Adı:
Ethica
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
419
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055272357
Kitabın türü:
Çeviri:
Çiğdem Dürüşken
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kabalcı Yayınları
Baskılar:
Etika
Ethica
Ethica
Ethica
Türkçeye ilk kez Latince özgün metinden çevrilen Batı Felsefesi'nin sarsılmaz klasiği Spinoza'nın Ethica'sı, ele aldığı "Tanrı, İnsan, Zihin, Beden, Akıl, Duygular, Özgürlük" gibi derin felsefi konulara matematiksel bir düşünme yöntemiyle ve mantık kuralları çerçevesinde yanıt arayan, özgün bir üslupla kaleme alınmış, zorlu, çarpıcı ve kışkırtıcı bir eserdir. Tanımlarla, açıklamalarla, önermelerle, önerme sonuçlarıyla, kanıtlamalarla ve notlarla örülü içeriği, insanın bu eseri çoğu felsefe kitabından ayrı bir rafa yerleştirmesini, zihninin en açık ve en berrak anında o raftan alıp okumaya başlamasını, hatta bütün kitabı bitirdikten sonra tekrar başa dönüp bu kez daha ayrıntılı bir bakış açısıyla okumasını gerektirir. Bu yüzden belki de ancak Spinoza'yla karşılıklı oturup konuşarak, tartışarak, dura dura, sindire sindire okununca kavranabilecektir. O vakit görülecektir ki, aslında Ethica'nın o yoğun mantık örgüsü içine gizlediği tek bir hedefi vardır: insan aklını varlığın en üst bilgisine erişecek kıvama getirmek ve bu şekilde insana sonsuz bir mutluluk yaşatmak...
342 syf.
·16 günde·Puan vermedi
Spinoza'dan önermeler ve bunlara bağlı kanıtlamalarla dolu, hatta dolu dolu bir felsefi kitap.
Spinoza'nın da belirttiği gibi, eserin tarz ve sistemi "geometrik" bir şekilde düzenlenmiş. Geometri, Spinoza'nın düşünce yapısında bir düşünce biçiminin kusursuz bir şekilde ortaya konulmasının yolu olarak anlaşılır. Tıpkı Öklid geometrisinde olduğu gibi Spinoza da Ethica'sında temel aksiyomları önce ortaya koyar ve daha sonra sistemini bunun üzerinde inşa eder. Yani aksiyomların kesinlenmesinden sonra her şey tümdengelimli bir şekilde ortaya konulur. 
Öncelikle Tanrı'nın varlığı ve sıfatları ile başlıyor. 'Tanrı bir mi, sonsuz mu, tanrı yaratılması gereken mi?' tarzında soruları, kendi önermeleri ve bunlara verdiği kanıt niteliğindeki cevaplarla incelemiş Spinoza. Bu bölümden sonra ise ruhun varlığı ve yokluğuna, duygulara, yani biraz daha ahlâk ve varlık felsefelerine yönelmiş. Kıskançlık, şehvet, hırs, zalimlik, cüretkarlık gibi birçok duygunun tanımını yapmış kendince. Örneğin ödlekliği şöyle tanımlıyor: 'Emsallerinin üstlenmekten kaçınmadıkları bir tehlikeden korktuğu için arzusuna gem vuran bir insanın yaşadığı durum'. Bu gibi öznel tanımlardan, insanın duygu dünyasından oluşan bir bölüm. Hatta okurken en zevk aldığım bölüm diyebilirim. Çünkü bu tanımlarla bir yerde insana kendini sorgulatıyor aslında.

Biraz uzun sürdü okumam. Çünkü her ortamda her istediğinizde okuyabileceğiniz bir kitap değil bence. Bunun nedeni ise kitabın çok derin konular içermesi ve yoğun dikkat gerektirmesi. Alfa yayınları da kitabı gerçekten daha anlaşılır kılan bir sürü dipnot koymuş, bu yayından okumanızı öneririm.
Bol düşünmeler :)
342 syf.
·10/10
beş ana bölümden oluşan müthiş bir spinoza eseri. kropotkin ve spinoza lafı hiç eğip bükmeden, başladığı paragrafın başında ne diyorsa sonunda da dediğini çok sağlam bir şekilde bağlamaları çok hoşuma gidiyor. bir şey söylüyor ama onu da temellendirerek, kanıtlayarak ve daha önemlisi düşündürerek söylüyorlar. okuyanı ya sorgulayarak muhalif olur yazara ya da sorgulayarak yazarı benimsemeye başlar. ama sorgulayarak... işte bütün mesele burada. spinoza'nın zaten hemfikir olunsun diye yazmadığı alenen ortada olduğu için insanı düşünmeye sevk eden felsefi eserlere bayılıyorum. laf aramızda haz duyuyorum.

içeriğine derinlemesine girip çok şey yazmak isterim ama okumayanlar vardır. merak uyandırması açısından ana başlıkları şöyle bir sıralayayım ilgisini çeken alıp okusun.

- tanrı hakkında
- ruhun tabiatı ve kökü üzerine
- duygulanışların kökü ve tabiatı üzerine
- insanın köleliği üzerine
- zihin gücü ve insan hörgücü üzerine
342 syf.
·49 günde·Beğendi·8/10
Ethica'yı okumak isteyenlere bu çeviridense, Kabalcı Yayınları'ndan çıkan Çiğdem Dürüşken'e ait olan çeviriyi tavsiye ederim, çünkü eserin ana dili olan Latince'den direk çeviridir. Hilmi Ziya Ülken'in bu çevirisi ise Fransızca kaynaktandır. Ayrıca Ethica'yı okumadan önce Spinoza'yı tanımanızı şiddetle tavsiye ederim.
342 syf.
·Beğendi·10/10
Tekil birşey yani sonlu ve sınırlı varoluşa sahip herhangi birşey kendisi gibi sonlu be sınırlı varoluşa sahip başka bir neden tarafından varolmaya ve bir eyleme belirlenebilir ..
510 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Kitap 5 bölümden oluşuyor.
1. Tanrıya dair
2. Ruhun tabiatı ve köküne dair
3. Duygulanışların köküne ve tabiatına dair
4. İnsanın köleliğine ve duygulanışların kuvvetine dair
5. Zihnin gücüne yada insanın hürlüğüne dair
Yazar bu beş bölümde her bölümün de kendi içinde birbirinden farklı öneri/hipotez içermekte ve bunları da kanıtlama yapıyor.
Kitapta ki konularda bir takım önerilerde bulunuyor ve bu önerileri kanıtlamaya çalışıyor ve bazılarından sonra o konuyla hikaye örneklendirme yapıyor.
342 syf.
·Puan vermedi
Etika okumadan, kimse felsefenin ve hakikatin ucundan geçemez. Etika tözün tek ve bölünmez olduğunun, tözden başka birşey olmadığının matematiksel ve geometrik şekilde anlatıldığı yegane eserdir. Etika olmadan kimse tanrının ne olduğunu da ne olmadığını da anlayamaz. Etika insansı tanrı anlayışına karşı yıkıcı bir balyozdur.
342 syf.
·Beğendi·10/10
kimsenin düşüncesini yargılamıyorum fakat açık konuşmak gerekirse, bu kitabı okumayan insan tanrı var mı yok mu tartışmasına girmesin, en azından tartışılan bütün kişiler okumamış olsun ya da hepsi okumuş. okunuşu bir hayli zahmetli olmasına rağmen kendi adıma hayatımda çok büyük vizyon kazandığımı düşündüğüm bir kitap olarak nitelendirebilirim.
342 syf.
·597 günde·Puan vermedi
Kitaba yeni başladım sayılır, aynı anda Max Stirner'ın "Biricik ve Mülkiyeti" de devam ettiği için yorucu ve bol bol notlu bir okuma serüveni olacak gibi :)
342 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Kitap kendi içerisinde bir bütünlükte olan ve kendini tamamlayan bir başyapıt. Bunu kutsal kitaplarda dahil hiç bir kitapta bulamazsınız. Etikayı okumak zordur. Önerme ve aksiyomlar içerisinde boğulursunuz. Kitabın sonlarına doğru okuması kolaylaşır. Önemli bir konuda hızlı bir şekilde okumaktır, ne kadar hızlı olursanız ilişkileri kurmanız o denli kolay olur. Spinoza kurduğu ilkeler ile hayatını sürdürmüştür. Bu bakımdan saygı duyulası bir hayatı vardır. Onun felsefesini anlayıp uygularsanız mutlu bir şekilde yaşar ve gülümseyerek ölürsünüz. Keşke onun yasalarıyla yaşayabilsem, ancak insanlar arasında yaşarken bu yasalara uymak gerçekten çok zor.
510 syf.
·37 günde·Beğendi·Puan vermedi
Ezeli ve ebedi zihnimden sana bu mektubu gönderiyorum. Çok net görüyorum ki senin aklın
bu kitapla ezeli ve ebedi durumda. Fikirlerini yorumlama veyahut okuma maksatlı bilenler başka başka kişiler olsalar da, bu senin aklının ezeli ve ebedi oluşunu ve özünü değiştirmez. Ve yorumlar başka başka olsalar da.
Söylediğin tüm o fikirler beynimin her bir nöronuna tutunma çabası gösterirken, çabam; fikrimle beraber giden bir sevinç yaşadı. İlk başlarda seni anlamakta zorlanıyor gibi görünsem de, bil ki bu da fikrimle beraber giden bir sevinç doğurdu, sonlara doğru kalan sayfaları okumadan anlamıştım.
Sen de , Hegel’in dediği gibi, “Herkesteki insanı anlayamayan, insanı hiç anlayamaz.” diyorsun. Varolma çabama güzel bir ışık tuttun.
Bir kitabı daha anlamış fakat henüz tam özümseyememiş bulunmaktayım. Özümsemek eylem istiyor. Aslında oldukça pratik bir felsefen var, sadece "anlama" istiyor. Ve insana insanca davranmayı senin fikirlerinle çok daha güzel öğrendim. Çok sayıda duyguyu birkaç temel duyguyla ilişkilendirmen ve bunlardan ibaret oluşunu göstermen beni sarstı, çünkü milyon tane duygu var diye bilirdim. Şimdiyse, beş parmağımı geçmiyor. Nöronlarıma taht kurdun... Ezeli ve ebedi zihnimin fikirlerini okuduğum sürece kötü fikirlerinden arındırdın. Eyleme geçtikçe sevincim artacak, eminim. Ve dediğinle bitireceğim, "Mükemmel şeyler nadirdir ve bir o kadar da zor bulunur."
# bu kitabı bitirince niye büyük bir şey başarmış gibi hissettim acaba? Mükemmele bir adım daha yakın olduğumdan mı... Acaba!
İlk okuduğumamı,Lacan'ın ergenliğinde duvarına sayfalarını astığı eser olduğunu duyduğumda yapmıştım.Tuhaf ve enteresan olmuştu. Sokrates'in Herakleitos'un çalışması adına söylediklerini paylaştığım bir arkadaşımın yüz ifadesini anımsıyorum."Bir daha söylesene sen şu yazarın adına hele." demişti."Yanlız çevirisi baya sıkıntılı malesef" diye eklemiştim.Kitabın latince olduğu gerçeğinden hareketle keşke Çiğdem hoca çevirse bunu da bir daha baksam diye de içimden geçirmiştim.Dileğimin kabul olduğunu gördüğümde ağzımdaki çayı genzime kaçırdım şaşkınlıktan.Bir kitapkafenin yeni çıkanları sergilediği raftan gözüme ilişmişti tam da çayımdan ilk yudumu almak üzereyken. Biri soracak olursa diye ekliyorum, bunu kısa incelememin en önemli meselesi olarak görüyorum, bir eserin orjinali latince ise mümkün halde en güzel,akıcı,yakın çevirisini Çiğdem hoca yapar ve bu kitap da Türkçe felsefe metinleri açısından bu çerçevede önemlidir.Kitabın kendi ağırlığından ve insanlık,literatür açısından öneminden bahsetmeye de gerek duymuyorum.
Yaşadıklarımdan öğrendim ki, günlük yaşantımızda biteviye olan olaylar aslında boş ve anlamsız şeyler. Anladım ki zihnimi ele geçirmelerine izin vermediğim sürece, korkularıma neden olan durumların hiçbiri kendi başına ne iyi ne de kötü. Bu yüzden ben de en sonunda kararımı verdim ve... salt zihne hitap edebilecek nitelikte bir şey varsa, yani, keşfettiğimde ve kendisine vakıf olduğumda gerçekten de bana sürekli, üstün ve sonsuz mutluluğu yaşatabilecek nitelikte hakiki iyi diyebileceğim bir şey varsa, işte bu şeyi araştırmaya koyuldum.
Bir insan sevdiği bir şeyden sevgisi tamamen yok olacak şekilde nefret etmeye başlamışsa, duyguların nedeni aynı olduğundan, o şeye karşı o şeyi hiç sevmemiş olduğu zamankinden daha fazla nefret duyacaktır ve bu nefret, önceki sevgisi ne kadar büyükse o kadar büyük olacaktır.
Kibirli insanlar asalakların ve dalkavukların varlığından hoşlanır, asil ruhların varlığındansa nefret eder..
Aksiyom I
 Var olan her şey ya kendisinde, ya da başka bir şeyde (vel in se vel in alio ) vardır.
Baruch Spinoza
Sayfa 36 - epub

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ethica
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
419
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055272357
Kitabın türü:
Çeviri:
Çiğdem Dürüşken
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kabalcı Yayınları
Baskılar:
Etika
Ethica
Ethica
Ethica
Türkçeye ilk kez Latince özgün metinden çevrilen Batı Felsefesi'nin sarsılmaz klasiği Spinoza'nın Ethica'sı, ele aldığı "Tanrı, İnsan, Zihin, Beden, Akıl, Duygular, Özgürlük" gibi derin felsefi konulara matematiksel bir düşünme yöntemiyle ve mantık kuralları çerçevesinde yanıt arayan, özgün bir üslupla kaleme alınmış, zorlu, çarpıcı ve kışkırtıcı bir eserdir. Tanımlarla, açıklamalarla, önermelerle, önerme sonuçlarıyla, kanıtlamalarla ve notlarla örülü içeriği, insanın bu eseri çoğu felsefe kitabından ayrı bir rafa yerleştirmesini, zihninin en açık ve en berrak anında o raftan alıp okumaya başlamasını, hatta bütün kitabı bitirdikten sonra tekrar başa dönüp bu kez daha ayrıntılı bir bakış açısıyla okumasını gerektirir. Bu yüzden belki de ancak Spinoza'yla karşılıklı oturup konuşarak, tartışarak, dura dura, sindire sindire okununca kavranabilecektir. O vakit görülecektir ki, aslında Ethica'nın o yoğun mantık örgüsü içine gizlediği tek bir hedefi vardır: insan aklını varlığın en üst bilgisine erişecek kıvama getirmek ve bu şekilde insana sonsuz bir mutluluk yaşatmak...

Kitabı okuyanlar 243 okur

  • Erdinç Uysal
  • Güneş
  • Efe Karakaya
  • Mely Morenica
  • nedimbayram
  • NURHAN EVCİL
  • Kitap_kurdu
  • ş.
  • görkem toker
  • Emre Uğur

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%2.4 (2)
9
%2.4 (2)
8
%1.2 (1)
7
%1.2 (1)
6
%1.2 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0