Victor Hugo'nun hayatının, eserlerinin anlatıldığı kısa bir kesitten sonra aforizmalarının, şiirlerinin bulunduğu güzel, anlamlı bir kitap.
Her kesime hitap eden sözleri ve insanın kendini bulabileceği şiirleri gerçekten okunmayı hak ediyor.
Yazarlık
"Tarihin en kısa mektuplaşmasının Hugo ve yayıncısı Hurst and Blackett arasında geçtiği söylenir. Sefiller yayınlandığında Hugo tatildeydi. Kitabın aldığı reaksiyonu merak ederek yayıncısına sadece "?" yazarak bir telegraf gönderdi. Yayıncısı da ona sadece "!" yazarak romanın ne kadar başarılı olduğunu belirtti."
Yürümeye ikna edip yol ortasında bıraktığınız herkesin gölgesi başka yollarda önünüze düşecek. Dünya biraz da bu yüzden yuvarlaktır.
Kimseye kendinizi anlatmak için uğraşmayın, Herkes işine geldiği gibi görür....
AforizmalarVictor Hugo · Ezr Yayıncılık · 2019381 okunma
Victor Hugo Bir yazarın düşünce dünyasına inebilmek için o yazarı yazar yapan majör olaylara bakmak gerekiyor. Genelde büyük yazarlar bu majör olayların etkisini kitaplarına yansıtmıştır. Bu yüzden aforizma kitapları benim için önemlidir. Çünkü aforizmalar yazarın ideolojik dünyasındaki izlerin flashbackleridir. Doğru kitaplar, doğru insanların ellerinde doğruluğa erişirler. Aforizma kitapları gözlemlediğim kadarıyla bazı okurlar için hafife alınan kitaplardır bu kesinlikle yanlış bir kanıdır. Bu kitaplar yazarın çekirdeğidir. Bu çekirdeğin içinde ahlaksal prensiplerden, ideolojik dünyaya kadar bir çok iz bulunabilir. Unutmayın doğru okunan bir aforizma kitabı yazarı size doğru tanıtır.
Victor Hugo’nun küçük kesitler şeklinde kitaplarından derlenmiş harika ödesi aforizmaları hepsi birbirinden kaliteli. Tavsiye edebileceğim kitapların başında geliyor.
AforizmalarVictor Hugo · Ezr Yayıncılık · 2019381 okunma
Victor Hugo 26 Şubat 1802'de Fransa'da doğdu. Liseyi bitirdikten sonra kendini tümüyle edebiyata adadı. 1824 yılında Fransız coşumcularının (romantikler) yayın organı olan La Muse Française dergisini kurdu. Cenacle adını taşıyan coşumcu sanatçılar çevresinin üyesi ve onun odak noktası oldu. 1830-1843 arasında en verimli dönemlerinden birini yaşadı. Romanları, tiyatro yapıtları ve şiirleriyle başarıdan başarıya koştu. 1831'de Notre Dame de Paris (Paris'in Notredame Kilisesi) adlı büyük romanını yayımladı. 1841 yılında Fransız Akademisi'ne üye seçildi. Çok sevdiği kızı Leopoldine'nin 1843'de kazayla boğularak ölmesi üzerine 1852'ye dek yeni yapıt vermedi. 1848 Devrimleri'nden sonra parlemento üyeliğine seçildi. 3. Napoleon'un hükümet darbesini engellemeye çalıştı, başaramayınca 1851 yılında Belçika'ya kaçmak zorunda kaldı.
Ateşli bir demokrasi ve cumhuriyet yanlısı olarak imparatorluk rejimini eleştiren yapıtlar yazdı. 1855-1870 arasını küçük bir İngiliz adası olan Guernsey'de geçirdi. O dönem yazarlığının en üretken yılları olmuştur. 1862 yılında başyapıtı olan Les Misérables (Sefiller) adlı romanını yayımladı. Bunu 1866'da Les Travailleurs de la Mer (Deniz İşçileri) ve aynı yıl L'Homme qui Rit (Gülen Adam) gibi önemli romanları izledi.
Fransa'da Cumhuriyet yeniden kurulunca Paris'e döndü. Ulusal Meclise seçildi. Artık Fransa'nın en gözde kişilerinden biriydi. Paris Komünü'nün ezilmesinden sonra komüncülerin bağışlanması için çok uğraştıysa da sonuç alamadı. Giderek siyasal ve toplumsal yaşamdan elini eteğini çekti.
1885 yılında ölüm döşeğinde iken; "Tanrı'ya inanıyorum, ahirete inanıyorum; fakat hiçbir kilise papazını başımda istemiyorum. Beni seven bütün dünya insanlarının gönülden dualarını bekliyorum. Bu benim için kafidir." diyerek 22 Mayıs 1885 yılında hayata gözlerini yummuştur.