1000Kitap Logosu
Mavi Oktav Defterleri

Mavi Oktav Defterleri

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET

Hakkında

128 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 3 sa. 38 dk.
Adı
Mavi Oktav Defterleri
Orijinal adı
Blue Octavo Notebooks
Basım
Türkçe · Türkiye · Altıkırkbeş Yayınları · Aralık 2016 (İlk yayınlanma: 1953) · Karton kapak · 9786055150211
Diğer baskılar
Mavi Oktav Defterleri
Mavi Oktav Defterleri
Mavi Oktav Defterleri
Mavi Oktav Defterleri
Defterler
Mavi Oktav Defterleri
Mavi Not Defterleri
Özellikle Felix Guattri ve Gilles Deleuze’ün "minör" ve "minör edebiyat" kavramını geliştirmesi ardından Kafka okumalarının varolan derinliği yeni ve esaslı bir boyut kazandı. Bu doğrultuda özellikle ikilinin referans noktası olan Çin Seddi’nin İnşası başta olmak üzere 6.45 Yayıncılık Seri K adını verdiği Franz Kafka serisine devam ediyor. Kafka’nın tüm yarım kalmışlıkları…

Okurlar

Kadın
% 60.4
Erkek
% 39.6
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
8.1
10 üzerinden
163 Puan · 33 İnceleme
128 syf.
·
16 günde
·
9/10 puan
Franz Kafka, hayatta olduğu süre içerisinde yedi kitap yazmıştır. Gerisinde üçü tamamlanmamış roman ve birçok mektup ile günlük bırakmıştır. Bu defterler "Günah, Istırap, Umut ve Doğru Yol Üzerine"yanı sıra çok sayıda başka notları içermektedir. Franz Kafka hiçbir zaman yazdıklarına güvenmemiştir ve 1924 yılında yakalandığı verem hastalığı sebebinden ölmeden önce garip bir vasiyeti vardır:çok yakın arkadaşı olan Max Brod’dan, öldükten sonra yazılarını yakmasını istemiştir. Hatta bir çoğunu kendisi hayattayken bile yok etmiştir. Kitapta yer alan dizelerden biri de tam da bu düşüncelerini anlatmaktadır: '' her insan içinde bir oda taşır. bunu işitme duyusuyla bile kanıtlamak mümkündür. diyelim ki gecedir, dört bir yanda sessizlik hüküm sürerken biri seri adımlarla ilerlemektedir; bir kulak kabartan çıkarsa, duvara tam tutturulmamış bir aynanın takırdamasını işitebilir. Kafka’nın dizelerinde aforizmaları o kadar derin ki, 120 sayfa olan incecik kitap bir oturuşta bitermiş gibi gözükse de düşünmekten kitap bir haftaya sığıyor. “Burada ne anlatmak istiyor?” diye fazlaca düşündüğünüz için bir sonraki sayfaya geçmeniz uzun sürüyor. Yine de bir hafta yıllarca üzerinde durulmuş notlar için çok kısa bir süre! Kafka,her ne kadar yazdıklarının yakılmasını istese de arkadaşı Brod yakmayıp, günümüze kadar taşınmasına vesile olarak şuan benim okumam gibi, ayak izlerine sahit olarak okumamiza vesile olmuştur. Üstelik yazdığı cümlelerin hiçbirinde oynama yapılmadan basıma sunulmustur. Tıpkı Tezer Özlü nün ölümünden sonra basilan kitapları gibi. Aslında o kadar büyük üstadlar var ki: ölümünün ardından alınan küçük notlar bile muhteşem eserlere bizleri selamlıyor. Notların geçişleri esnasında arada kopukluklar yaşayabilirsiniz özellikle sonlara doğru fakat buna rağmen Kafka, bir gününün nasıl geçtiğini de bize birkaç kelimeyle bile çıtlatır. Mümkün olduğunca kitaptan taşıdığım izleri not alarak sizlere dile getirmek istedim. Şüphesiz edebiyatımızın ustadlarını ve eserlerini ne kadar dizelere doksek azdır.Lakin kitabı hiç bilmeyen bir arkadaşımız için yazdıklarım kitabın içeriği hakkında yine de bilgi vermeye yetecektir.Keyifli okumalar dilerim, saygılar
Mavi Oktav Defterleri
Okuyacaklarıma Ekle
140 syf.
·
21 günde
·
Puan vermedi
Franz Kafka
Franz Kafka
'nın ölümünün ardından, geride bıraktığı sekiz küçük mavi defterde yer alan notlarının toplamından meydana gelmiş bir eser
Mavi Oktav Defterleri.
Mavi Oktav Defterleri.
Defterlerde (Günah, Istırap, Umut ve Doğru Yol Üzerine) aforizmalarının yanı sıra, hem bitmiş hem de henüz taslak hâlindeki hikâyeler yer almakta. Kitapta veya konuda bir bütünlük olmaması tam da bu yüzden. Bir nevi sayıkma gibi düşünebilirsiniz kitaptaki üslubu. Kimi okuyucu için bu üslup ağır gelecektir belki, fakat kalbinden yakalanacağı vurucu cümlelerle karşılaşacağı da muhakkak. Peki neden oktav? "Oktav: Sekiz sesten oluşan ses dizisi, bir do sesiyle ondan sonraki do sesi arasındaki uzaklık." demek. Bu bana kalırsa biraz da, Kafka'nın kendiyle yine kendi arasındaki uzaklık gibi. Kimi dialoglarındaki çelişki bunun en iyi örneği diyebilirim. Mesela bir yerde şöyle diyor kendi de; "Kendi ben'im uzlaşmaz bir karşıtlık içinde bedenimi didik didik ediyor." ¹ Okuduğunuzda bunu daha iyi anlayacaksınız tabi. Oktav ile ilgili bir diğer unsur ise yukarıda bahsettiğimiz üzere "sekiz" sesten oluşması demiştik, ee defterlerin mavi ve sekiz adetten oluşması da neden "
Mavi Oktav Defterleri
Mavi Oktav Defterleri
" dendiğini gayet iyi açıklıyor sanırım. Bence konudaki kopukluğa ve üsluba rağmen göze alınıp okunabilecek bir eser. Velev ki okudum, pişman değilim! Kitapla kalın her dem. _____________________ ¹ s. 31
Mavi Oktav Defterleri
Okuyacaklarıma Ekle
128 syf.
·
1 günde
·
Beğendi
·
7/10 puan
Müzik terimlerine oldukça yabancıyım ama şu ‘Oktav’ kelimesini epey merak etmiştim ve yaptığım aramada “sekiz sesten oluşan ses dizisi” şeklinde bir tanım vardı. Açıkçası kafamda oturan tek olgu yazarın bu ‘OKTAV’ başlıklarının toplam 8 tane olmasıydı. Açıkçası başka bir şey de anlamadım terimden, sanırım sadece dinleyip, araştırıp incelemediğimiz bir konu olduğundandı. Bu işlerle uğraşanlara saygılar efendim. Kısa hikayeler, günlük konular ve ölüm temalarını barındıran, karamsar yazılarla dolu; Kafka ruhunu yansıtan mühim yazıların bulunduğu bu eser biraz karmaşık olsa da kendini okutuyor ama insan hüzünleniyor. İyi olan, iyi gelen, ‘Güzel’ şeylere öyle çok ihtiyacımız var ki... Ne diyelim? Sağlık olsun. İyi okumalar dilerim..
Mavi Oktav Defterleri
Okuyacaklarıma Ekle
128 syf.
·
Puan vermedi
Uzgunum bazen guu bir kalem diye alıp okurken bana hic bir sey katmayan kitaaplar icinde yer aldığı icin oysa ismi bana etkileyici gelmisti. Kandırılmis hissediyorum bırakın konu butunluhunu paragraftan paragrafa ciddi bir baglamszlik okumayiniz vaktinize yazik
Mavi Oktav Defterleri
Okuyacaklarıma Ekle
128 syf.
Sevgili okur dostlarım! Şimdi okumayı düşündüğünüz bu satırlar tamamen gerçek dışı ve gerçeklik arasındaki kayboluştur. Kitapla ilgili ayrıntılar yahut bilgiler yer almamaktadır. Okumaya devam etmek isteyen dostlarım o zaman başlayalım: Dünya dünya! Güzel misin? Yaşamak nefes almak devamlılığı mıdır? Gel zaman git zaman! Hücreler ve zerresi... Düş! Düşün! Ruhsal nesnel... Yeter ne diyorum kesiyorum! Kapkaranlık bir odada açmış gibiydim gözlerimi. Işık yok. Ellerim ve ayaklarım ile sağı solu, önü arkayı yokla. Nesne yok... Kimse yok... Kaldıysam uçsuz bucaksız odada tek başıma ve karanlıkta, içime dönerek kendimle gerçeği bulma vaktidir başlamalı... Yapılması gerekliydi. Delirmeden bu sessizlik ve karanlık içerisinde gerçeğin peşinden koşmak mümkün müdür? İyilikler kötülükler... İyi kılığındaki kötü ile gerçek iyiyi ayırt edememezlik sorunum var tabiki. Bunun için kılık içine girmiş olan kötünün, gerçek kimliği ile yüzleşip yıkmak gerekliymiş. Onunla, tüm silahları ortaya koyarak savaşmalı ve yenmeli. Gerçek iyiyi korumak için onu içe saklamalı, sarılmalı... Derken bir ışık belirir öteden. Kayıplar içindeyken... Yürüdükçe yaklaşıyor yaklaştıkça uzaklaşıyordum sanki. Dünyaya döndüm tekrar: Ben dönerim o döner. Ne için bunca zahmet? Gerçek herkesçe aynı olan gerçek... Bu dünyada kayıplardayız diyordu Kafka... Ne doğru söyledin! Istırap tek olumlu ögedir diyorsun bir yandan da! Bu dünya ile bağ görüyorsun onu ya! Kafamda hafif çalan bir müzik. Dış dünyada çıt yok oysa... Ritim tutarak kafa sallıyorum şu anda. Gizli bir kamerayla izlermişsiniz gibi düşünün beni. Normal olduğumu düşünüyor musunuz hala? Susuzluk gibi bir his bu. Dilin damağına yapışır ya hani, tam o anda su içmeye gidersin ya koşarak, öyle koşuyorum sanki ışığa doğru. Fakat düşünmeden de düşten çıkılmaz. Devam o zaman... Yol almak değil bu ilerleyiş, bir kaçış gerçeğe doğru. Bir koşuş... Gerçeğe kaçarak bir başka gerçeklikten ayrılıyor gibiyim. Hayatı gerçek sanarken aslında ölüme doğru... Ah Evet! Ölüm... Ona koşuyorum! Tam bunu der demez durdum. Koşmamı engelleyen bir şey var: Yaşam... Yaşayarak ölüme ilerliyorum. Yaşamla savaşmak lazım. Doğru olan bu savaşarak ölmek. Dünyaya savaş açmak. Gerçek olmayan sahte olan geçici olan... Sonsuza kadar bu dünyada yaşamayı aklıma getirdim. İşkence bu! Ölmek kurtulmak... O kurtuluşa yaşayarak ilerlemek. Gülüyorum yahu! Istırap çekenlere selam olsun! Amcaya (
Arthur Schopenhauer
Arthur Schopenhauer
) ve babaya(
Franz Kafka
Franz Kafka
) selam olsun... Kitapla ilgili söyleyeceklerim yok efendim. Kafka'yı bilen bilir, bilmeyen sevmeyen anlamaz. O zaman anlayan ve sevenler devam!
Mavi Oktav Defterleri
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.