tutunacak bir dal olduğuna inanan ve bunu okuyucuya yansıtan nadir isimlerdendir Montaigne.


Edebiyata deneme türünü kazandırmış isimlerin başında olan Montaigne, "Les Essais" (Denemeler) adını verdiği bu eserinde insanlığa değil, kendine mesajlar verdiğini, sadece kendini anlattığını, kendi kendisiyle sohbet ettiğini söyler. Hatta kitaba "Kısacası okuyucu, kitabımın özü “benim”.Boş vakitlerini bu sudan ve anlamsız konuya harcaman akıl karı olmaz. Haydi uğurlar olsun. (Sayfa: 26) ” diyerek sadece kendi deneyimlerini anlattığını baştan vurguluyor.
En alçak gönüllü hali ve mütevazi bir şekilde amacının insanlığa hitap etmek olmadığını, kendi kendisiyle sohbet ettiğini söylese de alttan alta genele mesajlar verir, yol gösterir. Herkesin içinden kendine bir pay çıkarmasını sağlar.


Deneme türünde yazılmış kitapta 107 yazı, makale bulunuyor. Yayımlandığı günden beri en önemli aydınların, yazarların başucu kitabı olan Denemeler, çoğu felsefe, eğitim konularına değinen ve Ortaçağ dogmantizmini yıkan bir aydınlanma kitabıdır. Montaigne kendi çağının çok ötesinde düşüncelere, fikirlere sahip, ileri görüşlü bir düşünür olduğundan dolayı, hümanist kültürün en önemli kaynaklarından biri sayılan bu kitap 16. yy' dan bu tarihe kadar hala geçerliliğini ve bir başucu referans kitabı olma özelliğini koruyor.


Montaigne, Denemeler kitabına hayatının en zorlu zamanlarını geçirdiği dönemde başlayıp, ölene kadar yazmaya devam etmiştir. Kitaba sürekli olarak yeni yazılar eklemiş ve 3 farklı basıma sebep olmuştur bu da. Tek kitabı olan ve tüm hayatını bu kitabı yazmaya adayan Montaigne " Ben kitabımı yaptığım kadar da kitabım beni yaptı " der.


Montaigne, kendini kendisini tanımaya adamıştır. Hayat felsefesi "Kendini Tanı" olan düşünür, dünyada belki de bunu en iyi başarmış insandır. Oturup inatla, sabırla kendini, her halini gözlem altına almıştır. Uykusunda bile kendini rüya görürken ne halde olduğu konusunda merak etmiştir. Bu yüzden kendi kendini uyur ve rüya görür halde yakalayıvermek için uşaklarına gece onu aniden uyandırmalarını tembih edermiş.


Montaigne göre her insan kendisi için bir derstir, sınavdır. Yeterki onu görebilmeyi, anlamayı öğrensin. " Benim yaptığım şey, bildiklerimi söylemek değil" diyor Montaigne " Kendimi öğrenmek. Başkasına değil, kendime ders veriyorum. " Buna benzer aforizma da diyebileceğimiz çok anlamlı sözlere kaynaklık ediyor, bu kapsamlı eser. Herkese hitap edecek ve sıkılmadan okunacak bir kitap...
Lise yıllarındaki edebiyat derslerinde öğrencilere aktarılan kalıp cümleler vardır. Roman, hikaye gibi türleri içinde barındıran konulara geçiş yapıldığında, Türk edebiyatındaki ilk tarihi roman Cezmi, ilk köy romanı Karabibik diye başlanır. Sonra daha evrensel boyuta geçilir, deneme türü gibi türler anlatılır ve denir ki "Dünyada deneme yazı türünün en önemli temsilcisi Montaigne'dir." Ortalama düzeyde olan her lise öğrencisi bilir bunu. Montaigne'e bu tanımlamayı kazandıran, ölümsüz yazarlar arasında yerini almasını ve bu türün tabiri caizse "babası" olarak anılmasını sağlayan eser işte bu eser. Les Essais yani  Denemeler. İçinde uzunlu kısalı onlarca denemeyi barındıran bu eser okurken ince eleyip sık dokunulması gereken bir eser. Denemeleri okumayı düşünüyorsanız yanınıza mutlaka kalem ve defter almalısınız, zira bu kitapta tartılacak düşünceler, not edilecek birçok cümle, altı çizilecek onlarca alıntı var.

Herhangi bir yazar ve o yazara ait bir kitap ele alınacaksa bu yapılırken, yazar doğduğu çevre ve dönemden ayrı olarak düşünülemez. Yani bir yazarı veya kitabı tam manası ile irdeleyebilmiş olmak için kitabın yazıldığı dönem hakkında da bilgi sahibi olmak gerekir. Montaigne 1500'lü yılların Avrupa'sında yaşıyor. Orta Çağ'ın karanlığından sıyrılıp aydınlanmaya geçişin yaşandığı sancılı bir dönem diyebiliriz bu dönem için. Belki de o dönem özellikle, yaşanan din kaynaklı savaşlar, diğer toplumsal kaos olayları Montaigne'in birçok şeye kuşkucu yaklaşmasına neden olmuştur kim bilir... İşte böyle bir ortamda, Fransızca, Yunanca, Latince gibi dilleri bilen, felsefe eğitimi alan, kralın ordusunda yer alan, belediye başkanlığı yapan tarih-şiir gibi alanlarla da ilgilenen bir şahsiyet düşünün, ardından bu şahsiyetin kendine ve hayata dair düşüncelerini başlık başlık yazıya döktüğünü. Denemeler adlı eserde karşımıza çıkan şey tam olarak bu. Montaigne kitabın başında bu kitabı yazarken amacının yakınlarına kendisini tanıtmak için bir kolaylık sağlamak olduğunu söylüyor. Kusurlarıyla, iyi yanları ile kendini tam olarak aktarabilme amacı güdüyor. Kitabın çevirisini yapan ve Türk edebiyatının önemli kişiliklerinden biri olan Sabahattin Eyüboğlu önsözde, Montaigne'in türlü türlü düşünceleri destekliyormuş gibi görünen biri olduğunu, asla tek bir tarafa kayan, tutucu bir düşünce yapısı olmadığını söylüyor. Dolayısıyla bu sayede her okur kendi düşüncelerine ait bir şeyler bulabiliyor bu kitapta.

Denemeler, Montaigne tarafından yazılıp o haliyle bırakılmamıştır. Montaigne 1579 yılında kaleme almaya başladığı Denemeler'e on yıl boyunca, 1589'a kadar çeşitli eklemeler yapmış kitap son ve en olgun haline bu yılda ulaşmıştır. Denemeler'i okurken bir taraftan Montaigne'in duygu, düşünce dünyasında sonu gelmez bir yolculuğa çıkıyor, bir taraftan da birçok yerde kendinizden bir şeyler de buluyorsunuz. Montaigne kendini anlatırken tüm insanlığa ışık tutuyor aslında. Yaklaşık beş asır önce yazılmış bir kitapta bugüne uyan yüzlerce düşünce bulmak da işin ilginç yanlarından biri. Zaten bu nedenle Denemeler yüzyıllardır okunuyor ve okunmaya devam edecek. Okur bu kitabı 2017 yılında da okusa, 2117 yılında da okusa "Aaaa ne kadar doğru!" diyerek birçok cümlenin altını çizecek. Yaşamdan ölüme, savaştan hastalıklara, aşktan dostluğa birçok kavram ile ilgili yazıların olduğu bu kitapta Montaigne kendini anlatırken birçok şey de öğretiyor okura. İnsana insanı çok iyi anlatıyor.

Bazı kitapları okursunuz, çok beğenirsiniz ardından neden daha önce okumamışım diye düşünürsünüz. Denemeler'i beğenmeme rağmen neden daha önce okumadım şeklinde düşünmedim çünkü tam olarak iyi bir şekilde anlayabileceğim bir dönemde okuduğumu düşünüyorum. Ki zaten Denemeler okuduktan sonra kitaplığın bir köşesine bırakılacak bir kitap değil, her zaman açıp denemelerden birer ikişer okunabilecek ve her seferinde farklı anlamlar çıkarılabilecek bir kitap. Kitapta hemen her sayfada özellikleri Latince şiirler ve Türkçe çevirileri vardı, yapılan bu serpiştirmeleri de sevdim, oldukça hoş şiirler mevcuttu.

Montaigne yaşadığı dönemin çok çok ilerisinde bir düşünce yapısına sahip bir isim. Denemeler'in birçok sayfasında da bunu görüyorsunuz. Farklı düşüncelerin dile getirilemediği bir ortamda bu denli esnek bir zihin yapısına sahip olup, düşüncelerini bu şekilde ifade edebilmek saygı duyulması gereken bir nokta. İçinde yüzlerce fikri barındıran bir kitap okuyorsanız doğal olarak bu fikirlerden katılmadıklarınız da oluyor. Özellikle aşk, cinsellik ve yaratıcı ile ilgili düşüncelerine katılmasam da Montaigne'in farklı bakış açısını da görmüş oldum. Neredeyse her sayfasında altı çizilecek bir noktayı içinde barındıran bu kitap, her kitaplıkta bulunması gereken bir kitap bana göre. Montaigne kendini, kendi aracılığıyla dünyayı, insanları çok iyi bir şekilde ele alıp anlatıyor, Sabahattin Eyüboğlu çevirisi de mükemmel. Denemeler'i henüz okumadıysanız bence biran önce okumalısınız, size çok şey katacağına eminim. Keyifli okumalar...
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.265 Oy)19.014 beğeni43.247 okunma2.953 alıntı182.378 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.686 Oy)13.379 beğeni34.437 okunma3.358 alıntı145.607 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.874 Oy)8.826 beğeni26.267 okunma2.653 alıntı114.276 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.527 Oy)8.808 beğeni28.613 okunma834 alıntı139.189 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.548 Oy)9.052 beğeni25.267 okunma1.558 alıntı126.008 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.245 Oy)9.216 beğeni25.523 okunma1.780 alıntı118.235 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.451 Oy)7.855 beğeni21.319 okunma3.965 alıntı128.840 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.641 Oy)5.745 beğeni19.606 okunma835 alıntı100.786 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.426 Oy)8.002 beğeni22.704 okunma825 alıntı89.389 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.684 Oy)11.427 beğeni28.444 okunma1.558 alıntı149.101 gösterim
Denemeler adlı eser ile kızımın vasıtası ile tanıştım. Bugünler de klasiklere olan eğilimimi fark eden çocuklarım sayesinde, isimlerini duyduğum ama eserlerini okuma fırsatına nail olamadığım yazarlar ile tanışmaktayım. Montaigne de yeni tanıdığım bir yazardır.

Kendini keşfeden bir insanın yaşantısı, kendini keşfedemeyenlere göre efsane görülür. Toplum, böyle insanları baş tacı eder. Montaigne'de kendini keşfedenlerdendir. Fransız asıllı olan Montaigne, deneme akımının kurucusu olarak addedilir. Çünkü " Denemeler " adlı eserinde kesin bir yargıya varmadan, kişisel düşüncelerini sanki kendi kendisiyle konuşuyormuş gibi bir üslup ile aktarır okuyucuya. Kısaca dogmacılığın tam tersidir bir bakıma.

Denemeleri tercüme eden Sebahattin Eyüpoğlu da, Denemeleri okuyan herkesin, şu iki dersi aldığına dem vurur. Doğanın istediği gibi düşün ve yaşa; hiçbir kitabın, hiçbir dogmanın kölesi olma.
Montaigne Denemeleri kendi ve yakınları için kaleme alsa da, esere hâkim olan unsur insanın ta kendisidir. Amaç okuyucuya bir şey öğretmek değil anlatmak olsa da, her cümlede yazarın kendisi vardır. Ayrıca satırlar arasında ilerledikçe, etkin oldukları dönemlerde isimleri yer etmiş Seneca, Horatius gibi filozofların sözlerine de rastlayacaksınız. Bu sözler ile kendi düşüncelerini harmanlayarak aktarmış okura.

Öyle ki, Montaigne'in sözleri ve filozoflara ait alıntılar ışığında, okuduğum her bir satırda kendi ruhumun bir yansımasını gördüm. Sanki okuduğum satırların müsebbibi Montaigne değil de, benim kalemimden dökülen yazılardı. Montaigne de benim gibi, olaylar karşısında ders almadığı halde, başkalarına ders verenlere kızıyor. İnancı ve ideoloji uğruna cana kıyanlara öfkeleniyor. Bütün okurlara bahşettiği hoşgörüsünü sadece o tarz insanlardan men ediyor. Olması gerekende bu değil midir? Montaigne'in amacı da edinmiş olduğu bilgiler ışığında, okura yol gösterebilmek. Ama anlayana...

Herkes başkalarıyla uğraşacağı çabayı kendini eğitmeye harcasaydı, dünya daha bir yaşanılabilir ve harika bir yer olmaz mıydı? " Bakmasını bilen anılarımda her şeyi söylediğimi, gösterdiğimi görür. " der, Montaigne. Bende ekliyorum ki, Denemeler'de anlatılmak istenileni anlamak isteyen anlar. Bazen hissettiklerimiz o kadar derin ve yoğundur ki, duygularımızı telaffuz edebilmek için uygun kelimeler bulamayız. Bu yüzden değerli okur arkadaşlar, hissettiklerimi hissedebilmek adına Denemeleri okumanızı tavsiye ederim.
Öncelikle, Michel De Montaigne'nin Denemeler adlı eserini alırken yayınevine mutlaka dikkat edin. Benim okuduğum bu eser Kitap & Cafe Serüven adlı yayınevinden çıkmış yazım hataları çok fazla ama en önemlisi yazı puntosu çok küçük okurken ciddi anlamda gözlere rahatsızlık veriyor.

Montaigne... felsefenin sorgulayan yazarı. Önce kendini sonra tüm hayat akışını sorgulayıp cevapları ile çelişki yaşayan yazar. Denemeler adlı eseri isminden anlaşılacağı üzere küçük denemeler ile dolu bir kitap. Denemeleri kısa kısa olsa da içeriklerini anlamaya başladığınızda çok uzun gelecek...

Başkalarından önce kendini eleştiren, her konuda bakış acısını geniş tutmaya çalışan, özellikle insanın kendi ile beraber dünya bakış acısını geliştirmeye çalışan yazar, bu eserinde Yunan Mitolojisinden fazlaca bahsediyor. Mitoloji üstatlarının söylediklerinin bir çoğunu kabul etmiyor. İnsanın kendi bilgeliğini, kendi gücünü keşfetmesini istiyor. Montaigne göre insan ruhu ile ve tüm yaratılmışlarla bütünleşmeli...

Savaşların, dayatmaların, zalimliğin karşısında duran yazar Denemeler adlı eserinde, insanın sürekli araştırmasını ve sürekli kendini yenilemesini istiyor. Evrenin kendini sürekli yenilediği gibi, insanında kendini yenilemesinin önemli olduğunu vurguluyor...

Montaigne kendi felsefesine göre, kuşkuculuğun; insanı evren karşısında boşluğu güvensizliğe düşürmek değil, tam tersi bilinçli olabilmesi açısından ne kadar önemli olduğunu savunmaktadır..

Ahlak konusunda ise insanın kibri yüzünden, hem kendini hem dünyayı bozduğunu öne sürmektedir.

Montaigne'nin bu kitabı kısaltılmış olan Denemeler eseridir. Sayın Hakan Beyin tavsiyesi üzerine mutlaka dört kitaptan oluşan asıl Denemeler adlı eseri de mutlaka okuyacağım, kendisine tavsiyesi için tekrar teşekkür ederim...

Felsefe ve edebiyatı bir arada tutan Montaigne'nin eserlerini sıkılmadan okuyacağınızı düşünüyorum...
Bu kitabı lisede edebiyat dersi için okumuştum. O günden beri de başucu kitabımdır. Felsefe kitaplarında genelde yazarın düşüncelerinin çoğuna katılmam, ama bunu okurken her cümleyi onayladım neredeyse. Alıntı eklemek istediğimde bütün cümleleri yazmak istediğimi farkettim çünkü. Dört çocuğunu daha bebekken kaybeden ve amansız böbrek sancıları yüzünden 1571 yılında 38 yaşındayken şatosunun duvarları arasına çekilen Montaigne yirmi yıl süresince, binden fazla sayfalık “Denemeler” adlı eserini kaleme almış. Şatosunda kaldığı 20 yıl boyunca kendini tanıma çabası vermiş. Fakat kendini tanımanın yolunun insanları tanımak olduğunu anlayıp, tekrar insanlar arasına karışmış.

Daha önce kitabı İskele Yayınları ndan okumuştum ama sonra İş Bankası Yayınları ndan okudum. Çeviri gerçekten çok önemli ve bu konuda en iyisi bence İş Bankası Yayınları, okumayı düşünen arkadaşlara tercihlerini bu yayından yana yapmalarını öneririm.
Montaigne..

Bu adamın kafasının içini fazlasıyla merak ettim.. Her konu hakkında iyi kötü bir fikri olan biri ve insanı kendi düşünce dünyasında gezintiye çıkarıyor adeta. Neredeyse​ bütün kitabın satırlarını çizdim, sindirdim..Sadeleştirilmiş bir basımını almış olmam büyük hata oldu. Kesinlikle uzun versiyonun okunması gerekli..

Bir cümle karşısında çok farklı fikirlere dalıp gittim bazen.. Bazen hak verdim, bazen çelişkiye düştüm.
Her sayfası, her bölümü farklı olan bu kitabı okumamak büyük kayıp olurdu zannımca.. Kitap okumaktan sıkılan birisinin bile rahatlıkla okuyabileceği bir tarzda ve her bölümde farklı bir düşünce denizine yelken açıyor insan.

Deneme insanın iç dünyasının aynasıdır ya işte bunu çok iyi hissediyoruz bu eserde. Baş yapıt.. Yayınevinden kaynaklı basım ve yazım hatalarının çok nadiren anlamı sekteye uğrattığı oldu. Ama eğer okumadıysanız kesinlikle okuyun derim. Çok farklı bakış açıları kazandırır. En azından ben öyle temenni ediyorum. :)
Montaigne girişte biz okuyuculara der ki: “Kitabımın özü benim,Boş vakitlerini bu kadar sudan ve anlamsız bir konuya harcaman akıl karı olmaz.Haydi uğurlar olsun.” Okuduktan sonra bir tebessümle çevirmeye başladım sayfaları. Denemelerin asıl konusu dediği gibi kendisidir, kendi düşünceleridir ancak söyleyip bir kenara çekilmez , birlikte düşünmemizi sağlar ve ayrıca birçok şair ve filozoftan da alıntı yapar. Dogmatik düşünceyi bir kenara bırakıp serbest düşünce için uğraş verdiği apaçıktır. Üstüne bir de tarihteki kısa örneklerden bahsederek denemelerine keyif katar.
Ölüm teması beni en çok etkileyen bölümlerden oldu. Lucretius, Horatius,Seneca’dan alıntıladığı dizeler ile onlara karşı merak uyandırdı.
Montaigne,özgür düşüncesini her alanda sunar. Halkın kral ile eşit olduğunu düşünür, üzerindeki süslü elbiseleri çıkarınca kralın da halkın da sadece insan olduğunu söyler.

“Panik” kelimesinin mitolojisi beni etkileyen bir farklı nokta daha. Şöyle ki : Pan Tanrının saldığı korku ile halk korkar,sokaklara dökülür,birbirini yaralar. Halk ancak dualar ,kurbanlarla Pan Tanrının öfkesini yatıştırıp ondan kurtulmalarını sağlar. Pan Tanrının yaydığı bu aniden gelen nedensiz korkuya panik denmiştir.

Denemelerin böylesine akıcı bir dille yazılmış olmasına şaşırdım. Ancak çevirmen önsözünde hala çevrilmeye kıyılmayan kelimelerin olduğunu , (yüzyıllar önceki anlamları değişen deyimlerin-kullanılmayan sözcüklerin bulunması ve Fransızların bile çevirme cesaretinde bulunmaması veya kıyamamalarını) öğrendim . Bu hale getirilmesinin hiç de kolay olmadığını anlıyorum böylece.
Montaigne kitabından bahsederken “ Az insanlar ve az yıllar için yazıyorum. Uzun ömürlü olabilmesi için sağlam bir dille yazılması gerekirdi.”(Sayfa 162) “Benim yazdıklarımın pek tutulacağını,övüleceğini pek ummuyorum;bu çeşit yazarların ünü az olur”(sayfa 129) diyor ve yine tebessümle okuyorum satırları. Bilse 400 yıldan fazladır bizimle olduğunu eserinin ve kendisinden nasıl bahsedildiğini diyorum kendi kendime.
Yazarların çoğunda, yazan adamı görüyorum, Montaigne'de ise düşünen adamı. Montesquieu bence iyi anlatmış Montaigne'yi. Ben kitabı okumaya başlayınca ise Montaigne'de kendimi buldum, kendimi de Montaigne'de.

Montaigne, denemelerini gösterişten uzak yazar. Montaigne doğallığı, okur ile sohbet havasında konuşması, yer yer okura 'Ben böyle düşünüyorum ama sen farklı düşünebilirsin' izlenimi vermesi bende ki en büyük artısı oldu. Montaigne için sınır koyamazsınız, koysanız bile Montaigne o sınırdan dışarıya çıkmayı bilir. Sözü Montaigne'ye bırakırsam eğer bunu 'Nasıl Konuşmalı' adlı denemesiyle yapardım. Bu denemede Montaigne sanatı hakkında ve insanların nasıl konuşması gerektiği hakkında bilgi vermektedir. Montaigne: "İster kağıt üstünde olsun, ister ağızdan, benim sevdiğim konuşma, düpedüz, içten gelen, lezzetli, şiirli, sıkı ve kısa kesen bir konuşmadır. Güç olsun, zararı yok; ama sıkıcı olmasın; süsten, özentiden kaçsın, düzensiz, gelişigüzel ve korkmadan yürüsün" Bence bu yazısından öte, aynı denemenin son cümlesi, bu söylediklerinin özeti şeklinde Montaigne'nin. "Ah, keşke Paris'in sebze çarşısında kullanılan kelimelerle konuşabilsem!" Bu sözleriyle Montaigne sanatı doğallıkta gördüğünü biz okurlara ifade etmektedir.

İlk basımı 1580' de yapılan eser, zaman ilerledikçe gençleşiyor gibi. Çünkü Montaigne büyücü, yazılarıyla insan zihnini büyülüyor ve okurun zihnine giriyor. Bazı denemeleri çok kısa olan Montaigne'nin bazı denemeleri ise uzundur. Kısa olan denemeleri, yazarın söyleyecek sözü ya da düşünecek bir konu kalmadığı için değil sadece Montaigne'ye göre o deneme bitmiştir onun içindir. Yazarı az sözle çok şey anlatma çabası içinde gördüm ve sözleri yalındır.

Yazarın bazı denemelerini çok beğendim, bazılarını ise nefessiz buldum; canlılığını yitirmiş gördüm. Yazarın bazı sayfalarında ateşim artarken, bazı sayfalarında ateşim sönmeye, azalmaya başladı; ama Montaigne yazar olmasını bilmiş, ateşimi alev topuna döndürmeyi başarmıştır.

'Akıl ve İnsan' adlı denemesinde, giriş cümlesinde belirttiği gibi yazarın "Yine kendime dönüyorum" Evet baylar ve bayanlar! Şifreyi çözdünüz. Montaigne' de kendinize döneceksiniz. Montaigne sizinle konuşacak sizler de dinleyeceksiniz.

Montaigne zengin bir ailenin çocuğu olarak doğsa da, aynı zamanda bürokratik kariyerini bir kenara bırakır. Zenginlik ve siyasi kariyerini bir kenara bırakarak ilerlemesi; filozoflara özgü bir tavrının olduğunun göstergesidir. Çağını aşmayı başarmış olan ve bugünlere gelebilen Montaigne bize bu güzel eserini bırakarak akıllılık etmiş.

Sözü Montaigne'ye bırakıyor değerli okur ve ben ikinizin arasından çekiliyorum. Sevgiyle kalın!

*Hiç ırmak görmemiş biri ilk kez bir ırmak gördüğünde deniz sanmış onu. Bizim en büyük bildiğimiz şeyleri, doğanın o konudaki son sınırları sayarız. (Anlayamadığımız Gerçekler)

* Nefret ettiğiniz şey, yüreğinizde yeri olan bir şeydir. (Ağlama ve Gülme)

*İnsanın doğuşunu görmekten herkes kaçar, ama ölümünü görmeye hep koşa koşa gideriz. (Aşka Dair)

*Kanunlar doğru oldukları için değil, kanun oldukları için yürürlükte kalırlar. (Kanunlar Hakkında)

*Cimriliği yaratan yoksulluk değil, daha çok zenginliktir. (İnsan ve Varlık)
En çok alıntı yapılan kitaplar listesi diye bir sıralama, liste var mı bilmiyorum, göremedim. Sanırım bu eser, sitede en fazla alıntı yapılan kitaplar arasında listenin başındadır. Okurken her denemeden en az üç-dört cümlenin altını çiziyor; not alıyor veya paylaşmak istiyor insan.

Beş yüz yıl önce hayatla ilgili hemen hemen her şeyi söylemiş Montaigne. Yaklaşık yarım asır önce yazılan bu kitapta ne öneriliyorsa, hemen hemen hepsini uygulayabiliriz hayatımızda. Doğru mudur? Peki "geri kafalı" diye bir tabir vardır. Buna ne demeli? Beş asır önce yaşayan Montaigne'in dediklerini, yazdıklarını hayata geçirsek keşke de hepimiz geri kafalı olabilsek... Eğitimden tutun yasalara, hayata, kitaplara, dostluğa ve yazamadığım pek çok konuya dair her şeyi çağdaş biri olarak bize anlatmış. Zamanın çok çok ötesine geçmiş ve bizden sonraki nesillere de aktarılacak.

Montaigne eğitim ile alakalı "Bilgi Ve Düşünce" isimli denemesinde "Ezber bilmek, bilmek değildir; belleğimize emanet edilen her şeyi saklamaktır. Tümüyle kitaptan bir bilgi ne sıkıcı bilgidir!” diyerek ezberci eğitime karşı çıkıyor. Benim okul dönemim, ki üniversite eğitimim de dahil, ezberci usulden geçmiştir. Eğitim sistemimiz yeni yeni değişiklik göstererek ezberci eğitimden vazgeçilmeye başlandı. Tabi bu da lafta, ne kadar başarabiliyoruz bunu, bilemem. Kitaptan ulaşılan bilginin sıkıcı olduğunu yıllar önce söyleyen bir dahi var; ama biz dinlemiyoruz. Bilgiye ulaşmanın bu kadar kolay olduğu bir çağda bile sıkıcı eğitim sistemimiz, ezberci anlayışımız, yasakçı, kuralcı tutumumuzdan taviz vermiyoruz.

Yanlış bilinen çoğu doğruyu da bize aktarmış yazar. Örneğin hala daha barbarca bahsettiğimiz, zaten isminden bile tedirgin olduğumuz yamyamlar… Onlarla ilgili öyle bilgiler veriyor ki, aslında yamyamların çoğu alanda bizden çok daha modern olduğunu öğreniyoruz.

Montaigne benim yazdıklarımın aksini düşünerek yazmış ki : “Kitabımı az insanlar ve az yıllar için yazıyorum.” Düşündüğünün aksine yıllar geçti; ama Montaigne’nin fikirleri eskimedi.

Montaigne okudukça onun çağının ne kadar ilerisinde olduğunu, bizim de ülkece çağımızın ne kadar gerisinde yaşadığımızı anlamak hiç de zor değil...

“Değişen Dil Ve İnsan” adlı denemesinde, kendi yazdıklarını kendi anlatımıyla özetliyor Montaigne: “Gördüğüm birçokları gibi benim ardımdan da olur olmaz sözler edilmesini istemiyorum doğrusu: Şöyle düşünürdü, böyle yaşardı; şunu ister, bunu istemezdi; ölürken konuşsa şunu der, şuna bunu verirdi; onu benden iyi tanıyan yoktu gibi. Kitabımda, edep kurallarının el verdiği ölçüde, eğilimlerimi, sevgilerimi az çok belirtiyorum; bilmek isteyene sözlü olarak daha da serbestçe ve içtenlikle açıklıyorum düşündüklerimi. Ama bakmasını bilen bu anılarımda her şeyi söylediğimi, gösterdiğimi görür.”
Büyük bir hevesle başladığım ve iyi ki okudum dediğim bir kitap.
Montaigne çeşitli konular hakkındaki düşüncelerini ve yorumlarını dile getirmiş.Bazı konularda kendi içinde çelişkiye düşmüş.Çoğu konuyu tarihten örneklerle pekiştirmiş.
Bir yandan bilgilendirirken bir yandan da düşüncelerini aktarmış.
Okuyun derim.
Michel De Montaigne, birikimli, küresel bir kültüre sahip olmasına rağmen başka yazarlardan aktardığı alıntılar için şu ünlü sözü söylemiştir:"...Ben kimi zaman dilimin, kimi zaman kafamın yetersizliği yüzünden gereğince soyleyemediğim şeyleri başkalarına söyletirim..."Nitekim "Denemeler" adlı eserinde bol bol alıntılardan yararlanmış olup görüşlerini zenginleştirmiştir.
Sınavlarım, kitabı musmutlu bir şekilde bitirip "artık ölebilirimm" diyerek kendimi yatağa fırlatma biraz engel olsada, kitabı bitirdiğğm ve incelememle karşınızdayım sevgili dostlarr:))

Montaigne başlıca yapıtı Denemeler için "kitabımın özü benim" diyor ve gerçektende öyle. kendisini hiç abartmadan, özenmeden gösteriyor bu kitabında. Tüm kusurlarıyla çıkıyor adeta karşımıza. Yıllardır tanıdığınız bir insanla sohbet edermiş gibi okuyorsunuz kitabı.

Yazılarında ruh, insan, duygular, düşüncelerimiz ve daha birçok konunun üstünde duruyor. Bize bir tek insanı, bir düşünüşü anlatmak yerine hepsinden bahsediyor.

Hani bazı kitaplar olur, okuduğunuza, zamanınızı onun için harcadığınıza bin pişman olduğunuz... Bu kitap onların arasına asla girmeyecek, ki her kelimesini zevkle okudum:))
Saadet bile haddi aşarsa azap olur.
Michel De Montaigne
Sayfa 40 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 34.Basım(Seneca)
Hayatın değeri uzun yaşanmasında değil, iyi yaşanmasındadır. Öyle uzun yaşamışlar var ki, pek az yaşamışlardır.
Michel De Montaigne
Sayfa 113 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Denemeler
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
223
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052440872
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Venedik Yayınları
"Denemeler'i yazarken sağduyumu her fırsatta kullanmaya çalışıyorum. Eğer bilmediğim bir konuysa, önce sağduyumu yokluyorum. Irmağa çok uzaktan bakarım, eğer boyuma göre derin olduğunu düşünürsem kıyıda kalırım. Irmağı geçemeyeceğimi anlayabilmem sağduyumun özelliklerinden biridir." Edebiyat dünyasında bu türün ilk örneğini veren Montaigne, Denemeler'iyle insanlık tarihinin panoramasını gözler önüne sermektedir. Evrensel öze dair düşüncelerini büyük bir içtenlikle dile getiren Montaigne'in okuyucusuyla adeta koyu bir sohbete daldığını fark edeceksiniz. Bu sohbet, birbirinden farklı düşünceler arasında akıp giderken Denemeler ‘in yazılmış olmasının bugün ne denli kıymetli olduğunu anlayacaksınız. Bugün üzerine konuştuğumuz pek çok şeyin özü, düşünme ve konuşma biçimimizin ilk hali Denemeler ‘de yer alıyor çünkü.

"Biz zamanlar Montaigne gibi bir insanın yaşamış olması, bugün şu yeryüzünde yaşamanın hazzını gerçekten artırıyor."

- Friedrich Nietzsche

Kitabı okuyanlar 6.594 okur

  • Mustafa Ece
  • Kübra Yılmazsoy
  • Pınar Cinisli
  • Adil Adem
  • Zülâl Babacan
  • Kübra Snck
  • Halil İbrahim Yıldız

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0.1 (1)
8
%0.1 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları