Saf ve Düşünceli Romancı

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.509
Gösterim
Adı:
Saf ve Düşünceli Romancı
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
124
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750836800
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Saf ve Düşünceli Romancı
Saf ve Düşünceli Romancı
“Bu kitap roman konusunda bildiklerimden ve öğrendiğim en önemli şeylerden yapılmış bir bütündür.”

“Roman okurken kafamızda neler olup biter?” başlığı ve “Romanlar ikinci hayatlardır” satırıyla açılan Saf ve Düşünceli Romancı, Orhan Pamuk’un 2009 sonbaharında Harvard Üniversitesi’nde, bin kişilik Sanders Tiyatrosu’nda verdiği ve büyük ilgi gören Charles Norton konferanslarını içeriyor.

Doksan yıllık geleneğinde T. S. Eliot’tan Borges ve Paz’a, Calvino ve Eco’dan Toni Morrison’a edebiyatın ve sanatın dünyadaki en saygın yaratıcılarını ağırlayan altı oturumluk konferans dizisinde Pamuk, romancılara sıkça yöneltilen “Bunları gerçekten yaşadınız mı?” sorusundan “Müzeler ve Romanlar”ın benzerliğine, romanla resim sanatı ilişkisinden romanların yavaş yavaş ortaya çıkan ve değişen merkezi fikrine, kırk yıllık roman okurluğu ve otuz beş yıllık roman yazarlığının tüm sanatı ve zanaatını okurlarıyla içtenlikle paylaşıyor.

“Büyüleyici... Her romancı bu kitabı okumak ve sanatını ustasından öğrenmek isteyecektir.” (The Daily Telegraph)
“Roman yazmak kelimelerle resim yapmak, roman okumak da başkalarının kelimeleriyle kafamızda resimler canlandırmaktır.”

Böyle söylüyor Orhan Pamuk, roman yazmayı tarif ederken. Bir portreyi tarif etmek gibi olduğunu söylüyor, ve iyi bir yazar olmanın yolunun iyi bir okur olmaktan geçtiğinden bahsediyor.

Bu kitap bir nevi otobiyografi tadında, Orhan Pamuk'un yazar olma yoluna nasıl girdiği, roman yazarken neler hissettiği, yazarlara hangi pencereden baktığı, nelerden etkilendiği, roman sanatının incelikleri, doyumu, kırılgan kısımlarının gizini açığa çıkardığı bir eser.

Okurları iki kategoriye ayırıyor Orhan Pamuk, Saf ve Düşünceli okur olarak. Saf okur, bir kitabı okurken kitabın derinliğine kendini kaptırıp, olayların gerçek olduğu algısına kapılıp metnin yapaylığını görmeden sanki metinde geçen bütün her şey yaşanmış gibi bir duyguyla kitabı okur. Düşünceli okur ise daha çok, kitaba bir kuşkuyla başlayıp, metin yazılırken kullanılan yöntemlere, yazarın bu kurguyu hazırlarken hangi yazarlardan, hangi tekniklerden faydalandığına odaklanır, kurgunun içinde yer alan duyguyla ilgilenmez, daha otonom bir okuma gerçekleştirir. Bu bağlamda hikayenin kendinde uyandırdığı hislerden çok, kitabın tekniğiyle ilgilenir. Bütün okuma süresi, hesap kitap yaparak geçer. Orhan Pamuk iyi bir okur yada yazar olmanın yolunun ne tam manasıyla ''saf'' ne de ''düşünceli'' olmaktan geçtiğini yazıyor kitabında.

Ben genelde kendimi ''saf okur'' kategorisinde görmüşümdür, okuduğum dünyanın gerçek olduğuna inanmak isterim, kitabın tekniğiyle ilgilenmem. Yazar burda bu kurguyu yazarken neler hissetti diye aklıma bile gelmez. Yıllarca Masumiyet Müzesi 'nin hikayesinin gerçek olduğuna inancımda burdan kaynaklanıyor :) Orhan Pamuk kendisi de dahil çoğu yazarın okuru çelişkide bıraktığından bahsediyor, yazar hem hikayesinin gerçek olduğunu düşünmemizi, hem de bu olayların yaşanmamış olduğu gerçeğini aklımızdan geçirmemizi ister diyor. Bunun da roman sanatının bir gizi olduğunu söylüyor.

Pamuk çocukluk ve gençlik yıllarında yani yaklaşık 23 yıllık süreçte ressam olmayı düşündüğü için, bütün gördüğü, yaşadığı, yazdığı şeyleri manzara diye adlandırıyor. Orhan Pamuk okurları bilir -manzara- -iyimserlik- -giz- -tasvir-
-ayna- -kar- sözcükleri Pamuk romanlarında çok fazla geçer. Kendisi yaptığı resmin temasını genelde bu sözcüklerle oluşturur. Gizem konusunda kitapta şöyle bir alıntı geçiyor;

''Sohbetlerinden birinde, Tolstoy’un, çok basit bir mesleki formül dile getirdiğini okumuştum. “Eğer bir romanda bir kahraman çok kötüyse ona biraz iyilik eklemeli,” diyordu Tolstoy, “eğer fazla iyiyse biraz kötülük eklemeli.” Ben de aynı saf eda ile benzer bir şey söylemek isterim: Yazdığım bir romanda merkezin çok aşikâr olduğunu görürsem onu biraz gizlerim, merkez çok gizliyse onu biraz ortaya çıkarmam gerekir, diye düşünürüm. ''

Orhan Pamuk romanlarını farklı farklı dönemlerde okuyup, yeni yeni şeyler farketmemiz, tek bir okumada kitabın tamamını anlayamayıp karmaşık bulmamızı işte böyle açıklıyor sevgili Pamuk. Kendisini en çok etkileyen yazarların da, Dostoyevski, Tolstoy, Thomas Mann, Calvino, Borges,Virginia Woolf, Nabokov ve Marcel Proust olduğunu yazmış.

Hepimizin farklı çerçeveleri, farklı manzaraları var, her birimiz okuduğumuz romanlarda bambaşka şeyler buluyor, bambaşka hayatlara şahitlik ediyoruz. Roman okurken yaşadığımız hayatların dışında başka başka yazarların kafalarının içlerindeki manzaralara eşlik ediyoruz. Bir okur olarak, kendisi de bir okur olan bir yazarın ağzından bir şeyler duymak isterseniz bu kitap tam size göre. Orhan Pamuk'un kaleminin naifliği bu kitapta da kendini gösteriyor. Kitabı çok beğendim, ilerde bir roman yazmak isteyen arkadaşlarıma faydası olabileceğini düşünüp, hiç düşünmeden öneririm.

Herkese keyifli okumalar dilerim.
Orhan Pamuk’un Harvard Üniversitesi’ndeki derslerinde yaptığı konuşmalardan oluşan bir kitap. Belirli başlıklar altında oluşturulmuş. Roman yazma ve okuma üzerine düşüncelerini paylaşmış yazar. Bilimsel bir hava var kitapta. Özellikle üzerinde durduğu romanlar var ve bunların yazım tekniklerinden de bahsetmiş. Tolstoy, Dostoyevski gibi büyük yazarların kullandığı teknikler bunlar. Bu yazarların kitaplarında okurken hiç fark etmediğim yönleri gördüm. Keşke daha derinlemesine anlatılsaymış diye de düşündüm. Açıkçası bu kitap bana roman okuma konusunda daha hassas olmam gerektiğini gösterdi. Okurda farklı ve güzel bir bakış açısı yarattığını düşünüyorum. Bir romancının aklından ve kalbinden geçenleri, neyi gördüğünü, neyi göstermek istediğini sorgulamaya başlıyorsunuz. Özellikle roman yazmayı düşünenler için mutlaka okunması gereken bir kitap.
Yazmak isteyenler için bir başucu kitabı. Verdiği derslerden derleyip sunduğu düşünceli ve ilham verici bir kitap. En kısa kitaplarından da biri.
Orhan Pamuk benim ne yazsa okurum dediğim yazar. Kalemine o kadar hayranım ki bunu kelimelere dökemem. Yazar bu eserinde kendi tecrübelerini kitap okuma deneyimlerini okurken neler yaptığı gibi şeyleri anlatmış. Masumiyet müzesi ile ilgili kısımları tabiri caiz ise ağzımın suyu akarak okudum. Çünkü benim yazara hayranlığım o eserle ve müzeye gitmemle başladı. Kitap deneme anı inceleme gibi yazılmış. Yazarın yaptığı konuşmalarda kitapta mevcut. İlk başta okurken bir zorlansam da kitabın havasına girdikten sonra kitap aktı gitti. Bu eseri okumak İçin illa ki yazarın bütün kitaplarını okumanız gerekmiyor. Ama yazarın kitaplarını nasıl yazdığını yazarken hangi hal ve psikolojiye girdiğini okumak beni yazara daha çok yaklaştırdı. Ona olan hayranlığım her kitabında daha da artıyor. Bence önyargılı olmadan yazar hakkında söylenenlere eleştirilere aldırmada sırf yazar olduğu İçin hatta sırf Nobel alan bir Türk olduğu İçin herkes Orhan Pamuk okumalı.
Deneme türünde bir eserdir. 6 bölümden oluşur. Kısaca, romancıları ikiye ayırır. Düşünen romancı, gördüklerini sınırlandırır. Saf romancı ise gördüklerini sınırlandırmaz. İyi bir romancı ise her ikisini bünyesinde barındıran romancıdır. Ve akabinde kendisini de Saf ve Düşünceli bir romancı olarak görür. Okumaya değer. ️️
Yazarlık ve yazma sanatına ilginiz varsa, postmodern yazma hakkında bilgi sahibi olmak isterseniz başvurmanız gereken bir eser.
Yazarın üniversite konuşmalarından derlenmiş ve başlıklar halinde düzenlenmiş.
Olay örgüsü, zaman , mekan , kahraman kavramları hakkında bilgi dolu ve sohbet havasında yapılan konuşmalar.
Okurken yanınıza bilgi notları için kalem kağıt almayı unutmayın.
Zira altı cizilecek ve çıkarım yapılacak bolca satır var.
Bence yaşayan en iyi üç beş yazardan biri olan Orhan Pamuk, iyi bir yazar olduğu kadar iyi de bir roman eleştirmeni olduğunu gösteriyor. Daha önce Orhan Pamuk'un okuduğum romanlarında derin bir hava (onun kendi deyimi ile romanın merkezini) hissetmiştim. Beni onun romanlarına bağlayan şey onun zengin anlatımından ve güzel dilinden ziyade bu hissettiğim "hava" idi.
Orhan Pamuk bu kitabında bir çok konuyu işliyor. Dili oldukça basit olan kitabın muhtevası ise hiç basit değil.
Nabokov'un edebiyat derslerinden alamadığım zevki bu kitaptan aldım desem abartı olmaz sanırım.
Kitabın başlığının bambaşka bir yere açıldığını ancak okuyunca görebilirsiniz. Pamuk'a göre okur ve yazar, okuyup yazarken iki düşünüş halinde olurlar: Okuma ve yazma süreci üzerine düşünmeden bunun doğallığını yaşarlar, yahut bu eylemler üzerine düşünerek bunların bilincinde olarak yaparlar.

Temel izlek bu olsa da Orhan Pamuk başlangıç noktasını kişisel okurluk ve yazarlık deneyiminden alıp evrensel sonuçlara varıyor.

Okurken ve yazarken olanlara farklı bir açıyla bakmak isterseniz mutlaka okuyun.

Bir bakıma Orhan Pamuk edebiyatına giriş niyetine de okunabilir.
Rüyaları gerçek sanarak görürüz, çünkü rüyanın tarifinde vardır bu. Romanları da gerçek sanarak okuruz, ama aklımızın bir başka yanıyla böyle olmadığını da çok iyi biliriz. Bu çelişkili durum, romanların doğasından gelir. Başlangıç olarak, roman sanatının birbiriyle çelişen şeylere aynı anda içtenlikle inanabilme yeteneğimize dayandığını altını çizerek söyleyelim.
Orhan Pamuk
Sayfa 9 - Yapı Kredi Yayınları
Roman okumanın asıl zevki, dünyayı dışarıdan değil; içeriden, o dünyada yaşayan kahramanların gözünden görebilmekle başlar.
Orhan Pamuk
Sayfa 13 - Yapıkredi Yayınları
Roman okumak, tıpkı roman yazmak gibi bu ruh hallerinin birinden diğerine sürekli gidip gelmektir.
“Bir romanın içine girdikçe, romanın ormanı içerisinde mutluluk ve merakla kayboldukça, romanın dünyası bize yaşadığımız hayattan çok daha gerçek gelir. “
Orhan Pamuk
Sayfa 68 - Yapıkredi Yayınları
“Roman sanatı kendimizden bir başkası gibi ve başkalarından kendimiz gibi söz açabilme hüneridir. Ve tıpkı kendimizden başkası gibi bahsedebilmemizin bir sınırı olduğu gibi, kendimizi başkalarının yerine koyabilmenin de bir sınırı vardır.”
Gençliğimde roman okurken bazan geniş, derin, huzurlu bir manzara belirirdi içimde.
Orhan Pamuk
Sayfa 10 - Yapıkredi Yayınları
“Olaylar ister birinci tekil şahısla, ister üçüncü tekil şahısla anlatılsın, roman yazarı ya da anlatıcı ses, bu ilişkinin farkında ister olsun ister olmasın, okur genel manzaradaki her ayrıntıyı olup bitenlere yakın bir kahramanın duygularıyla, ruh haliyle ilişkilendirerek okur.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Saf ve Düşünceli Romancı
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
124
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750836800
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Saf ve Düşünceli Romancı
Saf ve Düşünceli Romancı
“Bu kitap roman konusunda bildiklerimden ve öğrendiğim en önemli şeylerden yapılmış bir bütündür.”

“Roman okurken kafamızda neler olup biter?” başlığı ve “Romanlar ikinci hayatlardır” satırıyla açılan Saf ve Düşünceli Romancı, Orhan Pamuk’un 2009 sonbaharında Harvard Üniversitesi’nde, bin kişilik Sanders Tiyatrosu’nda verdiği ve büyük ilgi gören Charles Norton konferanslarını içeriyor.

Doksan yıllık geleneğinde T. S. Eliot’tan Borges ve Paz’a, Calvino ve Eco’dan Toni Morrison’a edebiyatın ve sanatın dünyadaki en saygın yaratıcılarını ağırlayan altı oturumluk konferans dizisinde Pamuk, romancılara sıkça yöneltilen “Bunları gerçekten yaşadınız mı?” sorusundan “Müzeler ve Romanlar”ın benzerliğine, romanla resim sanatı ilişkisinden romanların yavaş yavaş ortaya çıkan ve değişen merkezi fikrine, kırk yıllık roman okurluğu ve otuz beş yıllık roman yazarlığının tüm sanatı ve zanaatını okurlarıyla içtenlikle paylaşıyor.

“Büyüleyici... Her romancı bu kitabı okumak ve sanatını ustasından öğrenmek isteyecektir.” (The Daily Telegraph)

Kitabı okuyanlar 149 okur

  • Berfin
  • Halil
  • Jacko Namet
  • Betül Yılmaz
  • Büşra Gürbüz
  • Lavinya
  • Ş. Korkmaz
  • Drkitapsever
  • Sümeyra
  • Çağatay Tuncer

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.8
14-17 Yaş
%3.2
18-24 Yaş
%22.6
25-34 Yaş
%45.2
35-44 Yaş
%21
45-54 Yaş
%3.2
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%36.5
Erkek
%63.5

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.1 (13)
9
%16.7 (8)
8
%14.6 (7)
7
%16.7 (8)
6
%4.2 (2)
5
%8.3 (4)
4
%0
3
%2.1 (1)
2
%0
1
%2.1 (1)