Existential Psychotherapy

Irvin D. Yalom
Tahmini Okuma Süresi:
15 sa. 25 dk.
Sayfa Sayısı:
544
Basım Tarihi:
Aralık 1980
Yayınevi:
Basic Books
Orijinal Adı:
Existential Psychotherapy
ISBN:
9780465021475
Dil:
İngilizce
Format:
Ciltli
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·768 syf.··
2025 28. kitabı
Hayatıma dair en derin soruların kapısını aralayan kitaplardan biri oldu Varoluşçu Psikoterapi. Bu eser, sadece psikolojinin sınırlarında dolaşan bir çalışma değil; insanın çıplak hakikatine, savunmasız varlığına ve zamanla yarışan ruhuna tutulan keskin bir aynadır. Okudukça anladım ki, insanın asıl mücadelesi dışarıyla değil, kendi varlığıyla. Kitap bana, yaşamın dört büyük gerçeğini — ölüm, özgürlük, yalnızlık ve anlam arayışı — bir teori değil, bir kader gibi sundu. Ölümün kaçınılmazlığı, bende tuhaf bir şekilde karanlık değil, canlılık hissi uyandırdı. Yaşamak için sonsuz zamanım olmadığını, bu yüzden her anın bir seçim, her seçimin de bir bedel olduğunu fark ettim. Ve belki de insanın özgürlüğü, tam da bu sınırlılığın içinde başlıyordu. Özgürlük kavramı kitaptan taşarcasına ağırdı: Kendi hayatımın sorumluluğunu üstlenmediğim sürece hiçbir şey değişmeyecekti. Başkalarını, şartları, kaderi suçladığım her an, aslında kendi rotamı teslim ediyordum. Anladım ki insan, kendi hayatının mimarı olmak zorunda; aksi hâlde yaşam, insanı kendi içinde yutan bir akıntıya dönüşüyor. En sarsıcı yüzleşme ise yalnızlık üzerineydi. Sosyal kalabalıkların içinde bile insanın özünde tek başına olduğunu okumak değil, hissetmek meseleydi. Nihai kararları, nihai korkuları ve nihai yüzleşmeleri kimse bizim yerimize üstlenmiyor. Bu gerçek önce ürkütücü geldi, sonra özgürleştirici: Kendime ait bir iç oda olduğunu ve o odanın kapısını açmadan hiçbir iyileşmenin mümkün olmadığını anladım. Kitap, anlam arayışını bir lüks değil, ruhun zorunlu nefesi olarak gösterdi. Hayatın amacı dışarıda hazır bir cevaptan ibaret değil; insanın cesaretiyle şekillenen bir yaratım. Bu düşünce beni, yaşadığım her şeyin pasif bir kader değil, aktif bir tercih olabileceği fikrine taşıdı. Acının bile, ona bir anlam
Varoluşçu PsikoterapiIrvin D. Yalom · Kabalcı Yayınevi · 19991,169 okunma
10/10
·712 syf.··
2025 39. kitabı
·
100 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 20:19
“Varoluşçu Psikoterapi kitabı, sanırım Yalom’un tüm eserleri arasında en kapsamlı ve kuramsal olanı. Buna rağmen anlatımı, rahatlıkla genele hitap ediyor. Diğer kitaplarında psikolojik temaları insan hikâyeleri üzerinden işlerken, bu kitapta yaklaşımının felsefi ve psikolojik temellerini derinlemesine açıklamış. İnsanın özgürlük, ölüm, yalnızlık, benlik yalıtımı ve anlam arayışıyla baş edebilmesinin yollarını incelemiş. Varoluşun en temel sorularını ele almış; ölüm korkusu, hayatın anlamı, ve insanın kendini anlama çabası üzerine düşündürüyor. Psikoterapiden çok, yaşamın ve insanın özüne dair güçlü bir rehber gibi. Okuyucuya ince bir farkındalık katacaktır."
Psikoloji-İnceleme
Varoluşçu PsikoterapiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 20181,169 okunma
Varoluşçu Psikoterapi
Puan vermedi·712 syf.··
2025 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2025 19:18
Kitap dört başlık altında incelenmiş. Ölüm, zeminsizlik(özgürlük), yalıtım ve anlamsızlık. Her biri kendi içinde çok fazla detaylandirilip özüne kadar inilmis. Kitapta en çok adı geçen psikiyatrlar Frankl, Maslow, Freud, May 'dir. Kitabın yazılması bir kaç yıl sürmüş. Bu, kitabın ne kadar özenilerek ve detaylı yazıldığının en güzel kanıtı. Psikolojiye ilgi duyan herkes okuyabilir ama okurken çok fazla not tutmak ve bazı tanımlara bakmak gerekiyor çünkü dediğim gibi her konuyu çok derinden irdelemiş. Ölüm bize anksiyeteyi anlamamızda yardımcı olur, yorumların dayandırılacağı dinamik bir yapı sunar ve bakış açısında önemli bir değişimi başlatan sınır deneyim olarak hizmet eder der Yalom. Ölümü ve ardındaki sır perdesini aralamanın bireyin içsel dünyası için bir ışık gibi görür ve bu ışığın yarattığı etkiyle insan anksiyete sorununun temeline inip çözüm bulabilir. Terapinin nihai görevi hastanın değiştiremediklerini yeniden yorumlamasına yardımcı olmaktır. Varoluşsal suçluluğu kabul etmek ve yüzleşmek bazı hastalarda çok zordur. İçsel muhakemedeki yetersizliği terapist sağlamalı ve ona üçüncü bir göz olmalıdır. Yapılan her sağlıklı yorum, varoluşsal sancı düzeyini daha aza indirip hastaya kendini daha iyi hissettirebilir. Varoluşsal yalıtım, insanın kendisi ve başka biri arasında kapatılamayan uçuruma gönderme yapar çoğu zaman. Yalıtım karşısında korkuya kapılan kişiler, varoluşlarını doğrulamak için başkalarının varlığına gereksinim duyarlar; kendilerinden daha büyük olanlar tarafından yutulmayı isterler veya başkaları yoluyla kendilerini yükseltmeye çabalarlar. Adeta bir merdiven görevi görür diyebiliriz. Son kısım yani anlamsızlık bölümünde kitaptan; anlam sorunları, hayatın anlamları, anlam kaybı ve neden anlama gereksinim duyuyoruz gibi başlıklar altında
Varoluşçu PsikoterapiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 20181,169 okunma
9/10
·712 syf.··
2021 30. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2021 18:04
Varoluşçuluk, temelini doğrudan felsefeye dayandırdığı için psikoterapi ekolleri arasında derinliği en fazla olanların başında geliyor. Yalom'un da kitapta belirttiği üzere danışanların danışmaya gelmede görünür sebeplerinin altında çoğu zaman varoluşsal sebepler yer alıyor. Deneyimsiz ve varoluşçu ekole uzak terapistler bu durumu fark etmekte zorlanabilirler. Kitapta yer alan konu başlıklarından anlamsızlık, ölüm korkusu, yalnızlık ve bunların beraberinde getirdiği kaygıyı neredeyse hepimiz deneyimliyoruz. Ancak çoğumuz, bu varoluşsal kaygıları günlük hayatın karmaşasına kapılıp geçiştiriyor ve çoğu zaman inkar ediyoruz. Varoluşçu psikoterapi bu kaygıları kendimizle ve çevremizle bütünleşmek, büyümek ve değişmek için bir tür yakıt olarak görüyor. Ruh sağlığı uzmanlarının takip ettikleri ana kuram olmasa bile varoluşçu psikoterapiden birçok noktada faydalanabileceklerini düşünüyorum.(örnek olarak terapiye gelen her danışan somut bir sebepten dolayı başvurmayabilir) Konu varoluşçu felsefe olunca derin cümleler ve önermelerin tadından da yetmiyor tabi. Birçoklarını burada alıntı olarak paylaştım bazılarını da defterime kaydettim.
Psikoloji
Varoluşçu PsikoterapiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 20181,169 okunma
10/10
·768 syf.··
2022 48. kitabı
Varoluşçu psikoterapi, orijinal adı existential psychotherapy olan Irvın Yalom’un tuğla gibi kitabıdır. Bu tuğlada varoluşçu psikoterapi 4 aşamada inceleniyor: Ölüm Özgürlük Yalıtım Anlamsızlık Ölüm kitabın ilk bölümü olan ölüm kısmında, insanların bir gün ölecek olmalarıyla ilgili duydukları endişe, daha doğrusu anksiyete işleniyor. ölümün gerçekliği ile ilk kez yüzleşilen çocukluk çağlarında, çocukların ölüme bakış açısı ve bu bakış açısının çocuk büyüdükçe, kişinin karakterini nasıl şekillendirdiği de belirtilmiş. Antik çağdan birisiydi sanırım, namı da "l" ile başlıyordu; araştırmak gelmedi içimden, şöyle buyurmuştu kendisi: "ölüm varken ben yokum, ben varken ölüm yok. o halde korkacak ne var?" (hepinizin elinin altında bilgisayar/telefon var araştırıp bulursunuz elbette kimin sözü olduğunu, ben metnin akışını bozmayayım(!) dilersem sözün sahibinin adını da buraya eklerim.) varoluşçu psikoterapi kitabı, ilk bölümünde bu sözün anlamını kanıksayamayan insanların nasıl bir terapiyle iyileşebileceklerini detaylı bir şekilde olmasa da, örnekler vererek bize anlatıyor. bir psikoterapist mutlaka kitabın bu kısımlarından benim bu kitaptan faydalandığımdan daha çok yararlanacaktır ama taze bir ölümden sonra okumaya başladığım bu kitap kimi miniminnacık yaralarımı iyileştirdi diyebilirim. Özgürlük kitabın ikinci kısmı özgürlük bölümünde ise sorumlulukları tarafından kısıtlanan insanoğlunun sorumluluktan kaçma meylinde olması ama bir yandan da bu kaçışı göze alamaması ikilemi ele alınmış. bu bölümde ilginç oluşumlardan söz ediliyor. hani şu manifestolar yayınlayarak "hayatınızın dizginlerini ele alın." , "değiştirebileceğiniz tek şey kendinizsiniz" vs gibi mottoları olan organizasyonlar işte. bu organizasyonlar hakkında çok renk verilmemiş olsa da çok da
Varoluşçu PsikoterapiIrvin D. Yalom · Kabalcı Yayınevi · 19991,169 okunma
Kaçınma Davranışım Üzerindeki İncelemem
10/10
·712 syf.··
2026 2. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 15:12
İlk defa burada bir kitap üzerine inceleme yazıyorum. Diğer okuduğum kitaplar gibi bunun için de yazma gibi bir planım yoktu. Son sayfayı okuduktan sonra fikrim değişti. Yaklaşık bir yıldır okumaya çalıştığımı, ilgimi çekmesine rağmen araya hep başka kitaplar sıkıştırdığımı fark ettim. Psikoloji okurken öğrendiğim bir kavram olan “kaçınma davranışı” sergilediğimi nasıl da gözden kaçırmışım. Varoluş üzerine okuduğum ilk kitap değil lakin beni gerçekten etkileyen, fikirlerimi değiştirdiğini fark ettiğim varoluşla ilgili ilk kitap. Varoluş amacımı, kim olduğumu, neden yaşamam gerektiğini özellikle çok sık okuyup derin düşüncelere dalan insanların yaptığı gibi ben de çok sık yapıyordum. Ve burası artık benim için konfor alanı olmuştu. Bu kitaba başlayınca bende bir şeylerin değişmeye başladığını fark ettim ve bu fark edişten sonra ara sıra dönüp birkaç sayfa okudum sadece. Kitaba yeniden aylar sonra başlayıp bitirmemde beni artık rahatsız eden düşüncelerimin olduğunu es geçmek istemiyorum. Bu defa konfor alanımdan çıkmak, o düşüncelerden gerçekten kurtulmak istediğimi anladım. Kitap Yalom’un yine sade, anlaşılır diliyle hiçbir şeye sıkı sıkı tutunmadan, her yere, her insana uyabilecek bir şekilde yazılmış. Özellikle son bölümü okurken kendi açımdan doğru düşündüğümü ve değer verdiğim bir uzman ile aynı fikirde olduğumu görmek beni mutlu etti açıkçası. Kitabın içeriği ile ilgili değil aslında benim kendi deneyimim ile ilgili bir inceleme oldu. Okunmasını kesinlikle tavsiye ettiğim akıcı, bilgilendirici bir kitaptı. Döktürmesi Yalom’dan, okuması bizden…
Varoluşçu PsikoterapiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 20181,169 okunma
Puan vermedi·712 syf.·
2021 46. kitabı
Varoluşçu terapi insanın varoluşundan kaynaklanan kaygılara odaklanan dinamik bir yaklaşım. Bunlar daha çok, ölüm, yalnızlık, yalıtım, anlamsızlık ve nihilizme kadar uzanan; insanın kendisiyle ve ötekiyle ne yapacağını bilemediği yahut kendisinin ve ötekinin özünde degersizligi ile ilgili oluşan düşünce ve tutumların ve buna her daim eşlik eden mutlak yalnızlığının ağırlıyla yaşadığı ızdırabı kapsıyor. Modern çağda daha sık rastladığımız varoluş ile ilgili problemler bize dönemin birer artığı belkide. Esasında ihtiyaçlar hiyerarşisinde hayatta kalmak için gerekli olan ihtiyaçlarını karşılamak ile meşgul olan Insan bunları düşünecek zamanı da pek bulamaz. Öyle düşünüyorum ki varoluşla ilgili kaygılar önümüzdeki yıllarda daha da artış gösterecektir. Bunda üretim topluluğundan tüketim topluluğuna gecisimizin etkisinin büyük olduğu aşikar. Weber'in "insan hayatta kalmak için çalışmaz, çalışmak için de hayatta kalır" sözü her zaman karşımda durur. Kendini üretime, paylaşıma açmayan insan iç kaynaklarını kısa sürede tüketecek ve içine düşeceği boşluğun girdabina tutulacaktır. Freud "insan hayatin anlamını sorgulamaya başladıysa, hastadır " der. Bağzı filozoflar, analistler ise tam tersini dile getirmişlerdir. Belki de cümleyi açmak gerekiyordur. Insan hayatını anlamsız bulmaya başladığında hastalanıyor. Buna ek olarak anlamın peşinde koştuğunda da hastalanıyor. Ve her birimiz farklı farklı zamanlarda bu soruyu kendimize soruyoruz "hayatin anlamı ne?" Eğer dinsel bir bakış açısına sahipseniz buna cevap vermeniz daha kolay olabilir sizin için, dini bakış açısının dışından görmek istersek şöyle söylemek gerekiyor ki hayatin kendi özünde taşıdığı hiçbir anlam yok. Anlam kişinin kendi türettiği, yatırım yaptığı, düşlediği, hedeflediği şeyler doğrultusunda ve her birey için
Varoluşçu PsikoterapiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 20181,169 okunma
Rüyada koşmak isteyip hareket edememeye benziyor.
10/10
·712 syf.··
2026 10. kitabı
"Ayrı olmak. Çaresiz olmak, dünyayı - şeyleri ve insanları- etkin bir biçimde kavrayamamak anlamına gelir; benim karşılık verme yeteneğim olmaksızın dünyanın beni istila etmesidir." demiş Yalom. Varoluşçu Psikoterapi Acı olan yalnızlık değil; etkinsizlik, yani geri bildirimsizlik. Zor olanın tek başına olmak olduğunu sanmak ama aslında karşılık verememek, olan bitene. Yaşamak ama gösterememek. Tanık bulamamak. Her deneyimi ispatlamak zorundaymışsın gibi hissetmek. Dünyanın öznesi halinden çıkıp nesnesi haline gelmek.
Duygu ve Düşünce
Varoluşçu PsikoterapiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 20181,169 okunma
9/10
·712 syf.··
Beğendi
·
2024 59. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2024 14:47
Nietzsche Ağladığında kitabını okuyup hayran kaldıktan sonra yazarın tüm kitaplarını okumaya niyet ettim. Bu kitabı da hem bu vesileyle hem de merak duygumla okudum ve beni sorgulamaya, düşünmeye iten bir kitap oldu. Irvin Yalom varoluşçu terapiyi “kişinin varoluşundan kaynaklanan konulara odaklanan dinamik bir terapi yaklaşımı” olarak tanımlar. Genel olarak kitap varoluşçu problemlerle nasıl baş edileceğini göstermeye çalışmaktadır. Yalom, dört nihai kaygıdan bahseder. Bunlar: Ölüm, Özgürlük, Yalıtım ve Anlamsızlıktır. Kitap bu dört temel kaygıyı içeren bölümlerden ve bunların alt kısımlarından oluşur. Yalom, bu kaygılara dair önemli açıklamalarda bulunmuş, hastalarından örnekler vermiş ve araştırmalarla konuyu desteklemiştir. Kitap bu alanda çalışma yapanlar için çok kıymetli bir kitap olmasının yanı sıra bu konulara ilgi duyan herkesin okuyabileceği bir kitap. Bu alana yabancı olanlar açısından hiç zorlanmayacaklarını söylemek doğru olmayacak ama sınırları biraz zorlamak iyi olacaktır.
Psikoloji
Varoluşçu PsikoterapiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 20181,169 okunma
10/10
·768 syf.·
2017 100. kitabı
Varoluşçu psikoterapi? Nedir bu? "bireyin var olmasından kaynaklanan endişelere odaklanan dinamik bir terapi yaklaşımıdır." diye yanıtlar Yalom. Ve "varoluştan" kaynaklanan nihai kaygıları şu temeller üzerine oturtur: (1)Ölüm; bireyin varlığını sürdürme eğilimi ile ölümün kaçınılmaz oluşunun farkındalığı arasındaki çatışma. (2)Özgürlük; bireyin farkına vardığı dışsal yapının yokluğu(zeminsizlik) ile zemin ve yapı için duyduğu arzu arasındaki çatışma. (3)Yalıtım; mutlak kişisel yalnızlığımızın farkındalığı ile daha büyük bir bütün olmaya duyduğumuz arzu arasındaki çatışma. (4)Anlamsızlık; anlamsız bir evrendeki bireyin anlam arayışından doğan çatışma. Geleneksel dinamik yapının(psikanalitik) aksine varoluşçu psikoterapi şöyle bir formül önerir: Temel Anksiyetelerin Farkına Varma >Anksiyete>Savunma Mekanizması Bu hayranlık uyandırıcı eserde Yalom bu temel formülasyonla, nihai anksiyeteleri ile ve bunların sonucu olarak değişen psikopatoloji paradigmalarını ilk defa bu kadar "bir arada" kılabilmiştir. Doğası gereği varoluşçu kuram terapistler tarafından anlaşılmaz ve yeterince bilimsel olarak görülmez. Ancak eser terapistlere güven sağlayıcı/oluşturucu varoluşçu bir perspektif sağlar. Üstelik klinik deneyimler, araştırma bulguları, filozoflar, felsefi paradokslar, zengin sanat ve edebiyat malzemeleri, geniş literatür taraması ile eser hem niteliğini ortaya koymakta hem estetik bir bütünlük kurmakta. Elbet Yalom'un dili de bunda etkin; oldukça anlaşılabilir kılma güdüsü sezilmekle birlikte amacına ulaşmaya çalışırken onu olanaksız kılmamıştır. Eserde özellikle beni hoşnut kılan şey ise Yalom'un varoluşçu kuramı oluştururken(eserde) farklı hatta karşıt sayılabilecek kuramları benimsemiş ya da o kuram içinde doğmuş teorisyenlerin görüşlerini de varoluşçu psikoterapiye katkı
Varoluşçu PsikoterapiIrvin D. Yalom · Kabalcı Yayınevi · 19991,169 okunma

Yazar Hakkında

Irvin D. YalomYazar · 37 kitap
Yahudi asıllı Amerikalı psikanalist, psikiyatrist, psikoterapist ve yazar. Profesör unvanına sahip olan Yalom, Standford Üniversitesi'nden emekliye ayrılmış olup, alanında oldukça zengin bir yapıya sahip, bilimsel kitapların ve romanların sahibidir. Yalom, varoluşçu psikoterapinin en önemli yaşayan temsilcilerinden biridir. Aynı zamanda Uluslararası Sigmund Freud – Psikoterapi 2009 ödülünün de sahibidir. Washington, DC'de dünyaya gelen Yalom'un Yahudi kökenli ailesi, I. Dünya Savaşı'nın bitmesinden kısa bir süre sonra Polonya sınırlarına yakın bir Rus kasabası olan Celtz'ten ABD'ye göç etmiştir. ABD'nin en etkili psikanalistlerinden biri olarak kabul edilen Yalom'un, kendine akıl hocası olarak kabul ettiği kişi Jerome D. Frank'dı. Yalom, psikanalistler içinde sürekli olarak kritize edilen psikanalizin geliştirilmesinde öncülük yapmış ve aynı zamanda psikanalizdeki uzun ama etkileyici yeni rehabilitasyon yöntemleriyle insanın psikolojik rahatsızlıklarını yeniden ve daha iyi anlamayı sağlarken, uyguladığı yöntemlere has içeriklerle dolu yazdığı romanlar onun edebiyat dünyasında da yer edinmesine yardımcı olmuştur. Irvin David Yalom, toplum bilimci ve yazar Marily Yalom ile evlidir. Bu evlilikten dört çocukları olmuştur. Kaliforniya, Palo Alto'da yaşamaktadır. Yazdıklarında kullandığı genel metafor psikanalitiktir ve felsefeyle de iç içedir. Grup terapilerinde uyguladığı varoluşçu yöntem, klasik bir yöntem olsa da Yalom, bunun günümüz psikanalizinde deforme olmasını engelleyen çok daha sonuç alıcı bulgularla devam ettirmiştir.