·
Okunma
·
Beğeni
·
3.217
Gösterim
Adı:
Varoluşçu Psikoterapi
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
712
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052994177
Orijinal adı:
Existential Psychotherapy
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Baskılar:
Varoluşçu Psikoterapi
Varoluşçu Psikoterapi
Varoluşçu psikoterapi dünya çapında pek çok şekilde uygulandı ve uygulanmaya devam ediyor. Fakat şu ana dek tutarlı bir yapıdan, varsayımlarının analizinden ve faydasına dair değerlendirmeden yoksundu. Grup Psikoterapisinin Teori ve Pratiği adlı kitabı 1970’ten beri alanında bu işlevi gören Irvin Yalom, varoluşçu psikoterapiyi arka planı, sentezi ve çerçevesiyle birlikte ortaya koyuyor.

Yalom’un hayatla ilgili dört nihai kaygı olarak tanımladığı “ölüm, özgürlük, varoluşsal yalıtım ve anlamsızlık” etrafında organize olan kitap, bütün bu varoluşsal kaygıların anlamını ve onlarla karşılaştığımızda meydana gelen çatışma türlerini ele alıyor. Yalom bu kaygıların kişilik ve psikopatolojide kendini nasıl gösterdiğini ve bunlara dair bilgimizin tedaviye nasıl destek olacağını anlatıyor. Bu kitap, kendi klinik deneyimlerinde geleneksel kuramların yetersizliğini sezen psikoterapistler için entelektüel bir temel oluşturarak deneysel araştırmalara yeni kapılar açıyor.

“Bu harikulade kitabın varoluşçu psikoterapi alanındakiler, hatta tüm klinisyenler için bir klasik haline geleceğine inanıyorum. Ancak Varoluşçu Psikoterapi’nin okuyucu kitlesini yalnızca psikiyatrist ve psikologlarla sınırlamak yanlış olur, bu kitabın insanların neyi niçin yaptığını anlamak isteyen herkese faydası dokunacaktır.”

- Rollo May -

“Varoluşçu Psikoterapi bu alanda çalışan psikoterapistler için çok değerli ama insan yaşamı üzerine kafa yoranlar için de sıra dışı bir okuma deneyimi sunuyor.”

- Jerome D. Frank -
768 syf.
·16 günde·Beğendi·10/10
--Kitap hakkında spoiler içerebilir--

Kitabı kısaca özetleyecek olursam kitap her insanın var oluşundan kaynaklı endişelere odaklanan bir terapi yaklaşımını ele alıyor ve insanların var oluş kaygılarını dört temel başlık altında inceliyor. En bilindik kaygı ölüm, en kolay korkuya neden olanı da bu. Şu anda varız, ama bir gün olmayacağız ve bundan kaçamıyoruz. Bunun bilincinde olmanın verdiği korku. İkincisi özgürlük, her ne kadar olumlu bir anlam taşısa da aslında kişilerin tamamen kendi dünyasından, seçimlerinden ve hareketlerinden sorumlu olmasından kaynaklı endişe getiren bir özgürlük kavramından bahsediyor. Üçüncüsü ise yalıtım yani her ne kadar çevrenizde insanlar da olsa en sonunda o insanlarla aranızda olan boşluğunuz. O insanlar her daim yanınızda değil, olamazlar da. Var olurken tek başınızaydınız, ayrılırken de tek başınıza olacaksınız. Sonuncusu ise anlamsızlık. Yani eğer ölmek zorundaysak ve her birimiz aslında kendi dünyamızda tek başımızaysak o zaman hayatın anlamı nedir? Neden yaşıyoruz ve nasıl yaşamalıyız?

Benim için oldukça dolu dolu bir kitaptı ve kapağı kapattığımda bir süre durup bir yandan köpeğimi okşadım bir yandan da boşluğa bakarak düşündüm.
768 syf.
·15 günde·Beğendi·10/10
Varoluşçu psikoterapi? Peki Nedir bu?
"bireyin var olmasından kaynaklanan endişelere odaklanan dinamik bir terapi yaklaşımıdır." diye yanıtlar Irv. Ve "varoluştan" kaynaklanan nihai kaygıları şu temeller üzerine oturtur: (1)Ölüm; bireyin varlığını sürdürme eğilimi ile ölümün kaçınılmaz oluşunun farkındalığı arasındaki çatışma. (2)Özgürlük; bireyin farkına vardığı dışsal yapının yokluğu(zeminsizlik) ile zemin ve yapı için duyduğu arzu arasındaki çatışma. (3)Yalıtım; mutlak kişisel yalnızlığımızın farkındalığı ile daha büyük bir bütün olmaya duyduğumuz arzu arasındaki çatışma. (4)Anlamsızlık; anlamsız bir evrendeki bireyin anlam arayışından doğan çatışma.
Geleneksel dinamik yapının(psikanalitik) aksine varoluşçu psikoterapi şöyle bir formül önerir:
Temel Anksiyetelerin Farkına Varma >Anksiyete>Savunma Mekanizması
Bu hayranlık uyandırıcı eserde Irv bu temel formülasyonla, nihai anksiyeteleri ile ve bunların sonucu olarak değişen psikopatoloji paradigmalarını ilk defa bu kadar "bir arada" kılabilmiştir. Doğası gereği varoluşçu kuram terapistler tarafından anlaşılmaz ve yeterince bilimsel olarak görülmez. Ancak eser terapistlere güven sağlayıcı/oluşturucu varoluşçu bir perspektif sağlar. Üstelik klinik deneyimler, araştırma bulguları, filozoflar, felsefi paradokslar, zengin sanat ve edebiyat malzemeleri, geniş literatür taraması ile eser hem niteliğini ortaya koymakta hem estetik bir bütünlük kurmakta. Elbet Irv. 'ün dili de bunda etkin; oldukça anlaşılabilir kılma güdüsü sezilmekle birlikte amacına ulaşmaya çalışırken onu olanaksız kılmamıştır.
Eserde özellikle beni hoşnut kılan şey ise Irv' ün varoluşçu kuramı oluştururken(eserde) farklı hatta karşıt sayılabilecek kuramları benimsemiş ya da o kuram içinde doğmuş teorisyenlerin görüşlerini de varoluşçu psikoterapiye katkı olarak görebilmesidir. Bu gerçek anlamda kendi zenginliğinin yanında varoluşçu perspektifin açıklama gücünü arttırmıştır.
Eseri, May'in inanç beslediği gibi bir klasik olarak görüyorum.
768 syf.
·9/10
Hala okumaktayım. İnsanın kendini tanımasında yol gösterici, sağlam bir kitap. Yalnız şunu söylemeden edemeyeceğim; kitap kapağı bu kadar çirkin olmak zorunda mıydı acaba? Kabalcı'nın bu konuda bi kere daha düşünmesi gerek bence.
Edit: Uzun soluklu bir okuma oldu. Zaten birden okuyup sindirilecek bir kitap değil. Varoluşa dair hepimizin yaşadığı sıkıntılara açıklık getiriyor yazar. Ölüm anksiyetesine çok geniş bir bölüm ayrılmış. Diğer bölümler ise Özgürlük (Sorumluluk-İsteme), Yalıtım ve Anlamsızlık.
768 syf.
·5585 günde·8/10
Sosyal bilimler alanında okuduğum ilk kitaptı.2002 yılında okumuştum.Voruluşçu felsefeyi gayet iyi bir şekilde psikolojiye uyarlayan bir kitap.Kitapta genel olarak; tüm insanların bilinaltında yer alan ortak duyguların Freud psikolojisiyle analizi yapılıyor. Ölüm korkusu mesela..Tüm insanlar ölümden korkarlar..Ama ölüm anındaki 10 saniyelik süreden mi korkarlar yoksa "unutulup gitmekten" mi korkarlar? Bazı insanlar bu ölüm korkusunun arkasında yatan "yokolup gitme korkusuna"; bir peygamber/ felsefi önder/psikiyatrist gibi bir kişinin tüm öğütlerini ve önergelerini uygulayarak çözüm bulmaya çalışmıştır. Bu şekilde , ölüm korkusunu yenmeye çalışmışlardır. Bazı insanlar; dine girerek bu yokolma korkusuna çare bulmaya çalışmış. Bazı insanlar da, dünyada kendilerine ait bir iz bırakarak bu yokolma duygusunu yenmeye çalışmışlardır. Örneğin, ileri derecede kanser hastası olan bir kişi, ileri yaşına ve hastalığına rağmen resim sergisi açmaya ya da yüksek bir dağa tırmanarak bu yokolmaya direnmeye çalışmıştır.Beni çok etkileyen bir kitap oldu..
Nietzsche Ağladığında kitabını okuduktan sonra hayranı olduğum İ. Yalom kitabı...
Existential Psychotherapy orijinal adiyla 1980 yilinda akademik bir dille, profesyoneller icin yazilmis olan aslında bu kitap. Daha sonra sadeleştirilerek, psikoterapi ile ilgilenmese de bu konu hakkinda bilgi edinmek isteyen okuyucular icin yeniden duzenlenip basılmış bir İ. Yalome kitabı.
I.Yalom bu kitabını ölüm, özgürlük, yalıtım, anlamsızlık olarak dörde bölmüş ve insanın kendi içindeki tutarlılığını nasıl kontrol altına alabileceği hakkında adeta yol haritası vermiştir. Hayatta neyi neden yaptığıni bilmeyen ve fakat çok merak eden herkesin okuyabileceği bir eser. Kalın olması korkutmasin sizi, kolay değil psikoterapi okumak değil mi? ;))
768 syf.
·Puan vermedi
Üniversite 1.sınıfta hocamız derse geç kalanlara kitap aldırırdı daha sonra o kitapları sınavda en yüksek puanı alana hediye ederdi. Bu kitapta bu şekilde elime ulaştı, alan arkadaş içine not yazmıştı haftalık harçlıklarımla aldım diye yıllar sonra o notu tekrar görmek beni mutlu etti ayrıca. ikinci okuyuşumda daha derin kavradığımı söyleyebilirim. Kitap teorik olarak teknik detayları inceliyor.
Psikodinamik yaklaşımları 3 e ayırabiliriz.
1-Freudyen yaklaşım
2-Neo-Freudyen yaklaşım
3-Varoluşçu yaklaşım
Bu kitap varoluşçu yaklaşımın 4 temel kaygı üzerine kurulu olduğunu söylüyor ve bu kaygıları gidermek için klinik öneriler sunuyor. Bunlar :
1- ölüm
2-özgürlük
3-yalıtılmışlık
4-anlamsızlık
Bireyin varoluşsal anksiyetelerini geniş bir felsefi perspektiften ele almaktadır.
768 syf.
·Beğendi·9/10
Kitap biraz kalın olsa da akıcı bir şekilde okunabiliyor. Özellikle psikoloji alanında çalışanlar için.
768 syf.
·Beğendi·10/10
Varoluşçu psikoterapinin kuramcılarından olan I.Yalom bu kitabında;kitabı dörde bölerek(ölüm,özgürlük,yalıtım,anlamsızlık) insanın kendi içindeki tutarlılığının kontrolü,neyi neden yaptığıyla ilgilenen herkesin okuyabileceği bir eser...
768 syf.
·Beğendi·8/10
Birkaç kere başa dönerek okumayı başardım. Aslında psikolog ve psikiyatristler için ders kitabı niteliğinde. Ama yazarın diline alışkınsanız kavramanız daha kolay oluyor.
768 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10
Kitap içerik, anlatım ve tercüme dili olarak, bu alanda okuduklarımın en güzeli diyebilirim. Akıcılığı etkileyen dizgi ve anlatım hatalarını, yayınevine ilettim.umarım yeni baskıda düzeltirler.
Güzel örnekleme ve tespitler 765 sayfa kitaba serpiştirilmiş.
Anlayamadığınız ya da sıkıldığınız yerde aman kitabı terk etmeyiniz, o sayfaları atlamanızı öneririm.
Psikoloji, sosyoloji ve felsefe, kitapta iç içe. Bir kitap ile farklı noktalara odaklanarak, yeni bakış açıları ediniyor okur.
768 syf.
·121 günde·Beğendi·9/10
varoluşçu psikoterapi aslında tekrar tekrar okunmak için dönülecek bir kitap..özellikle diğer terapi ekollerinde yaşadığım tatminsizliğin nedenini şimdi daha iyi anladım..varoluşçu felsefeye de odaklanmanın yolunu açabilir..
İnsan kendi sıkıntısını kendisinin yarattığını fark etmedikçe değişmek için motivasyonu olamaz.
Bazı etkileşim grubu liderleri, her grup üyesine mezar taşlarında ne yazacağını sorarak “varoluşçu şok terapisinin” bir şeklini kullanmışlardır.
“Ne istiyorsun?” sorusu genellikle hastaları şaşırtır, çünkü bu soruyu kendilerine nadiren sormuşlardır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Varoluşçu Psikoterapi
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
712
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052994177
Orijinal adı:
Existential Psychotherapy
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Baskılar:
Varoluşçu Psikoterapi
Varoluşçu Psikoterapi
Varoluşçu psikoterapi dünya çapında pek çok şekilde uygulandı ve uygulanmaya devam ediyor. Fakat şu ana dek tutarlı bir yapıdan, varsayımlarının analizinden ve faydasına dair değerlendirmeden yoksundu. Grup Psikoterapisinin Teori ve Pratiği adlı kitabı 1970’ten beri alanında bu işlevi gören Irvin Yalom, varoluşçu psikoterapiyi arka planı, sentezi ve çerçevesiyle birlikte ortaya koyuyor.

Yalom’un hayatla ilgili dört nihai kaygı olarak tanımladığı “ölüm, özgürlük, varoluşsal yalıtım ve anlamsızlık” etrafında organize olan kitap, bütün bu varoluşsal kaygıların anlamını ve onlarla karşılaştığımızda meydana gelen çatışma türlerini ele alıyor. Yalom bu kaygıların kişilik ve psikopatolojide kendini nasıl gösterdiğini ve bunlara dair bilgimizin tedaviye nasıl destek olacağını anlatıyor. Bu kitap, kendi klinik deneyimlerinde geleneksel kuramların yetersizliğini sezen psikoterapistler için entelektüel bir temel oluşturarak deneysel araştırmalara yeni kapılar açıyor.

“Bu harikulade kitabın varoluşçu psikoterapi alanındakiler, hatta tüm klinisyenler için bir klasik haline geleceğine inanıyorum. Ancak Varoluşçu Psikoterapi’nin okuyucu kitlesini yalnızca psikiyatrist ve psikologlarla sınırlamak yanlış olur, bu kitabın insanların neyi niçin yaptığını anlamak isteyen herkese faydası dokunacaktır.”

- Rollo May -

“Varoluşçu Psikoterapi bu alanda çalışan psikoterapistler için çok değerli ama insan yaşamı üzerine kafa yoranlar için de sıra dışı bir okuma deneyimi sunuyor.”

- Jerome D. Frank -

Kitabı okuyanlar 158 okur

  • Esma Siyahtaş
  • Güven Özcan
  • UÇA
  • Fedai Kabadayı
  • Ozge avcı
  • Funda Ekici Güner
  • B.Kayabaşı
  • Duman

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%3.3 (2)
9
%1.7 (1)
8
%1.7 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0