1000Kitap Logosu
Montaigne

Montaigne

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.7
8,6bin Kişi
35,8bin
Okunma
2.591
Beğeni
46,6bin
Gösterim
Tam adı
Michel de Montaigne
Unvan
Fransız Yazar
Doğum
Dordogne, Fransa, 28 Şubat 1533
Ölüm
Dordogne, Fransa, 13 Eylül 1592
Yaşamı
16. yüzyıl Fransız deneme yazarı. Montaigne 28 Şubat 1533'te Bordeaux'da doğdu. Ailesi onun iyi bir eğitim almasını sağladı. Eğitim süresince Yunan ve Latin edebiyatını öğrendi. Bir süre bulunduğu yörede Belediye Başkanlığı görevini üstlendi. Ailesinden kalan geniş bir malikanede günlerini kitaplarıyla ve yazılarıyla geçirdi. Bu çalışmaların sonucu olarak ünlü Denemeler adlı kitabı oluştu. Montaigne, Denemelerinde başta insan sevgisi olmak üzere iyimserlik, dayanışma, özgürlük ve okuma alışkanlığı üzerine çok özgün yazılar kaleme aldı. Bu yazıları herkesin anlayabileceği sade bir anlatımla okura ulaştırdı.
Elif Kimya S.
Denemeler'i inceledi.
302 syf.
2 gündür okuyacak kitabım yok. Bu yüzden kütüphanemin en kıymetlilerinden olan ve sürekli kütüphanemden işmar eden, kaçıncı defa okuduğumu bilmediğim Denemeler kitabına tekrar başladım. Her okurun hayatında anlam yüklediği, içinde kendini bulup, hayatının bir basamağına koyduğu kitaplar vardır. Denemeler kitabı da benim için o kitaplardan biri. Çünkü hayatının en zorlu (Dört çocuğunu da bebekken kaybeden ve böbrek sancıları yüzünden 38 yaşındayken şatosunun duvarları arasına çekildiği ) döneminde büyük acılar içinde yazdığı bir kitapta bu kadar pozitif olan biri örnek insandır. Bu kitabı okurken kendime tahammül etmeyi, kendimi sevmeyi, umutsuz olmamayı ( etkisi sadece kitap bitene kadar sürsede :)) öğreniyorum. Onca sıkıntıya rağmen hayatta tutunacak bir dal olduğuna inanan ve bunu okuyucuya yansıtan nadir isimlerdendir Montaigne. Edebiyata deneme türünü kazandırmış isimlerin başında olan Montaigne, "Les Essais" (Denemeler) adını verdiği bu eserinde insanlığa değil, kendine mesajlar verdiğini, sadece kendini anlattığını, kendi kendisiyle sohbet ettiğini söyler. Hatta kitaba "Kısacası okuyucu, kitabımın özü “benim”.Boş vakitlerini bu sudan ve anlamsız konuya harcaman akıl karı olmaz. Haydi uğurlar olsun. (Sayfa: 26) ” diyerek sadece kendi deneyimlerini anlattığını baştan vurguluyor. En alçak gönüllü hali ve mütevazi bir şekilde amacının insanlığa hitap etmek olmadığını, kendi kendisiyle sohbet ettiğini söylese de alttan alta genele mesajlar verir, yol gösterir. Herkesin içinden kendine bir pay çıkarmasını sağlar. Deneme türünde yazılmış kitapta 107 yazı, makale bulunuyor. Yayımlandığı günden beri en önemli aydınların, yazarların başucu kitabı olan Denemeler, çoğu felsefe, eğitim konularına değinen ve Ortaçağ dogmantizmini yıkan bir aydınlanma kitabıdır. Montaigne kendi çağının çok ötesinde düşüncelere, fikirlere sahip, ileri görüşlü bir düşünür olduğundan dolayı, hümanist kültürün en önemli kaynaklarından biri sayılan bu kitap 16. yy' dan bu tarihe kadar hala geçerliliğini ve bir başucu referans kitabı olma özelliğini koruyor. Montaigne, Denemeler kitabına hayatının en zorlu zamanlarını geçirdiği dönemde başlayıp, ölene kadar yazmaya devam etmiştir. Kitaba sürekli olarak yeni yazılar eklemiş ve 3 farklı basıma sebep olmuştur bu da. Tek kitabı olan ve tüm hayatını bu kitabı yazmaya adayan Montaigne " Ben kitabımı yaptığım kadar da kitabım beni yaptı " der. Montaigne, kendini kendisini tanımaya adamıştır. Hayat felsefesi "Kendini Tanı" olan düşünür, dünyada belki de bunu en iyi başarmış insandır. Oturup inatla, sabırla kendini, her halini gözlem altına almıştır. Uykusunda bile kendini rüya görürken ne halde olduğu konusunda merak etmiştir. Bu yüzden kendi kendini uyur ve rüya görür halde yakalayıvermek için uşaklarına gece onu aniden uyandırmalarını tembih edermiş. Montaigne göre her insan kendisi için bir derstir, sınavdır. Yeterki onu görebilmeyi, anlamayı öğrensin. " Benim yaptığım şey, bildiklerimi söylemek değil" diyor Montaigne " Kendimi öğrenmek. Başkasına değil, kendime ders veriyorum. " Buna benzer aforizma da diyebileceğimiz çok anlamlı sözlere kaynaklık ediyor, bu kapsamlı eser. Herkese hitap edecek ve sıkılmadan okunacak bir kitap...
Denemeler
8.7/10
· 35bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
18
511
Mikail Balcı
Denemeler'i inceledi.
314 syf.
·
7 günde
·
9/10 puan
Denemeler - MONTAIGNE
"Gideceği limanı bilmeyene hiçbir rüzgârdan hayır gelmez." (s. 296) En sevdiğim alıntı ile başlamak istedim incelememe. Uzun uzadıya anlatması zor olan şeyleri öylesine etkili anlatmış ki... Ve siz değerli okurlara da büyük bir teşekkürü borç biliyorum, eserle tanışmama, okumama vesile olduğunuz için. Eser 1940-1970 yılları arasında yazılmış dört farklı önsöz ile başlıyor. Bu önsözleri kronolojik olarak Montaigne'in hayatı takip ediyor ve akabinde yazar üzerine farklı kişilerin düşünceleri geliyor. Montaigne düşüncelerine "Bu kitabın özü benim." diyerek başlıyor. Eser farklı konularda birçok denemeden oluşuyor. Denemenin tanımına baktığımız zaman "İnsanların duygu ve düşüncelerini kanıtlama ihtiyacı gütmeksizin paylaşması" yer alıyor. Bunu bilerek esere başlarsak katılmadığımız yerler karşımıza çıkınca yadırgamayız. Hatta Malebranche eser için; Montaigne'nin fikirleri yanlış ama güzel, diyor. Gerçekten de katılsak da katılmasak da yaşam, ölüm, yalnızlık, bilim, vicdan, aşk, dostluk, mutluluk, cinsellik, ruh, beden, korku, dil, kitap, yargılar... Daha nice konuda düşüncelerini hayranlıkla okuyoruz. Sizinle sohbet edercesine bir üslubu var. Hayatı boyunca yazdığı tek eser ama birçok esere bedel, özünde büyük zenginlik barındıran bir eser. "Kimi insanla kimi insan arasındaki uzaklık, kimi insanla kimi hayvan arasındaki uzaklıktan çok daha büyüktür." (s. 242) Bir insan ömrüne nasıl tecrübeler sığdırmış ki bu kadar farklı konuda böylesi düşünceler edinmiş diyorsunuz. Yazıldığı dönemi de düşünürsek düşünce olarak çağından çok daha geniş bir zamana hitap ettiğini ifade edebiliriz. İnsanın tabiatını anlamakta ve anlatmakta oldukça başarılı buldum. İnsanı hayatını sorgulamaya iten, okudukça düşündüren, başucu kitabı olabilecek nitelikte bir yapıt. "Tabiat bizi özgür ve bağımsız yaratmış, bizse tutup kendimizi birtakım çemberler içine hapsediyoruz." (s. 225) Bir çırpıda okuyabilir ya da zamana yayabilir, onu bir dost bir sırdaş olarak görebilirsiniz. İkincisini tavsiye ederim. Hepsini bir arada sindirmek o kadar kolay değil zira. Söylemeden geçemeyeceğim, Hasan Ali Yücel Klasikleri Dizisi, şu ana kadar okuduğum her kitabın hakkını vermeyi başarmış. Okumak isterseniz tercih edebilirsiniz.
Denemeler
8.7/10
· 35bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
84
Fadime
Denemeler'i inceledi.
314 syf.
Aklımda Denemeler üzerine bir inceleme yapmak yoktu. Fakat bir şey beni itti buna ve "Konuşmalıyım" dedim. Bu yüzden tam anlamıyla bir inceleme olmayacak sevgili okur, bunu bilmeni isterim. Eline bir kalem al, bir de kağıt. "Elini hiç kaldırmadan aklına gelenleri yaz," desem ne yazardın? Daha önce denedin hiç yazmayı? Ya da şöyle yapalım, bir konu belirleyelim; Dostluk, Aylak Ruhlar, Tanrılar Üstüne, Vicdan Üstüne, Ruh ve Beden Hazları, Cinsel Yanımız, Varlık ve İnsan, Ölümün Tadına Varmak ... Bu konular Montaigne'nin yazdığı yazıların başlıklarından birkaçı sadece. Bir de birkaç konu ben ekliyorum simdi; "Tutku" örneğin. Ne yazardın sen? Ben tüm hücrelerimde hissetmek derdim. Kimileri denizde birkac kulaç atar, kaç saat yüzdüğünü söyler; ben kulaçlarımda özgürlüğü hissederim... Tüm hücrelerimde... "Karanlık" mesela. Nedir karanlığın rengi senin için? Benim için gridir. Siyah ile beyaz arasındaki o renk var ya , kararsızlık, o nokta tam da karanlıktır benim için. "Düşünen kalp, hisseden beyin" sen de ne çağrıştırıyor? Kişi, nesne, renk, olay, duygu... (benim düşüncem içimde kalmalı...) Ya da şu parçayı sen dinleyince ne hissedersin? (Virginio Aiello-Van Gogh) youtu.be/l-fxH--8LFI Konular, başlıklar uzar, gider böyle... Sen yaz ve kalemin sustuğunda kapat defteri. Biraz zaman tanı kendine ve o zamanı bitirdiğinde aç yeniden. Bak "kendi"ne. Bu yazı sen misin? İşte Montaigne'nin yazmasındaki amaca geldim su an: "Kendini tanı!" Ona göre kimse kimseyi değil, en önce kendini tanımalı insan. Kitabı açtığında hissedeceksin bunu. Rahat bir şekilde düşünmüş, kimseyi küçümsemeden söylemiş. Ve gariptir ki insanın kendinden çözümleyemediği farkında olmadığı köşeleri aydınlatmış. İçsel yolculuğuna kendi üzerinden bir ayna tutuyor adeta. Kitabı okuyorken sanki onunla konusuyor gibiydi. Samimi, doğal, içten bir muhabbet... En azından ben böyle hissettim. "Ben düşünüyorum, sen de düşün, bak neler oluyor" der gibiydi. Yazılarda beni şaşırtan nokta ölümden çok bahsediyor oluşu oldu. Fakat hayatına baktığımda yaşadığı onca kayıp onu ister istemez bu konuda daha çok düşünmeye itmiş. Ve gariptir ki beni en çok etkileyen Yazılar ölüme dair olanlar oldu. İçe dönük bir şekilde yazılan yazılarda kendimize dair seyler bulmak mümkün. Varoluş, ümit, acılar, inançlar, yaşama sanatı... Hepsini zihnimizde kurguluyabiliriz. Tutunacak bir neden aradığım sırada kitabın önüme çıkması şanstı benim için. Sevgili okur, elini kaldırmadan yazmaya devam et. Kendini tanı! Keyifli okumalar...
Denemeler
8.7/10
· 35bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
1
31