Spinoza, yaklaşık 350 yıl önce afaroz edilmek pahasına “doğa dışında bir tanrı aramayın, çünkü yok” diyebiliyor.
Gerçi kitabını kendisi hayattayken yayınlatamıyor ama ölümünden hemen sonra yayımlanan eseri yüzyıllardır değerini hiç yitirmediği gibi, gittikçe de daha fazla anlaşılıyor, önemi artıyor, tespitleri kabul görüyor...
Spinoza bu eserinde Tanrı, doğa, insan, irade, zihin, akıl, duygu, özgürlük konularını işliyor.
Kısaca: “Tanrı’nın cezalandırması korkusuyla ahlaklı olmaya çalışmayın. Zira tanrı (doğa) kimseyi ödüllendirmediği gibi cezalandırmadı, cezalandırmayacak. Siz mutlu ve erdemli olmak için dürüst ve ahlaklı olun, göreceksiniz siz de, çevreniz de mutlu olacaksınız” diyor.
Ailesi onu haham yetiştirmek istiyordu ama o sadece Yahudiliği değil bütün dinler ve tanrıların tartışmaya bile gerek görmeyecek kadar değersiz, basit, asılsız kurgular/vehimler/varsayımlar olduğunu söylüyor.
Gerek çok tanrılı gerekse de tek tanrılı dinler ilgi alanım ve bu konularda bir hayli kitap okudum fakat hiçbir peygamber, hiçbir inanç sistemi Spinoza'nın önermeleri kadar bana inandırıcı gelmedi.
Yahudi cemaati üç bin yıllık dinlerine, peygamberlerine, tanrılarına hiç güvenmiyor olmalılar ki, Spinoza'nın tezlerini karşı tezle çürütmek yerine, onu aforoz ediyorlar.
Spinoza da kitabında yeni bir tanrı önermesine rağmen, dürüst davranıyor ve "bana bunları tanrı vahyetti, bana ve kitabıma inanırsanız hem dünya hem de ahiretiniz kurtulur" deme ihtiyacı hissetmiyor.
Kitabın tek olumsuz yönü yazar, kendi önermelerini, tezlerini delil gösteriyor ki, bu gerçekten çok mantıksız, gereksiz, sıkıcı ve hatta aptalca.
Zira, Spinoza mantığa, akla aykırı tek kelime etmiyor ki, delile ihtiyacı olsun.
Örneğin pek çok yerde “her şeyi yoktan var eden, tek yaratıcı doğa/tabiattır” diyor ve