"En büyük isyan kitap okumaktır, sizleri isyana davet ediyorum lütfen silahlanınız; silahımız, kalem, defter, kitap olsun sonunda zafer bizim olacaktır."
m.youtube.com/watch?v=WA-Q-Ux...
Saygı korkmak ve çekinmek değildir. kökenine göre bir insanı olduğu gibi görebilme yetisi onu özgün bireyselliğin içinde fark edebilmeyi belirtmektedir. saygı diğer kişinin olduğu gibi büyüyüp gelişmesine duyulan ilgi anlamına gelir
Aytürk ülkücü hareketin doğduğu ortamı hazırlayan faktörleri incelerken “devletin seçkinlerinin bir kısmının solun yükselişinden duyduğu endişeyi ve bu endişe yüzünden normalde çok tercih etmeyecekleri halde uç sağa verdikleri desteği görmezden gelemeyiz” demekte. Ve Ülkü ocaklarının kuruluşuna dair genellikle sol eğilimli araştırmacı yazarlar ve gazeteciler tarafından hazırlanmış eserlerde sık sık “ İstihbarat”, “mit “, “ derin devlet, gladio gibi ifadelerle, ispat edilemesede de ima edilmenin ötesine geçen iddialarla karşılaştığımızı çok da bilimsel sayılmayacak bu literatüre göre ülkü ocaklarının altmışlı yılların sonunda sola karşı silahlı mücadele vermek üzere devlet eliyle kurulmuş devlet eliyle eğitilmiş bir grup olduğu iddiasını belirtmektedir.
Çocukluğumuzda duyduğumuz bazı şeyler bir daha silinmemek üzere hafızamıza kazınır. Tabii bunama beyne yerleşip acımasız silgisini devreye sokmazsa ileri yaşlara kadar da orada kalır.
Boş bir odaya belli bir miktarda gaz verildiği zaman, oda ne kadar büyük olursa olsun, gaz odanın tamamına yayılır. Ne kadar küçük ya da büyük olursa olsun, acı da insanın ruhuna ve bilincine tamamen yayılır. Dolayısıyla insanın çektiği acının “büyüklüğü” kesinlikle görecelidir.