Manzaradan Parçalar Hayat, Sokaklar, Edebiyat

6,7/10  (26 Oy) · 
72 okunma  · 
13 beğeni  · 
1.363 gösterim
Orhan Pamuk bu yeni kitabında, çocukluğundan başlayarak hayatından, yaşadıklarından bütün içtenliğiyle söz ediyor. Yazarın babasının ölümü, siyasi dertler, futbol oynarken ya da romanlarını yazarken hissettikleri, tıpkı annesinin sigara böreği yapışı, yaz gecesi bir sivrisineğin hareketleri ve Boğaz gemileri hakkındaki gözlemleri gibi büyük bir manzaranın parçası olarak dikkatle işleniyor. Pamuk İstanbul'dan, Adalar'dan, New York'tan, Venedik ya da Kalküta'dan söz ederken yaptığı gibi, kendi suçluluk duygularından, rüyalarından, eski berberlerden ya da çocukluğunda sokaklarda atıştırdığı şeylerden de bütün dikkatiyle hikayeler çıkarıyor. Konu ister Selimiye Camii olsun, Pamuk gözlemlerini, duygularını sıralarken akılda sevdiğimiz bir hikayecinin tanıdık ve unutulmaz sesi kalıyor.

Tıraş olmaktan asansöre binmeye, dünyayı çocuk gibi seyretmekten deprem endişelerimize, trafik ve dinden eskii yangınlar ve yıkımlara uzanan bu kitap, Orhan Pamuk'un gözünden bakıldığında dünyanın ne kadar ilginç ve yeni olabileceğini bir kere daha kanıtlıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Muzaffer Akar 
16 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yazarın kendi hayatından bölümleri, bazı olaylara bakışı, birtakım kişiler hakkında görüşlerinin bulunabileceği, ayrıca kitapları hakkında da bilgi veren, samimi yazılmış bir kitap. Ben çok beğenmiş ve bir solukta okumuştum. Orhan Pamuk Nobel Ödülü aldıktan sonra hakkında yapılmayan dedikodu kalmadı, bence yazarı ve görüşlerini tanımak için size bir fırsat, okuyun ve kendi kararınızı verin.

Mehmet Y. 
11 Eyl 22:09 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

İtiraf etmeliyim ki, üç-beş yıl öncesine kadar bu ülkenin ezici çoğunluğu gibi ben de ön yargılarımın esiri olmuştum ve Orhan Pamuk'tan nefret ederdim. Şimdi ise bırakın nefret etmeyi, takdir ediyorum. Aslında düşündüğümüz kadar politik biri olmadığını anladım. Evet, her görüşüne katılmıyorum, hatta çok da bizden bulmuyorum ama sonuçta bir aydın portresi var karşımızda. Nobel alacak kadar iyi bir romancı mıydı, bunu ayrı bir tartışma konusu yapayım ama iyi bir edebiyatçı olduğu kesin. Nitekim, zaten neredeyse bütün hayatını bu işe adamış bir adam. Manzaradan Parçalar, bu anlamda bir Orhan Pamuk kitabı aynı zamanda.

Köşe yazılarından, gazete, dergi yazılarından büyük bir lezzet aldım demem lazım. Aynı kalitede olur mu bilmiyordum lakin keşke daha çok yazsa imiş. Bence çok iyi denemeler vardı kitapta. Bir yazarın içini dökmesi diyebileceğim pek çok anı, röportaj, hatıra...

Onca hacmine rağmen kendini okutabilen bir kitap. Pamuk okurlarına hassaten tavsiye ederim.

Serpil Ağ 
 21 Eki 2016 · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · 10/10 puan

Manzaradan Parçalar, Orhan Pamuk'un okuduğum ilk kitabıdır. Nedendir bilmem! Bir türlü yazarın, kitaplarını okuma fırsatım olmadı. Yoksa, fırsatım oldu da ben mi, okumak istemedim, işte orası benim için de, muallakta kalmış bir durum .

Öyle ki, isimlerini ilk defa duyduğum halde, bir fırsat verebilmek adına genç yazarlarımızın kitaplarını okumuş olan ben, bu zamana kadar Nobel Barış ödülü almış, kaliteli bir yazarın kitaplarını niye okumadım diye kendi kendime hayıflandım. Ama inanın ki, doğru cevabı ben dahi bulamadım... Bir çok insan gibi, basın-yayın kuruluşları aracılığıyla tanımıştım yazarı. Yazarın dik duruşu, bazı kesimin antipatisini kazanmak adına dahi olsa, doğru bildiklerinden ödün vermeyen tavrı, nazarımdan kaçmamıştır her daim.

Ama kitabı okuduğumda, tanıdım ben yazarı. Neden mi? Basında lanse edilen, Orhan Pamuk ile kitap ta anlatılan Orhan Pamuk arasında ne kadar fark olduğunun ayrımına vardım da ondan. Maalesef adına basın dediğimiz kuruluşlar, kamuoyunun bilmek istedikleri sahih gerçekleri değil, kendi fikirlerini empoze etme davasındaymışlar. Ne yazık ki, bildiğim bir hakikati bir kez daha kavramış oldum.

Kısaca kitabı analiz etmek gerekirse yazar, kitabında bir nevi kendini anlatmış okura. Kitaba babasını kaybetmenin, üzerinde bıraktığı travmalara yer vererek başlıyor. Ardından da çocukluğundan tutun da şimdi ki ana kadar, anılarında gizli kalmış bilgilerle devam ediyor. Kitaplarındaki karakterlerin esin kaynaklarını öğrenmek bende hemen yazarın diğer kitaplarını okuma hissi uyandırdı.

Netice itibarı ile, yazarın akıcı kalemiyle, okuru sıkmadan kendi hayatından örnekler vererek yazdığı kitabı ben çok beğendim. Orhan Pamuk'u benim için geç te olsa tanımak zevkliydi. Yazarı tanıyan ya da tanımak isteyen her okura tavsiye ederim...

Fatmanur Özyürek 
19 Tem 16:31 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bu kitabı okumak sanki Orhan Pamuk'la karşılıklı sohbet etmek gibi. Edebiyattan sanata, siyasete, kendi aile hayatına kadar Orhan Pamuk'u tanıyabileceğiniz bir kitap. Ben zaten kendisini merak ediyordum ve önyargılarımı kaldırdı.Aslında ne kadar içimizden bizden biri olduğunu anladım. Kitap okumaya aç gibi saldırdığı yıllarından, kütüphanesiyle olan ilişkisine kadar entellektüel bir kişilik kendini anlatmış. Gerçekten Nobel'i almış büyük bir yazarı tanıma fırsatı buldum. Hem bu kitabında diğer önemli kitaplarını ve yazılış sürecini de anlatıyor. Bundan sonra hangi kitaplarını okuyacağımı biliyorum.
Herkese tavsiye ediyorum. Gerçi bana da can dostum hediye etmese ben de bunu okur muydum bilmiyorum. Nasıl da bilir neleri seveceğimi ^^
Ha bi de herkeş arkadaşlarına güzel kitap alsın yaaa

Hasan sari 
26 Tem 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Orhan pamuk okumayı seviyor ve fikirlerini merak ediyorsaniz manzaradan parcaları okumakta yarar var. Kitaplari hakkında ve okudugu yazarlarla ilgili görüşlerinin olduğu bolumler oldukça ilgi cekici fakat İstanbul' daki cocuklugu ve kendi hayatina dair mekan tasvirleri, istanbul sokaklari ve büyüdüğü semti biraz uzun anlatmış. İstanbulda yasamayanlar için biraz sıkıcı gelebilir. Sonuç olarak kitaba bütünüyle yaklasırsak orhan pamuk okurlarının sevecegini düşünüyorum

Kâmil 
18 Eki 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Orhan PAMUK bana itici gelen bir yazardı... O yüzden elime biraz geç aldım. Pişmanım... Daha önce hiç okumayanlar için bir başlangıç kitabı olabilir. Hem yazarı hemde eserlerini tanıma fırsatınız olur. Hem kendine hemde okura olan saygısını hissettiriyor...

BERK ÜNAL 
 21 Ara 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 6/10 puan

Pamuk'un okuduğum ilk kitap bu oldu.Flaubert'i bana merak ettiren adam diyebiliriz.Paris Review'leride okuyacağım.Yazmak isteyen her insan bu kitaptan yararlanabilir.Röportajlar,anılar ve planlarını yazmıştır.Belki diğer kitaplarını okumam ancak bu eserini sevdim.Diğer kitapları hakkında bir çok bilgi edindim.Okuyup aklımda kendi bazı planlarımı ve amaçlarımı oluşmasını sağladı.Tavsiye ederim.

Kitaptan 22 Alıntı

HÜLYA BİLGİN 
17 Oca 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir yazarın hayatta karşılaşacağı en büyük iltifat budur; annesinden, kitaplarının kendisinden daha akıllı ve parlak olduğunu işitmek...

Manzaradan Parçalar, Orhan PamukManzaradan Parçalar, Orhan Pamuk
HÜLYA BİLGİN 
17 Oca 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Tıpkı kendi hayatı gibi, insan yazdığı kitaplar konusunda da boşu boşuna konuşur durur. En sonunda insanın hayatı, kitaplardan daha değerlidir. Ama hayata anlam ve değer veren şey bu kitaplardır işte...

Manzaradan Parçalar, Orhan PamukManzaradan Parçalar, Orhan Pamuk
Mehmet Y. 
08 Eyl 15:57 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Ben kitaplarımı, böyle bir kitap yazılsa da okusam duygusuyla yazıyorum.

Manzaradan Parçalar, Orhan Pamuk (Sayfa 14 - İletişim)Manzaradan Parçalar, Orhan Pamuk (Sayfa 14 - İletişim)

Kitap okumamanın değil, okumanın bir tuhaflık, hatta bir hastalık ve mutsuzluk belirtisi olarak görüldüğü bir ülkede yaşadığım için aslında bu bir avuç kitap ve kütüphane meraklısının züppelikleri, saplantıları ve teşhir merakları günlük sıradanlıklarımızın ve bayağılıklarımızın yanında, bende ancak saygı uyandırıyor.

Manzaradan Parçalar, Orhan PamukManzaradan Parçalar, Orhan Pamuk

"Kitap Kapakları Üzerine" kısmından...
Roman kapaklarında kahramanların yüzlerini ayrıntılı bir şekilde göstermek, okurun ve yazarın hayal gücüne yapılmış kabul edilemez bir saldırıdır.

Manzaradan Parçalar, Orhan Pamuk (Sayfa 216 - İletişim Yayınları)Manzaradan Parçalar, Orhan Pamuk (Sayfa 216 - İletişim Yayınları)
Mehmet Y. 
09 Eyl 16:57 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

...romancı olmaya karar verdiğimde, Türkiye'de şiir hakiki edebiyat; roman ise daha düşük, popüler bir şey olarak görülüyordu. Geçen otuz beş yılda romanın daha önemsenir hale geldiğini, şiirin ise itibar ve önem kaybettiğini söylemek haksızlık olmaz.

Manzaradan Parçalar, Orhan Pamuk (Sayfa 110 - İletişim)Manzaradan Parçalar, Orhan Pamuk (Sayfa 110 - İletişim)
Mehmet Y. 
11 Eyl 14:19 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Türk doğdum. Bundan memnunum. Uluslararası alanda ise kendimi hissettiğimden daha Türk olarak algılanıyorum. Türk bir yazar olarak tanınıyorum.

Manzaradan Parçalar, Orhan Pamuk (Sayfa 540 - İletişim)Manzaradan Parçalar, Orhan Pamuk (Sayfa 540 - İletişim)

Kütüphanem bana okumuş olduğum değil, okumamış olduğum kitapları hatırlatır. Okunmamış her iyi kitabın yaşanmamış bir hayat, kaçırılmış bir fırsat gibi insana pişmanlık ve suçluluk veren bir yanı vardır... Yaş ilerledikçe bu pişmanlıklar artar ve kütüphane, yaşamadığınız, yaşayamadığınız hayatlara işaret eden bir simgeye dönüşür. Gençliğinizde ise, bu kitapları ileride yaşayacağınız hayat parçacıkları gibi almışsınızdır. Ama bu soruya kızdığım için çoğu kez "Çok azını okudum," diye cevap veririm. Bir hesap yaparsanız 15 bin kitabı okumaya bir hayat yetmez! Flaubert'in şu lafını severim: "İnsan 10 kitabı dikkatle okursa büyük bir alim olur". Aşağı yukarı aynı bağlamda kütüphanesinden bahsederken Borges de şöyle der: "Çok fazla yeni kitap okumuyorum, eski kitapları yeniden okuyorum.

Manzaradan Parçalar, Orhan PamukManzaradan Parçalar, Orhan Pamuk
3 /