nyks profil resmi
nyks kapak resmi
"En büyük isyan kitap okumaktır, sizleri isyana davet ediyorum lütfen silahlanınız; silahımız, kalem, defter, kitap olsun sonunda zafer bizim olacaktır."
https://www.youtube.com/watch?v=dYH3gT_6dwE
sorgulamak
Karşıyaka- İzmir
156 okur puanı
10 Şub 2017 tarihinde katıldı.
"En büyük isyan kitap okumaktır, sizleri isyana davet ediyorum lütfen silahlanınız; silahımız, kalem, defter, kitap olsun sonunda zafer bizim olacaktır."
https://www.youtube.com/watch?v=dYH3gT_6dwE
sorgulamak
Karşıyaka- İzmir
156 okur puanı
10 Şub 2017 tarihinde katıldı.
  • "Kuş beyinli", "ayı gibi olmuşsun", "balık hafızalı"

    "Hayvanlar bize bağımlı ve arzularımıza itaat eder hale geldiler. Onların hareketlerini öngörmek yerine onlara emir vermeye başladık. Kutsal kitaplarımız da doğa üzerindeki hakimiyetimizden bahsetmeye başladı."

    "Bazen hayvanların kendi başlarına ne yaptıklarını izliyoruz, ama bazen de onları bizim isteklerimiz dışında pek az şey yapabilecekleri durumlara sokuyoruz."

    •••••••••••••••••••••••••••••••


    Bu kitap benim duygu ve düşüncelerimin bilimsel açıklamalar ve gözlemler eşliği ile kitaplaştırılmış halidir. Yani alıntıları da ekleyeceğim ve göreceksiniz. Hayvanlara karşı küçümseyici bakış açımız, kendimizi üstün görmemiz hiçbir zaman doğru gelmedi bana. Hayvanları belki insanlardan daha fazla önemsemeye başladığımı bile söyleyebilirim. Bizim kadar onların da bu dünyada yaşam haklarının olduğuna, ev olarak seçip betonlar içinde yerleştiğimiz bu yeryüzünün aslında onlara da ait olduğunu düşünüyorum. Onları "kendi yaşam alanlarımız" olduğunu düşündüğümüz yerlerden uzaklaştırma çabamızı anlamıyorum.


    Kitaba geçecek olursak; aslında gözlemlere dayalı bir şekilde daha çok şempanzeler üzerinde yapılan deneyler (karşı olacağımız tarzdan deneyler değil elbet) yer almış kitapta. Hollandalı psikolog etolog frans de waal 1975te dünyanın en büyük şempanze kolonisi üzerine altı yıllık bir proje başlattı. Uzlaşmacı davranışları, yemek paylaşımları, toplumsal ilişkileri üzerinde önemli gözlemler yaparak bu güzel kitabı okumamızı sağladı.


    Kitabın arka kapağında da söylendiği gibi "

    insanların en tepede olduğu bir bilişsel hiyerarşiyi reddeden Waal, onun yerine insan dahil her hayvanın kendine özgü zeka, yeti ve yetenekleriyle değerlendirilir takdir edildiği daha objektif bir model öneriyor.

    ••••••

    Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Hayvanlara benim kadar düşkünseniz vakit kaybetmeyin bile :)
  • nyks
    nyks, Hayvanların Ne Kadar Zeki Olduğunu Anlayacak Kadar Zeki Miyiz?'i okudu.
    @neokuyorum·27 May 15:24·43 günde·Beğendi·İnceledi·10/10
  • nyks tekrar paylaştı.
    Benim için şimdiye kadar yaptığım en özel inceleme olacak bu, umarım yazmak istediklerimin çeyreğini olsun ifade edebilirim.

    Leyla ile Mecnun hayatımda en önemsediğim şeylerden biri. Bir diziye bu kadar anlam yüklemek ne kadar mantıklı tartışılabilir. Ama sitede son zamanlarda denk geliyorum benden yaşça büyük kişilerin yorumlarına; gençliğindeki detayları birbirleri ile paylaşmalarını gülümseyerek okuyorum. Çünkü biliyorum ki yıllar sonra ben de Leyla ile Mecnun dolu anılarımı düşünüp hüzünleneceğim. --> Hocanın ısrarla telefonları bırakın uyarısını takmadan sıranın altında tek kulaklıkla birlikte LM izlediğimizi, "Seni tanıdığımdan beri ne fark ettim biliyor musun, aynı Mecnun gibi konuşuyorsun sen!" şeklinde ilerleyen sohbetleri, hatta o konuşmanın bize iyice sinmesi ve günlük hayatta bilinçsizce ağızdan çıkması ile akabinde gelen kahkahalar, dizide geçen o çok özel şiirleri gönlündeki kişiyle paylaşmak ve üstüne bin kat daha anlam yüklemek, hediye almayı isteyip cesaret edemezken LM temalı bir şeyler almanın arkasına sığınmak, "Aaa zil sesini sen de mi o sahnedeki şarkı yaptın" diye ortak nokta bulmanın sevincini yaşamak... Daha niceleri işte. Kitabı okurken içinde küfür de görünce şaşırdım, arkadaşıma "Küfür de geçiyor biliyor musun" dedim, "Poşet gibi mi :D" dedi. Her şeyin özeti gibi bir olay aslında, Leyla ile Mecnun evreninde poşet küfürdür, kulpu kırık çaydanlık küfürdür, ıslak terlik küfürdür. Sakız sigaradır, erik içkidir. Bu dünyadan değildir Leyla ile Mecnun. Orada her şey mümkündür, uzaya da çıkılır, yerin dibine de batılır, mecaz değil cidden batılır! Hatta Mecnun "yeraltına" batmışken kenarda Dostoyevski göze çarpar bir şeyler yazarken :)) Yakalamasını bilene en ince absürd espriler oradadır. Bi de bunları anlayınca sevinir insan, "Yavvv adamlar ne ince düşünmüş yav helal olsun Burak Aksak!!" denilir. Bunu yapmak da farzdır.

    Şimdi kitap incelemesinde diziyi anlatmak da eleştirilme sebebim olur belki ama buna da bir savunmam var. Ben diziyi azcık da olsa izlememiş birinin bu kitabı okuyup beğeneceğini kesinlikle düşünmüyorum. Cidden dürüst olalım, güzel bi kitap mıydı o kadar? Yooo. Leyla ile Mecnun evrenine yabancı biri olarak okusam "Ne yaşıyo ya bunlar" diye sorgulardım. Nitekim diziye ilk başladığım zaman da hiç anlam verememiştim inanın ki, bu kadar insan neyini seviyor bu dizinin demiştim. Ama sonra 104 bölümü de sıra ile izledim. Hayatımda bu kadar zamanımı aldığı halde zerre pişmanlık hissetmediğim tek konu da budur belki de. Bir sürü yapım harikası diziyi de bitirdim ama hiçbirini şu saçma sapan LM'ye değişmem. O küçük, bencil, gösteriş dolu dünyamızda gerçek samimiyeti bize hiçbir şey bu dizi kadar gösteremezdi.

    Neyse işte ne diyordum, bu kitap da bir edebiyat harikası değil elbette. Bir sürü kusur var. Hatta çok komik giderken bi anda öyle bi son yazmış ki "Pardon noluyoruz???!!!" oldum. "Haa, o niye öyle oldu ki şimdi?" diye isyan ettim İsmail Abi sesiyle, "Nidennn?" diye sordum. Ama yine de eleştiremem ya. Gönlümde hanları sarayları var şu an bu kitabın. Vallahi uydurmuyorum, okurken her şeyi duydum ben kulağımda. Bütün o meşhur replikleri karakterlerin sesi ile okudum, belki de bu yüzden hayatımın en keyifli okumalarından biri oldu.

    Yalnız bu kitap bana hiç yetmedi. Cidden her karakterden küçük bi tadımlık bırakmış önümüze. 104 bölüme gelen 105. bölüm gibi oldu biraz yani. Burak Aksak çok önceden Twitter'dan söz vermişti kitapla ilgili. "Bir gün mutlaka" demişti. Valla kralsın Burak reyiz, inan ki bu kadar çabuk beklemiyordum ben, nasıl mutlu ettin bi bilsen. Ama inşallah daha da çoook edersin, inan ki buna ihtiyacımız var.

    Leyla ile Mecnun edebiyatının baydığını söyleyenleri görüyorum her geçen gün. Kimseyi de eleştirmeyeyim en iyisi. Üzerinden yıllar geçtiği halde hala sevenleri arasındaki dayanışmaya hayran kalmak çok daha keyifli. Eleştirenlere sormak istediğim tek şey var: "Senin ağzından çıkanla kulağının duyduğunun tuttuğu bir mi? Algıda mı seçicisin sen?" :)

    Gerçekten canım hala yazmak istiyor ama buraya kadar bile okuyan çok az olacaktır diye düşünüyorum. Sonuna kadar dayananlar için klişelerin en güzelini, en umut dolusunu, en samimisini bırakıp kaçıyorum: O GEMİ BİR GÜN GELECEK.

    ---
    Hee bi de unutmadan:
    ÇAY ERDAL BAKKAL'DA İÇİLİR.
  • Keşke dedim okuduğum çoğu cümlede, keşke ülkeye şu kitabı dağıtsam herkes okusa ve bir değişim başlasa ülkenin dört bir yanında. İşte Mustafa Kemal bu dediğim şeyden çok daha zor olanı yaptı. Ülkeyi aynı bu kitapta birkaç kişinin yaptığı gibi güzelleştirdiği, fikirleri güzelleştirdi. Şimdi ise yine geri geri gidiyoruz ama konumuz bu değil şimdi.

    Kitap gerçekten Finlandiya'nın nasıl yoktan var olduğunu bize adım adım anlatıyor. Bir ülkede, bir toplumda sanatçısından iş adamına, öğretmeninden doktoruna ne kadar meslek varsa aslında hepsinin halkı bilgilendirmek için, yol göstermek için ne kadar önemli olduğunu anlatıyor. Halk da tabii öğrenmeye ve bilgiyi alıp uygulamaya geçebilecek bir beyin olmalı. Ne yazık ki bu her toplumda mümkün değil. (!)

    Evet arkadaşlar ben gerçekten kitabın bana çok şey kattığını düşünüyorum. Elimden geldiğince arkadaşlarımla paylaşıp çevremdeki herkesin okumasını sağlayacağım. Sadece okumak yeterli değil Bunu paylaşıp görülmesini, bilgilerin paylaşılmasını da sağlamak iyi geliyor en azından. Hepinize iyi okumalar.
  • Dünyadaki birçok halkın yamyamlık durumundan henüz kurtulmadıkları, sadece insan yeme yöntemlerinin farklılaştığını sonucuna vardım.
"En büyük isyan kitap okumaktır, sizleri isyana davet ediyorum lütfen silahlanınız; silahımız, kalem, defter, kitap olsun sonunda zafer bizim olacaktır."
https://www.youtube.com/watch?v=dYH3gT_6dwE
sorgulamak
Karşıyaka- İzmir
156 okur puanı
10 Şub 2017 tarihinde katıldı.
2018
18/90
20%
2 günde 1 kitap okumalı.
En çok okuyanlar'da 2436. sırada.

Şu anda okudukları 2 kitap

  • Kavgam
  • Sarah'nın Anahtarı

Okuduğu kitaplar 132 kitap

  • Simyacı
  • Beyaz Zambaklar Ülkesi
  • Türklerin Tarihi
  • Hayvanların Ne Kadar Zeki Olduğunu Anlayacak Kadar Zeki Miyiz?
  • Bir Rol Yaratmak
  • Soğuk
  • Bir Başkan Bir Şehir Bir Aşk
  • Vadideki Zambak
  • Zeplin
  • İyiyim Oturuyorum

Okuyacağı kitaplar 278 kitap

  • Kime Çektim Ben Bilmem ki
  • Olmayan Kuşlar Ansiklopedisi
  • Kurtulan Kızlar
  • Çığlık
  • Şikago Mezbahaları
  • Körburun
  • Bir Başka Mavi
  • Düşünmek Yetmez Sorgulamalısın
  • Adınla Çağır Beni
  • Kayıp Kurban

Kütüphanesindekiler 94 kitap

  • Hayvanların Ne Kadar Zeki Olduğunu Anlayacak Kadar Zeki Miyiz?
  • Beyaz Zambaklar Ülkesi
  • Utanç Odası 2
  • Freud - Mutluluğun Mimarı
  • Soğuk
  • Utanç Odası 1
  • Bay Düdük
  • Resident Evil - Şeytanın Dönüşü
  • Vadideki Zambak
  • Ölümün Gizli Yüzü

Beğendiği kitaplar 91 kitap

  • Hayvanların Ne Kadar Zeki Olduğunu Anlayacak Kadar Zeki Miyiz?
  • Beyaz Zambaklar Ülkesi
  • Utanç Odası 2
  • Freud - Mutluluğun Mimarı
  • Çırak
  • Soğuk
  • Utanç Odası 1
  • Bay Düdük
  • Resident Evil - Şeytanın Dönüşü
  • Vadideki Zambak

Beğendiği yazarlar 8 kitap

  • Aziz Nesin
  • Lois Lowry
  • Zülfü Livaneli
  • Ayşen Aksakal
  • Tess Gerritsen
  • Carol Rifka Brunt
  • Sabahattin Ali
  • Hasan Ali Toptaş