Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kusurlu güzel bir Kundera kitabı..
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2022 111. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2022 20:57
İnsan ilişkileri, aşk, arzular, benlik ve kimlik üzerine insanlığın kafasını daha çok karıştırmak için yazılmış, insanlardan çok iç seslerin konuştuğu Milan Kundera romanı. Söylenenin aksine bir aşk romanı değil. Kendine hayranlık duyulsun istemekle kendinden tiksinmek arasında sıkışan bir Chantal, onun kendine güvenini yüceltip kendi konumunu sabitlemeye çalışan bir Jean-Marc’ın ilişkisi, iflah olmaz romantiklerin hayal ettiğini bulamayacağı, sönük kalmaya mahkum kısır bir ilişki. Ya da aşk, Kundera’ya göre böyle bir şey. “Aşkın bakışı sadece yalnızlaştıran bir bakış.” belki de. Bu kitaptan bahsederken pek çok okur, kitabın başı-sonu diye bahşetmiş. İkiye bölmüş. Kimi başını Kundera yazmamış gibi demiş, kimi sonu daha anlaşılır olabilirdi, iyi bir kitap olacakken olamamış. Bu kitabın ikiye bölünmüş olduğunu kabul ediyorum. Ve hatta bu ikilemin bir kusura işaret ettiğini de. Ama ben tutarsızlık aramaktan çok, her iki tarafta da bulup buluşturduklarımdan memnunum sanırım. Başında Chantal karakterinin yaşlanmaya başlayan bedeninden duyduğu memnuniyetsizlik, erkeklerin ilgisinin azalmasından doğan kendine güvensizliği ve annelik üzerine düşündükleri bana çok şey söyledi. Sonunda da yine kendinden memnun olmayıp ısrarla başka yerde görmeye çalışan Chantal’ın kimliksiz kaldığı o anda güvenli alana dönmek için yaşadığı çırpınıştan çok şey aldım. Bu kitabı sevemeyenlerin ortak noktası aradığı cevapları bir türlü bulamamış olması olabilir mi? İyi de, canım cicim, Kundera hazır cevaplarla dolu bir çıkını kimin eline vermiş ki? Benim okuma deneyimimden çıkardığım sonuç şu ki, Kundera çelişkiler içinde kıvranalım, cevap bulmak yerine yeni sorular doğuralım, çırılçıplak ve boşluklarda asılı kalalım diye yazıyor. Ve böyle yaptığı için bizi kendimize çok fena yaklaştırıyor sanki.
Edebiyat
KimlikMilan Kundera · Can Yayınları · 20192,562 okunma
KİMLİĞİN SARSICILIĞI
10/10
·136 syf.·
2022 6. kitabı
Müthiş bir roman! Kimlik, tek başına bile çok güçlü bir kelime iken, bu kelimenin romana dönüşmüş halini okumak ise fazlasıyla sarsıcı oldu. Kimlik, kim olmak ve kim olduğumuz ya da kim olmadığımız bir durum değil midir? Peki, biz kendi kimliğimizi tanıyor muyuz? Gerçekten sahip olduğumuz kimliği mi yaşıyoruz, yoksa düşsel bir şekilde başka kimliklere bürünerek, başka hayatlar mı yaşıyoruz? Milan Kundera bu benzersiz romanında tam da bunu işlemiş. Böyle bir konun, bir romanda nasıl daha sarsıcı bir şekilde işlenebilirdi sorusunu sorduğumuzda ise cevabını Kundera’dan okuyoruz; tabii ki de kadın ve erkek arasındaki ilişki üzerinden. Romanın büyüsünü bozmadan kısaca açıklamak gerekirse roman kahramanlarımız kadın: Chandal ve erkek: Jean-Marc arasındaki sevginin üzerinde ilerliyor. Okuma sürecinde sürekli kendi ilişkimizi düşüneceğiz. İlişkilerin dinamikliği, sevecenliği ve acımasızlığı içinde hayatını sürdüren insanın kendi kimliğini oluşturma, ya da kimliğini arama sürecini de okuyacağız. Sevmek her şeye tek başına yeter mi? Ya da dünyayı sevginin kurtaracağını düşünmek, buna inanmak çok mu ütopik bir davranıştır? Milan Kundera Kimlik romanında aslında tüm bunları irdelemiş. Okurunu hiç sıkmadan, kısa kısa bölümler ve akıcı bir dil ve zengin edebi içeriğiyle ve fazlaca düşündüren felsefik, psikolojik durumları tam bir ustalıkla harmanlamış. İlişkilerimizin ne kadarını gerçek hayatta yaşıyor ve ne kadarını kafamızın içinde kurgularız? Hayatı beraber paylaştığımız eşimiz ya da arkadaşımız ya da ebeveynlerimizle kendi kurgu ve düşsel dünyamızda, zihnimizde ne kadar tartışırız? Tüm bu soruların hepsini Kimlik romanında okuyoruz. Okuyoruz ama yazarın anlatımına ve konuları işleyişine hayran kalarak okuyoruz. Kundera romanında hemen hemen her konuda kendine has tarzı ve
KimlikMilan Kundera · Can Yayınları · 20192,562 okunma
7/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2021 55. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2021 14:43
Kundera ile sonunda tanıştık, memnun kaldım bu tanışmadan ama kitabın son kısmını hiç anlamadım. Ne oldu öyle. Her şey hayal miydi, gerçek miydi? Bu duruma nasıl geldiler? Nereden itibaren olaylar gerçekliğini yitirdi? Kafamda deli sorular. Kitabı hiç sıkılmadan okudum ama. Bana göre akıcıydı ve güzel bir hikayesi vardı. Bu hikayeden benim çıkardığım en önemli şey kişiler arası iletişim. İletişim olmayınca, bir sorun olduğunda konuşulmayınca başka sorunlar doğuyor. Kitaptaki iki kişinin de düşünme tarzları ve birbirleri ile ilgili kurdukları hayaller çok acayip geldi bana. Bir de kimlik sorgulaması var tabii. Garip bir kitaptı.
Edebiyat
KimlikMilan Kundera · Can Yayınları · 20192,562 okunma
6/10
·136 syf.·
2019 93. kitabı
Bebeğini kaybettikten sonra, yeni bir bebek yapınca kaybını unutacağı konusunda baskı yapan görümcesinin düşüncelerine eşi de katılınca, eşini terk eden ve kendisinden daha genç bir erkekle yaşamaya başlayan Chantal'ın hikâyesi. 136 sayfalık bir kitap olmasına rağmen kısa sürede okunmuyor ne yazık ki, kitabın sonunda ise bu kadar kurguyu boşuna okumuş hissi yaratıyor.
KimlikMilan Kundera · Can Yayınları · 20192,562 okunma
8/10
·136 syf.·
2022 60. kitabı
Milan Kundera okumak boşlukta yürümek gibi hissettiriyor çoğu zaman ya da uykunuzda tam boşluğa düşüyorken uyanma anı gibi. Tuhaf ama ilgi çekici. Bazen zor ama muazzam! Chantal ve Jean-Marc. Yıpranan ilişkilerini sorgularken kendi kimliklerini arama yolculuğunda buluyorlar kendilerini. Aşkı anlayabilme sürecinde kendilerini keşfediyorlar alsında. Gerçekler, gerçek dışı etkenler, ilişkiler, iki kişi arasında kurulan bağlar, çözümlenemeyen duygular,... Zihin karıştırma konusunda bir deha Kundera. Belli bir konu üzerinde ilerlerken ara yollara uğramayı şart koşuyor okura. Bu da okumayı canlı tutmayı sağlıyor. Cümlelerin üzerine tek tek düşünülmesi gereken bir metin Kimlik. Okurun kendini bir anda ana karakterin yerinde bulduğu ve "Bunu ben de yaşamıyor muyum?" dediği bir roman. Kundera'nın gözlem yeteneğine hayran olmamak elde değil. Okuyunuz!
KimlikMilan Kundera · Can Yayınları · 20192,562 okunma
3/10
·136 syf.··
2021 89. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2021 11:54
Kitap hiç akıcı değil. Karakterlerin kendi aralarındaki konuşmaları kopuk ve dolayısıyla okuyucuyu konunun içine dahil edemiyor. Zaten okurken devamlı o eksikliği hissediyor, huzursuz oluyorsunuz. Milan Kundera’nın diğer kitaplarından etkilenip aldığım bu kitabını sevemedim.
KimlikMilan Kundera · Can Yayınları · 20192,562 okunma
Varoluş Sancısı: Kimlik'in Labirentinde Kaybolmak
Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 00:39
Milan Kundera Kimlik 'te akıllı, modern, çalışkan, tutkulu, güçlü ve orta yaşlı bir kadın olan Chantal ile kendisinden yaşça küçük olan duygusal, serseri ruhlu, sorumsuz ama sevimli sevgilisi jean- Marc'ın "aşk"ını irdeliyor. Ancak Kimlik sadece bir "ilişki romanı"olmayıp, aslında hepimizin içindeki o kırılgan "benlik" algısını nasıl başkalarının gözlerine emanet ettiğimizi çok net özetliyor. Kimlik; aşk, yaşlanma ve bireyin mahremiyeti üzerine yoğunlaşmış modern bir varoluş sancısıdır. Chantal için yaşlanmak, sadece çizgilerin derinleşmesi değil, dünyanın bakışlarının üzerinden çekilmesidir. "Evet, erkekler, erkekler artık dönüp bana bakmıyor" cümlesi Chantal için sadece yaşlanma kaygısı değil," yok olma" korkusunun da sinyalidir. Milan Kundera 'nın deyimiyle bizler "sefalet makyajcılarıyız." #301481670 modern dünya bizden bu sefaleti neşeyle maskelememizi bekler; ancak bu makyaj, ruhun derinliklerindeki o varoluşsal sızıyı dindirmeye yetmez. Jean- Marc, sevdiği kadının bu görünmezlik sancısını dindirmek için bir oyun başlatır ve Chantal'a isimsiz mektuplar yazar. Bu başlangıçta masum bir şey gibi görünse de, aslında kendi elleriyle ördüğü bir "*konformizm kalesi*" dir. Jean-Marc Chantal'ın beğenilme ihtiyacını sahte bir "öteki" yaratarak tatmin etmeye çalışırken, aslında onu kendine (Jean -Marc'a) yabancılaştırır. #301397069 bu oyun ilerledikçe, sadakat ile ihanet, şefkat ile kontrol arasındaki çizgi silinir. Chantal'ın mektupları yazanın Jean- Marc olduğunu anlamasının üzerine evden gitmesi sonrası, Jean- Marc'ın "Ben şimdi ne yapacağım?" sorusu, sadece kaybedilen bir eşe değil, o güne kadar bir başkasını gözlemleyerek inşa ettiği kendi kimliğinin yıkımına verilen bir cevaptır. Kitabın en vurucu noktalarından
KimlikMilan Kundera · Can Yayınları · 20192,562 okunma
9/10
·136 syf.·
2021 21. kitabı
Kişiliğimiz nedir? Hangi rolü ne zaman oynarız ve kimliğimizin geliştiği büyülü anlar olur mu? “Kimlik" bir krizin hikâyesini anlatıyor. İlk evliliğini geride bırakmış ve oğlunu maalesef kaybetmiş biri Chantal. Toplumun bir kadına yüklediği tüm zincirleri kırmış ve kendi ayakları üzerinde durabilen bir kadın. Jean-Marc ile mutluluklarını sakin, emin bir şekilde birlikte yaşarlar. Chantal, bir gün erkeklerin artık ona bakmak için dönmediğini keşfettiğinde, Jean-Marc’ın aklına bir fikir gelir ve ona anonim mektuplar yazmaya başlar. Amaç, ona hâlâ çekici bir kadın olduğunu göstermekti ama öngörülemez sonuçlarla karşılaşdı. Aralarındaki güvensizlik ve temel yanlış anlaşılma romanın seyrini tamamen değiştirir. Kimliklerinin dokusundaki bu küçük yırtıktan, tam da birbirlerini sevdikleri için aralarındaki kopmaya yol açan cehennem gibi bir mekanizmayı harekete geçirirler. Kırık bir nesneyi düzeltmek için uydurdukları her kelime, her hareket, her durum onları daha derin bir yıkıma sürükler. Kendinizi ve diğerini kaybedersiniz; artık birbirlerini anlamazlar ve diğerinin sevgi dolu bakışlarının kaybı, artık kendilerini anlamadıkları gerçeğine yol açar. Çünkü kimlik duygusu insan varoluşunun kendisi kadar karmaşıktır ve bu duygu muhtemelen ancak kaybolduğunda ve kriz doruğa ulaştığında gerçekten kavranabilir. Kundera, ruhun uçurumlarına bu romanıyla bir ışık tutuyor ve bu heyecan verici kitabın gücünden kaçış yok
KimlikMilan Kundera · Can Yayınları · 20192,562 okunma
Kundera Külliyatına Giriş Kitabı
6/10
·136 syf.··
2020 16. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2020 21:38
Kundera'nın çiftlerin tüm çelişkileri, çatışmaları ve tüm tatminsizlikleriyle günümüz ilişkilerinin bir görüntüsünü çizmeye çalışmasını beğendim. Ancak Kundera'nın daha önceki kitaplarında yer alan, beni heyecanlandıran "sihirli pasajların" eksikliği biraz hayal kırıklığı yaratı. Bu nedenle beklentimin altına kaldı. Yine de Kundera'nın kendine özgü stilinin unsurları yer aldığından, "görebilene" kısmen felsefi çıkarımlar ortaya koyduğundan okunmalı. Yazarla tanışmak isteyenler, ilk okuma için tercih edebilirler.
KimlikMilan Kundera · Can Yayınları · 20192,562 okunma
7/10
·136 syf.··
2024 40. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2024 14:26
Sonunu her okurun kendi yazdığı bir kitap. Sevgili Milan, Benim yazdığım sonda ışıklar artık hep açık kalacak ki kalplerinizi görebilesiniz. Çift olabilmek için bireyselliğin sınırlarını aşmadan yollarını aramak diyebilirim kitap için. Okuması zordu çünkü bir anda tema değişiyor ve hayal mi gerçek mi diye tereddüte düşüyorsunuz. Fakat altı çizilesi çok kıymetli satırlar var. Herkesin kendini bulup değerlendirmesi gerektiği noktalara değinilmiş. Dili akıcı fakat takip etmesi zor. Okumak için ikinci bir kitabı fazlasıyla hak ediyor. Kimlik
Düşünce
KimlikMilan Kundera · Can Yayınları · 20192,562 okunma

Yazar Hakkında

Milan KunderaYazar · 18 kitap
Milan Kundera, Çek-Fransız asıllı yazar. Kundera, 1 Nisan 1929'da Çekoslovakya'nın Brno şehrinde doğmuştur. 15 kitap yazmış, sayısız ödül almış, yazarlık mesleği yanında uzun yıllar müzik ve sinemayla profesyonel olarak uğraşmıştır. Yaşamı; 1929 yılında, orta halli Kundera ailesinin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Ludvik Kundera (1891-1971), 1948-1961 yılları arasında Brno Müzik Akademisi müdürlüğü yapmış olan, ünlü müzikolojist ve piyanist Leoš Janaček'in öğrencisiydi. İlk piyano derslerini babasından aldı ve ilerleyen yıllarda kendisi de müzikoloji üzerine çalışmalar yaptı. Lise eğitimini 1948 yılında Brünn'de bitirdikten sonra, Charles Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde, edebiyat ve estetik üzerine eğitim gördü. İki dönem sonra Film Akademisi'ne geçti ve yönetmenlik konusunda ilk makalelerini yazdı fakat daha sonra çalışmalarını politik baskı yüzünden durdurmak zorunda kaldı. II. Dünya Savaşı'nın sonunda Komünist Parti'ye üye oldu. Ancak 1948'in şubat ayında partiden çıkarıldı. 1950 yılında da bir diğer Çek yazar Jan Trefulka Komünist Parti'ye karşı faaliyetlerde bulunmaktan, partiden uzaklaştırıldı. Trefulka o günlerde gerçekleşen olayları 1962 yılında yazdığı Pršelo jim štěstí (Onlardan Yükselen Mutluluk) romanında anlattı. Kundera'ysa o günlerde başına gelenleri bir şaka olarak görmüş olacak ki, partiden çıkarılma sürecinde başına gelenleri anlattığı kitabının ismini Žert (Şaka) koydu. 1956 yılında Komünist Parti'ye tekrar giren Milan Kundera, 1976 yılında ikinci kez, Vaclav Havel gibi ünlü yazarlar ve sanatçılarla birlikte partiden ihraç edildi. 1968'deki Rus istilasından sonra, Prag Müzik ve Sanatlar Akademisindeki görevinden uzaklaştırılan Kundera, politik baskılara dayanamayarak Fransa'ya göç etti ve 1981 yılında Fransa vatandaşı oldu. 1979 yılında yazdığı "Gülüşün ve Unutuşun" kitabının yayınlanmasının ardından Çekoslovak hükümeti Kundera'yı vatandaşlıktan çıkardı. 1980 yılında Gabriel Garcia Marquez'in aldığı Commonwealth Ödülü'nü, 1981 yılında Tennessee Williams'la paylaştı. En bilinen romanı Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği 1988 yılında Philip Kaufman tarafından sinemaya uyarlandı. 1983 yılında Michigan Üniversitesi tarafından fahri doktora unvanı verilen Kundera 1985 yılında da Kudüs Ödülü'ne layık görüldü. Çağımızın en başarılı düşünsel roman yazarı ve varoluşçuların sonuncusu olarak nitelendirilen Kundera'nın son kitabı Bir Buluşma, 2009 yılında yayınlandı ve 2010 yılında Türkçeye tercüme edildi. Uzun süren rahatsızlığının ardından Paris'teki evinde 11 Temmuz 2023'te vefat etti. Ödülleri Medicis Ödülü (Yaşam Başka Yerde) Mondello Ödülü (Jacques İle Efendisi) Commonwealth Ödülü Europa Literatura Ödülü Kudüs Ödülü