Yavaşlık

7,8/10  (25 Oy) · 
81 okunma  · 
24 beğeni  · 
1.357 gösterim
Yavaşlık'ın kıssasından çıkan hisse şu: "Yavaşlığın düzeyi anının yoğunluğuyla doğru orantılıdır; hızın düzeyi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır." Yavaşlık ile anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Bir şey anımsamak isteyen kimse yürüyüşünü yavaşlatır. Buna karşılık, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır.

"Kundera, gerçek `libertin'liğin gücünü görüntünün zorba güçsüzlüğünün karşısına, Epikuros'un hazlarını otomobilin karşısına çıkartıyor."
(Jean-Pierre Tison, LIRE)

"Varoluşun dayanılabilir hafifliğinin savunusu. Diderot ile Gogol yüzümüze ayna tutuyorlar: Sanıldığı kadar çirkin değiliz..." (Alain Bosquet, MAGAZINE LITTERAIRE)


"Yavaşlık, ciddi bir roman değil, bir şaka: Gevezeliğin can sıkıcı ciddiliğinde yitmekte olan hazzın gizini, haz aracılığıyla ve haz için yeniden bulmaya çalışan bir kitap. Don Kişot da bir şakaydı." (Pierre Lepape, LE MONDE)

"Milan Kundera, Roman Sanatı'ndan bu yana, kurmaca (fiction) ile denemeyi, deneyim ile imgelemi birleştiren bir roman biçimini ileri sürüyor. Ona göre roman sanatı bütün olanaklarını tüketmiş değil, keşfedilmeyi bekleyen daha bir yığın yol var." (Antoine de Gaudemar, LIBERATION)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2013
  • Sayfa Sayısı:
    150
  • ISBN:
    9789755106274
  • Orijinal Adı:
    La Lenteur
  • Çeviri:
    Özdemir İnce
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Pelin Tunç 
31 Oca 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bir adamın içsel konuşmalarını içeren kitabın başlarında yoğun anlatımı sebebiyle biraz zorlandım diyebilirim. Tabi üslubuna sayfalar ilerledikçe alıştım.

Konusuna gelecek olursam, Fransada'da bulunan gizemli şatoda eşiyle konaklamakta olan anlatıcının ağzından 2 farklı yüzyılda geçen hikaye anlatılmakta. Tabi bu öyküleri belli sırayla değil, iç içe geçmişlikte söz konusu. Öykülerin ortak noktası haz. Dolayısıyla cinselliğinde bulunduğu öykülerini en ince ayrıntısıyla sohbet havasında anlatarak yorumlamış. Bazı bölümlerinde bu konuya dair gerçek yaşam hikayelerini eklemekten geri kalmamış. Buna ek olarak anlatıcı Marquis de Sade'nin Yatak Odasında Felsefe, Choderlos de Laclos'ın Tehlikeli İlişkiler kitaplarını üstün körü yorum yapıp atıfta bulunmuş. Kısacası Yavaşlık'a başlamadan önce bu kitapları okumanın yararı var diye düşünüyorum. Kurgulanan 2 farklı yüzyılda geçen öykülerindeki kişileri kendi zamanında buluşturması, anlatıcının derin düşüncelerinden dolayı uyuyan eşinin kabus görmesi gibi absürtlükleri mevcut.

Sonuç olarak, anlatıcının çıkarımlarını kaçırmamak adına dikkatli okunması gerektiği kanısındayım.

Fatoş Çetiner 
28 Nis 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Kitap karmaşık bir dille yazılmış, okunması zor. Dikkatlice ve çok yavaş okumanızı tavsiye ederim. Kitapla ilgili etkilendiğim bir kavramı, aşağıdaki paragrafta okuyabilirsiniz.

"Yavaşlık ve anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Gözümüzün önüne en sıradan bir durum getirelim; Bir adam sokakta yürüyor. Birden bir şey anımsamak istiyor, ama anı uzaklaşıyor. O anda, kendiliğinden yürüyüşünü yavaşlatıyor. Buna karşılık; az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan, hala çok yakınında olan zamanda, sanki bulunduğu yerden hemen uzaklaşmak istiyormuş gibi elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır.
Varoluşun matematiğinde bu deneyim iki temel denklem biçimine girer: Yavaşlığın derecesi anının yoğunluğuyla doğru orantılıdır; hızın derecesi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır.
(....)
Çağımızda unutma arzusu bir saplantı haline gelmiştir, bu nedenle, bu arzuyu tatmin etmek için hız iblisine teslim olmuştur çağımız; kendi anımsamak istemediğini bize anlatmak için hızını artırır; çünkü kendinden bırakmıştır; kendinden tiksinmektedir; belleğinin küçük titrek alevini söndürmek istemektedir.

siyal 
18 Ağu 13:16 · Kitabı okudu · 6 günde

Biraz hayal kırıklığı yaşadım. Yazarın ilk kitabı olarak okunamayacak bir kitap. Yavaşlık teması hakim değil kitaba. Daha çok değişik ruh hallerinin anlatıldığı bir kitap.

Bahar Acar 
22 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İlginç sorularla karşımıza çıkıyor yine Milan Kundera. Teknoloji ile değişen algımızdan söz ediyor. Günümüz politikacılarını, bilim insanlarını, "dansçıları". başkalarınca görülmeden varolamayan insanları anlatıyor. Romanın sonunda farklı yüzyıllarda yaşayan roman kişilerini karşılaştırması ve hatta anlatıcıyla eşinin de onları görmesiyle bir kurgu evreninde olduğumuz hatırlatır yazar. Ya da romanın bir bölümde dediği gibi: " Her şey düzenlenmiş, ayarlanmış, yapay, her şey bir oyun, hiçbir şey içten değil ya da başka bir değişle her şey sanat. Öyleyse: geciktirme, kesintiizliği uzatma sanatı, daha iyisi esrime, coşku durumunda olabildiğince uzun kalma sanatı."

özgür doğan 
04 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Türünün son zamanlardaki en iyilerinden birisi diyebilirim. Bu kişisel fikrim. Tabi ki sıkıldığım noktalar oldu ancak bunu tamamını mal etmemek en iyisidir diye düşünüyorum.

Kitaptan 36 Alıntı

Onur Erol 
 08 May 20:40 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Bir kadın bana, “Seni seviyorum, çünkü zekisin, çünkü namuslusun, çünkü bana armağanlar alıyorsun, çünkü zamparalık yapmıyorsun, çünkü bulaşık yıkıyorsun,” derse, hayâl kırıklığına uğrarım; bu aşkta çıkarcı bir yan vardır.
Şöyle bir cümle duymak kimbilir ne güzeldir: "Zeki olmamana, nasumlu olmamana karşın, yalancı, bencil, alçak olmana karşın senin için deli oluyorum.."

Yavaşlık, Milan KunderaYavaşlık, Milan Kundera
Onur Erol 
 09 May 14:00 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Somali
Milyonlarca televizyon seyircisinin açgözlülükle seyrettikleri ölen Somalili çocuklar artık ölmüyorlar mı? Ne oldular acaba? Şişmanladılar mı, yoksa zayıfladılar mı? Somali diye bir ülke var mı hâlâ? Dahası hiç varolmuş muydu? Bir serabın adı olmasın sakın?

Yavaşlık, Milan KunderaYavaşlık, Milan Kundera
Onur Erol 
06 May 22:38 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Epiküros
Epiküros şöyle yazar: “Aklı başında insan savaşla ilişkili hiçbir şey yapmaya kalkışmaz.”

Yavaşlık, Milan KunderaYavaşlık, Milan Kundera
Onur Erol 
09 May 11:29 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

“Biliyorum, diyor Vincent, her şey sesin gücüne bağlı. Ses, güzel bir yüzden daha önemlidir.

Yavaşlık, Milan KunderaYavaşlık, Milan Kundera
Onur Erol 
06 May 22:23 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Tanrının pencerelerini seyreden kimsenin canı hiç sıkılmaz; mutludur.

Yavaşlık, Milan KunderaYavaşlık, Milan Kundera
Onur Erol 
06 May 22:19 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

İnsan hız yeteneğini bir makineye devredince her şey değişir.

Yavaşlık, Milan KunderaYavaşlık, Milan Kundera
Onur Erol 
09 May 11:50 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Öyleyse daha gerilere gidin! Maymunlara katılın! Orada hiçbir modernlik tehdit etmeyecektir sizi, orada kendi evinizde olursunuz, makak maymunlarının el değmemiş cennetinde!”

Yavaşlık, Milan KunderaYavaşlık, Milan Kundera
Buse Koparal 
12 Mar 16:56 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Madame de T. gecenin akışını yavaşlatarak, onu birbirinden ayrı değişik parçalara bölerek, kendilerine bağışlanan küçük zaman süresini bir mimari mucize olarak, bir biçim olarak yaratmayı başardı. Bir zaman parçasına biçimin damgasını vurmak, güzelliğin, ama aynı zamanda belleğin zorunluluğudur. Çünkü şekilsiz olan şey kavranılamaz, bellekte tutulamaz. Buluşmalarını bir biçim olarak düzenlemek, onlar için özellikle değerliydi, çünkü gecelerinin geleceği yoktu ve ancak anılarda tekrarlanabilirdi."

Yavaşlık, Milan Kundera (Sayfa 35 - Can Yayınları)Yavaşlık, Milan Kundera (Sayfa 35 - Can Yayınları)
Bahar Acar 
22 Eyl 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"… Motosikletinin üzerine yumulmuş giden insan bu gidişin somut bir saniyesine verir kendini yalnızca; geçmişten ve gelecekten kopmuş bir zaman parçasına tutunur; zamanın sürekliliğinden kopmuştur; başka bir deyişle esrime durumundadır; bu durumda yaşı, karısı, çocukları, kaygıları umurunda bile değildir; unutmuştur onları, bu nedenle korkmaz, çünkü korkusunun kaynağı gelecektir ve gelecekten kurtulmuş bir insan için korkacak bir şey yoktur.

Teknoloji devriminin insana armağan ettiği bir esrime biçimidir hız. Motosiklet sürücüsünün tersine, koşucu, kendi bedeninin varlığını her zaman duyumsar, ilaç ampullerini, soluk durumunu hiç aklında çıkarmamak zorundadır; gövdesinin ağırlığını ve yaşını hisseder koşarken, kendi kendinin ve yaşamının zamanının her zamankinden daha fazla bilincindedir. İnsan hız yeteneğini bir makineye devredince her şey değişir: Artık kendi gövdesi oyunun dışındadır ve bir hıza teslim eder kendini, cisimsiz, maddesiz bir hıza, katıksız hıza, hızın hızlılığına, esrime hızına."

Yavaşlık, Milan Kundera (Sayfa 9)Yavaşlık, Milan Kundera (Sayfa 9)
4 /